• BIST 78.773
  • Altın 603,93
  • Dolar 2,1715
  • Euro 2,8845
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 25 °C

ÇOMÜ Sualtı topluluğu faaliyetleri sürüyor

ÇOMÜ Sualtı topluluğu faaliyetleri sürüyor
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi topluluklarına yönelik başlatılan topluluk tanıtımlarının ikincisi Sualtı Topluluğu Başkanı Arş. Gör. H. Barış Özalp ile gerçekleştirildi.

ÇOMÜ Sualtı topluluğu faaliyetleri sürüyor

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi topluluklarına yönelik başlatılan topluluk tanıtımlarının ikincisi Sualtı Topluluğu Başkanı Arş. Gör. H. Barış Özalp ile gerçekleştirildi.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sualtı Topluluğu Başkanı Arş. Gör. H. Barış Özalp topluluklarının her zaman deniz ile iç içe olduğunu ve bu anlamda birçok etkinliğe imza attıklarını kaydetti. Özalp topluluk olarak sualtı sporlarına da önem verdiklerini ve birçok milli sporcu yetiştirdiklerini dile getirdi.

Topluluğunuzun kuruluşundan bahseder misiniz?

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sualtı Topluluğu 2002 yılında üniversitemiz öğretim üyesi Sayın Prof. Dr. Mustafa Alparslan hocamızın girişimleriyle kurulmuştur. O yıllardan bu zamana kadar birçok ulusal ve uluslararası proje ve etkinlik düzenleyen, konferanslara katılım sağlayan birçok ilki başlatan Sualtı Topluluğu, faaliyetlerine üniversitemiz Rektörlüğü ve Sağlık Kültür Spor Dairesi Başkanlığının destekleriyle devam etmektedir. Çanakkale Sualtı Sporları ile yoğrulmuş bir şehirdir. Denizle her zaman iç içe olan bir kültüre sahip Çanakkale’de, extreme sporlardan sualtı sporlarına olan merak çok yüksek düzeydedir. Üniversitemiz topluluğunun da kuruluş amaçlarından biri ilginin yüksek olduğu sualtı dünyasını topluluk aracılığı ile öğrencilerine dolayısıyla şehrimize tanıtmaktır. Popülerliği çok yüksek olan sualtı sporlarıyla ve sualtı araştırmalarıyla yakından ilgili olan bir topluluk ortaya çıkarma amacının yanında, üniversitemizin diğer topluluklarında olduğu gibi topluluğumuzun kuruluşunda hedeflenen temel nokta; öğrencilerin dersleri dışında geçirdikleri boş zamanlarını değerlendirebilecekleri bir ortam yaratmaktı. Topluluk, üyesi olan öğrencilerine birçok artılar kazandırmaktadır. Sorumluluk bilinci, başarıya duyulan istek, liderlik görevi üstlendiğinde başarılı olma, derslerini arka plana almadan sosyal alanda da kendilerine olan güveni kuvvetlendirme ve başladıkları bir işi bitirme vb. gibi hayata dair başarıda temel basamakları oluşturan birçok nitelik de kazandırmaktadır.

Kuruluşunuzdan bu yana gerçekleştirdiğiniz projeler nelerdir?

Kuruluşundan bu yana Sualtı Topluluğu birçok etkinlik düzenlemiştir. Kuruluşunda düzenlenen ilk faaliyetler arasındaki elbette ki Uluslararası CMAS dalış ve ILS Cankurtaran kursları ilk olarak belirtilebilir. Özellikle uluslararası ehliyet yeterlikli dalış kurslarına o yıllardan bu yıla kadar hiç ara vermeden devam edilmiştir. Çünkü Scuba (Tüplü dalış) sporu bir hobi olarak dünya üzerinde milyonlarca dalıcıya binlerce eğitmene sahip olan çok geniş bir topluluktur. Extreme sporlar içersinde popülerliği en yüksek spordur Scuba dalgıçlığı… Birçok sualtı sever ehliyet kurslarına iş, askerlik, hobi veya profesyonel dalgıçlık için başvurmaktadır. Uluslararası kurslar harici sualtı topluluğu birçok ilklerin de başlangıcını yapan topluluklardan bir tanesidir. Dumlupınar denizaltısının ilk belgesel çekimlerinde ATV haber ile beraber Türkiye’nin ilk sualtı belgeselcisi Haluk Cecan ekibine çalışmalarda yardımcı olan üyeler yine sualtı topluluğu öğrencilerinden oluşmuştur. Yine söylemekten gurur duyuyorum ki, her sualtı aşığı insan sualtında bir şeyler paylaştığı gibi o ortamı temiz tutmak ya da temizlemek gibi önemli sorumluluklara da sahiptir. Sualtı Topluluğu üyeleri her yıl artık geleneksel hale gelen sualtı temizlik faaliyetleri düzenlemekte ve denizi şişe, lastik, metal, cam vb. gibi makro kirleticilerden arındırmaktadır. Topluluğumuz Çanakkale Savaşlarında kaybettiğimiz şehitlerimizin anısına her yıl bazı Osmanlı Savaş Batıklarına anı dalışı düzenlemekte ve şehitlerimiz hatırlatılmaktadır. Çanakkale’de bu bir ilktir ve artık geleneksel hale gelmiştir. Bu zamana kadar yapılan önemli etkinliklerden bazılarını şöyle sıralayabiliriz; Uluslararası CMAS Dalış ve ILS Cankurtaran Kursları, Ulusal Sualtı Görüntüleme Seminerleri ( Türkiye’nin en iyi Sualtı Belgeselci ve Fotoğrafçılarının Katılımıyla), Uluslararası ve ulusal konferanslara katılım (Bildiri, Poster vb.), Çanakkale Savaş Batıkları Anı dalışları, Seminer ve Data Gösterileri, Sualtı Temizleme Faaliyetleri, Çanakkale Limanı sualtı makro kirletici belirleme çalışmaları ve sualtı video-fotoğraf arşivi oluşturma çalışmaları, Çanakkale Savaş Batıkları Araştırmaları, Belgesel Arşiv Çalışmaları, Ulusal ve Uluslararası Yarışmalara Katılım (Serbest Dalış, Sualtı Hokeyi, Sualtı Ragbisi, Navigasyon), Çanakkale Boğazı’nda Yapay Resif Çalışmaları, İlk Sualtı Robot Denemeleri (ROV), Dumlupınar Denizaltısı Çekimleri (yardımcı grup), Sualtı Sporları: Sualtı Hokeyi, Sualtı Ragbisi takımlarının kurulması ve ulusal yarışmalara katılım, Sualtı Belgesel ve Fotoğrafçılık Eğitimleri, Uzmanlık kursları, Ulusal dergilerde yayın (makaleler, bulmaca sayfaları vb.)

Çanakkale’de sualtı sporlarına ne tür destek de bulunuyorsunuz?

Daha öncede bahsettiğim gibi Çanakkale gerçekten, tamamen Sualtı Sporları ile yoğrulmuş bir şehir. Zaten bu amaçla eksik olduğunu düşündüğümüz topluluğumuzu 2002 yılında rektörlüğümüzün desteğiyle faal hale getirdik. Yanlış hatırlamıyorsam Çanakkale’de yaklaşık 3 tane resmi olarak faaliyet gösteren sualtı kulübü bulunmaktadır. Scuba eğitimlerinde ve Sualtı Sporlarında özellikle, serbest dalış, sualtı hokeyi, sualtı ragbisi, sualtı navigasyon, monopalet ve sualtı fotoğrafçılığı branşlarında alınan ödüllere, rekorlara ve milli sporcu sayılarına bakıldığında dikkatimizi çeken en iyi kulüp Çanakkale Sualtı Cankurtarma ve İhtisas Spor Kulübü olmaktadır. Bildiğiniz gibi Çanakkale Sualtı Kulübü üniversitemiz rektörlüğü ile protokolü olan bir merkezdir. Bu sebeple de üniversitemiz sporcularının tüm eğitimleri, sualtı sporlarında gerçekleştirdikleri tüm antrenmanlar, uluslararası dalış ve cankurtaran kursları kulübün resmi izinleriyle ve destekleriyle yürütülmektedir. Bunun da altını çizmek gerek. Çünkü yaklaşık 8 yıldır Sualtı Topluluğumuz, Çanakkale’nin en eski ve en deneyimli olduğu söylenen sualtı kulübü yardımlarıyla bugünlerde geldi. ÇSK antrenörü Sayın Mehmet GÜNAYDIN hocamızı, yıllardır sualtı topluluğu takımını soğuk havalarda bile büyük bir gayretle çalıştırıp, birçok sualtı milli sporcusunun yetişmesine sebep olduğu için ayrıca kutlamak gerek… Bizlerinde bu yönde çok şanslı olduğumuzu düşünüyorum, çünkü sporcularımız deneyimlerini en iyi sualtı kulübünde kazanıyorlar. Milli sporcu mertebesine erişebilmek bence en iyi eğitimin uygulandığı merkezler ile mümkündür. Kulüp başarılarından da anlaşılabileceği gibi Çanakkale, Sualtı Sporlarında özellikle serbest dalış, sualtı hokeyi ve sualtı ragbisi gibi branşlarda Türkiye’de en başarılı şehir konumunda... Sualtı sporlarında Milli takıma Çanakkale’den seçilen sporcu sayılarına bakıldığında da büyük popülasyonu Çanakkale sporcularının aldığı görülmektedir. Sualtı Topluluğu kuruluşundan bu yana düzenlemiş olduğu Uluslararası dalış ve cankurtaran kursları ile kaliteli eğitimde kendini göstermiş bir topluluktur. Bu anlamda Çanakkale’de tüplü dalış ve cankurtaran eğitimlerine büyük katkı sağlandığı açıkça görülür. Dalış Turizminin Türkiye’de hızlı bir gelişme gösterdiği ve tüm turistik tesislerin Cankurtaran çalıştırma zorunluluğu olması gibi durumlar göz önüne alındığında bu kurs ihtiyacının ne kadar elzem olduğu dikkati çekmektedir.

Sualtı sporlarında bu zamana kadar Çanakkale’yi nerelerde temsil ettiniz?

Bu sorunuza “milli sporcu olarak yurt dışındaki uluslararası yarışmalarda” diyerek başlamak daha bir içimden geliyor. Tabii ki milli takım ülkemizi ve bayrağımızı temsilen orada bulunuyor ve yarışmalara iştirak ediyor, ancak dolaylı olarak milli olan sporcular üniversitelerini ve şehirlerini de temsil etme şansı yakalıyorlar. Sporcular arası sohbetlerde mesela… Örnek vermek istiyorum; Yeni Zelanda’da Christchurch’de düzenlenen Dünya Sualtı Hokey Şampiyonasında konu Çanakkale Savaşlarına gelince takımda aralarında İngilizce’yi iyi bilen bazı sporcular söz alıp Atatürk ile ilgili olan bir tarih kitabından cümleler okumuşlardı. Bunun üzerine takımı evinde ağırlayan Yeni Zelandalı aile konu ile ilgili o anki duygularını aktarmış ve “Dünyada Barışın” önemine dikkat çekmişlerdi. Bu durum şehirlerin ve şehirlerde yaşanan bazı olayların her zaman gündeme gelebileceğini gösteren ve sohbet ortamı oluşturarak Barış temasını bir kez daha dile getirebilmemize imkan sağlayan güzel bir örnektir. Sualtı Topluluğu, Türkiye Sualtı Sporları Federasyonunun düzenlemiş olduğu Serbest Dalış, Sualtı Hokeyi, Sualtı Navigasyon, Sualtı Ragbisi ve Sualtı Fotoğraf ile Belgesel yarışmaları gibi birçok şampiyonada üniversitemizi dolayısıyla Çanakkale’yi temsil etmiştir ve bunu sürdürmeye de devam ediyor. Yarışmalar her yıl farklı şehirlerde yapılmaktadır. Türkiye şampiyonlarında seçilen milli sporcular Türk milli takımı ile uluslararası yarışmalara katılmaktadırlar. Bu şekilde gördüğünüz gibi birçok yerde şehrin tanıtımına imkan yaratılmaktadır. Bu zamana kadar düzenlenen yarışmaların yapıldığı yerlerin isimlerini “ Yeni Zelanda, Danimarka, İspanya, İtalya ülkelerini örnek olarak verebiliriz.

Milli takımlarda görev alan topluluk üyeleriniz oldu mu?

En büyük gururumuz da bu zaten. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde bir topluluğa bağlı öğrenciler içinden, antrenmanlarına ara vermeden devam eden ve sonucunda da milli sporcu olma başarısına erişen birçok sporcumuz Avrupa ve Dünya Şampiyonalarında ülkemizi temsil etmişlerdir.

Çanakkale’nin sualtına bakış açısını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Çanakkale’de de sualtı sporlarına karşı hızla artan bir merak söz konusu. Tıpkı Türkiye’nin Ege ve Akdeniz sahillerinde olduğu gibi… Tabii her konuda olduğu gibi bu konuda da bazı eksiklikler var diye düşünüyorum. Bir kere çok önemli, kendimce tabii ki, bu nedenle altını çizmem gerekiyor; Dalış Turizmi daha da iyi konumda olmalıdır. Çanakkale Boğazı’nda savaştan kalma birçok batık var. Bu batıklara dalış amaçlı, turistler tarafından yoğun ilgi olduğu bariz görülmektedir. Hatta birçok platformda İngiliz ve Fransız turistlerin özel olarak Çanakkale Savaş Batıklarına dalış amaçlı Türkiye’yi ziyaret etmek istedikleri konusu dile getirilmektedir. Dalışlarımız esnasında bakıyoruz, Ayvalık’ta dalış turizmi ile uğraşan bazı şirketler Çanakkale Boğazı’na turist getiriyor, dalışlarını yaptırıyor ve uğurluyorlar. Bu bence çok yanlıştır. Biz Çanakkale’yi ve özellikle de Çanakkale Boğazının altındaki batıkları, resifleri herkesten daha iyi biliyoruz elbette ki… Onlar belki 100 dalış yapmıştır bizler belki 2000… Bizim dalış sayılarımız yaz mevsiminde ayda 140 dalışı buluyor. Elbette ki biz daha iyi tanıyoruz Marmara’nın sualtı dünyasını… Yöremizi elbette ki daha iyi biliyoruz, Çanakkale Savaşları dönemini sürekli hatırlamak zorundayız. Kendi alanımız için konuşayım, sualtını iyi tanımak zorundayız. Başka illerden turistlerin buraya getirilmesi değil de buradaki turizm firmaları tarafından batık dalışlarının gerçekleştirilmesi gerekir diye düşünüyorum.

Batıkların bulunduğu Çanakkale Boğazı sizce yeterli düzeyde değerlendiriliyor mu?

İşte bence en güzel soru. Bu soru için ayrıca teşekkür ediyorum. Demin fark edemeden bu soruyu cevaplamış oldum zaten ama tekrar söyleyelim; Hayır! Biraz önce de dikte etmeye çalıştım; Boğazın batıklarına özellikle savaş batıklarına karşı olan ilgi büyük. Tabii ilk etapta aklınıza dalış turizmi geliyor. Bu gayet doğal… Çünkü batıklar, batık dalışı gibi bir dalış uzmanlığını aklımıza getiriyor. Bu nedenle de birçok uzman dalıcı sportif amaçlı dalışlarla, dalışa izni olan bazı batıklara (mesela; Lundy, Su batığı, Mesudiye Zırhlısı vb.) dalıyorlar. Kabatepe’de batık dalışları yaptıran bazı dalış turizm firmaları mevcut. Ancak çok çok yetersiz düzeyde bu… Çanakkale’deki turizm şirketlerinin profesyonel girişimleriyle bence Çanakkale, Batık Dalışlarında dünyanın en iyi dalış noktaları arasına girebilecek konumdadır. Zannediyorum ileriki yıllarda bu konuda gelişme sağlanacak… Sayın Belediye Başkanımız Ülgür Gökhan öğrenciler ile söyleşi programı amacıyla üniversitemize geldiğinde de benim sorduğum ilk sorulardan biri Çanakkale’de dalış turizmi ve batık dalışları idi. Bu konuda kendisi de çok tatmin edici cevaplar vermişti. Zannediyorum gelişmeler biz dalgıçları bekliyor. Hatırlatmakta fayda görüyorum; üniversitemizin sualtı topluluğu batık dalışları ile yakından ilgilenmekte. Özellikle 2003 yılından bu yana batıklarla ilgili birçok etkinlik düzenlendi. Bu etkinlikler bazen çok soğuk kış aylarına rastladı, bazen yaz aylarına… Ama öğrenciler azimle etkinlik yapmaya devam ettiler. Hep kalabalık grup oluşturmaya devam ettiler. Genelde bakacak olursak; Çanakkale Deniz Savaşlarında rol alan Osmanlı batıklarından bazılarına anı dalışı etkinliği ilk kez sualtı topluluğu tarafından organize edildi ve yıllardır da Rektörlüğümüz ve Sağlık, Kültür Spor Dairesi başkanlığımızın destekleriyle uygulanıyor.

Çanakkale’de sualtı sporlarının gelişmesi için bazı kuruluşların proje geliştirdiğini görüyoruz. Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sualtı sporları ile ilgili birçok projenin hayata geçirilmesi gerek. Öncelikli olanı deminde yukarıda bahsettiğim gibi Yapay Resif Projeleri… Bu konuda yapılan bazı çalışmalar var. Hatta Marmara Denizi’nde gerçekleştirilen ilk bilimsel yapay resif çalışmalarına topluluk üyesi dalgıçlar destek vermiştir. Bildiğiniz gibi Yapay Resif araştırmalarında öncülük Ege Üniversitesi bilimcilerimize aittir. Marmara Denizi ilk çalışmaları da üniversitemiz bünyesinde araştırmalar yapan Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyelerimiz gerçekleştirmiştir. Özellikle sualtı çalışmaların çoğunluğunda sualtı topluluğu üyeleri aktif çalışmışlardır. Proje geliştirmek bence çok gerekli… Proje halinde bir plan hazırladığınızda kendinizi daha programlı hissediyorsunuz. Biliyorsunuz bilim adamı olarak bizler de deniz bilimleri ile ilgili projeler üretmek ve başarılı olmak zorundayız. Proje sonunda ülkeye bir şeyler kazandırmak zorundayız. Zaten proje taslaklarında dikkatinizi çekmiştir; her adım kademe kademe yazılır ve proje sonucunda da ülkemize ne gibi katkıları olacağı tartışılır. Bu bakımdan projeleri ben daha yararlı buluyorum. Çünkü projeniz kabul edilmişse demek ki gerçekten faydalı işler yapıyorsunuzdur. Sonunda sizden rapor aldıklarında onlara başarılı sonuçlarınızdan bahsedebilirsiniz rahatlıkla… Çünkü her şey planlı yapılmıştır. Planlı yapılan her işte mutlaka istenilen sonuca gidilir. Tam olarak gidilmese bile sonuca yaklaşılır, başarı sağlanır. Bu da zaten “Gerçek Başarı” diye adlandırılıyor. “Sualtı Ulusal Milli Park” kavramı da bence çok önemlidir. Günümüzde bildiğiniz gibi denizlerimizdeki canlı ekosistemleri scuba, nargile ve dinamit gibi kanunsuz avcılık yöntemleri, yanlış trol avcılığı vb. gibi çok önemli birçok nedenden dolayı tehdit altındadır. Denizel canlı ekosistemler hem flora hem fauna açısından değerlendirildiğinde gerçekten ciddi tahribatların oluştuğu dikkatleri çekmektedir. Diğer ülkelerdeki duruma baktığınızda birçok karasal alanın ulusal milli park ilan edildiğini ve canlıları ile beraber koruma altına alındığını görüyoruz. Bu bence çok önemlidir. Birçok ülkede denizel ekosistemleri korumak ve sürdürebilir kılmak amacıyla sualtı milli parkları da kurulmaktadır. Bu şekilde deniz ekosistemleri korunabilir diye düşünüyorum. Nesli tükenme tehlikesi altında olan canlıların da sürdürülebilirliği sağlanabilir. Bence Çanakkale Boğazı ve Kuzey Ege kıyılarında birçok bölge “Ulusal Sualtı Milli Parkı” olabilecek potansiyelde… Hedefleri koyup gerçekleştirmek lazım

Topluluk olarak bu anlamda bir projeniz var mı?

Elbette ki gelecek projelerimiz var. Bunlardan bazıları; Milli eğitim müdürlüğü ile ortaklaşa “Denizlerimizi Sevelim Programı” çerçevesinde ilköğrenim düzeyinde liselere uygulanacak eğitim projeleri, engelliler ile ilgili interaktif çalışmalar, dalış ve yüzme beceri geliştirme programları, İsveç, Suriye, Avustralya, Lübnan ve ABD’de bulunan üniversitelerin sualtı kulüpleri ile ortaklaşa gerçekleştirilmesi düşünülen sualtı sporları ve deniz ekolojisi araştırma projeleri, Avustralya, Yeni Zelanda, Fransa, İngiltere ve Almanya’daki üniversitelerin sualtı kulüpleri ile ortaklaşa düzenlenecek olan “Uluslararası Çanakkale Savaş Batıkları Dalış Organizasyonu” konulu proje olarak belirtilebilir.

2010 yılı içersinde topluluk olarak ne tür faaliyetlerde bulunacaksınız?

2010 ve 2011 yılının ilk yarısını kapsayan dönemde gerçekleştirmeyi planladığımız etkinliklerden bazıları; Çanakkale Savaş Batıkları Araştırmaları, İnceleme, Tanıtım, Video ve Fotoğraf Arşiv Oluşturma, 2011 Sualtı Bilim ve Teknolojileri Toplantısı (Organizatör olarak Üniversitemiz ev sahipliğinde), Uluslararası sualtı toplulukları batık dalış organizasyonu (İngiltere, Yunanistan, Fransa, Yeni Zelanda, Avustralya), Çanakkale Boğazı Yapay Resif Projeleri, Türe özgü yapay resifler, Sualtı Arkeolojik Batık Araştırmaları, Çanakkale’de Dalış Turizmi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ilçe Fakülte ve Yüksekokullarında aktif sualtı topluluğu faaliyetleri, Haluk CECAN ve Jacques MAYOL anısına etkinlikler, Çanakkale’nin Su Kültürü; sulak alanlara olan ilgi, su ürünleri tüketim bilinci, Deniz Fenerleri Araştırmaları (Fiziki ve Tarihi yönleriyle), Davetli Öğretim Üyesi Konferansları; Prof. Dr. İdris BOSTANCI; Türk Denizcilik Tarihi, Çanakkale Bölgesi Su Ürünleri Değerlendirme İstatistik Çalışmaları (devam ediyor..) Su Kaynakları ve Sağlık olarak belirtilebilir.

Sualtı topluluğu ve Çanakkale etkileşimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sualtı Topluluğu benim fikrimce Çanakkale’yi, birçok platformda üyesi öğrencilerin azimli çalışmaları sayesinde temsil etme şansı yakalıyor. Bu bakımdan kurulmuş olmasının faydalı olduğunu düşünüyorum. Uzun yıllar faaliyetlerine devam ettiği takdirde de ulusal ve uluslararası birçok proje üreteceği kanaatindeyim. Sualtı Topluluğu’nun olmadığı bir Çanakkale sualtı ile ilgili birazcık olsun eksik kalırdı herhalde…

Son olarak Sualtı Topluluğu ile ilgili söylemek istedikleriniz nelerdir?

Yaklaşık 8 yıldır topluluk başkanlığı görevini yürütmekteyim. Görevimi bu zamana kadar hep çok severek yaptım. Zaten hep söylüyorum; benim hayatımın yüzde 80’ı sualtı, yüzde 20’si su üstü” diye. Çok küçükken yüzme sporu ile başladım sualtı dünyasındaki ilk emekleme yıllarıma… Sonrasında aşık oldum ve kopamadım sualtından. Hatta hatırlarsınız sanırım; Çanakkale’nin ilk Sualtı Nikahını da ben ve eşim gerçekleştirdik geçtiğimiz Ağustos ayında… Bu benim bir Çanakkaleli olarak her zaman gururla söylediğim bir anı… Yani hep sudayım. Sualtı ile ilgili olarak verilen görevlerde de çok fazla yorulsam dahi “YORULMADIM” diyebiliyorum. Çünkü sualtı dünyasında bir şeyler paylaşmayı çok seviyorum ve inanın, yorulmuyorum. Şunu söylemek istiyorum son olarak; yıllardır sualtı topluluğu ile güzel şeyler paylaştık, üniversitemizin ve şehrimizin ismini farklı platformlara taşıdık. Başarı için de çok emek vererek planlı çalışmak gerek. Ama insan isterse her şeyi başarır. Sualtı Topluluğu daha birçok başarı kazanacaktır, bundan eminim… Sporcularımız düzenli antrenmanlara devam ederler ve azimli olmayı sürdürürlerse aynı zamanda da bu sporcular günümüzde her geçen gün değişikliğe maruz kalan sualtı teknik ekipmanları bakımından eksiklik çekmezler ve ihtiyaçları giderilmeye çalışıldıkça başarı onlarındır.

www.DenizHaber.Net

Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48-32 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim