Çeşme'nin yüzü marina ile gülüyor
U.N Ro-Ro, Köstence Hattı'nda seferde
Tuna Nehri'nde gemi trafiği durduruldu
İtalyan kaptana 2 bin 697 yıl hapis istemi
Ege kıyılarında ev fiyatına satılık koylar
ÇOK OKUNANLAR
FOTO GALERİ
YORUMLANANLAR
YORUM HATTI
GAZETE BAŞLIKLARI



Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
RECEP CANPOLAT
Yasak İlişkinin şifresi
08 Mayıs 2010 Cumartesi

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın yasak ilişkisi, Türkiye’nin gündemini sarstı. Görüntüler montaj marifeti ile giriş-gelişme-sonuç, şekliyle sosyal paylaşım sitelerinde yayımlandı. CHP avukatlarının müdahalesi ve mahkemenin kararı ile bu görüntüler adı geçen internet sitesinden kaldırıldı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Başkanlığı görüntüleri yayınlayan internet sitesini yayınını durdurdu.

 

Özel hayatı deşifre edilen yasak ilişkinin kahramanları, ana muhalefet partisi lideri ve bir milletvekili. Türk siyasi hayatını yeniden şekillendirecek bu skandal görüntüler, Ana muhalefet lideri Deniz Baykal’ın siyasi sonu olması bekleniyor.

 

Bu görüntülerin yayınlanması kimin işine yarayacağı ve Deniz Baykal’ın siyasi sonunu getiren bu organizasyonun kime veya kimlere büyük katkı sağlayacağını analiz etmeye çalışacağız.

 

Skandal görüntülerin yayınlanma tarihi çok ilginç. Anayasa Değişiklik Paketi’nin tümünün TBMM Genel Kurulu’nda oylandığı gece, yasak ilişkinin görüntüleri montajlanarak metacafe.com internet sitesine konuldu.

 

Deniz Baykal’ı siyaseten bitirmek isteyen ve skandal görüntüleri sosyal paylaşım sitesine yayınlayan kişi veya kişiler, özellikle bu tarihi seçtikleri ortaya çıkıyor. Çünkü Baykal’ın “Anayasa Değişiklik Paketini, Anayasa Mahkemesine götüreceğiz” sözü ile “Baykal’ın yasak ilişkisini” örtüştürerek bu çirkin tuzağın, Ak Parti veya belli bir cemaatin üzerine yıkılması hesaplandığı görülüyor. Görüntüleri oylama sonucunun açıklandığı saatlerde siteye koyan profesyonel organizasyoncular bir taşla iki kuş vurmanın hesabını yaptıkları gün gibi aşikâr.

 

Bu görüntüleri paylaşım sitesine koyan çirkin çete, ikinci adımı atarak, Vakit Gazetesi'ni bu senaryonun içine çekiyor. Bu görüntüleri ele geçiren Vakit Gazetesi "hazine bulmuşcasına" görüntüleri yayına sokuyor. Oyuna geldiğini anlayan Vakit Gazetesi görüntüleri yayından kaldırmasına rağmen iş işten çoktan geçtiği net bir şekilde ortaya çıkıyor. Çirkin çete hedefinin ilk ayağını başarı ile tamamlayarak ikinci senaryoyu vizyona koyuyor.

 

Deniz Baykal’ı siyasi hayatını bitirme organizasyonunu yapan çete, yayınladıkları görüntülerde, Baykal’a “Senin sonun geldi, kasetin ikinci bölümünü yayınlattırma” mesajı gönderiyor. Çünkü görüntülerde montaj marifeti ile “Yasak İlişkinin Kahramanları” üç bölüm halinde kameralara yansıyor.

 

İlk bölümde Baykal bir odada yüzü görünmeyen bir bayanla sohbet ediyor, ikinci bölümde; çırılçıplak bir bayanın oda içerinde yürüdüğü ve arka planda Baykal’ın görüntüsü beliriyor. Üçüncü bölümde ise Baykal ve Yasak İlişkinin kahramanı milletvekili bayanın elbiselerini giydikleri net bir şekilde karelere yansıyor.

 

“Yasak İlişkiyi” deşifre eden çirkin çete, aksiyon içeren diğer görüntüleri ise Baykal’ı taca atmak adına elinde tutuyor.

 

CHP KURULTAYI

 

CHP Lideri Deniz Baykal’ı, ailevi olarak ta zor durumda bırakan “Yasak İlişki Görüntüleri” Baykal’ın siyasi hayatını da bitirdiği gün gibi aşikâr. 22-23 Mayıs’ta yapılacak CHP Kurultay’ında Deniz Baykal’ın aday olması beklenmiyor. Çünkü Deniz Baykal’ın yeniden aday olması halinde, yasak ilişkinin aksiyon içeren diğer görüntülerinin yayınlanacağını tahmin etmek, müneccimlik olmasa gerek.

 

Sözün özü; Baykal’ı taca atan görüntüleri çekenler ve yayınlayanlar, CHP içinde veya dışındaki, Deniz Baykal muhaliflerinden başkası değil. Parti içi muhalefetin çirkin tuzağı hedefine ulaşmış gibi görünüyor. 

 

Bir devlet adamının, siyasi sonu böyle olmamalıydı. Yazık oldu...

Aynur Aydan - Adnan Menderes
Ali Türkmen
Eskiden de bu tip ilişkişkiler yaşanırdı ancak insanlar bel altına vurmazlardı.. Annesi Rus asıllı ve zamanın aşk romanları yazarı Aynur AYDAN'la Adnan MENDERES dillere destan bir aşk yaşamışlardır.. Zamanın CHPsinin gazetsi olan Ulus gazetesi muhabiri bir gece Menderes'i Aynur Aydan'ın evinden çıkarken resimlemiş ve bu resim seçim öncesi Ulus gazetesinde basılmak istenmişti. Ancak bunu duyan İNÖNÜ çok kızmış ve bu resmin kesinlikle imhasını ve basılmamasını emretmiş ve bu onun özel hayatı biz ise siyaset yapıyoruz demişti..
29 Aralık 2010 Çarşamba 12:15
baaaaşkan
arap ismail sacal
yeni yazılarını bekliyoruz başkan saygılar
10 Temmuz 2010 Cumartesi 21:43
Deniz Baykal'ın özel hayatı
Müh. Kaptan Refik Akdoğan
Deniz Baykal'ın özel hayatı kimseyi ilgilendirmez. Parti hayatına kendisi son vermeseydi Partnin son vcereceği anlaşılmıştır.Allah yardımcısı olsun.
24 Mayıs 2010 Pazartesi 10:05
yasak ilişki
mustafa baran
videonun YALAN olması ihtimali düşünülmeden yazılmış suçlayıcı yazınızı beğenmedim.
20 Mayıs 2010 Perşembe 17:04
evet YAZIK OLDU, CANPOLAT
yıldırım DELİDUMAN
Sahtekârlığın evrensel düzeyde egemen olduğu dönemlerde, gerçeği söylemek devrimci bir eylemdir. George Orwell. En sonunda, insanın ayrılmaz parçası olan her şeyin alış veriş ve pazarlık konusu olduğu zaman gelip çattı. Bu, o zamana kadar el değiştiren fakat ticaret konusu olmayan, erdem, duygu, kanaat, bilgi ve bilinç gibi şeylerin de ticaret konusu olduğu bir zamandır. Tek kelimeyle her şey ticaret konusu oldu. Bu genel kokuşma ve evrensel ölçekli alış - veriş dönemidir. Eğer ekonomik terimlerle ifade etmek gerekirse, bu, maddi olsun manevi olsun, her şeyin gerçek değerinin saptanması için pazara getirildiği bir zamandır. Karl Marx Felsefenin Sefaleti.VE OLAYIN AHLAKİ-FIKHİ BOYUTLARI. Deniz Baykal'a ait olduğu iddia edilen bir kasetin orta yere serilmesi bir deprem etkisine yol açtı. Tabii ki olayın siyasi boyutu son derece önemlidir ve hiç kuşkusuz kısa, orta ve uzun vadede bunun derin etkilerini hep birlikte hissedeceğiz. Olayın siyasi boyutu kadar ahlaki-fıkhi boyutları da önemlidir. Mahrem dünyaya ait bir olayın kişilerin rızası hilafına tespiti ve teşhiri hem ahlak dışıdır hem hukuken suçtur. Teknolojinin baş döndürücü hızla gelişmesi, mahrem dünya diye bir şey bırakmadı. Son derece sofistike yöntem ve araçlarla istenilen kişilerin mahrem hayatı, konuşmaları, fiilleri kayıt altına alınabilir, montaj hileleriyle istenildiği kılığa sokulabilir. Bu açıdan, elde ediliş şekli itibarıyla suç olan bir fiilin delil veya şantaj aracı olarak kullanılmasına daima kuşkuyla bakmalı. Ortada can ve mal güvenliğini ilgilendiren bir tehdit söz konusu ise -cinayet, terör, fiili saldırı, yolsuzluk, rüşvet vb.- o zaman da hâkim kararıyla ve devletin meşru kuvvetleriyle bu türden kayıtlar ve tespitler yapılabilir, ancak bunların da kamuoyuna gelişigüzel teşhir edilmesine; birilerinin rakiplerini zor duruma düşürmek amacıyla kullanılmasına izin verilmemelidir. İslam fıkhının kabul ettiği en ağır suçlardan biri "zina"dır. Zina suçunun cezayı gerektirecek şekilde tespiti için dört adil şahidin bu fiile açık bir biçimde tanıklık etmesi gerekir. (4/Nisa, 15; 24/Nur, 4) Öyle ki bu, "kılıcın kınına girişi" şeklinde tasvir edilmiştir. Aynı örtü altında bir arada yakalanan bir çifte uygulanacak ceza ise bilginlerin çoğuna göre "te'dip"ten ibarettir. Takdir olunacağı üzere, neredeyse hiç kimsenin bu fiili dört kişinin açıkça görebileceği pozisyonda işlemeye kalkışması düşünülemez. Hatta zina suçunu itiraf etmek üzere gelen bir kadını Hz. Peygamber geri çevirmek için defalarca uyarmıştır. Pekiyi, suç fiilini işleyenlerin suçlarını araştırıp çıkarmak caiz mi? Tek kelimeyle hayır! 49/Hucurat, 12. ayette "birbirinizin gizli fiillerini/gizliliklerini araştırmayın" buyurulur. Bunun ne anlama geldiğine bakalım: 1) Allah'ın Elçisi (s.a.): "Ey diliyle inanıp, iman kalbine girmeyen kimseler. Müslümanların gıybetini yapmayın; gizli kusurlarını araştırmayın. Kim onların gizli kusurlarının peşine düşerse, Allah da onun gizli kusurlarını araştırır. Allah kimin gizli kusurlarını araştırırsa, evinde dahi onu rezil eder." (Tirmizi, IV, 378; İbn Hıbban, Sahih XIII, 75) 2) İbn Mes'ud'a bir adam getirilir ve "Bu sakalından şarap damlayan biridir" denir. Büyük fakih sahabe "Bize tecessüs (gizlilikleri araştırma) yasaklandı. Apaçık görürsek başka" der. 3) Abdurrahman bin Avf'tan naklen: Bir gece Hz. Ömer'le dolaşıyorduk. Kapısı bir parça aralık bir evden kandil ışığı geliyordu. İçerde sesleri birbirine karışan kimseler vardı. Ömer "Bu Rabia b. Umeyye b. Halef'in evidir, şu anda içki içiyordur. Ne yapalım?" diye sordu. Ben de, "Benim görüşüm, biz şu anda Allah'ın yasakladığı bir şeyi yapıyoruz." dedim ve Hucurat 12. ayete atıfta bulundum. Ömer beni haklı buldu, geri döndük. Sonuç: Mahrem alan korunmuştur. İnsanların gizli işleri, kusur ve ayıpları araştırılmaz. Biri bizdeki ayıbı araştırmaya kalkışsa bile bizim mukabil bir hareketle onun ayıplarını araştırmaya kalkışmamız doğru değildir. (Ebu Davud, libas, 14) Gizliliklerin çokça araştırıldığı ve bu tür haber ve bilgilerin hayli revaç bulduğu bir toplum, ahlaki bakımdan iki yüzlü bir toplumdur. Belli ki büyük bir çürüme geçirmektedir, aslında kendi kusur ve ayıplarını, suç ve cürümlerini bir başkasının aynasında seyretmek gibi patolojik bir bozukluk göstermektedir. Bu yüzden zina suçu işleyen bir kadına erkekler bir anda "onu taşlayalım" diye bağrışınca Hz. İsa "İlk taşı bu suçu hiç işlemeyen atsın." buyurdu, kimse eline taş almaya cesaret edemedi. İslami hassasiyetleri olanların bu türden şantaj araçlarına itibar etmesi ayıptır, günahtır ve yakışıksızdır. Bir olayın "haber değeri"nin olması, ahlaki ve hukuki olumlu değerinin ölçüsü değildir. ALİ BULAÇ
14 Mayıs 2010 Cuma 09:23
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
DENİZ HABER TV
ÖZEL HABER
ANKET
ALTIN ÇIPA TÖRENİ HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYOR SUNUZ?
OLUMLU
OLUMSUZ
FİKRİM YOK
RÖPORTAJ