ÇOK OKUNANLAR
FOTO GALERİ
YORUMLANANLAR
YORUM HATTI
GAZETE BAŞLIKLARI



Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Prof. Dr. NECMETTİN AKTEN
Kabotaj hakkını özümleyebilmek
01 Ağustos 2008 Cuma

Kabotaj hakkı,”hükümranlık hakkı” ile özdeş bir haktır. Bir ülkenin denizlerinde, hava sahasında o ülke vatandaşları için uygulanan öncelik ve özendirmeleri, yabancılara uygulanan yasakları içler.

 

Dünyanın en geçmişi olan uluslararası taşıma rejimi denizyolu taşımacılığı olduğu için kabotajın ilk uygulaması denizde olmuş; onu artan ikili ve çoklu uluslararası ilişkiler doğrultusunda havayolu ve karayolu izlemiştir. Bunun denizdeki ilk uygulamacısı da İngiltere’dir.

 

Gemiler “mare liberum” ilkesi kapsamında kabotaj hakkı uygulayan bir deniz ülkesinin karasularında  / ekonomik bölgesinde zararsız olmak koşuluyla seyir özgürlüğünden yararlanabilirler; ancak o ülke karasularında tam / kısmi deniz ticareti uğraşında bulunamazlar. Bunu kabotaj hakkı engeller.

 

Kabotaj hakkı ülkelere göre değişmekle birlikte denizcilik faaliyetlerinin tümünü / bir kısmını kapsar. Bazı ülkelerde denizcilik faaliyetlerinin tümü, kimi ülkelerde de bir kısmı kabotaj hakkı kapsamındadır. Fransa’da ham petrol ithalinin 2/3’nün Fransız bayraklı gemilere yaptırılma, Türkiye’de denizle ilgili bütün uğraşların Türk karasularında T.C uyruklulara bırakılma zorunluluğu gibi…

 

AB’de kabotaj konusunda ikili rejim söz konusudur: üye ülkeler arasında haklı rekabete dayalı serbesti, başka bayraklara karşı da kabotaj hakkını uygulama özgürlüğü. AB öncesinde kabotaj uygulamasına yönelmiş 5 AB’li deniz ülkesi AB karasuyu içinde (Karadeniz’den Baltık Denizine kadar uzanan – Türkiye hariç – karasuyu bölgesinde) başka bayraklara karşı kabotaj hakkını pekâlâ kullanmayı sürdürecekler. Özetle, kabotaj hakkının kalkması sadece onların kendi arasındaki denizel faaliyetlerinde geçerli. Gerisinde imam bildiğini okuyacak!

 

Türkiye’de giriyoruz!, girdik! söylemleriyle birlikte kabotaj hakkı sarıp sarmalanma, neredeyse rafa kaldırılma kertesine getirildi. Önceden denizcilik ve kabotaj bayramı olarak sürdürülen etkinliklerden bir süre “kabotaj” kaldırılarak bayram “denizcilik bayramı” na dönüştürüldü. Adıyla sanıyla ve yönetimde, ekonomide liberal olduğunu söyleyen bir parti  de  kabotaj hakkını kullanmak ayıpmışçasına denize kara çelenk bıraktı.

 

Kabotaj hakkı bir gecede doğmadı. Neredeyse iki yüzyıldır çekilen sıkıntıların, kurdurtulmayan Osmanlı deniz ticaret filosunun, imtiyazlara bağlanmış zamanın denizcilik kurumlarının topluma dank ettirdiği sorunlar yumağının doğal sonucuydu.

 

Süper güç, multiliberal ABD hala kabotaj hakkını uyguluyor. Hem de bir OECD ülkesi olarak. Amerikan tersanelerinde yapılmamış bir gemi Pasifik’in göbeğindeki Hawai’ye yük taşıyamıyor. Yasak!

 

ABD deniz kabotajını Amerikan donanmasının stratejik çıkarları için tavizsiz uyguluyor. Panama, Liberya gibi serbest bayrakları yaşama geçirtmek uğruna!

 

Evet, sevgili okurlar, kabotaj denizlerdeki Türkler açısından iki yüzyıllık uygulamanın özgürlüğüdür. Millete danışılarak ve denizin devlerine duyurularak çıkarılmıştır.

 

Kabotaj hakkı olmasaydı Türk denizciliği bugüne gelebilir miydi?

 

Hele bir düşünün bakalım. Yüzünüzü de geçmişe çokça döndürerek…

 

Denizci bir ülke olmak istiyorsak kabotajı özümlemekten başka çıkış yolumuz yok. Çelenk atarak denizi kirleten “kara”cılar dışında!

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
DENİZ HABER TV
ÖZEL HABER
ANKET
5 senedir Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinde bulunan Metin Kalkavan'ı başarılı buluyor musunuz?
EVET
HAYIR
FİKRİM YOK
RÖPORTAJ