• BIST 102.688
  • Altın 197,998
  • Dolar 4,7474
  • Euro 5,5621
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 28 °C
  • İzmir 27 °C
  • Antalya 28 °C
  • Muğla 31 °C
  • Çanakkale 23 °C

Enerjide Orta Doğu rolü artmakta

Enerjide Orta Doğu rolü artmakta
İran Haber Ajansı'nın (İRNA) 28 Aralık 2005 tarihli internet sayfasında yukarıdaki başlık altında yer alan yazının çevirisi şöyle:
İRNA: BİR TÜRK UZMAN: DÜNYA ENERJİSİNİN SAÐLANMASINDA ORTA DOÐU'NUN ROLÜ ARTMAKTADIR
 
İran Haber Ajansı'nın (İRNA) 28 Aralık 2005 tarihli internet sayfasında yukarıdaki başlık altında yer alan yazının çevirisi şöyledir:  
Bir Türk ekonomi uzmanı, 2030 yılına kadar petrol ve enerji sağlanmasında, Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülkelerinin rolünün gözle görülür şekilde artarak devam edeceğine inanıyor.Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başekonomisti Dr. Fatih Birol, bu konuyu salı günü Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nda düzenlenen "2005 Dünya Enerji Görünümü" başlıklı toplantıda dile getirdi.Dünyada enerji görünümünü ortaya koyan raporu hazırlayanlardan biri olan Dr. Fatih Birol, "önümüzdeki 25 yıl içinde dünyada enerji dengelerinin nasıl gelişeceği konusunda Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri stratejik bir öneme sahip olacaklar." dedi.Dünya enerji piyasasında belirsizliğin çok fazla olduğuna işaret eden Birol şöyle konuştu: "Özellikle Suudi Arabistan, İran, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Mısır, Irak, Kuveyt, Libya ve Katar'ın aralarında bulunduğu dokuz ülke gelecek yüzyılın çeyreğinde enerji alanında gözle görülür şekilde artan bir rol oynayacaklar. Suudi Arabistan'ın şu an günlük 11 milyon varil üretimi var. Bu rakamın 2010 yılında 18 milyon varile ulaşması bekleniyor."Birol, İran'ın günde dört milyon varil üretimi olduğunu, bu rakamın 2010 yılında altı milyon varile ulaşacağını, İran'ın zengin petrol kaynaklarına sahip olmasına karşın yeterli ölçüde yatırımı olmadığını iddia etti. Irak konusunda ise Birol, Irak'ın şu an siyasi istikrara sahip olmadığını ve 2010 yılına kadar bu ülkenin günlük üretiminin iki milyondan üç milyon varile çıkmasının beklendiğini vurguladı.Raporda, söz konusu ülkeler dikkate alınarak üç senaryo üzerinde durulduğunu anlatan Birol, bunlardan birincinin mevcut politikaların değiştirilmediği "referans" senaryo, ikincisinin yatırımların zamanında yapılamaması durumunda karşılaşılan "geciktirilmiş yatırım" senaryosu, üçüncüsünün ise ABD, AB, Japonya gibi tüketici ülkelerin enerjiyi verimli kullanıp, bağımlılığı azaltması durumunda karşılaşılacak "alternatif senaryo" olduğunu kaydetti.Birol, enerjide toplam büyümenin yüzde 60'ının petrol ve doğalgazdan geleceğini belirterek, "Gelişmiş ülkelerin yeni enerji kaynaklarına yönelmeleri kaçınılmazdır. Enerji kaynaklarında seçenekler yaratılması ve nükleer enerjiden yararlanmada ciddi girişimlerde bulunulması gelecekte dünyada petrol ve doğalgaz fiyatını düşürebilir." dedi.Birol, Uluslararası Enerji Ajansı'nın geçen ocak ayında "Dünya Enerji Görünümü" adlı kitabını tanıtırken, dünyada ve özellikle elektrik santrallerinde doğalgaz tüketiminin arttığını ve Avrupa'nın doğalgazın yüzde 40'ını ithal ettiğini, 2030 yılına kadar bu oranın yüzde 80'e ulaşacağını hatırlatmıştı.Dünyada doğalgazın güvenli sunuşunun önemine ve dünyanın doğalgaz kaynaklarının yüzde 52'sinin İran ve Rusya'nın tekelinde olduğuna değinen Birol, Türkiye'nin doğalgaz konusuna öncelik vermesi gerektiğini belirtti.Türk uzman, "Uluslararası Enerji Ajansı, Rusya'nın enerji alanındaki politikalarını kaygıyla takip ediyor. Rusya'nın enerji sektöründe "Gazprom" şirketinin rolü hızla artıyor. Bu arada Ajans, Rusya'da enerji rekabetini istiyor. Türkiye'nin doğalgaz ithalatı konusunda Rusya'ya bağımlılığının artması da ülke için risk taşıyor. Bu durum, uzun vadede Türkiye'nin dış politikasını etkileyebilir" dedi.Birol, Rusya doğalgazına bağımlı olmanın bir ölçüye kadar AB'yi de kaygılandırdığına işaret ederek, İran doğalgazının toprakları aracılığıyla Avrupa'ya nakledilmesi projesinin uygulanmasında Türkiye'nin sahip olduğu potansiyelin, bu ülkeye yeni ufuklar açacağını vurguladı.Birol, "Hazar Denizi doğalgazının bu güzergahtan nakli de ciddi şekilde incelenebilir." dedi.AB'nin Rus doğalgazına bir alternatif bulma çabasında olduğunu vurgulayan Birol sözlerini şöyle sürdürdü: "Bana göre İran doğalgazının Avrupa'ya transit geçiş projesi, AB üyeliği müzakerelerinde Türkiye'nin tutumunu güçlendirerek önemli bir bağ oluşturdu." Kaynak: BYEGMDenizHaber.Com
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim