• BIST 102.410
  • Altın 186,636
  • Dolar 4,4877
  • Euro 5,2816
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 26 °C
  • İzmir 29 °C
  • Antalya 31 °C
  • Muğla 30 °C
  • Çanakkale 26 °C

Devlet kurtarmada tekelmi oluyor?

Devlet kurtarmada tekelmi oluyor?
DEÜ Deniz İşletmeciliği ve Yönetimi Y.O. Öğretim Üyesi Ahmet Çalık, kılavuzluk ve römorkör hizmetleri taslağının, kamuda kurtarma tekeline neden olacağını iddia etti.
Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz İşletmeciliği ve Yönetimi Yüksek Okulu Öğretim Üyesi Avukat Ahmet Çalık, Denizcilik Müsteşarlığı tarafından hazırlanmakta olan Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Teşkilatları Hakkındaki Yönetmelik taslağının, kamuda kurtarma tekeline neden olacağını iddia ederek, konuyu bir hukukçu gözü ile DenizHaber Ajansı için kaleme aldı.KAMU KURTARMA TEKELİ GERİ Mİ GELİYOR ?Av. Ahmet ÇALIKÜlkemizde Denizcilik sektörü ile ilgili konularda gerek siyasi otoriteler ve gerekse idari makamlar söylemlerinde ısrarla özel girişimlerin sektörün lokomotif olması gerektiğini, Devletin bu alandaki ticari faaliyetlerinin kalkması gerektiğini ve sektördeki kamu yatırım ve faaliyetlerinin  özel sektöre yönlendirilmesi, devredilmesi ve özelleştirmelerin hızlanması ve çoğalması gerektiğini ısrarla vurgulamakta iseler de fiiliyatta tam tersi işlemlerin de yapıldığı ve sektörde  yeniden Devletleşme eğilimleri görülmektedir. Mesela yakın geçmişte, bir taraftan TDİ'nin özelleştirilmesi arzu edilirken, diğer taraftan da TDİ bünyesindeki parasal getirisi en yüksel ve yasal tekel sahası en geniş olan birim konumundaki gemi kurtarma işleri bu TDİ ve özelleştirme kapsamı dışına çıkartılarak, Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğü adı altında aynı faaliyetleri yapmak üzere doğrudan Denizcilik Müsteşarlığına bağlanmıştır. Üstelik bu değişimden sonra hazırlanan ana statü değişikliği ile de artık tamamen özel sektöre devredilmekte olduğu söylenen “kılavuzluk ve römorkaj” işleri de bu kurumun faaliyetleri arasına sokulmakta ve böylece denizcilik idaresinin bizatihi kendisi, yine kendisinin verme yetkisine sahip olduğu izin ve yetki ile ve aynı idarenin denetimi altında faaliyet göstermek konumunda bulunan özel sektör kuruluşlarına rakip olmaktadır. Bunun yanında da halen TDİ bünyesi içerisinde kalmaya devam eden “kılavuzluk ve römorkaj” faaliyetleri de ikinci bir idari kurum olarak devam ettirilmektedir. Yine yakın geçmişte İzmir ve İstanbul’da TDİ’ye ait körfez taşımacılığı Büyük Şehir Belediyelerine devredilmiştir. Bunun gibi yakın bir geçmişte Aliağa’da yeni kurulmakta olan bir gaz terminali iskelesindeki kılavuzluk ve römorkaj hizmetleri geçici bir izinle özel sektör tarafından yürütülmekte iken bu izin kaldırılarak yine başka bir geçici izinle bu işler o tarihte bir kamu işletmesi olan Tüpraş’a devredilmiştir. Şimdi de Denizcilik Müsteşarlığı tarafından hazırlanmakta olan Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Teşkilatları Hakkındaki Yönetmelik taslağında “kılavuzluk ve römorkörcülük” iznine sahip kuruluşların kendi yetki bölgeleri içerisinde kurtarma ve yardım işleri yapmaları yasaklanarak adeta Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğüne gizli davetiye çıkartılmakta ve bu işlerin bu kuruma yönelmesinin yasal zemini yaratılmak istenilmektedir. Zira ülkemizde idari tekel sahası dışında kalan alanlardaki denizde kurtarma ve yardım işleri zaten büyük bir çoğunlukla fiilen mevcut römorkörcülük firmaları tarafından ifa edilmekte ve bu firmalar da doğal olarak çoğunlukla bir “kılavuzluk ve römorkörcülük” yetki sahası sahibi bulunmaktadır. Şimdi bu kuruluşlara kendi sahalarında kurtarma yardım yasaklanınca, geriye zaten uzak bir yerde kendi işi ile başa çıkmaya çalışan ve dolayısı ile hareket imkanları sınırlı bulunan başka bir bölgede yetkili römorkörcülük teşkilatı ile idari yapısı gereği ülkemizin her limanında örgütlü bulunan kamu kuruluşu konumunda bulunan, Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri kalmaktadır. Bunun sonucunda da limanlarımızda meydana gelecek deniz kazalarında o limandaki yetkili kuruluşa müdahale yasağı getirilmek suretiyle kurtarma işleri fiilen ister istemez Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne  yönlenme durumunda olacaktır. Bu da yakın bir geçmişte devlet tekel alanı biraz daraltılmış olan denizde kurtarma ve yardım faaliyetlerinin fiilen dolaylı olarak yeniden, hatta daha da genişleyerek devletleşmesi anlamına gelmektedir. Bu şekilde deniz kazasının en yakınındaki yetkili römorkörcülük firmasına getirilen kurtarma işleri yasağı limanlarda meydana gelecek kazalara müdahalede gecikmeler ile masraf ve zararların artması sonucunu  doğuracaktır. Kanımca bu hatadan mutlaka dönülmeli ve limanlardaki kılavuzluk ve römorkaj yetkisine sahip ve gerçekte de firmalara eskiden ve bugün olduğu  gibi kendi alanı içerisinde meydana gelecek kazalara müdahale imkanı  verilmelidir. Kaynak: Av. Ahmet ÇALIK - Dokuz Eylül Üniversitesi, Deniz İşletmeciliği ve Yönetimi Yüksek Okulu Deniz Hukuku Öğretim GörevlisiDenizHaber.Com-Özel
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim