Denizcilik ve Kabotaj Bayramı kutlamaları kapsamında İstanbul'daki programına devam eden Ulaştırma Bakanı DTO'da önemli açıklamalar yaptı.
Deniz Ticaret Odası'nda saat 13:00'de başlayan programa Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Denizcilik Müsteşarı Hasan Naiboğlu, bürokratlar, TOBB Başkan Vekili Halim Mete, Armatörler Birliği Başkanı Şadan Kalkavan, DTO Yönetim Kurulu ve meclis üyeleri tam kadro katıldılar.
Tören DTO Meclis Başkanı Cengiz Kaptanoğlu'nun açış konuşması ile başladı. Ardından DTO Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan bir konuşma yaptı. Daha sonra kürsüye İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş geldi ve özellikle İstanbul ve deniz taşımacılığını öne çıkardığı bir konuşma yaptı.
Bu konuşmaların ardından Armatörler Birliği Başkanı Şadan Kalkavan tarafından Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'a günün anlam ve önemi nedeniyle birer plaket takdim edildi. Ardından da bugün artık DTO yönetiminde ve mecliste bulunmayan, ancak geçmişte uzun yıllar hizmet vermiş olan Nevzat Kalkavan, Adil Göksu ve Kenan Torlak'a da birer plaket verildi. Ayrıca TURYOL Yön. Kurulu Başkanı Yunus Can, DENTUR Avrasya Yön. Kurulu Başkanı Recep Kaymaz'a da İstanbul'daki deniz taşımasına verdikleri hizmetten dolayı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş tarafından plaket takdim edildi. Kaptan Saim Oğuz Ülgen'de sektördeki birlik ve beraberliğe sağladığı katkı nedeniyle DTO Başkanı Metin Kalkavan'a bir tablo hediye etti.
Başarıları kalıcı hale getirmeliyiz
Plaket töreninden sonra kürsüye gelen Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım önemli bir konuşma yaptı. Binali Yıldırım konuşmasına "Tüm denizci dostları selamlıyorum" diyerek başladı.
Bugün denizcilerin günü olduğunu belirten Bakan Yıldırım, gün boyu Denizcilik ve Kabotaj Bayramı nedeniyle İstanbul'un birçok yerinde etkinlikler yapıldığını, sadece İstanbul'da değil bütün kıyı bölgelerinde, iç sularda ve Van Gölü'nde de aynı coşkuyla bayramın kutlandığının altını çizdi.
Hedefimiz; "Denizci Ülke, Denizci Millet" olmaktır diyen Yıldırım, geçtiğimiz 6 yıl içinde sektörle beraber birçok faaliyeti hayata geçirdiklerini, kat edilen mesafenin denizcilik sektörü tarafından yakından bilindiğini, halkımızın da bunu fark ettiğini belirtti ve "Bu noktada başarılarla öğünmek yerine, bu başarıları kalıcı hale getirmemiz önemlidir" dedi.
Global anlamda yaşanan bir ekonomik krizden geçtiğimize işaret eden Ulaştırma Bakanı; "İşin özü küresel anlamda ticarette bir güven bunalımının yaşandığına işaret etti. Küresel ticaretin finansmanının da bu nedenle imkansız hale geldiğine işaret eden Yıldırım, ticaretin azaldığına dikkat çekti. Herkesin bir bekleyiş dönemine girdiğini belirten Binali Yıldırım, kimsenin alışveriş yapmadığını, bütün finans kuruluşlarının da belirsizlik ortamı nedeniyle finans konusunda isteksiz davrandıklarını belirtti. Üretimin, dolayısıyla istihdamın önemli ölçüde azaldığına dikkat çeken Yıldırım, ticaretin ayrılmaz parçasının taşımacılık olduğunu vurgulayarak, bu etle tırnak gibi olan ilişkinin taşımacılığı olumsuz etkilediğini söyledi. Dünya ticaretinde yaşanan yüzde 5'lik küçülmenin, taşımacılığa yüzde 20 olarak etki ettiğine dikkat çeken Ulaştırma Bakanı bu nedenle deniz taşımacılığının da en önce ve en çok etkilendiğini vurguladı.
Yaşanılan bütün bu olumsuzlukların denizcilik sektöründe yarattığı sorunları iyi bildiklerini söyleyen Yıldırım şunları söyledi:
"Bu, bugüne kadarki kazanımlarımızı yok saymamızı gerektirmiyor. Türkiye’nin böylesi bir dönemde Beyaz Liste’ye girmesi çok ciddi bir itibardır. Bu nedenle 2001 yılından beri gerek denizcilik idaresinin yapısının güçlendirilmesi, liman kontrollerinin artırılması, gerekse gemilerin sefere çıkmadan önce sıkı kontrolleri anlamında DTO başta olmak üzere bütün sivil toplum kuruluşları, armatörler ve tabii idaremiz önemli çalışmalar yapmışlardır. Bu vesileyle katkı sağlayan bütün kurumlarımızı ve camiamızı kutluyorum."
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım denizcilik sektöründe bugüne kadar neler yapıldığını anlatmadan önce şöyle bir espri yaptı:
"Şimdi bu dönem içinde kısaca ne yaptığımızı anlatacağım, ardından da sizlerin merakla beklediği bu sıkıntılı günleri atlatmak için nasıl tedbirler aldığımızı belirteceğim. Ben göreve ilk başladığımda yine burada görev alanımın yüzde 20’sinde denizcilik sektörü olduğunu söylemiştim. Ondan sonra başkan bunu diline doladı, her yerde sürekli bunu söyledi. Bu nedenle bunu bir kez daha yapmayacak, bu kozu kendisine vermeyeceğim (gülüşmeler)"...
MTV yüzde 1'e inecek
En son yapılan düzenleme ile MTV’nin kaldırıldığını belirten Yıldırım, teknesini Türk Bayrağı’na geçirmek isteyen kişilerin belirli bir harç ödeyerek özel kütüğe kaydettirmek suretiyle bunu hayata geçireceğini belirtti. “Gelirken gördüm sahilde “Dalavere” adında ABD bayraklı bir tekne vardı. Bu yasadan sonra en kısa zamanda bu tekne de Türk Bayrağı’na geçerek adını da değiştirecektir diye umuyorum” diyen Bakan, geçmişte bu konuda bir duyarsızlık olduğunu, ancak bugün bunu kaldırarak önemli bir adım attıklarını kaydetti.
Binali Yıldırım şunları söyledi:
"5 ila
Binali Yıldırım, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın az önce deniz ulaşımının Türkiye ve İstanbul için ne kadar önemli olduğunu anlattığını hatırlatarak, İstanbul’un dünyada içinden deniz geçen tek şehir olduğunu belirtti. İstanbul'da son yıllarda gerçekleştirilen ciddi bir organizasyon ile çok güzel bir deniz taşımacılığı yapıldığını, bunun da dünyadaki örnek taşıma şekillerinden biri olduğunu belirtti. ÖTV'nin indirilmesi ile birlikte Kabotaj Hattındaki taşıma ile sektöre 1 katrilyon 423 trilyon katkı sağlandığını vurgulayan bakan Yıldırım, bu indirimin iç sularda ve Van Gölü'nde de uygulandığına dikkat çekti.
Ulaştırma Bakanı sektördeki diğer gelişmeleri şöyle sıraladı:
"Gemi sanayinde 24. Sıradan 5. Sıraya yükseldik. Dünya ticaretinde yaşanan gelişmeler dünyanın diğer ülkelerini 1 etkilediyse, Türkiye'yi yüzde 4 etkiledi, bu nedenle de dünya 5. olduk. Bu dönemde 151 milyon yolcu denizyolu ile taşındı. 8 milyon 800 bin araç yine denizyolu ile taşındı. 2003'e göre yolcuda yüzde 50, araçta yüzde 43 artış sağlandı. Şimdi deniz otoyolları ile bunu Marmara Çanağı’ndan diğer bölgelere de kaydıracağız. Özellikle girişimciler ve armatörlerimiz bu alana yatırım yaparlarsa, bu daha da gelişecektir. Artık devlet işletmecilikten çıkıyor. Özellikle bizim bakanlığımız bu konuda çok iyi bir örnek teşkil ediyor. TCDD haricinde, bunu başardık. Demiryollarının alt yapısı konusunda biraz daha yapmamız gereken çalışmalar var. Limanlar bazında baktığımızda konteyner elleçleme konusunda yüzde 108 bir artış sağladığımızı görüyoruz. Bu noktada da liman özelleştirmeleri sayesinde gelişmeler kaydedildi. Kruvaziyer turizmde de yolcu sayısında yüzde 275 artış sağladık. Balıkçılarımız bir dönem balığa çıkamayacak hale gelmişlerdi. ÖTV indirimi ile balıkçılarımız da hayat buldu. 30 adet balıkçı barınağını hizmete soktuk. 17 tanesinin inşaatı ise devam ediyor. İskelelerimizi yap-işlet-devret yöntemi ile hayata geçiriyoruz. Bodrum’da bunun örneğini görebilirsiniz. Ayrıca yat limanlarımızı da yap-işlet-devret modeli ile yapmayı hedef aldık. Yat bağlama kapasitesini 10 binden, 23 bine çıkardık. Görüldüğü gibi kamu kaynakları ile değil, alternatif finans yolları ile bunları hayata geçiriyoruz." Şimdi kriz nedeniyle yaşadığımız sıkıntıları nasıl aşacağımıza gelelim.
"Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır" diyen bakan Yıldırım; sadece iyi gün dostu olmadıklarını, aynı zamanda kötü gün dostu olduklarını vurgulayarak şöyle konuştu:
"
Denizcilik sektörümüzde son dönemde yaşanan güzel gelişmelere paralel olarak, yaşanan istikrar ortamının da etkisiyle bir kısım armatör çok büyük işlere girişti. Hiç kimse, hiç birimiz böyle bir kriz senaryosunu aklımıza getirmedik. Kriz patladı, peki biz bu türbülanstan nasıl çıkacağız? Bunun yolu bellidir. Kamu muhakkak ki, üzerine düşen görevi yapacaktır. Yani teşvik tedbirlerinin açıklanmış olması ve burada denizcilik sektörümüzle ilgili bir şey zikredilmemiş olması bir şey değiştirmez. Her zaman denizcilik sektörünü ayrı ele aldık. Eğer diğer paketlerin içinde denizcilik sektörüne yönelik tedbirler açıklanmış olsaydı, asıl o zaman yanlış yapılmış olurdu. Sorunlar tam olarak fark edilmemiş olurdu."
Denizcilik sektörünün temsilcileri ile değişik zamanlarda toplantılar yapıldığını belirten Binali Yıldırım, tedbirlerin üzerinde çalışıldığını, önümüzdeki hafta içinde denizcilik sektörü temsilcileri, DTO, TOBB yetkilileri ile "Koordinasyon Kurulu" toplantısı yapılacağını, tedbirlerin de buna göre açıklanacağını vurguladı.
Denizcilerin neler istediklerinin belli olduğunu söyleyen Yıldırım, bunların tersanelerdeki yatırımlar, sipariş alınan ya da yarım kalan gemilerin bitirilmesi gibi talepler olduğunu belirtti. Bunların hem istihdam, hem de gelecekte sektörün önünün açılması anlamında önemli istekler olduğunu bildiklerini belirten Ulaştırma Bakanı, denizcilik sektörünün ciddi bir kredi sorunu yaşadığını belirtti. Kriz nedeniyle ticarette daralma yaşandığını, bunun da gemi bedellerinde düşüşe neden olduğunu söyleyen Yıldırım, bu noktada ilave bir finansa ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi.
Sektöre can suyu gibi açıklama
Finansörlerin bu dönemde tedirgin olduklarını, kredi vermediklerini, hatta verdikleri kredileri geri çağırdıklarını bildiğini belirten Bakan Yıldırım şöyle devam etti:
"Bu noktada aldığımız tedbir Kredi Garanti Fonu’dur. Bu sayede bankalara teminat eksikliğini yüzde 60 oranında karşılayabileceğiz. Ayrıca faizlerin de yarısı kadarını bu fondan karşılayacağız. Şu anda 1 milyar olan bu fonu Bakanlar Kurulu’nun 10 milyara kadar çıkartmaya yetkisi bulunmaktadır. Denizcilik sektörünün sorunlarını bir bütün olarak ele alıp çözmek yerine, teker teker dosya bazında çözmekte fayda vardır. Buradan sektör temsilcilerine söylüyorum, hazırlıklarını buna göre yapmalarında fayda var."
Binali Yıldırım konuşmasını "Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nın ülkemize hayırlı olmasını diliyorum, hepinizi saygı ile selamlıyorum" diyerek bitirdi.














Fotoğraflar: Merve KORKMAZ - Deniz Haber Ajansı

























