Türk bayraklı Medy, Köstence'de battı
IMO'nun yeni Genel Sekreteri 2011'de seçilecek
Seyit Onbaşı adlı gemi denize indirildi
Dentur Avrasya ile Turyol iftarda buluştu
Maersk, 2.5 milyar $'lık rekor kâra ulaştı
ÇOK OKUNANLAR
FOTO GALERİ
YORUMLANANLAR
YORUM HATTI
GAZETE BAŞLIKLARI



Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nu kaybettik
BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nu kaybettik. Alınan bilgiye göre bulunan cesetlerden birinin Muhsin Yazıcıoğlu'na ait olduğunu belirlendi.
27 Mart 2009 / 17:11

BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nu kaybettik. Alınan bilgiye göre bulunan cesetlerden birinin Muhsin Yazıcıoğlu'na ait olduğunu belirlendi.

Cesur, dürüst ve ilkeli bir lideri kaybettik

O bir liderdi... Daha bıyıkları terlemeden girdiği davadan saçları ağarmadan ayrılmak zorunda kaldı.. Yolu zordu, engellerle doluydu. Bütün zorluklara göğüs gerecek bir imana ve inanca sahipti.

Seksen öncesinin efsane ülkücüsü, Türk milliyetçiliğinin doğru okunması için doğru yoldan çıkmaması için de bütün bedelleri ödedi.. Gün geldi ellerinde büyüdüğü, büyüttüğü davası için yine dava arkadaşlarıyla vedalaşıp yeni bir yol çizdi kendine. Onun milliyetçiliği sadece kan bağına bağlı değildi. Irkçılık, kafatasçılık lügatinde olmadı. Bu tür milliyetçiliğin Türk'ün örf ve adetlerine uymadığını gördü, gösterdi.. Anladı, anlattı. Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı olarak siyasetin nasıl yapılacağının örneklerini gösterdi.. Türk halkı belki onun kurduğu partiyi iktidar yapmadı ama onu hep sevdi, takdir etti. Dindardı, milliyetçiydi, vatanını severdi, cesurdu, adam gibi adamdı. Siyasette ilke sahibiydi, dürüsttü, saygındı...

Türk milleti onu sevdi ve hep adıyla hitap etti. O, Muhsin Başkan oldu.. Ne Adnan Menderes, Ne Demirel, ne de Özal... Hepsi soyadlarıyla anılırken o "Muhsin" idi. Anadolu'da herhangi bir evin kapısını açıp karşınıza çıkacak sıradan bir Anadolu delikanlısı gibi, bizdendi, bizdi.. "Muhsin Başkan"dı..

Yıllar önce Mamak Cezaevi'nde yatarken yazdığı şiirdeki gibi veda etti milletine..."Beton çok soğuk, üşüyorum" demişti şiirinde. 2 bin 200 metre yukarda soğuk ve tipi altında yine şiirinde olduğu gibi üşüyerek gitti ulaşmak istediği sonsuzluğun sahibine. Tıpkı şiirinde dediği gibi:

"Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum
Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın
Beton çok soğuk, üşüyorum.
Allah rahmet eylesin "Muhsin Başkan".

MUHSİN YAZICIOĞLU KİMDİR?

İşte Yazıcıoğlu'nun siyasi mücadeleyle dolu yaşam öyKüsü:

Muhsin Yazıcıoğlu, 1954 yılında Sivas'ın Sarkışla ilçesi Elmalı Köyü'nde bir çiftçi ailesinin oğlu olarak doğdu. İlk ve orta öğrenimini Şarkışla'da yaptı.

Yüksek öğrenimini yapmak üzere 1972'de Ankara'ya geldi. Üniversite tahsilini, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde tamamladı.

1968'de cemiyet (dernek) çalışmalarına başladı. Şarkışla'da Genç Ülkücüler Hareketi'ne katıldı. Ankara'ya geldikten sonra ise, Ülkü Ocakları Genel Merkezi'nde görev yapmaya başladı. Sırasıyla; Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcılığı ve Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı yaptı. (1977-78).

1978'de faaliyete geçen Ülkücü Gençlik Derneği'nin kurucu Genel Başkanı oldu. 1980 yılına kadar MHP'de Genel Başkan Müşavirliği görevinde bulundu.

12 Eylül 1980'de yapılan askeri darbenin ardından, MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası sanığı olarak cezaevine konuldu. 5,5 yılı hücrede olmak üzere 7,5 yıl Mamak Cezaevi'nde kalan Muhsin Yazıcıoğlu, 7,5 yıl cezaevinde kaldığı bu davadan herhangi bir ceza almadı.

Cezaevinden çıktıktan sonra, mağdur olmuş ülkücülere ve onların ailelerine yardim amacıyla kurulan Sosyal Güvenlik ve Eğitim Vakfı'nın başkanlığını yaptı.

1987'de arkadaşları ile birlikte MÇP'de siyasete girdi. MÇP'de Genel Sekreter Yardımcılığı görevinde bulundu. 1991 genel seçimlerinde üç partinin oluşturduğu ittifak bünyesinde, milletvekili adayı oldu. “O, inançlarınızı Meclis'e taşıyacak” sloganıyla, Sivas'tan milletvekili seçildi.

1992 yılı Temmuz ayında, “içinde bulunduğu partinin siyasi anlayışıyla uyuşamadığı için” bir grup arkadaşı ile birlikte MÇP'den ayrıldı. 29 Ocak 1993 tarihinde Büyük Birlik Partisi kuruldu ve bu partinin Genel Başkanlığına seçildi.

24 Aralık 1995'te yapılan erken genel seçimlerde ANAP-BBP ittifakından 20. Dönem Sivas milletvekili olarak, yeniden meclise girdi. 28.02.1996 tarihinde ANAP'tan istifa ederek, BBP'ye döndü.

26 Nisan 1998'de yapılan 3. Büyük Kurultay'da, 8 Ekim 2000 tarihinde yapılan 4. Büyük Kurultay'da, 2 Haziran 2002 tarihinde yapılan 1. Olağanüstü Büyük Kurultay'da,20 Temmuz 2003 tarihinde yapılan 5. Olağan Büyük Kurultay'da,30 Nisan 2006 tarihinde yapılan 6. Olağan Büyük Kurultay'da ve 15 Nisan 2007 2.Olağanüstü Büyük Kurultayda tekrar BBP Genel Başkanlığına seçilmiştir.

22 Temmuz Erken Genel seçimlerinde BBP'nin seçimi protesto etmesi sebebiyle partisinden istifa ederek Sivas'tan bağımsız milletvekili adayı olup 23. dönem milletvekilliğine seçilmiştir. Daha sonra BBP'ye katılarak TBMM'de Büyük Birlik Partisi Sivas Milletvekili olarak BBP'yi Meclis'te temsil etmiştir.19 Ağustos'ta yapılmış olan BBP'nin 3.Olağanüstü Büyük kurultayında tekrar Genel Başkan olmuştur.

Muhsin YAZICIOĞLU, evli ve iki çocuk babasıydı..

www.DenizHaber.Net

ACIMIZ ÇOK BÜYÜK
SEBİHA KÖSE
ÖNCELİKLE AİLESİNE BBP PARTİSİNE VE TÜM TÜRKİYEYE BAŞ SAĞLIĞI DİLİYORUM...SENSİZ GÜNEŞ DOĞMUYOR ÜŞÜYORUZ REİS...ALLAHA EMANET EDİYORUM MEKANIN CENNET KOMŞUN HZ MUHAMMED (S.A.S) OLSUN...SENİ ÇOK SEVİYORUZ GÜLÜNÜ SOLDURMICAZ KOCA REİS...
30 Mart 2009 Pazartesi 13:02
muhsin beyin yakına rkadaşından ona hitaben
murat ovacık
süleyman kalaycı bu yazısını muhsin beye hitaben yazmıştır yayınlarsanız seviniriz.alize gazetesi genel yayın yönetmeni :murat ovacık “BETON SOĞUK ÜŞÜYORUM” O bir liderdi, O bir ağabey… Ülkesine ve ülküsüne sevdalı bir dava adamı… Onurlu ve dik duruşlu, eğilip, bükülmeyi bilmeyen, tavizsiz ve samimi, politikanın çirkinliklerinden uzak bir siyaset adamı… O’nu kaybettik… “BETON SOĞUK ÜŞÜYORUM” diyordu eylül zindanlarında… O üşüyordu, hepimiz üşüyorduk. Bir nesil üşüyordu zindanların nemli betonlarında. Ülkesine ve ülküsüne sevdalı olmanın bedelini ödüyordu zindanlarda, yinede vazgeçmedi hiçbir inancından. Ne sevdalarından vazgeçti, ne ülküsünden. İnandığı gibi, dimdik yaşadı hep. Direnmenin yaşamak olduğunu öğretti geride kalanlara. Sızlanmadı bile uğradığı haksızlıklara. Birçoklarının misket oynadığı yaşlarda atıldı hayat mücadelesine, “ÜLKEM” dedi “ÜLKÜM” dedi. Okudu, yazdı, anlattı, bir rehber oldu yüz binlerce gencin ufkuna, reis oldu, ağabey oldu. Hiçbir zaman erişilmez olmadı sevenlerine, hep yanı başımızdaydı, “Liderliğin dokunulmazlığı” değil, sıcaklığı vardı hep onda. Harcanan bir neslin sembolüydü O… sağ-sol kavgaların da öldürülen, sakat kalan, ömürlerini zindanda tüketen, darağacına çekilen bir neslin sembolüydü O… zülüm nerden gelirse gelsin, başkaldıracak kadar cesur, hak nerden gelirse gelsin, kabullenecek kadar erdemliydi. O… Başkaydı O… çünkü. Sıradan hayatların, bir iz bırakmadan gittiğini biliyordu. Allah’ ın kendine verdiği kabiliyetlerin sorumluluğunu taşıdı hep, onun için hiç sıradan olmadı. Kendi orijinalliğini korudu. Hep kendi oldu ve inandığı gibi yaşadı. Şimdi gitti… Dünyanın çirkin yüzüne fazla dayanamadı… Ölümü bile sıradan olmadı… Yeryüzünü nokta nokta görebilen bir teknolojiye sahip dünyanın, acizliğini, yüzümüze vura vura gitti… Ve giderken “üşüyordu”… Eylül zindanlarında üşüdüğü gibi… Kara bir sevdayla bağlandığı ülkesinin, karlı dağlarının zirvesinde üşüdü günlerce. Üşüdü, üşüdü, üşüdü… Kim bilir neler hayal etti, neler düşündü? Tek tesellim, onun olduğu dağların havasını teneffüs ettim, O’ nun üşüdüğü kadar olmasa da, onunla üşüdüm… Elim ermedi, gücüm yetmedi, ona ulaşamadım. O’nun yanında olamadım, yüreğimle saramadım acılarını, yalnızlığını paylaşamadım dağ başlarında. Ve gitti… Geldiği gibi… Yapayalnız… “ beton soğuk üşüyorum” diyordu… Ve soğukları geride bırakarak gitti. Bir daha üşümeyecek artık. Çünkü O; RABBİNİN sıcaklığına gitti… Biliyorum, o dağlarda buluşamadık ama O bizi, gittiği yerde bekleyecek… Kim bilir kaç zaman sonra geleceğiz yanına reisim. Bekle bizi olurmu… Seni çok sevdik biz. Ve sonsuza dek seveceğiz. RABBİM, rahmetiyle sarsın seni reisim… (amin) Skl.alize@hotmail.com
30 Mart 2009 Pazartesi 11:58
üşüyorum
berat aldeniz
mekanın cennet olsun hepimizin başı sağ olsun
29 Mart 2009 Pazar 23:23
reise selamlar olsun.
muhammet kotal
reis sen gittiğin yerde rahat uyu senin doğrularınla bütün milliyetçi insan lar aydınlanacak.seni belki anlamadılar çünkü işlerine gelmedi onlar kendini biliyor.reis sen bir efsanesi her zaman içimizde yaşıyacaksın ama onlar bu gün var yarın yoklar.mekanın cennet ruhun şad olsun.reis.
29 Mart 2009 Pazar 16:31
başımız sağolsun
furkan karaderi
TÜRK MİLLETİNİN BAŞI SAĞOLSUN SONSUZLUĞUN SAHİBİ SENİ,ARKADAŞLARININI VE HEPİMİZE MAĞFİRET ETSİN.MEKANIN CENNET OLSUN...
29 Mart 2009 Pazar 14:17
DENİZ HABER TV
ÖZEL HABER
ANKET
ALTIN ÇIPA TÖRENİ HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYOR SUNUZ?
OLUMLU
OLUMSUZ
FİKRİM YOK
RÖPORTAJ