ÇOK OKUNANLAR
FOTO GALERİ
YORUMLANANLAR
YORUM HATTI
GAZETE BAŞLIKLARI



Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dünya gemi inşa sanayi zorlu virajda...
Küresel kriz bir kasırga gibi önüne gelen sektörü yerle bir etmeye başladı. Geçtiğimiz hafta dünyanın dört bir yanındaki tersane yetkilileri krizin etkilerini konuştu.
11 Kasım 2008 / 00:13

Geçtiğimiz hafta dünyanın dört bir yanındaki tersane yetkilileri krizin etkilerini konuştu. Amerika Birleşik Devletleri kaynaklı global finansal krizin boyutları dünya çapında tartışıladursun, denizcilik ve gemi inşa sektörlerinin de söz konusu krizden menfi yönde etkilenmeye başladığına dair yükselen sesler her geçen gün artıyor.

Geçtiğimiz hafta içinde tabiri caizse dünyanın dört bir yanından tersane yetkilileri ve ekonomi çevreleri bu yönde açıklamalar yaptılar. Söz konusu açıklamalarda dikkat çeken nokta tersanelerin müşteri bulamamaktan değil, müşterilerinin kredi bulamamasından şikâyet etmeleri oldu. Basına açıklamalarda bulunan pek çok tersane yetkilisi denizcilik firmalarının yeni gemilere sahip olma konusunda istekli olduğunu ancak sözleşme imzalanmış ya da imzalanma aşamasına gelmiş kontratların eskisi gibi finanse edilemediğini aktardılar. Geçtiğimiz hafta boyunca dünyada yankı uyandıran bu açıklamalardan bir kısmını sizler için derledik.

Güney Kore

Güney Kore’de yayın yapan Korea Times gazetesinin geçtiğimiz hafta içinde yayınladığı haberde; ülkenin ekonomik lokomotifi sayılan belli başlı sektörlerde krizin etkilerinden doğan olumsuzluklar yaşanmaya başlandığı, bu sektörler içinde elektronik ve gemi inşa endüstrilerinin başı çektiği ifade edildi. Sektörel uzmanların söz konusu gazeteye verdiği beyanatlara göre, Güney Kore gemi inşa endüstrisi bir yandan kredi sorunlarıyla boğuşurken diğer yandan da kriz ortamına rağmen fiyatları yüksek seyreden hammadde fiyatlarının etkilerini göğüslemek zorunda kaldı. İki taraflı baskı altında kalan tersanelerin nakit akışlarında problem yaşamaya başladıklarına dikkat çeken Korea Times gazetesi, özellikle imzalanmış ve yürürlükteki kontratların devamında çeşitli zorluklarla karşılaşıldığını vurguladı. “Global finansal kriz aynı zamanda gemi sahiplerinin yeni gemilerini finanse etmekte zorlanması anlamına geliyor” şeklinde yorum yapan gazete, yakın zaman içinde yaşanan sipariş iptallerinden durumun rahatlıkla görülebildiğini belirtti. Dünyanın en büyük tersanelerine sahip ülke olarak Güney Kore’nin bu sektörden muazzam bir ekonomik girdi sağladığını hatırlatan Korea Times, bir numara Hyundai Heavy Industries’in üçüncü çeyrekte sadece 20 kontrat kazanabildiğini geçen yıl bu rakamın 42 olduğunu ifade etti. Gazeteye göre diğer iki büyük tersanenin durumları ise şöyle: Aynı zaman diliminde Samsung’un siparişlerinde %40 oranında düşüş yaşanırken, ciddi derecede ekonomik sıkıntı yaşayan Daewoo Shipbuilding son iki aydır dişe dokunur bir kontrat kazanamadı.

Konuyla ilgili olarak Korea Times gazetesine açıklamada bulunan Hyundai Heavy Industries’ten bir yetkili, “Yeni gemi siparişlerinde ve kesinleşen kontrat sayısında gözle görülür bir düşüş var. Endüstriye ait hisse senetleri henüz dibe vurmadı ama gemi inşa sektörü için tepe noktasını çoktan geçtiğimizi ve artık hareketin aşağı yönlü olduğunu söyleyebilirim.” şeklinde konuştu. Söz konusu yetkili ayrıca krizin ciddi boyutlarda seyretme ihtimaline karşın Güney Kore’li gemi üreticilerinin birkaçı dışında sağlam ekonomik yapılara sahip olduğunu dahası firmaların bağlı oldukları holdingler vasıtasıyla kendilerini bir nebze olsun koruma altına alabileceklerini kaydetti.

Bu sebeple global pazarda esen soğuk rüzgarlara rağmen üreticilerin şimdiye kadar istihdamı azaltma ya da üretimi yeniden planlama gibi önleyici faaliyetlere yönelmediklerini anlatan HHI yetkilisi, krizin devam etmesi muhtemel etkilerine karşı sürekli izleme faaliyeti içinde olduklarını aktardı.

Polonya

Polonya Hükümeti Avrupa Komisyonu’na Szczecin, Ggynia ve Gdansk tersanelerinin özelleştirilmeleri ve yeniden yapılandırılmalarına ilişkin son planları teslim etti. Polonya Hazine Bakanlığı Sözcüsü Maciej Wewiór yaptığı açıklamada Komisyon’a belirli oranda devlet desteğini sürdürmeleri gerektiğini anlatabildiklerini umduğunu belirtti. Komisyon daha önce sunulan planlardan tersanelerde yüksek oranda devlet hissesinin korunması sebebiyle tatmin olmamış, buna karşın yatırımcılarsa tersanelerde devlet payı varlığının sürdürülmesi konusunda ısrar etmişlerdi. Mevcut durumda, Gdynia ve Gdansk tersanelerini 320 milyon Euro karşılığında satın alacak olan Ukraynalı konsorsiyum Donbas Gdynia tersanesini kapatmayı diğerini ise açık tutmayı öneriyor. Donbas bu çerçevede, tersanelerin yeniden yapılandırılması için toplamda 240 milyon Euro tutarında devlet yardımı alacak. Bu tutarın 100 milyon Euro’su hibe, 60 milyon Euro’su karşılıklı geriye kalan 80 milyon Euro’su ise koşullu olarak verilecek.

Bu arada Szczecin tersanesinin ise Polonyalı ve Norveçli şirketler olan Mostostal ve Ulstein tarafından 70 milyon Euro karşılığında özelleştirilmesi planlanıyor. 15 Eylül 2008’de planları aldığını teyit eden komisyon yapılan önerilerden tatmin olmaz ise tersanelerin Polonya Hükümeti tarafından sağlanan 2,3 milyar Euro tutarındaki yardımı geri ödemeleri gerekecek. Bu sebeple Polonyalı tersane işçileri geçtiğimiz günlerde Brüksel’de bulunan Avrupa Komisyonu binası önünde bir eylem yaptılar. Ellerinde Solidarity (Dayanışma Hareketi) flamalarıyla, dövizleriyle ve “Brüksel, yaşamamıza izin ver!” yazılı pankartlarıyla eylem alanına gelen tersane işçileri, çaldıkları düdüklerle hükümetin üç tersanenin yeniden yapılandırılması ve kapatılması planını protesto ettiler. Brüksel’den planları onaylamama kararı gelmesi durumunda, Solidarity’nin doğduğu Gdansk Tersanesi’nin de aralarında olduğu 3 tersane, en az 2,3 milyar Euro’luk (3,22 milyar USD) yardımı geri ödemek zorunda kalacak ve bu da tersaneleri iflasa sürükleyecek. Tersane İşçileri Sendikası lideri Krystof Fidura, 2002’deki ekonomik krizi hatırlatarak, iflasın bütün işçileri mahvedeceğini ve çok fazla işçinin işten çıkarılmasına yol açacağını söyledi. Gdynia ve Szczecin tersanelerinde ve özelleştirilen Gdansk tersanesinde yaklaşık 15 bin işçi çalışıyor. Polonyalı yetkililer ilgili diğer sektörler de hesaba katıldığında bundan 60 bin işçinin etkileneceğini söylüyor. Söz konusu eylemde basına açıklama yapan sendika temsilcileri, “Kriz sebebiyle liberal ekonominin kalesi olarak görülen ülkeler bile stratejik gördüğü sektörlerde önemli devletleştirmeler yaptı. Avrupa Komisyonu’nun Polonya’ya dikte ettirdiği özelleştirme hamlesinin bu anlamda ciddi bir tezat oluşturduğunu düşünüyoruz. Tersaneler Polonya halkı için önemli üretim merkezleridir, mevcut kriz ortamında tersanelerimizin atıl kaldığı doğrudur ama bugün Çin’de bile tersanelerin kapasite düşüşleri yaşadığını görüyoruz. Bizce tam tersi bir tavırla tersanelerin devlet tarafından desteklenmesi gerekir.” şeklinde konuştular.

Hindistan

Merkezi Hindistan’ın Mumbai (Bombay) şehrinde bulunan Pipavav tersanesi geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklama ile daha önce 6 yük gemisi inşa etmek üzere anlaştığı bir denizcilik firmasından kızakta gemileri satın alan firmanın tasfiye sürecine girdiğini beyan etmesi sebebiyle toplam değeri 215 milyon dolar olan bu sözleşmeden doğan alacaklarından 180 milyon dolarlık kısmı tahsil edemeyebileceğini duyurdu.

Tersaneden yapılan açıklamada toplam sözleşme bedelinden 36 milyon dolarlık kısmın önceden tahsil edildiği ve sözleşmeye göre gemi teslim zamanları olan 2009’un ikinci çeyreği ile 2010’un üçüncü çeyreğindeki ödemelerin büyük olasılıkla gerçekleşmeyeceği aktarıldı. Tersane sözcüsü, Avrupalı muhataplarının devam eden küresel krizde kredi imkânlarının daralması ve mevcut kredilerin kısmi olarak geri çağrılması dolayısıyla büyük mali sıkıntılar yaşadığını ve tasfiye sürecine girmesi durumunda bahse konu gemileri teslim alamayabileceğini beyan ettiğini söyledi. Teslim zamanları yaklaşan gemilerin ilk üçünde önemli aşama kaydettiklerini ifade eden yetkili, “Kontrata tabi olan gemilerin her biri 75 bin tonluk ve Panamax tabir ettiğimiz tam yüklü olarak Panama kanalından geçiş yapabilen gemiler. Bu gemiler kızaktaki inşası sırasında el değiştirdi ve bugün tasfiye sürecine girdiğini açıklayan şirket gemileri kızakta alan şirket. Bu durumda tersanemizin kontratla bağlı olduğu firmadan ücreti talep etme hakkı var ancak mevcut belirsizlik dolayısıyla tersanemizin ciddi bir mali yükün altın girdiğini belirtmem gerekiyor. Kriz ortamında tüm işletenler finansman sıkıntısı çekerken kızaktaki gemilerin akıbeti bizim için de belirleyici olacak.” şeklinde konuştu.

Almanya

Hatırlanacağı gibi geçtiğimiz ay Almanya’nın orta ölçekli tersanelerinden biri olan Lindenau Tersanesi’nin, iflasın eşiğine geldiği Avrupa basınına haber olmuştu. Bir meyve suyu tankerinin ara finansmanında yaşadığı sorun nedeniyle darboğaza giren tersaneye Schleswig Holstein Maliye Bakanlığı destek sözü vermişti. Kiel kentinde kurulu olan tersanenin iflasın eşiğinden dönmesi için maliye bakanlığı, bankalar ve müşteriler arasında başlatılan görüşmeler sürüyor. Tersane, kentteki en büyük işverenlerden biri konumunda olduğundan bakanlığın tersaneye maddi kaynak sağlama yönünde istekli olduğu belirtiliyor. 70 bin metrekare alan üzerine kurulu olan Lindenau tersanesi kurulduğu günden bu yana 230 civarında gemiyi inşa ederek müşterilerine teslim etmiş, Alman gemi inşa endüstrisinin köklü firmalarından biri olarak gösteriliyor. Kuruluşu 1919 yılına kadar uzanan tersanenin 1945 yılında yerleştiği Kiel bölgesinde önemli bir istihdam yarattığına dikkat çeken uzmanlar, hali hazırda işsizlikle boğuşan hükümetin bu tip işletmelerin kapanması tehlikesine karşı kayıtsız kalamayacağını belirtiyorlar. Tersanenin kendi imkânlarıyla girdiği kredi arayışlarından bir sonuç alamadığı ve çalışanlarıyla mal/hizmet aldığı kuruluşlara ödeme yapma konusunda büyük sıkıntıya girdiği belirtiliyor. Tersane yetkililerinin maddi bir çöküş içinde olduklarını açıklamasından sonra devreye giren Schleswig Holstein Maliye Bakanlığı yetkilileri ise görüşmelerin olumlu geçtiğini ve Lindenau tersanesinin sağlanacak finansman kaynaklarıyla yeniden ayağa kaldırılacağını belirtiyorlar.

Türkiye

Ülkemiz gemi inşa sanayi, son yıllarda yalnızca iş kazalarıyla değil, hızlı büyümesiyle de dikkat çekmeyi başarıyor. Ancak son dönemlerde sektörde giderek bir sipariş düşüklüğü ve iş kaybının baş gösterdiği de görülüyor. Kimi istatistiklere göre siparişlerdeki azalma yüzde 80'lere ulaşıyor. Gemi inşa 2001'den sonra büyük atak yaptı, altın çağını yaşadı. Ancak şimdi bu dönemin sonuna gelindi. Tersaneler sektörel bir kriz olduğu tespitini yapıyorlar. Ancak bunun boyutunu henüz kimse tahmin edemiyor. Dünyada ticaret hacmindeki daralma navlun fiyatlarını yüzde 50 civarında düşürdü. Dünya çapında sektöre durgunluk hâkim olurken gemi satışları da durumdan etkileniyor. Bekleme dönemi yaşanıyor. Navlunların aşağı gelmesi gemi fiyatlarını da aşağı çekiyor. Gemisini eski yüksek fiyatlarla satmaya çalışan armatörler son dönemde piyasadan çekildiler. Siparişlerin büyük kısmı beklemeye alınmış durumda. Yapılan açıklamalara göre sektöre 6 ayda sadece 8 tane küçük gemi siparişi geldi. Gemi İnşa Sanayicileri Birliği Başkanı Murat Bayrak yaptığı açıklamalarda bu yılın ilk yarısında hiçbir önemli gemi siparişi alınamadığını vurguluyor. Tersaneler daha önce alınmış siparişlerle çalışmak durumunda. Çelik Tekne Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Taylan da, basına verdiği beyanatlarda sektörün oldukça zorlu bir dönemden geçtiğini belirtiyor. Taylan, “Bu dünyada yaşanan global krizden kaynaklanıyor” diyerek şunları söylüyor:

“Birçok tersane iptaller yapmak zorunda kaldı. Bu kriz iki sene içinde sona ererse, Türk gemi inşa sanayi pek zarar görmez. Çünkü tersaneler bu döneme kadar hemen hemen dolu. Ama daha uzun sürerse ciddi sorunlar doğar.” Deniz Ticaret Odası Başkanı Metin Kalkavan ise sektördeki kritik duruma şöyle dikkat çekiyor:

“2000'li yılların başından bu yana sektörde yüzde 600'ün üzerinde büyüme var. Bu arada yurtdışından siparişler azaldı. Dünya denizciliğinde siparişler düştü ama Türkiye'de son 6 aydaki daralma daha yüksek.” Global krizin Türk tersanelerine muhtemel etkilerini en iyi anlatan yorumlardan birisi de gazeteniz DÜNYA’nın yazarlarından Dr. Burhan Özfatura’nın 31.10.2008 tarihinde kaleme aldığı “Krizden en parlak sektörler de etkileniyor” başlıklı yazısındaki şu bölüm:

“Sektör temsilcilerinden alınan bilgiye göre, sadece Tuzla'da siparişi alınmış 612 parça gemi bulunmaktadır. Bunların mali portresi yaklaşık 12-13 milyar dolar civarındadır. Bu denli yüksek montanlı üretimin öz kaynaklardan karşılanmasının mümkün olamayacağı açıktır. Dolayısıyla, bu tür üretimlerde yüzde 20-yüzde 30 öz kaynak, gerisi kredilerden karşılanır. Bankalar krizi bahane ederek yeni kredi açmaz ise ve verilen kredileri vadesinden önce geri çağırmaya kalkarsa, gemi inşa sektörünün halini siz düşünün.“

Görüldüğü gibi Amerika Birleşik Devletlerinde patlak veren ancak finansal etkileri tüm dünyaya yayılan krizden dünya tersaneleri negatif yönde etkilenmiş ya da etkilenme korkusunu hisseder durumda. Bu durumdaki tersanelerden bir kısmı doğrudan devlet desteği ararken bazıları da kriz ortamında kendilerine olmasa bile müşterilerine kredi desteği sağlanamamasından şikâyetçi. Bazı gemi üreticilerinin ise yabancı ortak arayışında oldukları biliniyor. Krizin getirdiği belirsizlik ortamında kesin olan bir şey var ki, o da son yıllarda başarılarıyla övündüğümüz tersanelerimizin sıkıntılı günler yaşayabileceği gerçeği.

Kaynak: Perşembe Rotası

www.DenizHaber.Com.tr

DENİZ HABER TV
ÖZEL HABER
ANKET
5 senedir Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinde bulunan Metin Kalkavan'ı başarılı buluyor musunuz?
EVET
HAYIR
FİKRİM YOK
RÖPORTAJ