• BIST 94.612
  • Altın 193,371
  • Dolar 4,7553
  • Euro 5,4936
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 23 °C
  • İzmir 25 °C
  • Antalya 26 °C
  • Muğla 21 °C
  • Çanakkale 23 °C

2010 yılı ihracatı 105.3 milyar dolara ulaştı

2010 yılı ihracatı 105.3 milyar dolara ulaştı
Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, 2010 yılı ihracat rakamının dün akşam itibariyle 105.3 milyar dolara ulaştığını açıkladı.

2010 yılı ihracatı 105.3 milyar dolara ulaştı

Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, 2010 yılı ihracat rakamının dün akşam itibariyle 105.3 milyar dolara ulaştığını açıkladı.

Dış Ticaret Müsteşarlığı'nda düzenlenen İhracata Dönük Üretim Stratejisi Değerlendirme Kurulu Üçüncü Toplantısı'na başkanlık eden Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, burada yaptığı konuşmada, "1 Aralık-9 Aralık tarihi itibariyle 9 günlük ihracatımız 3.1 milyar doları geçmiştir. Geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 27.8'lik bir artış söz konusudur. 1 Ocak-9 Aralık ihracat rakamlarına bakıldığında ihracatımız 105.3 milyar dolara ulaştı. Son 12 aylık ihracatımızda 112 milyar 216 milyon dolara yükseldi" diye konuştu.

'Büyüme rakamları beklentimin biraz altında'

Açıklanan büyüme rakamlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Çağlayan, "Büyüme rakamları beklentilerin biraz altında oldu. Benim beklentimin, düşündüğümün altında bir rakam olmuştur. İlk 3 çeyrekte Türkiye 8.9 büyümüştür. Şimdi 2010'un son çeyreğinde sıfır olsa dahi büyüme oranımız yıl boyunca yüzde 6.5 olacaktır. 4. çeyrekte yüzde 3 büyüsek yıl boyunca büyümemiz 7.3 olacaktır. Orta vadeli program hedefimiz 6.8'di. Ben yine büyümenin yıl sonunda yüzde 7.5 olacağını düşünüyorum. Çünkü büyüme rakamlarının en büyük göstergesi ihracat rakamlarıdır sanayi üretimidir. Kapasite kullanım oranlarıdır" dedi.

İhracata Dönük Üretim Stratejisi Değerlendirme Kurulu Üçüncü Toplantısı'nda konuşan Bakan Çağlayan, "Geride bıraktığımız iki yılda dünya ülkelerinin ekonomi ile ilgili bildiği her şeyi tekrar sınamak zorunda kaldığı bir süreçten geçtik. Bu süreçte ayakları yere sağlam basan ve oyunu kuralına göre oynayan ülkeler dolaylı yoldan ve daha hafif, diğer ülkeler ise doğrudan ve en sert şekilde krizin etkisinde kaldı" dedi.

'Kriz, dış ticaretin artırılması ile atlatılır'

Kriz karşısında açıklanan ekonomi politikalarının en önemli ortak noktasının dış ticaretin artırılması olarak karşımıza çıktığını ifade eden Bakan Çağlayan, "Dünyanın en önemli ekonomilerinin krizden çıkış için ihracatlarını artırmayı önemli hedef olarak belirlediklerini görüyoruz. ABD önümüzdeki 5 yılda ihracatını 2'ye katlamak hedefi koydu ve planlarını buna göre geliştiriyor. Dünyanın en büyük ekonomisi ihracatı büyümenin odağına yerleştirmişken, Türkiye'nin de yıllardır süregelen ihracata dayalı büyümesini öncelikli politika olarak belirlemesi kaçınılmazdır" dedi. Bugün gelinen noktada, dış ticarette geriye gidiş sürecinin durduğunu ve büyüme trendine tekrar girildiğini ifade eden Çağlayan, "Büyümenin eskiye nazaran yavaş olduğu ve toparlanmanın zaman alacağı aşikardır. Böyle bir ortamda, şüphesiz ülkemizin ihracatının artırılması en önemli önceliğimizdir. Nitekim son açıklanan TİM verilerine göre 2010 yılının ilk 11 ayında geçtiğimiz yıla göre ihracatımız yüzde 11 oranında artarak 102 milyar doları aşmış ve 2009 yılında gerçekleştirdiğimiz ihracat rakamını geçmiştir" dedi.

'Hedef 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat'

TÜİK tarafından açıklanan Ekim ayı verilerine göre ihracatın geçen yılın ilk on ayına göre yüzde 8.8 oranında arttığını ifade eden Çağlayan, "Dünya ekonomisinde gittikçe artan rekabet, en büyük ihracat pazarlarımızdan AB ülkelerinde yaşanan ekonomik sorunlar ve kurla alakalı sıkıntılı süreçlere rağmen bu başarıyı gösteren ihracatçılarımıza huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum. Hedefimiz büyük; 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat yapmayı, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden birisi olmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda oluşturduğumuz girdi tedarik stratejisi, ihracata dönük üretimde daha etkin ve düşük maliyetli üretim için bir yol haritası oluşturacaktır. Bu sayede ortaya çıkacak eylem planları ile uzun vadede daha fazla katma değerin yurt içinde kalmasını sağlayacak nitelikte politikalar geliştirmeyi hedefliyoruz" şeklinde konuştu.

Bakan Çağlayan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Stratejiler kapsamında ihracatçı sektörlerimizin temsilcileri ile birlikte Türkiye'de üretimin ve ihracatın ithal girdi bağımlılığının azaltılması, yurt içi tedarik imkânlarının değerlendirilmesi ve genişletilmesi, mutlaka dışarıdan ithal edilmesi gereken girdilerin daha ucuza ve rekabet gücümüzü destekleyen koşullarda tedarik edilmesi imkânları araştırılmaktadır."

'Hurdanın yurt içi arzının artırılması önemli'

Demir çelik sektöründe toplam ithalatın yüzde 40'ını gerçekleştiren firmalardan en büyük 11 tanesi ile yüz yüze, diğer önemli kullanıcı ve üretici firmalarla da detaylı görüşmeler yapıldığını ifade eden Çağlayan, "Bu görüşmelerin sonuçlarını sizlerle ikinci toplantımızda paylaşmıştık. Girdi Tedarik Stratejisi kapsamında incelenen ilk sektör olan demir-çelik ve madencilik sektörü, 6 Aralık tarihinde yapılan ve sektör temsilcilerinin katıldığı çalıştayda her yönü ile ele alındı. Çalıştayda çıkan sonuçlar bugün burada konuşulacak ve konu ile ilgili bir eylem planı oluşturulacaktır. Yapılan çalışmalar neticesinde, yalnız demir çelik ve demir dışı metaller sektöründe; (diğer tali nedenler yanında) düşük maliyetli yüksek miktarda enerji tüketimi gerektirmesinin etkisiyle yatırım yapılamayan 4 kalem ürünün (alüminyum, ferro alyaj, bakır izabe tesisi, elektrot) yıllık ithalat büyüklüğünün 3 milyar dolar olduğunu tespit ettik. Bu konuda neler yapabileceğimiz üzerinde çalışıyoruz" dedi.

Aynı çalıştayda Türkiye'nin demir çelik sektöründe en büyük miktardaki ithalat kalemi olan hurdanın yurt içi arzının artırılmasının önemini vurgulamak istediklerini dile getiren Bakan Çağlayan, "Bu kapsamda hem yerel yönetimler bağlamında neler yapılabileceğini, hem de atık yönetimi konusunda yerel yönetimlerin ne şekilde desteklenebileceğini ve yönlendirilebileceğini konuştuk. Bu strateji kapsamında yalnızca yurtiçinde değil yurtdışında da neler yapabiliriz konusunda çalışmalar yapıyoruz.Sürdürülebilir ihracat artışı için girdi tedarikinin güvenceye alınması çeşitlendirilmesi stratejik bir zorunluluktur. Nitekim, 12 Aralık Pazar günü Sahra-altı Afrika ülkelerine gerçekleştireceğimiz ziyaret girdi tedarik stratejimizin önemli bir ayağını oluşturmaktadır" dedi.

'Artık büyük satranç tahtası Afrika'da kuruluyor'

"Artık büyük satranç tahtası Afrika'da kuruluyor" diyen Bakan Çağlayan, "Çünkü, girdi tedariki açısından ABD ve Çin için de bu bölge büyük önem arz ediyor. Üretim için ihtiyaç duydukları hammaddeleri temin etmek ve sürdürülebilirliğini sağlamak adına bu ülkelere yatırım yapıyorlar. Bugün dünya nadir elementlerinin yüzde 97'sine sahip olan Çin hammadde ve girdi güvenliği için nasıl Afrika'da çok yönlü bir politika izliyorsa, Türkiye olarak bizim de bu büyük oyunda yerimizi daha da sağlamlaştırmamız gerekiyor" diye konuştu.

www.DenizHaber.Com.tr

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim