ÇOK OKUNANLAR
FOTO GALERİ
YORUMLANANLAR
YORUM HATTI
GAZETE BAŞLIKLARI



Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Gemi adamı açığı sürekli artıyor
Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye'de 'gemi adamı' açığının giderek arttığı, armatör firmaların yabancı bandıralı bayrak takarak yabancı gemi adamı çalıştırmak zorunda kaldığı belirtildi.
13 Kasım 2007 / 11:13

Emekli Deniz Yüzbaşı, Denizcilik Müsteşarlığı İstanbul eski Bölge Müdürü ve Ordu Üniversitesi Gemi Makinaları Bölümü Öğretim Görevlisi Özcan Gürsoy, üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye'de 'gemi adamı' açığının giderek arttığını, yabancı gemi adamı çalıştırmanın da yasak olması sebebiyle armatör firmaların yabancı bandıralı bayrak takarak yabancı gemi adamı çalıştırmak zorunda kaldığını söyledi.

Denizi ve denizciliği sevdirmenin en önemli yolunun denizcilik eğitimden geçmesine rağmen Türkiye'de denizcilik eğitiminin yeterince verilmediği için özellikle 'gemi adamı' açığının her geçen yıl arttığına dikkat çeken Gürsoy, milyonlarca işsizin bulunduğu ülkede gemi adamı açığının anlaşılır gibi olmadığını belirtti.

Denizcilik sektöründe yaşanan gemi adamı açığının armatörleri değişik formüllere yönelttiğini ifade eden Gürsoy, "Türkiye'de gemi adamı açığı giderek artıyor. Bir kaç yılda yalnızca zabitan sınıfı açığının 7 binlere ulaşması bekleniyor. Dünyada da bu açık giderek büyüyor. 2010'lu yıllarda zabitan sınıfı gemi adamı açığının dünyada 100 binlere ulaşabileceği belirtiliyor. Gemi adamı ehliyetine sahip olan herkesin aynı zamanda gemilerde çalışmamaları nedeniyle Türkiye'de ve dünyada sıkıntılar yaşanıyor. Bunun nedeni ise gemilerde bir süre çalışan gemi adamının daha sonra kara ofisinde çalışmak istemesinden kaynaklanıyor.

Sonuçta ülkeler gemi adamı ihtiyaçlarını başka ülke uyruklu gemi adamı çalıştırarak gidermektedirler. Türkiye'de ise yabancı gemi adamı çalıştırmanın yasak olması nedeniyle armatörlerimiz Malta ve Panama gibi yabancı bayrağa geçerek bu sorunlarını çözmeye çalışıyorlar. Bu, Türk denizcilik filosunun zayıflaması anlamına geliyor" dedi.

Dünya denizcilik pastasından Yunanistan'ın 60-70 milyar dolar civarında bir pay aldığı ortamda Türkiye'nin 3-5 milyar dolar gibi çok yetersiz bir pay aldığını, bunun da denizcilik eğitimindeki sorunlardan kaynaklandığını belirten Özcan Gürsoy, Türkiye'nin bir deniz ülkesi olmasına rağmen denizci bir ülke olmadığını kaydetti.

Halkının denizci olarak bilindiği Karadeniz Bölgesi'nde bile yöresel bir bayram olarak kutlanan 'Mayıs 7'si'nde bile yılda bir defa denizi gören insanların bulunduğunu ifade eden Gürsoy, "Mayısın 7'sine rastlayan bu günde yöre halkı denizi görmeye sahil kenarlarına akın eder, sandallara binerek çoluk çocuk denizlere açılır ve denizi tekrar ancak bir yıl sonra görmek üzere köyüne kasabasına geri döner. Biz askerlik çağına gelmiş çocuklarımıza bile deniz kenarına giderken 'aman oğlum dikkat et denize düşersin' diye sıkı sıkı tembihler yaparken, diğer denizci ülkeler daha yeni doğan çocuğun koluna bir kolluk takarak suya atar ve sonuçta sırtı değil yüzü denize dönük olarak denizlerin ekonomik imkanlarından da sonuna kadar istifade ederler" diye konuştu.

OKULU VAR STANDARTI YOK

Ordu Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu bünyesinde 'Gemi Makinaları Bölümü' ile Fatsa'da 'Deniz Bilimleri Fakültesi' bulunmasına rağmen bu bölüm ve okulun birçok eksiklikleri olduğunu vurgulayan Gürsoy, buralardan mezun olan öğrencilerin sıkıntılarla karşılaştığını belirterek şöyle konuştu: "Makine zabiti yetiştirmek üzere eğitim veren Ordu Meslek Yüksekokuluna bağlı Gemi Makinaları Bölümü mezunları uluslararası bir gereklilik olan 'Makine Zabitliği' ehliyetini alamıyor.

Bu öğrenciler adeta Tıp Fakültesini bitirip doktor olamayan öğrenci gibiler. Nedeni ise okulun tesis, laboratuar, uygulama alanları ve diğer alt yapılarıyla uluslararası standartları karşılayamamasıdır. 200 civarında öğrencinin eğitim gördüğü bu okulun altyapı eksikliklerinin tamamlanması tüm Orduluların desteği ile olacaktır. Ordu içinde ve dışındaki sanayici, işadamı ve armatörlerin destek olmasıyla bu okul mezunları Türk ve dünya denizcilik filolarına kazandırılabilirler.

Ordulunun bu okula sahip çıkması gerekiyor. 80'li yıllarda Ordu limanında bulunan denizcilikle ilgili bir lise daha sonra İstanbul'a taşınınca üzülmüştük. Şimdi bu okulun yükseği olan bir bölüm Ordu'da Ordu Üniversitesi bünyesinde mevcut. Ancak eksiklikler giderilmediği takdirde mezunları denizde ve gemide çalışamayan bir okulun uzun süre faaliyetine devam etmesi mümkün değildir.

Geçmişte Çanakkale'de bulunan bir yüksekokul bu nedenle kapanmak zorunda kalmıştı. Ordu Üniversitesi Meslek Yüksekokulu'nda mevcut olan gemi makineleri bölümünün yanında Ordu Meslek Yüksekokulu bünyesinde ayrıca güverte zabiti ve kaptan yetiştiren 'güverte bölümü' ile önümüzdeki yıllarda bir tersaneler bölgesi olması beklenen Karadeniz Bölgesi'nin ihtiyacı olan gemi inşa teknikerliği için 'gemi inşa bölümü' açıldığı takdirde Ordu ili gelecekte tam bir denizcilik eğitim merkezi olacaktır.

Gerek bölge ekonomisi ve gerekse istihdam açısından bu çok önemli bir denizcilik eğitimi projesi olacaktır. Valilik, üniversite ve vatandaş işbirliği ile oluşturulacak olan bir 'Ordu İli Denizcilik Platformu' gerek denizcilik eğitimindeki, gerekse denizciliğin diğer alanlarındaki sorunların çözümünde ve sektörün canlanmasında bir lokomotif görevi yapabilir."

www.DenizHaber.Com.tr

denizcilik
bahriyeli
Ufuk kpt. yazdıklarına katılmamak mümkün değil kendisininde söylediği gibi yazılacak çok şey var. diğer karkadaşlarda bır çok doğru konuya parmak basmaktadır. ben şunu hatırlatmak ısterim ınsanlar bırbırıne saygılı olmalı haksızlıklar dıle getırılırken başkalarına haksızlık edılmemelı denızcılık sektorumuzun çeşitli kaynakları olduğu doğrudur.bu kaynaklardan bırıde deniz kuvvetlerıdır. şu unutulmamalıdır ki deniz kuvvetleri ticari bahriyeye personel yetıştırmez. bu kaynaktan gelen seyır astsbları görevde bulundukları surecte farklı görev yerlerinde çalışırlar aldıkları eğitimin ticari bahrıyenın diğer kaynaklarında yetişen personelınden farkı yalnızca yuk ıstıf dersı görmezler.bunun önemli bır unsur olduğu bır gerçektır. Ancak telafisi mumukundur.2005 den buyana tıcarı bahrıyede çalışıyorum bende seyır astsb. emeklıyım.dıger kaynaklardan gelen bırçok personelım oldu okullu ve çekırdekten yetışen bunların ıçınde işinı çok ıyı bılenler olduğu gibi işle alakası olmayanlarıda gordum.her kaynaktan gelenlerın ıyısı ve de zayıf olanı olması normaldır.Genelleme yapılması hatalıdır.Seyır astsbları sadece bot kullanmazlar.Bunu soyleyen arkadaş seyır astsblarının görevlerını bılmıyor.maaşlar konusunda söylediğinde ise çok haklı evet maaşları genel olarak duşuruyoruz.ıstısnalarımız var ama kaideyı bozmaz. bunun sebebı bırlık olunamaması bırbırımızı ayırmak yerıne bırlık olmak gerekır sen ordan geldın ben burdan kavgası ancak bırlık olanların çıkarlarına hızmet eder.ben ıyıyım benden ıyısı yok duşuncesı ve başkalarını kuçumsemek kışıyı hataya surukler.bır çatı altında buluşmak ümidiyle Allah Selamet versin.
01 Ocak 2009 Perşembe 16:23
sınırlı makına zabıtı
bahadır demırcı
mrb arkadaslarr acııkk cok dıyıolar ama ben hıc ıs bulamıyorum ne yapmam gerekıyor benım yagcı olarak bıle calısmaya razıyım lakın iş yok yok yokkk
19 Aralık 2008 Cuma 19:31
?
ahmet yıldız
ben bır mıcoyum verılern maas 700 ytl karada bıle daha fazla verıyolar demek ıstedıgım bu kadar kolaymı gemıde calısmak artı o para bıle gununde yatırlımıyo bıde ben mıco oldugum ıcın demıyorum sırketlerın gozunde personelın sınek kadar degerı yok neden boyle?
15 Aralık 2008 Pazartesi 19:43
g.o.c sınavları
hılmi yanak
kardeşim bu goc sınavları neden basit gemilere gelmiş goc u olanlar hiç bir bilgiye sahip degil manavdan ehliyet alır gibi gemiye geliyorlar bu gemilerin can güvenliği bu kadar hiçe sayılırmı biraz bu g.o.c sınavlarını zorlaştırmalarını bilenlerin sıva kazanmaları taraftarıyım haklı değilmiyim.yabancı ülkelerde gelen surveyler bu g.o.c lu arkadaşlara soru soruyor hiç bir cevap veremiyorlar.dolayısıyla gemi ve şirket zor durumda kalıyor.lütfen bu konunun üzerinde durulmasını ilgililerden bekliyorum.
20 Kasım 2008 Perşembe 16:51
sınavlar ve kurslar
mustafa kaya
bizim gibi çekirdekten tabir edilen personelin önünü kestiler neymiş efendim 6 ay kursa gidecekmişim kursa dünyanın parasını vecem altıay çalışmicam bana kimse sormuyor sen ne yiyeceksin bu altıay içinde diye ondan sonrada çıkıp türkiyede zabitan açı var diyorlar bunu siz yaptınız neden yakınıyorsunuzki eskiden hizmet süresini dolduran arkadaşlar sınava girip ehliyetlerini alıyorlardı şimdi bu imkansız gibi birşey adam karada kalaca günleri hesap etti zaman aç kalacanı biliyor bu yüzden kursa gidip ehliyetini yükseltmiyor önce bunu çare bulsunlar kursların süresini aşaya çeksinler ozaman açık ortadan kalkacana eminim bende aynı dertten müzderibim saygılarımla gv.reisi mustafa kaya
13 Kasım 2008 Perşembe 10:38
DENİZ HABER TV
ÖZEL HABER
ANKET
5 senedir Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinde bulunan Metin Kalkavan'ı başarılı buluyor musunuz?
EVET
HAYIR
FİKRİM YOK
RÖPORTAJ