ÇOK OKUNANLAR
FOTO GALERİ
YORUMLANANLAR
YORUM HATTI
GAZETE BAŞLIKLARI



Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Atık alım hizmeti cazip hale getirilmeli
Denizcilik Müsteşarlığı Deniz Ulaştırması Genel Müdürü Özkan Poyraz, atık alım hizmetinin limanlar için cazip hale getirilmesine yönelik hala yapılması gereken şeylerin olduğuna dikkat çekiyor.
03 Eylül 2008 / 00:12

Yeni Çevre Kanunu, yetki karmaşasının yaşandığı deniz çevresindeki sorumluluk alanlarını dörde bölmekle gidermiş oldu. Ancak çevrenin korunması sadece kanun veya yönetmeliklerle giderilmiyor.

Kurumların zincirin halkasındaki sorumluluklarını yerine getirmesi gerekiyor. Limanlar atık alım tesislerini kurdu. Ancak bu atıkları bertaraf edecek tesis bulmakta sıkıntı devam ediyor. Denizcilik Müsteşarlığı Deniz Ulaştırması Genel Müdürü Özkan Poyraz, atık alım hizmetinin limanlar için cazip hale getirilmesine yönelik hala yapılması gereken şeylerin olduğuna dikkat çekiyor.

Çevre Kanunu’nda yapılan değişiklikle mevcut yetki karmaşasının giderildiğini hatırlatan Kaptan Özkan Poyraz, ancak çevre kirliliğiyle ilgili temel sıkıntılardan bazılarının devam ettiğini ve bunların başında da limanlardaki atık alım sorunlarının geldiğini söyledi. Mevcut tarifelere göre bir liman tesisinin geminin getirdiği çöpü veya sintine gibi kirli suları alması için cazip bir tarife olmadığını ifade eden Poyraz, şöyle devam etti: ”Bir çok ülkede gemiler atıklarını verse de vermese de belli bir miktar atık alım ücretini ödemek zorunda. Türkiye de artık bu yöne dönmek zorunda. Aşağı yukarı bütün limanlarda atık alım tesisleri kuruldu. Fakat bunları alıp karadaki bertaraf veya dönüşüm tesisine göndermek istediğinizde zorluklar başlıyor.

Çünkü bu tür kirli atıkları İzaydaş gibi belirli yerlere vermek gerekiyor.Türkiye’de bu ölçekte bir başka tesis yok. Ancak slop gibi geri dönüştürülmesi mümkün olan yükleri rafineriler de alabiliyorlar. Çevre Bakanlığı tarafından üstlenilmesi gereken bir sorumluluk var bu işin içerisinde. Atıkların bertaraf tesislerin biraz daha yaygınlaştırılması ve lisanslandırmanın hızlandırılması lazım.”

“Her gemiden ücret alınmalı”

Atık alım tesisi olmayan limana işletme izni vermediklerini ve hemen hemen her limanın atık alım tesislerini kurduğunu söyleyen Poyraz, ”En başta liman bu hizmetleri yapması için özendirilmeli. Limanın bir hizmeti kapsamında olmalı. Bunu sağlamak için de atıkları bir imha tesisine götürmeniz için imha tesislerinin ücretleri mantıklı olmalı. Çevre Bakanlığı ile birlikte ortak vermiş olduğumuz tarifelerin işlemediğini biz de gördük. Gemilere yönelik atık alım ücretlerinin sabit ücretlerle desteklenmesi lazım. Bunu yapabilirsek limanlar atık alım tesislerini besleyebilir ve gemiler de eğer ben bu parayı veriyorsam attığımı da alın demek durumunda kalırlar”dedi.

Mevzuat açık, teminat mektubu kabul edilir

Büyükşehir belediyelerinin uygulamış olduğu cezalardan dolayı maddi ve manevi zarar gören gemi sahipleri, tek taraflı ve haksız cezalara uğradıklarını her platformda dile getirmeye devam ediyor. Kendi yetki alanlarında denetim ve ceza uygulayan Denizcilik Müsteşarlığı’nın sistemini ve belediyelerin durumunu sorduğumuz Poyraz şunları söyledi:

“Denizcilik Müsteşarlığı sorumluluk sahası içinde geçen yıl yaklaşık bir milyon YTL’ye yakın ceza kesti. Sahil Güvenlik ve Büyükşehir belediyelerinin de ayrıca kestiği cezalar var. Ancak ceza kesmek de tek başına sorunu çözmüyor. Büyükşehir belediyeleri artık iyi donanımlara sahip ve hatta kirliliği tespit etmek için devamlı uçak dolaştırıyorlar. İstanbul ve İzmit belediyelerinin çevre daireleriyle bir işbirliği platformu oluşturduk. Demiri alan bir geminin göz demirinden boşaltmış olduğu deniz suyunun kirliliğe sebep olmayan su olduğunu anlatacak bir yapı oluşturuyoruz.

Böyle bir eğitim çalışması içindeyiz. Mevzuatta cezanın nasıl kesileceği çok belli. Bunun dışında farklı bir uygulama yapılıyorsa o ceza mahkeme tarafından iptal edilecektir zaten. Bir yerde kirlilik tespit ettiğinizde mutlaka hem gemiden hem denizden numune almak gerekiyor. Ve bunları özel bir kap ile laboratuvarlara götürmek lazım.Biz bütün liman başkanlıklarını ithal ettiğimiz bu kaplarla donattık. Analiz sonuçlarında bulduğumuz parmak izi çevredeki gemilere uyuyorsa ceza uyguluyoruz ve o ana kadar da P&I kulüplerinin teminat mektuplarını kabul ediyoruz.”

Belediyelerin teminat mektuplarını kabul etmediklerine dair armatörler ve hukukçulardan eleştiriler geldiğini hatırlattığımızda ise Poyraz, ”Ben de zaman zaman hukukçulardan bunu duyuyorum. Bu keyfi bir işlemdir. Eski çevre kanununda cezalar mutlaka naklen ödenmek zorunda diyordu. Ancak yeni Çevre Kanunu’na göre P&I kulübünün vermiş olduğu teminat mektupları kabul edilir. Hiç bir tereddüt yok” dedi.

Kaynak: Perşembe Rotası

www.DenizHaber.Com.tr

DENİZ HABER TV
ÖZEL HABER
ANKET
5 senedir Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinde bulunan Metin Kalkavan'ı başarılı buluyor musunuz?
EVET
HAYIR
FİKRİM YOK
RÖPORTAJ