ÇOK OKUNANLAR
FOTO GALERİ
YORUMLANANLAR
YORUM HATTI
GAZETE BAŞLIKLARI



Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kpt. MEHMET ALİ SÖKMEN
Kılavuzluğu ne hale getirdik?
28 Temmuz 2008 Pazartesi

KUTSAL BİR KAMUSAL GÖREVİ NE HALE GETİRDİK!

 

Dünya’nın yarısından fazlasını gezen bir uzak yol kaptanı olarak gittiğim limanlarda kılavuzluk mesleğinin saygın bir yeri olduğunu gördüm.

 

23 sene kılavuzluk yaptım. Mesleğin saygınlığından kimseye ödün vermedim. Mesleğin problemlerini, geleceğini, yapılması gerekenleri her ortamda dile getirdim. Tabii ki benim fikirlerim sadece beni bağlar. Asla somut bir fikir olarak arkadaşlarıma dayatmadım.

 

80’li yılların sonları, 90’lı yılların başlarında Vapur Donatanları ve Acenteler Birliği Başkanı rahmetli Ayhan Songar her hafta çarşamba günleri toplantılar tertiplerdi. O dönemin duayeni kılavuz kaptanları, acente yetkilileri bu toplantılara katılırdı. Yerine göre karşılıklı meslek sorunları ele alınır, çözüm aranır sevgi ve saygı ön planda tutulur, dostluklar pekiştirilirdi. Katılanlara göre, o dönemlerde çaylak bir kılavuz kaptan olmama rağmen toplantılara davet edilirdim.  Bu toplantıların canlı şahitleri sevgili ağabeylerim Oktay Babacan, Turgay Çekirge kaptanlardır. Zannederim onlarda o güzel günleri hatırladıkça burukluk hissediyorlardır.

 

Gelelim bu günlere. Geçen ay okuduğum bir habere çok üzüldüm. “Kılavuzlara zarar veren bir arkadaşa plaket veriyorlar”. Bu durumlara nasıl gelindi? 15 sene önce bir bütündük. Bu gün niye böyle olduk? Geçen sene yazdığım bir yazıya yorum yollamışlar.  “ Kılavuz düşmanı acenteleri destekleyen bir sitede yazı yazan Ali Kaptan” Bu yorumu yapan ifadesinde kendisini ele veriyor. Diğer taraftan kılavuzları müdafaa hakkı aynı şahıs ve onun yandaşları tarafından korsan bir siteye devredilmiş. Bu sitede belli şahıslar devamlı hedef tahtası yapılıyor.  Rantiyecilere ve onların uşaklarına müdahale edenler, düzen düşmanı ilan ediliyor.

 

İstedikleri düzen kılavuz kaptanları köle haline getirmek, sesini çıkaranı işten atmak. Bu arada fırsattan faydalanıp, istedikleri gibi at oynatmak.

Ben inanıyorum ki, plaketi alan arkadaş, kılavuzlara zarar verdi diye değil, bu düzene zarar verdiği için plaketle ödüllendirildi. Şahıslarla hiçbir kişinin veya kuruluşun işi olmaz düşüncesindeyim.

 

1996 senesinde Dekaş’ı 122 kılavuz kaptan ortaklaşa kurduk. Gaye yurt çapında yayılmak, Avrupa Birliği ülkelerinin sistemini yakalamaktı. Federasyon veya birlik olarak bu emek sektörüne bir standart kazandırmak, az kazanan bölgeye, çok kazanan bölgeden transfer yapıp kılavuz kaptanların refah seviyeni yükseltmek, gelirin belli bir bölümüyle her bölgede yatırımlar yapmak, vakıf kurup emekli, muhtaç kılavuz kaptanlara yardım etmekti.

 

 

O günlerde, bugün aramızda olmayan bir ağabeyimiz “Bu oluşum güzel başladı, ama sonunda Benli Belkıs ekolüne dönüşür” demişti. O zaman ne demek istediğini anlamamıştım. Benli Belkıs kim, onu da bilmiyordum.  Hâlâ da bilmiyorum. Ama şu çarpıklıkları görünce rahmetli Arman Türe ağabeyi anlamamak imkânsız. Üzülerek ilave edeyim, Benli Belkıs ekolü hocalarıyla, talebeleriyle bu iş kolunun içine kök salmaya devam ediyor.

 

Geçen hafta Pire Limanı baş kılavuzu Kaptan Daskalakis’i şahsi bir işimden dolayı aradım. ‘Kendisi manevrada iki saat sonra arayın’ dediler. İki saat sonra kendisiyle konuşabildim. Senelik izinde olduğunu, hasta bir kılavuz kaptanın vardiyasını tuttuğunu söyledi. Kaptan Daskalakis Yunanistan’da kılavuzluk mesleğinin her şeyi. Dört sene evvel Posedion Fuarı için  Pire’ye gittim. Römorkör firmaları grevdeydi. Daskalakis baş müzakereci olarak toplantılara katılıyordu. Grevin sona ermesinde başrolü o oynadı. Fuara gazeteci ordusu içinde gelmişti. Herkes tarafından sevgi ve saygı görüyordu. Yaşı 60 civarında ve hasta bir arkadaşının vardiyasını tutmak için senelik izninden fedakârlık yapıp, nöbete geliyor.

 

Senelerdir kılavuz çarmıhını tutmayan, Benli Belkıs ekolünün başöğretmeni, rantiyecilerin bu meslek içinde kök salmasının baş sorumlusu olan şahıs bu meslek içinde kucaklanıyor. Siz önce bu mesleğin kaybedilen, bir daha zor kazanılacak olan gururunu, şerefini geri getirin. Meslek, tedavülden yıllar önce kalkmış insanların insafına terk edilmiş. Kılavuzluk mesleği bu ülkede çağın 100 sene gerisine atılmış. Buna müdahale edecekler ise sadece seyirci rolünü onamaya devam ediyorlar.

 

400 kilometre batıda bir kaptan Daskalakis, burada sizler... Aradaki farkı düşünün. İnsan emeğine saygının ne olduğunu sizce anlamak çok zor.

 

İleri ülkelerde kılavuz ve römorkör ücret tarifeleri kılavuzluk teşkilatları yöneticileri, deniz ticaret odası yetkilileri ve idare tarafından yetkilendirilen bir komisyon tarafından tespit edilir. (rantiyeciler tersaneleriyle, römorkörleriyle, gemileriyle ilgilenir, bu komisyonlarda yer almaz.) Burada ortak payda: Bölgelerin trafik akışı, kılavuzların gelir düzeyleri ve yatırımlardır. Birilerinin temettüleri ve rantiyecilerin kârları düşünülmez. Birileri ücretlere zam istiyormuş. Ne için? Fazla temettü dağıtmak için mi, yoksa rantiyecilerin kârına kâr katmak için mi? Hopa Limanı’nda Rafet Kara Kaptan’ın sıkıntılarını biliyor musunuz?  Zonguldak Limanı’nda Ergün Kaptan’ın nasıl çalıştığını biliyor musunuz? Bu tarifelerden bu meslektaşlarımıza bir avantaj sağlanacak mı? Hiç zannetmiyorum..

 

Hayatları sömürü düzeninde yol alan, Benli Belkıs ekolünün yetiştirdiği insanlar her ortamda ‘hep bana rap bana’ felsefesiyle kafaları bulandırmaya devem ediyorlar. Kaybeden meslek ve mesleğin emekçileri, kazananlar rantiyeciler ve onların uşakları. Bu düzeni bu hale getirenler vebaline katlanacaklar.

 

Not: Geçen ay yazıma bir arkadaş yorum yollamış. Ne için kılavuzluk konularından başka yazı yazmıyorsun diyor. Büyük İskender Aristo’ya sormuş: -

 

-Yiğitlik mi iyidir dürüstlük mü?

 

Aristo demiş ki:

 

-Eğer dünyada dürüstlük olsaydı yiğitliğe ne lüzum kalırdı?

 

Bilmem biraz cevap olabilir mi? Ayrıca edebiyat eleştirmeninin yorumları Mart 2009’da evlerimize gelir. Merakla bekliyorum(!..)
tak tak tak
cavit Şafak
50 elli sene önce nasıl topluluksa şimdide aynı ali kaptan sizi tebrik ediyorum bu sitede yazmaya devam edin görecek ve siz kazanacaksınız. BENLİYİ camiada tanımayanmıvar Harem pilotun önüne eşyalarını damperli kamyon getirmişti ben hakkında kitap yazdım size gönderiyorum selametle.
08 Ekim 2008 Çarşamba 13:51
benli belkıs
doğrucu davut
kim bu benli belkıs yahu ?
03 Ekim 2008 Cuma 01:17
m. ali kaptanı tanımak
ZABİT
öncelikle bu siteyi tesadüfen bulduğumu ve bu camiada gemi kaptanlıgı olarak duayen niteliğinde gördüğüm sayın M. Ali SÖKMEN nin ismini ve engin görüşleriyle muktedir oldugum bu güzel yazısını okuma şansı bulduğum için cok şanslı bir günüm oldugunu düşünüyorum.M.Ali KAPTAN nın yeni oluşumunda başarılarının devamını dıler,nice 23 seneler temenni ederim. kısa bir sürede olsa onunla calışma serefine eriştiğim ve onun gözünüzle denizcilik mesleğini görmemi sagladıgı için meslek hayatım boyunca önünde saygıyla eğileceğim. teşekkürler SÜVARİ BEY..
28 Eylül 2008 Pazar 23:02
başlık cuk diye oturmuş
ibrahim delidumrul
evet yorum yapan ener denizil kimse dernek yönetim kurulunda olup bitenleri ve istenenleri herşeyi bilip yazıyor.hepside tutuyor.ya ortam oluşturuyorlar ve gündemi yapmak için bilemiyorum ama evet dernek gen.kurul gündem 7.maddesi m.ali sökmenin dernekten atılma oylamasıymış.eğer doğruysa.2.başkanda baba rollerde işi kotarma görevini üstlenmiş.ama minik kuş diyorki dekaş.a.ş. gn.md.2.ci başkana destek vermişmiş,başkanı yollayacaklarmış halk onu istiyormuş sonra hani bunlar yaşlılarya gençlere devredeceklermiş gibi acı bir senaryo.yahu be kardeşim emekliliği gelmiş insanın çalışanlara ne faydası olur.iftardaki anket bayağı olumsuz geçmiş gelenler emekli ve dakaş çalışanları yani tehditle zorla getirilenlermiş.öyle diyorlar.(resimlerdende anlaşıldığı gibi)ehbe ali kaptan nasılda haklısın kılavuzluk ne hale geldi bazılarının tekeli olmuş.yazık yazık bunlar büyüyememiş.mesleğinin onurunu düşünemiyorlar.
28 Eylül 2008 Pazar 15:39
TAYFUNLAR/HURRICANLER
EREN DENIZCI
Sen neymişsin M.A.S kaptan? Bu kadarmı dokunur insan göbeğin en kaşınılacak noktasına?Bu kadarmı insan gocunur dünyasından ve de belkide meslek hayatında görmadiği kötü deniz,hava şartlarını kendisine isim olarak seçerek bu değerli satırlara kendilerince inciler döktüklerini sanırlar?Her ne ise bizler yani onlara BİAT etmeyenler,kılavuzluk mesleğine gerçekten gönül verenler, mesleğinin onore edilmesi için yıllarını verenler olarak,onların çirkince ,kabaca ifadeleriyle ister benim kuyruk acım olsun veya olmasın ben derim ki:HERKES DENİZCİ OLAMAZ.ÖNCELİKLE YA O ZAMANI YANİ Y.D.O ZAMANINDAN ALINMA MESLEKİ DENEYİM,TERBİYE VE DE O ANANEYİ YAŞAMIŞ VEYA CAN KULAĞI İLE DİNLEMİŞ BİR TAKİPCİSİ OLACAKSIN VEYA BU MESLEĞİ YAPMAYACAKSIN. Netice olarak; Sayın M.A.S Kaptanın Dekaşın uydusu haline gelmiş ,hiçbir işlerliği olmayan DERNEK üyeliğinden ihracı ona bana kalırsa sadece ve sadece bir onur kazandırır.Kimin derneği ki O kuruluş? Tayfun ve Hurricanler haricinde tüm normal düşünen meslektaşlarıma saygı ve sevgilerimi gönderiyorum.
25 Eylül 2008 Perşembe 21:35
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
DENİZ HABER TV
ÖZEL HABER
ANKET
5 senedir Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinde bulunan Metin Kalkavan'ı başarılı buluyor musunuz?
EVET
HAYIR
FİKRİM YOK
RÖPORTAJ