• BIST 75.727
  • Altın 129,876
  • Dolar 3,4745
  • Euro 3,6641
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 7 °C
  • İzmir 13 °C
  • Antalya 16 °C
  • Muğla 14 °C
  • Çanakkale 15 °C

Alman gazetesi, Erdoğan'ı Hitler'in Bakanı Goebbels'e benzetti

Alman gazetesi, Erdoğan'ı Hitler'in Bakanı Goebbels'e benzetti
Alman gazetesi Erdoğan'ı Hitler döneminin Aydınlanma ve Propaganda Bakanı Joseph Goebbels'e benzeterek reklam kampanyası başlattı.

Almanya'nın etkili sol günlük gazetelerinden Junge welt, Charlie Chaplin'in yönettiği ve başrolü Paulette Goddard ile paylaştığı "Büyük Diktatör" filminden esinlenerek Erdoğan'ı Hitler döneminin Aydınlanma ve Propaganda Bakanı Joseph Goebbels'e benzeterek reklam kampanyası başlattı.

Junge Welt gazetesi Almanya Temsilcisi Stefan Huth, ODATV Muhabiri Süheyla Kaplan'ın sorularını yanıtladı:

-Junge Welt gazetesi Erdoğan'ın 'en sevgili düşmanı'! 30 Ekim 2012 tarihinde Erdoğan'ın Almanya ziyareti öncesinde Junge Welt Türkçe başlıkla 'Savaş Kışkırtıcısı Erdoğan Defol!' manşetiyle çıkmıştı. Bugünlerde ise Junge Welt gazetesi yeni bir reklam kampanyası başlatıyor. Kampanyanın adı 'Abonelik için Doğru Zaman'. Afişlerde ise Erdoğan Hitler döneminin Propaganda Bakanı Goebbels'e benzetiliyor. Neden reklam kampanyasında Erdoğan'ı hedef aldınız?

Junge Welt: Cumhurbaşkanı Erdoğan gerek Avrupa'da, gerekse Orta Doğu'da korkunç bir politika izlemekte ve özellikle Orta Doğu'nun istikrarsızlaştırılmasında önemli bir rol üstlenmiştir. Suriye'de İslamcı grupların Erdoğan tarafından desteklendiği kamuoyu tarafından bilinmektedir. Türkiye Suriye'de ve Irak'ta Yeni Osmanlı yayılmacı bir politika izlemektedir.

Erdoğan Türkiye içinde ise uzun yıllardan beri İslamcı politika izlemektedir. Politikası şiddete ve baskıya dayanmaktadır. Muhalefetin sesi kesilmekte ve başta Kürtler olmak üzere muhalefete karşı baskı uygulamaktadır. Özellikle Temmuz askeri darbe girişiminden sonra Erdoğan'ın politikası diktatörlüğe giden yolu andırmaktadır. Junge Welt gazetesi olarak NATO'nun ve Berlin'in sıkı dostu olan Türkiye'nin bu tutumunu sert bir şekilde eleştirmekteyiz. Erdoğan Türkiye'nin sorunu olduğu kadar bizim de sorunumuz.

-Türkiye haberleri konusunda Junge Welt ile diğer Alman gazetelerinin etkisi arasında bir fark var mı? Bohmermann'ın Erdoğan'ı hicvetmesinin akabinde mi Alman medyası Türkiye'yi eleştirmeye başladı?

Junge Welt: Türkiye'de muhalefete uygulanan baskılar ve muhalefetin sesinin kesilmeye çalışılması çok uzun zamandan beri bizim gazete olarak önceliklerimiz arasında yer almaktadır. Daha Gülen-Erdoğan arasındaki savaş başlamadan önce lman medyasında bu konuda hiçbir eleştirel haber, yorum çıkmazken biz Cemaat'i sorgulayan, eleştiren haberler yazdık. Junge Welt gazetesine insan hakları savunucuları, aktivistler, mağdur olanlar ve Türkiye'deki haksızlıkları yaşayanlar doğrudan doğruya bize yazı yazmaktalar.

Erdoğan'ın politikaları Alman medyasında Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları raporları vs. olmasına rağmen yani insan haklarının ihlaline ilişkin raporlar olmasına rağmen medyada hiç gündeme gelmemişti. Ta ki Bohmermann olayına kadar. Bohmermann olayı Alman medyasının çehresini değiştirdi. Oysa bizim gazete için sürpriz bir gelişme değildi.

-Türkiye'de muhalif gazeteler tek tek kapatılmaktadır. Cezaevinde olan gazeteci sayısı 142”dır. Binlerce gazeteci AKP baskısıyla işten çıkarılmıştır. Alman hükümeti bu gelişmeler karşısında sessiz kalmaktadır. Türkiye'deki basın özgürlüğü konusunda gelinen noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Junge Welt: Türkiye'deki gelişmeler kaygı verici ve kişisel olarak da gelişmelerden etkilenmemek mümkün değil. Olağanüstü Hal İlanı nedeniyle gazetecilerin görevleri engellenmekte ve uluslararası standartlarda gazetecilik görevlerini yerine getirememekteler. Bu konuda Türkiye'deki gazeteci arkadaşlar ile dayanışma içinde olmamız gerektiğine inanıyorum. Elbette bütün tutuklular serbest bırakılmalı. Düşünce özgürlüğü ve gazetecilerin yazı yazma, haber yapma özgürlükleri kimsenin elinden alınamaz.

Cumhuriyet gazetesi çalışanlarının, yöneticilerinin tutuklanması ise bardağı aşıran son damla olmuştur. Türkiye'deki gelişmeler sonucunda Cumhuriyet gazetesinin eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar Almanya'da ' sürgün' olarak yaşamını sürdürmek zorunda bırakılmıştır. Alman hükümeti ise bu gelişmeler karşısında sessizliğini korumaktadır. Alman hükümeti basın ve düşünce özgürlüğü konusunda biran önce tavrını koymalı ve gereken önlemi almalıdır.

-Junge Welt olarak Türkiye'deki gazeteciler ile ne tür bir dayanışma içinde olmayı düşünüyorsunuz?

Junge Welt: Gazetemizde Türkiye'de bulunan muhabirlerimiz aracılığıyla sansürsüz gelişmeleri yazmaya ve eleştirmeye devam edeceğiz.

-Almanya'da basın özgür mü? Sol muhalif gazete olarak Junge Welt Gazetesi hükümet (- ler) tarafından herhangi bir kısıtlanma ile karşılaşıyor mu?

Junge Welt: Tabii gazetecilik Almanya'da göreceli anlamda özgür, geçmişte bizim de sesimizin kısıtlanması için çabalar vardı. Hukuki çabalarımız ve mücadelemiz sonucu birçok zorlukların üstesinden gelmeye çalışıyoruz. Zaman zaman gazetemiz 'Anayasayı Koruma Dairesi' tarafından kriminal gösterilmeye çalışılmakta. Bu durum gazetemizi olumsuz ekonomik olarak etkilemektedir. Ekonomik olarak diyorum çünkü bu tutum sonucunda ilan vermek zorunda kalanlar ister istemez Junge Welt'e mesafe koymaktalar.

-Şu anda Junge Welt'in satışları nasıl? Gazeteyi kurtarmak için ne yapmak istiyorsunuz?

Junge Welt: Dijital medya birçok ülkede olduğu gibi Almanya'da da yazılı basının tirajını düşürdü ve satışları olumsuz etkiledi. Günlük yirmi bin, dijital olarak ise 30 bin okuyucuya ulaşmaktayız. Ancak personel ve baskı vs. masrafları hızla artmaktadır. Bu konuda acil kampanya başlattık. Özellikle internet yayıncılığımızı hızlandırdık.

KAMPANYADA ERDOĞAN'I KULLANDIK, ÇÜNKÜ...

-Yeni kampanyanızın sloganı ' Abone Olmak için Doğru Zaman' Kampanyanızın afişlerinde üç farklı sağcı politikacılar yer almakta. Bunların başında da Erdoğan geliyor. Türk okuyucuları kazanmak için mi seçtiniz bu fotoğrafı?

Junge Welt: Türkiye'deki gelişmeler konusunda Sol Parti Milletvekilleri Ulla Jelpke, Sevim Dağdelen vb. güncel gelişmeleri ayrıntılı bir biçimde gazetemizde ele almaktalar. Ayrıca Türkiye konusunda analizler gazetemizde ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmektedir. Kampanyamız ile çok sayıda Türkiyeli okura ulaşacağımızı ümit ediyoruz. Şunu belirtmek isterim ki Türkiye'deki gazeteci dostlarımız ile her zaman dayanışma içerisinde olacağız. Bu dayanışmamızı da kampanyamız aracılığıyla göstermek istedik. Türkiye'de insan hakları ihlallerine, düşünce ve basın özgürlüğünün kısıtlanmasına kısacası gazetecilere uygulanan tüm tutum ve baskılara dikkat çekmek istedik.

Kaynak: Süheyla Kaplan - ODATV / Almanya

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim