• BIST 102.410
  • Altın 186,636
  • Dolar 4,4877
  • Euro 5,2816
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 27 °C
  • Antalya 26 °C
  • Muğla 26 °C
  • Çanakkale 23 °C

Boğazlar nükleer atık koridoru

Boğazlar nükleer atık koridoru
Rusya'nın 2001 yılında AB ile yaptığı anlaşma ile, Avrupa Birliği ülkelerinde kullanılan nükleer atıkların Sibirya'da saklanması için 21 milyar dolar aldığı ortaya çıktı.
BOĞAZLAR NÜKLEER ATIK KORİDORUTuzla’da toprağa gömülü kanserojen içeren atık dolu varillerin ortaya çıkması ile birlikte gözler Türkiye’de atıkların durumunu gündeme getirdi.Avrupa Birliği 2001 yılında Rusya ile yaptığı anlaşma çerçevesinde 20 bin ton kullanılmış nükleer atığın Rusya’da depolanması ile ilgili olarak bir anlaşma yaptığı ve bu anlaşma çerçevesinde Nükleer atıkların Türk boğazları kullanılarak Rusya’ya ulaştırılması kararlaştırıldığı öğrenildi. AB ve Rusya arasında yapılan anlaşma çerçevesinde, 20 bin ton nükleer atığın deniz yoluyla Rus limanlardan Sibirya bölgesine taşınması karşılığı Avrupa Birliği, Rusya’ya 21 milyar dolar ödeyecek.Anlaşmanın detaylarında nükleer atıkların taşınmasında deniz yolunun kullanılması ve Avrupa ülkelerinde bulunan 20 bin ton nükleer atığın, 2012 yılına kadar Türk boğazlarından geçerek Rusya'nın Novorosky Limanı'na gideceği belirtildi.Konu ile ilgili görüştüğümüz Başbakanlık Denizcilik Müsteşar Yardımcısı Dr. Bekir Sıtkı Ustaoğlu, nükleer atıkların deniz yolu ile taşınmasının büyük risk olduğunu belirterek şunları kaydetti. “1936 Montrö Boğazlar sözleşmesinde, uğraksız geçiş yapan gemilere müdahale etme yetkimiz bulunmamaktadır. Ancak geçen gemilerin bize yüklerini bildirdikleri raporlarda tehlikeli veya yanıcı ve yakıcı maddelerin geçişinde idare olarak seyir emniyeti ve çevre konusunda ilave tedbirler alıyoruz. Bu konuda başka bir yaptırımımız bulunmamaktadır. Geçmiş yönetimlerde Nükleer atıkların Türk Boğazlarından geçişi konusunda çalışmalar yapılmış, ancak bir gelişme maalesef olmamış. Nükleer atıkların deniz ve hava yolu ile taşınması büyük risktir. Bölgede meydana gelebilecek bir gemi kazasında, Hem Akdeniz Çanağı, hem de Karadeniz çanağında yaşam alanı tehlike altına düşer ve büyük bir radyoaktif sızıntı meydana gelir. Nükleer atıklar en emniyetli taşıma şekli olan demiryolu ile taşınmasıdır” dedi.Denizcilik Müsteşarlığı yetkililerinden alınan bilgiye göre son beş sene içerisinde 8 bin ton kullanılmış nükleer atığın Türk boğazları kullanılarak geçtiği belirtilirken, 2012 yılına kadar 12 bin ton nükleer atığın daha Türk boğazlarından geçeçeği ifade edildi.Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, boğazlardan petrol tankerlerinin geçişi sorunu ve Türkiye'nin boğazların güvenliği konusundaki hassasiyeti, dünya kamuoyu tarafından bilinirken, petrol tankerlerinden sonra nükleer atık gemilerinin de boğazlardan geçiş yapmaya başlamış olması, Türkiye tarafından endişe ile izleniyor. Türkiye, İstanbul'un ortasından geçen Boğaz'ı kullanan dev petrol tankerlerinin sayısında yaşanan artıştan kaynaklanan tehlikeden yıllardır şikayetçi. Rusya'nın, Boğazlar yoluyla taşınan çeşitli kargo yüküne nükleer atıkları da ekleme kararının, dönemin Türk Denizcilik yetkilileri tarafından pek dikkate alınmadığı ortaya çıktı.Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkesine gelecek toplam 20 bin ton kullanılmış nükleer yakıtın istifini öngören bir tasarıyı 2001 yılında onadığı öğrenildi. Bu anlaşma ile Büyük bir çoğunluğu deniz yoluyla nakledilecek olan kullanılmış yakıtı stoklamayı kabul etmekle Rusya, 10 milyar doları peşin 21 milyar dolar parayı kasasına koydu.NÜKLER ATIKLARIN GEÇİŞİBoğazların güvenliğini tehlikeye sokan en önemli konu ise nükleer atık taşıyan gemilerin kontrolsüz olarak geçişi. Avrupa ülkeleri ile Rusya'nın başlatmış oldukları proje, 10 yıl içinde 20 bin ton nükleer atığın 21 milyar dolar karşılığında Boğazlar'dan geçirilerek Rusya'ya depolanmasını öngörüyor. Yetkililer, petrol taşıyan bir tankerin, nükleer atık taşıyan bir gemi ile çarpışması durumunda Boğazlar'a ve özellikle de İstanbul'a vereceği can ve mal kaybının boyutlarını ve bunun yanısıra çevrede oluşturacağı kalıcı zararları düşünmek bile istemediklerini söylüyorlar. Tehlikeli atıklarla ilgili transit geçiş iznini Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği çerçevesinde Çevre Bakanlığı'nın, nükleer atıklarla ilgili transit geçiş iznini de kendi görev ve yetkileri çerçevesinde, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'nun verdiğini hatırlatan yetkililer, ''Nükleer atıklar herhangi bir tehlikeli atık olarak düşünülmemelidir. Nükleer atık yüklü gemilerin Marmara ve Boğazlarda bir kaza yapması durumunda çevreye yayılacak radyasyon Marmara ve Boğazlar ile tüm yakın ve uzak çevre ile komşu ülkeleri de uzun yıllar etkileyecektir. '' ORAKCI: "SON İKİ SENEDE 3 GEMİ GEÇTİ"Türk Boğazlarında gemi trafiğini düzenleyen Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri (KEGKİ) Genel Müdürü Kaptan Salih Orakcı, Türk boğazlarından geçen gemilerin geçiş raporlarına göre seyir  ve çevre emniyeti aldıklarını belirterek şunları söyledi: “2004 yılında 1, 2005 yılında 2, 2006 yılında 1 olmak üzere dört gemi, uranyum ve radyoaktif madde taşıdığını belirterek bizden geçiş konusunda çevre emniyeti almamız istemiştir. Bu gemilerin geçişinde, tarafımızdan seyir ve çevre emniyeti alınarak Türk karasularından geçişi sağlanmıştır” dedi.İSTİKBAL:"BOĞAZLAR RİSK ALTINDA"Dünya Kılavuz Kaptanlar Birliği Başkan Yardımcısı Cahit İstikbal Nükleer atık taşıyan gemilerin Türk boğazlarından geçişinde büyük bir risk olduğunu belirterek Rusya 21 milyar dolar kazanacak diye boğazlarımız tehlike altında alınmaması gerektiğini belirterek şunları kaydetti;“Türkiye’nin kendi iç hukukunda (Boğazlar Tüzüğü) Nükleer atıkların Boğazlardan geçirilmesi ile ilgili kurallar zaten bulunmaktadır. Gerçi 1994 Tüzüğü’nde yer alan “izin alma gerekliliği” 1998 Tüzüğü’yle kaldırılmıştır; ancak 1998 Tüzüğünde de yer alan “gemilerin geçişlerini 72 saat önceden haber vermeleri ve ilgili geçiş koşullarının düzenlenmesi” hükmü de bir tür “izin alma” sayılabilir. Üstelik uluslararası hukuka daha uygundur. Böylelikle Uluslar arası hukukla çelişmeyen bir gizli “izin alma” koşulu getirilmiştir ki kanımca doğru yapılmıştır. Uluslar arası Atom Enerjisi Ajansı’nın kuralları, SOLAS, MARPOL ANNEX 3 ve INF Kodu gibi uluslar arası kurallar nükleer atıkların taşınması ile ilgili katı bir disiplin getirmektedirler ve bunların birincisi dışında hepsi “uyulması zorunlu” kurallardır. Dolayısıyla, Ülkemiz bu maddelerle ilgili taşıma güvenliğini kontrol edecek her türlü hukuksal araca sahip bulunmaktadır. Ancak bu kurallarla getirilen hükümlere uyulduğu taktirde yapılacak bir geçişi engelleyecek uluslar arası bir araç bulunmamaktadır. Rusya, 21 milyar dolar için nükleer maddeleri topraklarında saklamayı kabul etmektedir. Bu maddeleri güvenli taşıma konusunda gerekli çalışmaları, yatırımları ve işbirliğini de yapması beklenir. Unutulmamalıdır ki, bazen doğrudan hayır demek yerine, "evet"i koşula bağlamak,  istenen sonuca ulaşılmasında en etkin yöntem olabilir.”BOĞAZLAR TÜZÜĞÜ NE DİYOR?Türk Boğazlarında gemi geçişini düzenleyen “Türk Boğazları Gemi Trafik Düzeni Tüzüğü” ne göre Nükleer atıkların geçişinde bir kısıtlama bulunmuyor.1998 Tarihli Boğazlar Tüzüğü’nün, 26. Maddesine göre;“Nükleer yük veya atık taşıyan gemiler seferlerinin planlanması esnasında 72 saatten az olmamak koşuluyla, İdareye taşıdıkları yük hakkında bilgi verecek, geminin IMO standartları ve ilgili diğer uluslararası anlaşmalarda öngörülen kurallara uygun nitelikte olduğunu ve yükün uygun şekilde taşındığını göstermek üzere bayrak devleti tarafından düzenlenen belgeleri ileteceklerdir. Söz konusu gemiler, uluslararası düzenlemelerde öngörülen şekil ve usule uygun olarak yüklerini taşıyacaklar, gündüz (B) sancağı çekecekler, gece de ufkun her yerinden görülebilecek bir kırmızı fener göstereceklerdir.” Kaynak:Recep CANPOLATDenizHaber.Com-Özel
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim