Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye'nin önümüzdeki dönemde Avrupa'nın önemli enerji koridorlarından biri haline geleceğini söyledi. Abdullah Gül, Türk boğazlarından tanker geçişinin ortaya çıkarabileceği felaketlere dikkat çekerken, 1979 yılında kendisinin de şahit olduğu tanker kazasını Avrupa mevkidaşlarının gündemine taşıdı.
Cumhurbaşkanı Gül, "onur konuğu" olarak katıldığı Orta Avrupa Girişimi Cumhurbaşkanları Zirvesi'nde "enerji işbirliği" konusunda geniş bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin enerji politikasının ayrıntılarını anlattı. Gül, "Türkiye, önümüzdeki yıllarda Avrupa'nın dördüncü önemli enerji koridoru olacaktır" ifadelerini kullandı. Gül, Türk boğazlarından tankerle enerji kaynaklarının taşınmasının neden olabileceği insanı ve çevresel felaketler konusunda Avrupalı meslektaşlarını uyardı.
Türkiye'nin coğrafi yakınlığı ve Orta Avrupa bölgesi hakları ile tarihi-kültürel ve ekonomik bağlarının önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı, "Türkiye, her zaman bölgedeki yeniden yapılanma, ekonomik işbirliği ve entegrasyon için geliştirilen uluslararası çabaların önde gelen ülkelerinden biridir. Şunu söylemekten mutluyum ki, Türkiye'nin son dönemdeki güçlü ekonomik gelişimi bu sürece önemli katkıda bulunmuştur. Reformlar sayesinde artan Türkiye'nin ekonomik dinamizmi, hem Türkiye hem de bütün Avrupa önemli anlamlar taşır" dedi.
Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin enerji starejisinin temellerini, "ithalat bağımlılığının azaltılması, enerji kaynakları ve ulaşım yollarının çeşitlendirilmesi ile Avrupa'nın enerji güvenliğine katkıda bulunmak" olarak açıkladı. Gül, Türkiye'nin enerji güvenliği stratejisi ile Avrupa'nın enerji arz rotalarının çeşitlendirilmesi politikasının örtüştüğüne dikkat çekti.
AVRUPA'YA NABUCCO GÜVENCESİ
Avrupa'da ülkeler arasında alanında ilişkilerin bağımlı hale geldiğini anlatan Abdullah Gül, Nabucco projesi ve Türkiye-Yunanistan-İtalya Enerji Koridoru'nu buna örnek olarak gösterdi. Cumhurbaşkanı, "Türkiye, Nabucco'yu bir an önce bitirme siyasi kararlılığına sahiptir. Türkiye-Yunanistan-İtalya enerji koridoru, Avrupa enerji güvenliğine katkıda bulunacaktır. Bu projenin Türkiye-Yunanistan ayağının gerçekleştirilmesi ile Türkiye, önümüzdeki yıllarda Avrupa'nın dördüncü enerji ana yolu olacaktır" dedi. Gül, Türkiye'nin Rusya, İran ve Azerbaycan gazı ile Cezayir ve Nijerya'dan LNG'den aldığını aktardı. Cumhurbaşkanı, Transkafkas hattının birinci ayağında ise gelecekte Türkmen, Kazak ve daha sonraki aşamada Özbek gazını batı pazarlarına ileteceklerini anlattı.
BOĞAZ UYARISI YAPTI
Cumhurbaşkanı, İstanbul ve Çanakkale Boğazları'ndan tanker geçişinin sakıncalarını da Avrupalı mevkidaşlarına aktardı. Abdullah Gül, "Son 10 yılda, hidrokarbon kaynaklarının Türk boğazlarından geçişi bazı çevresel riskleri beraberinde getirmiştir. Bildiğiniz gibi Karadeniz limanlarından ithal edilen doğalgaz ve petrol tankerlerle Türk boğazlarından geçmektedir. Bu, bizim için ciddi endişeye neden olmaktadır. Boğazlarda bir çarpışma sonucu oluşacak patlama, yalnızca binlerce insanın hayatını tehlikeye atmakla kalmayacak aynı zamanda şehirlerin ve doğal çevreye telafisi mümkün olmayan zararlar verecektir. Bu felaket aynı zamanda petrolün dünya pazarlarına ulaşımını kesintiyi uğratacaktır. Bu sorun, enerji aktarımında boğazların değil boru hatlarının kullanımı ile çözülebilir" diye konuştu.
İNDEPENDENTA KAZASINI HATIRLATTI
Cumhurbaşkanı, kendisinin de 1979 yılında İstanbul'da bir tanker kazasına şahitlik ettiğini, denizi kirleten yangının haftalarca sürdüğünü aktardı. Gül'ün bahsettiği kaza, 15 Kasın 1979 tarihinde İstanbul Boğazı'nda yaşandı. Romen tankeri İndependenta, Yunan kuru yük gemisi Evriyali ile çarpıştı. 100 bin ton ham petrol taşıyan İndependenta infilak ederken 43 denizci hayatını kaybetti; Kadıköy'de binlerce evin camı kırıldı. Tankerin yükünün neredeyse tamamı denize aktı. İndependenta'nın enkazı 7 yıl boğazda kaldı ve ancak bu sürenin sonunda parçalarına ayrılarak boğaz temizlenebildi.
























