Yıldırım: İzmir'i lojistik üs yapıyoruz
Dünyanın en büyük konteyner gemisi
Exxon adını değiştirdi, ama yutturamadı
İşte Türkiye'den satılık kelepir adalar!
Denizden gelen turiste 72 saat vize yok
ÇOK OKUNANLAR
FOTO GALERİ
YORUMLANANLAR
YORUM HATTI
GAZETE BAŞLIKLARI



Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Prof. Dr. NECMETTİN AKTEN
Batan Karaköy iskelesi neler götürdü?
25 Aralık 2008 Perşembe

Öyle ya da böyle oldu: İstanbullunun Karaköy yüzer iskelesi 23 Kasım 2008 Pazar günü yerel saatle 07.41’de battı!

Nasıl battığı konusunda kamuoyuna yansımış bir dizi yazı ve haber var. Bunlardan biri de Denizhaber.com adlı sitede 27.11.2008 tarihinde yayımlanmış bir yazı. Sevgili Başmüh. Süleyman Savaş’a ait ve “Karaköy İskelesi’nin Hazin Hikâyesi” başlığını taşıyor. Bu yazısında sevgili Süleyman Savaş iskelenin batışını 1984 yılında iskeleye uygulanmış katodik korumanın ömrünü yitirmiş olmasına bağlamakta ve şunları söylemektedir:

“1984 senesinin Ekim ayında yerleştirilen 22 yıl ömürlü alüminyum-indiyum tutyalar 2006’nın ekim ayında bitmiş ve sonrasında sacın kendisi erimeye başlamış olmalıdır. Evet, öyle de olmuştur… Tutyaların ömrü tükendikten sonra sacın ömrü de tükenmeye başlamış ve ancak iki yıl dayanabilmiştir. (Olay sonunda televizyondaki röportajlarda, çalışanların dubanın son iki yıldır su aldığını söylemeleri bu hesabı doğrulamaktadır…)”

Sevgili Süleyman Savaşbu iskelenin batışına son noktayı şöyle koymaktadır:

“Ana fikir; Hesapsız üst binaların yapılması, Dubaların birleştirilmesi, 22 yıl dolduğunda müdahale yapılmaması hazin sonucun etkenleridir. Ana fikrin ana fikri; Bilimden uzaklaşılması sonucunda doğaya yenilgi kaçınılmazdır.”

Lojiport.com sitesinde yayımlanmış habere göre ise, Karaköy yüzer iskelesinin sualtı ve üstü üç yıl önce onarım ve bakımdan geçmiş, Şehir Hatları, İDO’ya devredildiğinden beri tüm iskele ve vapurların bakım onarımı için 150 milyon YTL’nin üzerinde harcama yapılmıştır.

İDO Genel Müdürü Dr Ahmet Paksoy, yüksek dalgalar ve dövünme yüzünden iskelenin çelik dubalarının su aldığını, çelik dubanın delinmesi sonucu iskelenin alabora olduğunu belirtmiş…

Dolayısıyla iskelenin batmasında iki görüş var: İDO’nun yetkili ağzı olayı bakım-tutumdan geçmiş iskelenin dubasının / dubalarının yüksek dalgalar ve dövünme yüzünden delinip su etmesine bağlıyor. Diğer görüş ise hesapsız üst binaların yapılmasının, dubaların birleştirilmesinin ve katodik korumaya zamanında müdahale (yenileme) yapılmamış olmasının batmaya neden olduğu yolunda...

Öyle ya da böyle olmuş, ama yüzer iskele artık yerinde yok! Batıp giden suüstüne yapılan yenilemeler olsa yenisi yapılır; ancak iskelenin beraberinde götürdükleri de var. Yerel trafiğin düzenlenmesi amacıyla yüzer iskelenin üst katında konuşlandırılmış “yerel deniz trafik merkezi”.

Yani batan yüzer iskele beraberinde yerel deniz trafik denetim sistemini de sulara gömdü…

Tarihini tam anımsayamıyorum; ama 6 ya da 7 ay önceydi; bir Cumartesi günü öğleden sonra Karaköy yüzer iskelesinin üst katında konuşlandırılmış ve İstanbul yerel deniz trafiğini düzen altına almayı amaçlayan “elektronik göz” Ulaştırma Bakanı Sn. Binali Yıldırım tarafından törenle hizmete alındı.
Esas bu tesise yazık oldu…

Türk Boğazları VTS sistemi devreye alındıktan sonra elektronik gözüne kavuştu. Gemi kazalarında ciddi ölçekte düşüşler yaşanıyor. Yıllık kazalar 50’li 60’lı sayılardan tek-tük kazaya indi. Çok sevindirici…
Sıra yerel deniz trafiğinin “elektronik göz”le izlenmesine gelmişti. O da yapıldı. Ama ömrü vefa etmedi! Demek ki merkezin yeri doğru seçilmemiş?
Evet, bu merkezin akıbeti herhalde soruşturmaya alınmıştır. Sonucu ben de merak ediyorum.
Ama tepeden tırnağa bakım-tutum yapılmış olduğu doğruysa sulara kaynayan yüzer iskele için söylenecek deyim ancak şu:

“Altı kaval, üstü Şişhane!...

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
DENİZ HABER TV
ÖZEL HABER
ANKET
ALTIN ÇIPA TÖRENİ HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYOR SUNUZ?
OLUMLU
OLUMSUZ
FİKRİM YOK
RÖPORTAJ