Ulaşımda Türkiye'den Pakistan'a destek
Tekirdağ'da lüks yat, karaya oturdu
İzmir'in Vergi Rekortmeni Lucien Arkas
İşte ABD'nin yeni süper uçak gemileri
Rusya'da kaza yapan gemi İnebolu'da
ÇOK OKUNANLAR
FOTO GALERİ
YORUMLANANLAR
YORUM HATTI
GAZETE BAŞLIKLARI



Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Karadeniz'de dalgalar 6 evi daha yıktı
Karadeniz'in önemli turizm merkezlerinden biri olan Sakarya'nın Karasu ilçesinde, dalgalara ev dayanmıyor. Karadeniz'in dev dalgaları, Karasu'da 6 yazlık evi daha yıktı
07 Şubat 2012 / 00:04

Karadeniz'in önemli turizm merkezlerinden biri olan Sakarya'nın Karasu ilçesinde, kumsaldaki daralma sebebiyle gün geçtikte içeri giren ve şimdiye kadar onlarca yazlık evi ve bir tesisi yıkan dalgaların oluşturduğu kıyı erozyonu sürüyor.

Sahilde imar izni olmayan bölgede yapılan, liman ve mendirek inşaatı sebebiyle yönü değişen akıntı ve dalgaların daralttığı kumsalda denize sıfır hale gelen yazlıklardan 6'sı daha son fırtınada oluşan dalgalara yenik düştü. Karadeniz'in dev dalgalarının dövdüğü yazlık evlerden 3'ü tamamen sulara gömülürken diğer üçü de kullanılamaz duruma geldi. İlçede kıyı erozyonunun sürdüğünü kaydeden Karasu Belediye Başkanı Mehmet İspiroğlu, "Dalgaların verdiği zararı önlemek için yapılan tahkimatlar, kuvvetli fırtınada fayda etmiyor. Şimdiye kadar yıkılan yazlık sayısı 32 civarında." dedi.

www.Denizhaber.com.tr

Doğal Afetler,Halk,Devlet
Veysel Daldaban(Kılavuz Kaptan)
Bir önceki yorum yazımda, doğal olaylara,bilime,çevreye saygı ve sevgi duymadan, hoyratca ve akılsızca davranarak hem kendilerini,hem de devleti ve dolayısı ile halkın diğer kesimini zarara,üzüntüye boğan insanlara tepkimi dile getirdim.İyi de;devlet gücünü ve sorumluluğunu elinde bulunduran kişi ve kurumların yani;özet olarak,devletin hiç mi suçu yok?Olmaz mı? Devlet yanlış yapan vatandaşından daha ağır suçludur.Nasıl mı? buyrun;kendimce özetlemek isterim. 1-Devleti ele geçirmiş siyasiler ve onların yandaş memurları halkın mutluluğunu ve daha ileri düzeye gelişmesini arzu etmeye başladıkları zaman,suçlu duruma düşmüş olmaktan kurtululurlar.Eğitim,teknik donanım,sosyal yatırım....v.s buna göre oluşur.Halk da belki avantacı ve akılsız davranışlarını terk etmeye,daha kaliteli ve faydacı bir hayat yaşamaya yönelir. 2-Bu maddeye yazılacak bir şey yok.Herşeyin özeti birinci maddededir. Saygılarımla
15 Şubat 2012 Çarşamba 21:36
denizin yıktığı evler,yollar köprüler
Veysel Daldaban(Kılavuz Kaptan)
Karadeniz,Akdeniz...Farketmiyor.Karasuda deniz azmış,evleri yıkmış.Bodrumda ve Antalyada deniz azmış,sahilde ne plaj kalmış ne de marine...Peki;sadece deniz mi? Devam edelim:Falanca yerde dere taştı,toprak kaydı;Şu kadar ev,fabrika ...vs.vs. yıkıldı.Bilmem ne kadar insan ve hayvan sizlere ömür...Bitmedi.Efendim,Vanın ve Ağrının şu kadar köy yolu 2-3 metreyi bulan kar sebebiyle kapandı.HAMİLE KADINın çilesi...Yok efendim;kendi kendine doğurdu.Ne olacak şimdi bütün bunlara? Haydi,devlet,hayırseverler iş başına... Ben kendi adıma bu tür olaylara maruz kalmış insanlara yardım değil,ceza verilmesi taraftarıyım. Başka bir olay daha yazayım,varın gereğini siz düşünün. Yıllar önce Bandırmada Etibank, limanın hemen yanıbaşına stok sahası yapmak için,arazi düzlemesi yapıyor.Arazi Karadağın devamı şeklinde,denizle buluşan bir meyile sahip.Kazım işi öyle derin oluyor ki,deniz seviyesinin altına iniliyor.Tabiat afeder mi? Bir-iki gün içinde dağdan gelen yeraltı suyu ve deniz araziyi istila ediyor.Limana ait tesisler(yollar,binalar,atölyeler,karayolları asfalt depolasma tesisleri,küçük gemilerin yanaşma iskele ve rıhtımları) kaynamış süt gibi,kabarıp çatlıyor;kullanılamaz hale geliyor.Bunu yapan okumuş insanlar,mühendisler. Suçlu kim mi?Kim olacak;kader!!!!!.. Ama,şaşmayı bile anlamsız kılan bu laubalilik ve avantacılık,akılsızlık,düşüncesizlik beni deli ediyor.Karı-kışı bile bile hamile kalanlar,tabiat olaylarına ve fizik kurallara saygı duyup,tedbir almadan iş yapanalar neden ödüllendirilir gibi yardım alsın ki...Şimdi,''Etibank devlet kurumu,bir bilmez genel müdür emir vermiştir;mühendis de işini kaybetmemek için ses çıkarmadan kazmıştır!'',demeyin. O zaman bir de özel sektörden,hem de Türkiyenin çok büyük bir holdinginden örnek vereyim:Çok büyük bir fabrikası olan özel şirketimiz denizi doldurarak,derin suya doğru bir iskele yapar.Maksadı büyük gemileri yanaştırmaktır.Dolgu ve iskele işini patron planlar(!)Mühendislerden biri akıl vermek ve patronun planına takviyede bulunmak ister.Patron fena kızar:'' O mühendis olmuş ama,aklı çalışmaz.Bak;ben ilk okul mezunuyum,ondan zenginim.Ben değil;o benim emrimde çalışıyor!'' O mühendis işten atılır.O fabrikada belki 100 den fazla mühendis çalışmaktadır.Olayla ilgili hiç bir mühendis atılan mühendisi sahiplenmez.İşe başlanır ve yaz bitmeden de biter.Gemiler gelip bağlamaya başlamıştır.İşler güzel yürür.Herkes patrona hak verir(yani,mühendisler) ve hayranlıkla alkış tutarlar.Ama,çok geçmez, kasım ayı çıkar-gelir.Aman efendim bir rüzgar,bir fırtına...İskelede bağlı iki büyük gemi tahliye etmektedir.Aman,gece bir gürültü-kıyamet!Deniz efendi kendi yerinde azdığı yetmemiş,sahildeki kum-toprak karışımı dolguyu yarıp geçerek,iki geminin bağlı olduğu iskeleyi ada haline getirmiştir.İlgili -ilgisiz,duyan herkes fabrikaya gelir.Manzara hem komik,hem de perişanlıktır.Herkes birbirine bakar:''Ne olacak şimdi?!.'' Efendim, Temel dede,''Hastayum,uşağum!...'' diye, sızlandıkca;çocukları sırtına vurup,'' Turp gibisun,babacuğum!..'' derlermiş.Bir gün Temel dede ölmüş.Mezar taşına şöyle yazmışlar:'' Hastayum,dedum;inanmadunuz.Ne oldi şimdi????'' Eğitim şart efendim.Daha dindar bir gençlik yetiştirmenin zamanı gelmiştir.Saygılarımla.
14 Şubat 2012 Salı 13:38
NEYE İNAT EDERCESİNE GİDİYORSUNUZ
DENİZ
İNSANOĞLU HALA AKILLANMADIMI,TABİYAT SİZE VERDİ Kİ,BUNUN DIŞINDA ONU BOZMAYA HAK VERMEDİ.RABİNİZ SİZE OKU DİYOR OKU,OKUYORSUNDA HALA İNADIN NİYE VAR.SENİ İNSAN YARATMIŞ YARATANIN.EKSİYE ARTI NASIL YAPARSIN.CEBİNİZDEN PARA ÇALARSA BİR İNSAN,NE YAPARSIN ONU ALMAYA ÇALIŞIRSIN.SİZ KİMİ ÇALDIĞINIZI HALA ANLAYAMADINIZMI BREE BEYİNLİ İNSANLAR.YEREL YÖNETİMLER,MİLLETİ OYLARI İLE YEREL YÖNETİME GELENLER,SİZLER DE NE BEYİN VARMIŞ,İNSANLARI YASAK OLAN YERLERE NASIL GÖZ YUMARSINIZ.KORUMA YAPIYORSUNUZ NEYİ KİMDEN KORUYORSUNUZ BRE BEYİNLİ İNSANLAR.AĞZIMA TAŞLARI TIKAYACAKSIN NEFES ALAMIYACAM,ÖYLEMİ.SİZİN MİDENİZ BULANSA NE YAPARSINIZ,İSTİFRA EDERSİNİZ A BREE BEYİNLİ İNSANLAR.BİZE NE YAPIYORSUNUZ ? GÜNAHI BOYNUNUZA.YOK ETMEYİN DOĞANIZI.
07 Şubat 2012 Salı 11:26
Karasu'da belediye yok mu?
Müh.Kaptan Refik Akdoğan
Karadeniz gibi azgın bir denizin hemen bitişiğine ev yapmak akıl karı değil ama bu Karasulular sanki Kardenize meydan okuyorlarmışçasınma durmadam dinlenmeden denizin üsütüne ev yapıyorlar. Yanılşmıyorsam denize elli metreden daha yakın ev yapmak yasak olduğu halde maaşallah Karasu belediyecileri inşaatçılarla bir olmuş Karadenize meydan okuyorlar. Bir kere gitmiştim Karasu'ya bir daha gitmedim.Sahile bırakılmış çöpler yürek bulandırıyordu. Harika bir deniz kıyısını insanlar çöplüğe çevirmişler, belediye de sanırım toplamayı başaramadığından bu cennet beldemize bir daha da gitmedim.Halbuki İstanbul'a çok yakın olan bu güzel belde İstanbul'un banliyösü olabilir. Biraz hizmet bekliyor. Allah'a devlet memurlarının görevlerini yapmaları için dua ediyorum. www.refikakdogan.com
07 Şubat 2012 Salı 10:14
DENİZ HABER TV
ÖZEL HABER
ANKET
ALTIN ÇIPA TÖRENİ HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYOR SUNUZ?
OLUMLU
OLUMSUZ
FİKRİM YOK
RÖPORTAJ