ÇOK OKUNANLAR
FOTO GALERİ
YORUMLANANLAR
YORUM HATTI
GAZETE BAŞLIKLARI



Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Milli gemi Heybelida denizle buluştu
Türk Deniz Kuvvetleri için 12 adet korvet gemi inşası öngören "MİLGEM Projesi" kapsamındaki ilk gemi, Preveze Deniz Zaferi'nin 470. yıldönümü ve Deniz Kuvvetleri Günü'nün kutlandığı bugün denize indi.
27 Eylül 2008 / 12:08

Türk Deniz Kuvvetleri için 12 adet korvet gemi inşası öngören "MİLGEM Projesi" kapsamındaki ilk gemi, Preveze Deniz Zaferi'nin 470. yıldönümü ve Deniz Kuvvetleri Günü'nün kutlandığı bugün, denize indi.

MİLGEM projesi kapsamında milli olarak dizayn edilen ve inşa edilen ilk Türk korveti Heybeliada, Pendikteki İstanbul Tersane Komutanlığı'nda düzenlenen törenle denize indi. TCG Heybeliada'nın denize inmeden önce yapılan törende mayın avlama gemisi Akçay da denizle buluştu.

Törene, Cumhurbaşkanı Vekili ve TBMM Başkanı Köksal Toptan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ, kuvvet komutanları, İstanbul Valisi Muammer Güler ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş katıldı.

MİLGEM projesinin ikinci gemisi Büyükada'nın ilk kaynağını, TBMM Başkanı Köksal Toptan yaptı. TCG Heybeliada korveti, tüm gemi silah ve sensörlerinin entegre olduğu gelişmiş bir merkezi komuta kontrol sistemine sahip olarak inşa edildi. 

Heybeliada ve inşa edilecek diğer korvetler, tek başlarına veya Deniz Kuvvetleri'nin diğer unsurlarıyla birlikte grup halinde operasyon yapabilecek.

Milli gemiler, keşif ve karakol, arama-kurtarma, denizaltı savunma harbi, denizde terörist faaliyetlerin izlenmesi ve engellenmesi, kıyı deniz ulaştırmasının kontrol ve korunması görevlerini gerçekleştirecek.

Yüzde 80 milli katkı payıyla yürütülen projenin hedeflerinden biri de gemi üzerine konacak sistemlerin yurt dışı üreticilerinden Türkiye'ye bilgi transferi sağlamak oldu. Dizaynı, denenmiş ve başarılı olduğu kanıtlanmış, iyi denizcilik özelliklerine sahip bir tekne formu esas alınarak geliştirilen gemilerin, yüksek beka kabiliyeti ve geç tespit edilme özellikleri görev ihtiyacı açısından enönemli hususlar olarak öne çıkıyor.

Gemilerin önemli özelliklerinden bazıları da radar kesit alanı, akustik iz ve sualtı gürültüsü değerlerinin düşük olması.

TCG Heybeliada 2011'de hizmete girecek

Deniz Kuvvetlerinin gemi inşa tecrübe ve kapasitesi ile Türkiye'deki özel sektör tersaneleri, üniversite ve milli sanayi imkanlarının birlikte kullanıldığı projede, TCG Heybeliada adlı ilk MİLGEM korvetinin dizaynına İstanbul Tersanesi Komutanlığı'nda oluşturulan MİLGEM Proje Ofisi tarafından 12 Mart 2004 tarihinde başlandı.

Ön dizaynı Kasım 2004'te tamamlanan TCG Heybeliada'nın 2011 yılında hizmete girmesi hedefleniyor. Diğer gemilerin inşasına ise imkan ve kabiliyetlerine bağlı olarak yerli özel sektör tersanelerinde devam edilecek.

Oramiral Ataç; "Başlangıçta çılgın bir fikirdi"

Törende bir konuşma yapan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Ataç, TCG Heybeliada projesinin ilk ortaya atıldığında çılgınca bir fikir olarak algılandığını dile getirerek şunları kaydetti;

"Bugün bu tamamen bize ait olan savaş gemimizi denize indireceğiz. Heybeliada gemisine tarihi olması özelliğini kazandıran özellik tamamen kendi mühendislerimiz ile inşaa edilmiş olmasıdır. Bu geminin huzurunuzda bulunan hale gelmesi hiçte kolay olmamıştır. Başlangıçta çılgınca bir fikir gibi gelmişti. projenin kitlendiği hale geldiği anlar oldu. Bu geminin bu hale gelmesini Kurtuluş Savaşında savaşan Çılgın Türkler'in savaşmasına beneztiyorum. Bu gemi Türk mühendisinin ve Türk işçisinin eseridir. İlk gemiye neden Heybeliada ismi verildi? Deniz subaylarının ilk evhamları o adada başlar. Topam 12 gemiye ulaşacak porejenin 2028 ylında tamamlanması planlanmaktadır. Askeri gemi inşaası bir prestijdir. Ancak askeri gemi inşaası sivil gemi inşaasına göre daha zor olmaktador. 30 farklı imkan ve kabiliyetlere sahip olmayı gerektirmektedir. Artık özel sektöründe askeri gemi dizayn kabiliyeti kazanma zamanı gelmiştir. Üniversitelerin ve küçük dizayn ofislerinin koordine edilmesi ve bu yönde çalışmaya başlamaları gerekmektedir. Heybeliada 2011 yılında görev yapmaya başlayacaktır. "

Daha sonra kürsüye gelen Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül; MİLGEM projesinin hemen hemen tüm ayaklarında Türk mühendis ve işçisinin emeği olduğuna dikkat çekerek şunları kaydetti;

"MİLGEM porejesi 2005 yılında başlamıştır. İlk kez bir savaş gemisinin Türk mühendislerince tasarlanması, yazılım ve donanımların tamamen yerli üretim olması bakımından çok önemlidir.

Gemilerimiz radara görünmezlik özelliği, düşük ses yüksek hız özellikleri ile donanmamıza güç katacaklardır. İlk defa bir askeri gemi inşaasında Ereğli Demir Çelik ile üretilen çelik kullanılmıştır. Savaş Yönetim Sistemi ise Havelsan ve Aselsan tarafından yapılmaktadır. SONAR sistemi ise TÜBİTAK tarafından geliştirilmektedir Askeri gemi prejerlerinde bundan sonraki amacımız fırkateyn tasarım ve inşaasıdır. Savunma Sanayimizin cirosu 2 milyar Dolar'ı, ihracatı da 420 milyon Dolar'ı aşmıştır.."
 
 
Org. Başbuğ; " Başbakan'a MİLGEM'e desteğinden dolayı şükranlarımı sunarım"

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, ''Türkiye'nin hayati çıkarlarını barındıran çevre denizlerinin güvenliğini sağlayabilmesi, tehditlerle başa çıkabilmesi için güçlü bir deniz kuvvetine sahip olması, bundan sonra da vazgeçilmez bir zorunluluktur'' dedi.

Törende konuşan Orgeneral Başbuğ, bugünün 1081 yılında Emir Çakabey ile başlayan Türk Deniz Kuvvetlerinin kuruluşunun ve denizcilik tarihinin unutulmaz başarılarından birisini oluşturan Preveze Deniz Zaferi'nin yıl dönümü olduğunu hatırlattı.

Bu günün milli imkan ve kabiliyetlerin en üst seviyede kullanılarak savunma sanayisinin dışa bağımlılığının azaldığı ve ulaştığı seviyenin herkese gösterildiği bir gün olarak tarihe geçeceğini ifade eden Başbuğ, ''Bugün denize indireceğimiz ilk milli gemimiz olan Heybeliada'yı, ebedi başkomutanımız Atatürk'ün 'Mükemmel ve güçlü bir Türk donanmasına sahip olmak gayedir' düşüncesi rehber edinilerek yürütülen çalışmaların bir sonucu olarak da görüyoruz'' diye konuştu.

Orgeneral Başbuğ, Türkiye'nin stratejik önemi tartışılmayacak bir bölgede yer aldığına işaret ederek, Hazar havzasını Avrupa'ya bağlayan Türkiye'nin, Kafkaslar ile dünya pazarları arasında bir enerji köprüsü oluşturduğunu kaydetti.

Bu jeostratejik mevkinin bir sonucu olarak Türkiye'nin, bugün bölgenin enerji dağıtım merkezi konumunda olduğuna dikkati çeken Orgeneral İlker Başbuğ, ''Jeopolitik gerçekler bu hassas coğrafyada yer alan Türkiye'nin savunma ve güvenlik yapılanmasının da güçlü olmasını zorunlu kılmaktadır'' dedi.

-DENİZLER VE BOĞAZLAR-

İlker Başbuğ, Türkiye'yi çevreleyen Ege, Akdeniz ve Karadeniz'in, Türkiye'nin güvenlik ve refahı ile doğrudan ve yaşamsal bir bağı olduğunu belirterek, İstanbul ile Çanakkale Boğazlarının Türkiye'yi asırlar boyu jeopolitik bir çekim merkezi yaptığını vurguladı.

Terörizm, yasa dışı göç, korsanlık ve kaçakçılık gibi suçların denizlerde de gerçekleşmeye başlamasıyla denizlerin kontrolü ve olaylara kısa zamanda müdahale edilme zorunluluklarının, Türkiye'nin deniz güvenliğini her zaman olduğundan daha önemli hale getirdiğini ifade eden Başbuğ, sözlerine şöyle devam etti:

''Bu şartlarda Türkiye'nin kendi geleceği ve bölgesel barışın tesis ve idaresi açısından Türk Deniz Kuvvetleri'nin bölgede oynadığı ve oynayacağı rol, yadsınamaz. Türkiye'nin hayati çıkarlarını barındıran, çevre denizlerin güvenliğini sağlayabilmesi, tehditlerle başa çıkabilmesi için güçlü bir deniz kuvvetine sahip olması, bundan sonra da vazgeçilmez bir zorunluluktur. Bugüne kadar kendisine tevdi edilen vazifeleri büyük bir başarıyla yerine getiren Türk Deniz Kuvvetlerinin caydırılığının devamı ve ülke savunmasına kesintisiz ve eksiksiz katkı sağlayabilmesi için, günün ihtiyaçlarına bağlı olarak geliştirilmesi ve modernizasyonu, öncelikli hedeflerimizden birisidir.''

-MİLGEM PROJESİ-

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, bu hedefe ulaşmak amacıyla MİLGEM'in başlatıldığını anımsatarak, şunları kaydetti:

''Milli Gemi Projesi ile simetrik ve asimetrik tehditlere karşı mücadele yeteneğine sahip, daha nitelikli, beka kabiliyeti yüksek ve en zor şartlarda dahi kesintisiz görev yapabilecek, caydırıcılığı yüksek bir deniz gücüne ulaşmak hedeflenmektedir. Bu proje yurt savunmasına yapacağı katkıların yanı sıra, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler ve NATO şemsiyesi altında yer alacağı barışı koruma görevlerindeki etkinliğinin de artmasını sağlayacaktır.''

Milli Gemi Projesini bugüne kadar gerçekleştirilen diğer projelerden ayıran çok önemli bir fark olduğunu vurgulayan Orgeneral Başbuğ, bu farkın ilk defa bir savaş gemisinin dizayn ve entegrasyon sorumluluğunun Türk Deniz Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilmesi olduğunu belirtti.

Orgeneral Başbuğ, dizayn ve entegrasyonun milli olmasıyla, ''milli ürünlerin ve dolayısıyla milli firmaların seçilmesine imkan tanındığını, kısıtlı ve ülke kaynaklarının akılcı ve doğru olarak kullanıldığını ve böylece önemli oranda tasarruf sağlandığını'' bildirdi.

MİLGEM ile kazanılan tecrübeyle milli firmaların yakın gelecekte uluslararası alanda harp gemisi, silah sistem ve cihazları üreten firmalar haline dönüşeceğine inandığını, bunu onlardan beklediklerini kaydeden Başbuğ, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Yürütülen bu çalışmalar göstermektedir ki kendi mühendis ve işçilerinin fedakarlık ve gayretleri ile günden güne modernleşen Türk Deniz Kuvvetleri, sadece Türkiye'nin hak ve menfaatlerini korumakla kalmayacak, aynı zamanda müttefiklerinin barışta ve savaşta güven duyduğu bir ortak olmaya devam edecektir. Büyük Önder Atatürk'ün de ifade ettiği gibi, 'Hudutlarının mühim ve büyük bölümü deniz olan Türk devletinin donanması da mühim ve büyük olmak zorundadır'. O zaman Türkiye Cumhuriyeti daha müsterih ve emin olacaktır. Bugün çağdaş ve güçlü Türk donanmasının ebedi başkomutanımız Atatürk'ün çizdiği rotada, dosta güven, düşmana korku salarak ilerlemekte olduğunu görmekten büyük gurur duymaktayız.''

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, ''Milli Gemi Projesi''nin bugünlere ulaşmasındaki katkı ve desteklerinden dolayı başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ve Savunma Sanayi Müsteşarlığına şükranlarını sunduğunu söyledi.

Konuşmasında Deniz Kuvvetlerinin personeline de seslenen Orgeneral Başbuğ, sözlerini ''Bugün Heybeliada milli gemimizin denize indirilmesiyle yeni bir anlam kazanan Preveze Deniz Zaferi'nin ve Deniz Kuvvetleri Günü'nün kutlu olmasını diliyorum. Denizcilerimize yine onların diliyle bu başarı rotasından sapmadan ilerlemeleri için sesleniyorum. 'Viya Boyle' (Bu rotada devam et)'' diye tamamladı.

 
 
Başbakan Erdoğan;" Denizciler bizim gururumuz"
 
Kısa bir konuşma yapan Başbuğ, Preveze Deniz Zaferi'nin 470. yıldönümünün kutlandığını belirterek, "Denizcilerimizin bu başarı rotasından sapmadan ilerlemelerini diliyorum" dedi.

Başbakan Erdoğan ise sağanak yağış altında yaptığı konuşmasında, "Türk Deniz Kuvvetleri gününde milletimiz adına denizcilerimizi kutluyorum. Denizcilerimiz sadece geçmiş tarihte değil, yakın zamanda da bütün olumsuz ve zor şartlara rağmen gurur verici başarılara imza atmışlardır. Tarih boyunca değerli komutan ve denizciler yetiştiren Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın başarılarının devamını temenni ediyorum" dedi.

2002 yılında dünya ölçeğinde 23. sırada olan Türk gemi inşa sanayiinin, denizcilik alanında gerçekleştirilen büyük atılımlar sonucunda tonaj ve sipariş edilen gemi adedine göre Güney Kore, Japonya ve Çin'in ardından 4. sırada yer aldığını belirten Erdoğan, "Kıyısı olduğumuz denizlerdeki gelişmeler, Türkiye'nin milli menfaatlerinin korunmasında deniz gücünün önemini açık biçimde ortaya koydu. Ege, Karadeniz, Doğu Akdeniz ve boğazlardaki egemenlik haklarımız milli güvenlik politikamızın ana unsurlarını oluşturuyor. 2002 yılında duraklama dönemine girmiş olan savunma sanayi sektörü, art arda başlatılan projelerle büyük bir ivme yakalamayı başardı. Sadece kendi ihtiyaçlarımızı karşılamakla kalmıyoruz, savunma sanayi ürünlerimiz dünyanın her coğrafyasında alıcı buluyor" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin denizcilikte bir dünya markası olma yolunda ilerlediğini de belirterek, dünyada söz sahibi olmanın yolunun, denizcilikte söz sahibi olmaktan geçtiğini söyledi. Yapılan konuşmaların ardından milli gemiler törenle denize indirildi.

www.DenizHaber.Com.tr

DENİZ HABER TV
ÖZEL HABER
ANKET
5 senedir Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinde bulunan Metin Kalkavan'ı başarılı buluyor musunuz?
EVET
HAYIR
FİKRİM YOK
RÖPORTAJ