Yıldırım: İzmir'i lojistik üs yapıyoruz
Dünyanın en büyük konteyner gemisi
Exxon adını değiştirdi, ama yutturamadı
İşte Türkiye'den satılık kelepir adalar!
Denizden gelen turiste 72 saat vize yok
ÇOK OKUNANLAR
FOTO GALERİ
YORUMLANANLAR
YORUM HATTI
GAZETE BAŞLIKLARI



Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İstanbullu balıkçılar Valilik kapısını çaldı
İstanbul Boğazı'nda trol kavgasında kan dökülmesinin ardından, balıkçılar "Can güvenliğimiz yok" diyerek İstanbul Valiliği'nin kapısını çaldı. Peki ne oldu da işler bu noktaya geldi?
01 Şubat 2012 / 00:07

Trol savaşı büyüyor  

İstanbul Boğazı'nda trol kavgasında kan dökülmesinin ardından, balıkçılar "Can güvenliğimiz yok" diyerek İstanbul Valiliği'nin kapısını çaldı. Peki ne oldu da işler bu noktaya geldi?

İstanbul Boğazı’nda trol avı yasak. Biliniyor. Ama Boğaz’da trol tekneleri cirit atıyor. Bu da biliniyor. Bilinmeyen, bu durumun balıkçılık camiasında yarattığı çalkantıydı. Bilinmeyenin ucu, önceki gün kanlı bir biçimde ortaya çıktı.

Rumelikavağı Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Ahmet Aslan, trol ağı kavgasında gözünden vuruldu.

Kemal Reis (Hoşgör), 60 yıldır Boğaz’da balık avlıyor. Anadoluhisarı Su Ürünleri Kooperatifi üyesi. Kemal Reis, “Yasak trolcüler artık balıklara olduğu kadar, şahıslara da zarar veriyor” diyor. Nasıl? “Gece vakti, gizlice trole çıkanlar, küçük balıkçının ağlarını koparıyor.”

Ne olacak, ağ işte deyip geçmek zor. Bir ağın bedeli 5 bin lira civarında. 80’li yıllara kadar, Boğaz’da, Marmara’da yılın 12 ayı balık bulan balıkçılar, bugün ancak göç mevsimlerinde balık bulabiliyor. Onun dışında yılın en az 5-6 ayı kıyıda yatıyor. Kemal Reis’in hesabına göre balığın iyi zamanı, 3-4 kişinin çalıştığı bir küçük balıkçı teknesi, günde 500-800 liralık balık çıkarabiliyor. Diğer yanda, yasak bölgelerde, trolle ava çıkanların denizi kazıyarak ‘kazandığı’ para, 1 gecede 75 bin lirayı bulabiliyor. Bugün çok kaba bir hesapla, Türkiye’de denize çıkan 17 bini aşkın teknenin yüzde 90’ı küçük balıkçı. Kalan yüzde 10’un içinde işini dürüstçe, kuralına, âdâbına, edebine uygun yapanlar bir tarafa. Yapmayanlar da var. Onların koparıp attığı ağları da, küçük balıkçı ödüyor.

Balık boyu kampanyaları, katliamı artırdı mı?

Eksik adalet, yarım hukuk hayatı solduruyor. Denizde de. Kemal Reis’e göre denizde dürüst balıkçı cezalandırılıyor, dürüst olmayanın önü açılıyor. Sahil Güvenlik’in trol teknelerini sadece ‘kovaladığını’, ama yakalamadığını söylüyor. Kemal Reis’in bir gözlemi, balık boyuyla ilgili yasaklardan sonra sokak aralarının birdenbire 5 TL’den satılan çinakoplarla (yavru lüfer) dolması olmuş. ‘Yasak olduğu için’ hale giremeyen çinekopların, bu yolla yine satıldığını söylüyor.

Hatta satılmayıp doğrudan çöpe atılanlar da var. Boy yasağına uymayan, ticari görülmeyen balıklara ‘ıskarta’ deniliyor. TÜDAV kurucularından Asaf Ertan’ın verdiği bilgiye göre, trol ağından çıkan balığın neredeyse yüzde 60’ı ıskarta. Sandığı bile kendisinden daha değerli olduğu için, bu yolla tonlarca balık önce öldürülüp sonra denize atılıyor.

Trol balığı mı aldınız?
Tüketiciye not: Kemal Reis bir balığın trolle tutulup tutulmadığının kolayca anlaşılabileceğini söylüyor. Trol ağıyla tutulan balıklar, ağda sıkıştığı için ezik, yassı oluyor. Diğer ağlardan çıkan balıklarsa diri görünümlü.

Gece geliyorlar
TÜDAV kurucularından Asaf Ertan’a göre Boğaz’da trol avı, öyle pervasızca yapılıyor ki, trolcü Bebek Koyu’nda bile ağını salabiliyor. Kimse ‘görmüyor’ Ertan, trolcülerin gece vakti tüm ışıklarını kapatarak geldiklerini söylüyor. Bir de ‘zamanın etkisi’ var. 30 yıl önce, bir Boğaz köyünde balık avı teknikleri ve terimleri, sıradan bir hayat bilgisiyken şimdi o sahiller elif görse mertek sanacak kadar denizden uzak kalabalıklara emanet. Ve bu açık, pekâlâ kapanabilecekken, kapanmıyor. Açılıyor.

www.DenizHaber.Com.tr

DENİZ HABER TV
ÖZEL HABER
ANKET
ALTIN ÇIPA TÖRENİ HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYOR SUNUZ?
OLUMLU
OLUMSUZ
FİKRİM YOK
RÖPORTAJ