• BIST 103.235
  • Altın 197,827
  • Dolar 4,7171
  • Euro 5,5018
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 21 °C
  • Antalya 19 °C
  • Muğla 15 °C
  • Çanakkale 18 °C

İstikbal: "Derneğin üyeliği sürebilir"

İstikbal: "Derneğin üyeliği sürebilir"
İstikbal; Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği’nin IMPA üyeliğinden çıkarılmadığını; aidatı ana sözleşmede belirtilen zamanda ödemediğinden kendiliğinden düştüğünü belirtti.
Merkezi Londra’da bulunan Uluslar arası Kılavuz Kaptanlar Birliği (IMPA) Başkan Yardımcısı  Kaptan Cahit İstikbal; gündemdeki konularla ilgili DenizHaber’e açıklamalarda bulundu.Kapt. İstikbal; DenizHaber.com ilk kez olarak verdiği “IMPA’nın Türkiye temsilcisi olan ve 2004 Yılında 17. Genel Kurulu gerçekleştirerek başarılı bir organizasyona imza atmış olan Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği’nin Yönetiminin 2006 yılı aidatlarını yasal sınır olan 31 Mart tarihine kadar ödememesi üzerine IMPA üyeliği düştü.” şeklindeki haberden sonraki gelişmelere de değindi.“Derneği üyelikten biz çıkarmadık, üyelik kendiliğinden düştü”Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği’nin IMPA üyeliğinden çıkarılmadığını; üyelik aidatını  ana sözleşmede belirtilen zaman çok geçmesine rağmen ödemediğinden üyeliğinin düştüğünü belirten İstikbal; şunları söyledi:“Türk Kılavuz Kaptanlar Derneğini bugünlere getirmek için hep birlikte yıllardır çalıştık, emek verdik. Dernek bizim gözbebeğimizdir. Derneği savunmak gerekiyorsa en önce biz yer almak isteriz. Ancak gerçeklerden de kaçamayız.  Derneğin IMPA üyeliğinin düşmesi Dernek yöneticilerinin de bildiği gibi kurallar gereği olmuştur. Dernek  üyelikten bizim tarafımızdan çıkarılmış değildir. Üyelik düşmüştür, bu şimdilik geçici bir durum da olabilir, kalıcı bir durum da olabilir. Yönetim Kurulumuz tarafından tekrar karara bağlanıncaya kadar üyelikten doğan haklar kullanılamayacaktır. Bu toplantı Kasım ayında yapılacaktır. Bu net bir şekilde Ana sözleşmede yazmaktadır; bütün üyelerimiz de bunu bilmektedirler. Elbette üye kuruluşların ödemelerini geç yapma, bu arada banka faizinden yararlanma gibi seçenekleri olabilir. Kimsenin işine karışmak istemem ama ben olsam faiz vadelerimi ödemelerime göre ayarlardım. Yine de eğer Dernek yönetimi üyeliğini devam ettirmek istediğini yazılı olarak bana bildirirse, mevcut üye DEKAŞ olmak üzere Derneğin de üyeliğinin devamını sağlamaya çalışırım. Bu yönde bana resmi bir talep de henüz gelmemiştir. ”.Derneğin durumunun Kasım ayında yapılacak toplantıda yeniden değerlendirileceğinin Derneğe yazılı olarak bildirilmiş olmasına rağmen bu konunun kullanılmaya çalışılmasına anlam veremediğini belirten İstikbal; "Kılavuzluk sistemi üzerinden rant elde etmeye çalışanlar bu işten vazgeçsinler. Burası küçük bir camiadır ve aile içerisindeki tartışmalara karışan hep sonrasında pişman olmuştur" dedi. Deniz Kılavuzluk Anonim Şirketi’nin IMPA üyeliğinin son derece doğal olduğuna değinen İstikbal; 212 kılavuz kaptan ortağı bulunan ve yakın gelecekte ortak sayısını 240’lara çıkartacak olan bir kuruluşun IMPA üyeliğini talep etmesinden memnun olduklarını söyledi. İstikbal; IMPA’nın kılavuz kaptanların yönetiminde olup kılavuzluk hizmeti veren kuruluş yapısını zaten desteklediğini; dünya genelinde buna benzer  pek çok benzer IMPA üyesi kuruluşun  bulunduğunu ifade etti. İstikbal, şöyle dedi:“IMPA üyesi olmak başlıbaşına bir anlam ifade etmiyor. IMPA; dünyanın çeşitli bölgelerindeki kılavuz kaptanların bilgi ve deneyimlerini paylaştıkları ve katkıda bulundukları ortak bir havuzdur. Bu havuzda bilgi ve deneyimler birikir ve 2 yılda bir yapılan Genel Kurullarda da bu bilgi ve deneyimler paylaşılır. Bütün üyelerimizden bu anlamda IMPA’nın çalışmalarına katkıda bulunmalarını bekleriz. Bu katkılar; IMPA tarafından danışman kuruluş olarak bulunduğumuz Uluslar arası Denizcilik Örgütü (IMO) içerisindeki çalışmalarımızda kullanılmakta, dolayısıyla kılavuz kaptanlık mesleği en üst düzeyde temsil edilmekte ve dünya denizciliğine katkıda bulunmaktadır. Nadiren de olsa, bazı üyelerimizden zaman zaman IMPA’nın kendi ülkelerindeki yerel konulara daha etkili müdahale etmesi veya üye olup aidat ödedikleri bu kuruluşun yararlarının daha kısa vadede ve gözle görülür elle tutulur bir şekilde olması gibi istekler ve dilekler de duymaktayız. Oysa bizim işlevimiz bu değildir. Bir örnek vermek gerekirse bugün Kılavuzluk ile ilgili bütün dünyada referans olarak kullanılan en önemli belge olan Kılavuz Kaptanların Eğitimi, Belgelendirilmesi ve Çalışma Usulleri başlıklı 960 sayılı IMO Kararı 5 yıllık bir çalışma sonucunda ortaya çıkmıştır. 1998-2003 yılları arasındaki süreçte bu Karar’ın taslakları IMPA tarafından hazırlanmış IMO içerisinde teknik yönden de savunularak kılavuz kaptanlık mesleği için, deniz güvenliği için en iyisinin ortaya çıkarılmasına gayret edilmiştir. Bu çalışmanın bütün aşamalarında IMO içerisinde yer alarak ben de katkıda bulunmaya çalışan birisi olarak bugün ülkemizde de Kılavuzluk ile ilgili Yönetmelikler hazırlanırken bu IMO Kararının referans alınmasından dolayı büyük mutluluk duymaktayım. IMPA’nın üye ülkelerin ve tüm dünya denizciliğine yapacağı katkı bu çerçevede olabilecek bir katkıdır, belki doğrudan gözle görülür bir katkı değildir ancak yaşamsal bir katkıdır, uzun vadelidir.  O yüzden üyemiz olsun-olmasın tüm kılavuzluk kuruluşlarını IMPA’nın çalışmalarına destek olmaya ve katkıda bulunmaya çağırıyoruz. Bu destek ve katkılar mutlaka denizlerimizin daha temiz ve deniz taşımacılığının daha güvenli olması yolunda birer adım olacaktır, bunu temin etmek isterim.”“Üretim istiyoruz”Türkiye’de kılavuzluk kuruluşlarının mesleğin geliştirilmesi adına önemli çalışmalar yaptığına değinen İstikbal; IMPA Olarak bu çalışmalara ellerinden gelen desteği verdiklerini söyledi. İstikbal, şöyle devam etti:“Bir örnek olarak UZMAR’ın yaptığı çalışmayı vermek isterim. UZMAR; üyemiz olmadığı halde kılavuzlukla ilgili yapmış olduğu önemli bir teknik çalışmayı bizlerle paylaşmak istemiştir. Kendilerine Kasım ayında Küba’da  yapılacak Genel Kurulumuzda yöneteceğim panelde yer açtım ve burada sunum yaparak yaptıkları bu çalışmayı tüm dünya kılavuz kaptanları ile paylaşacaklar. Bu önemli ve desteklenmesi gereken bir gelişmedir. Ülkemizden böyle çalışmaların kılavuzluk alanında çıkmış olması uluslar arası kuruluşlarda görev alan bizlerin de oralarda başımızın daha dik olmasını sağlamaktadır; hep tüketici olmaktan artık üretici de olmaya başladığımızın bir önemli göstergesidir. Biz böyle çalışmalar görmek istiyoruz. Biz üretim istiyoruz. ““Kısır çekişmelerden kimseye bir yarar gelmez”Kılavuzlukla ilgili son dönemde yapılan kısır tartışmaların geçmiş iki yıllık kaos döneminin bitiş sancıları olduğuna değinen İstikbal; şunları ifade etti:“Suyun akışını uzun süre tersine çevirmek mümkün değildir. Su akar yatağını bulur. Biz geçmişte hep şunu ifade ettik. Kılavuzluk mesleği bir denge unsurudur. Denizcilik sektörü içerisinde Gemiyi ve yükü temsil eden kesimler ile deniz güvenliğini temsil eden kesimler bir denge oluştururlar. Kılavuz kaptanlar burada deniz güvenliğini temsil eder. Bu güç dengesini oluşturan diğer taraflardan armatör ve acente kesimleri ile kılavuz kaptanların güç birliğine gitmesi veya stratejik anlaşmalar yapması eşyanın tabiatına aykırıdır. Elbette ki onlar dostumuzdur ve onlarla birlikte deniz güvenliğine yönelik ortak çalışmalar yapabiliriz ve yapıyoruz da. Ancak onların ticari konularına destek vermek, onların mesleğimizle ilgili ticari tartışmalar açmalarına yardımcı olmak, bize ve mesleğimize zarar verir. Benim 2004 yılında yaptığım tarihsel uyarı buydu. Hiç haklı çıkmayı istemezdim ama ne yazık ki haklı çıktım. Bugün şapkayı önüne koyup düşünmenin zamanıdır. Geçmiş kaos ortamında suyu tersine akıtmaya çalışmanın değerlendirmesini yapmanın zamanıdır. Kısır çekişmelerden kimseye bir yarar gelmez ve gelmeyecektir. Galileo der ki: “Yanlışın yanında kalıp serbestçe dolaşmaktansa, gerçeğin yanına gidip mahkûm olmak daha iyidir” Biz o günlerde gerçeğin yanında yer aldık, bugün de öyle yapmaya çalışıyoruz.Her insanın yanlış yapabileceğine değinen İstikbal; şöyle devam etti:
“Geçmişte bir toplantıda Sayın Yılmaz Karakoyunlu’nun bir konuşmasını dinlemiştim. Sayın Karakoyunlu;  “Pratik Hata” ve “Sistematik Hata” dan bahsederken eline kürsüdeki su bardağını alarak  demişti ki: “Benim şu anda elimde bulunan su bardağını elimden düşürmem, pratik hatadır ve benim beceriksizliğimdir. Ancak ben size dersem ki ey dinleyenler, bu bardağı ben havaya atarsam bu uçar gider ve bir daha yere düşmez, sistematik bir hata yapmış olurum. Çünkü yerçekimi kanununu hesaba katmamış olurum. İşte bu sistematik hatadır”. Bence yakın geçmişte kılavuz kaptanlık mesleğinin az önce  değindiğim ilkeleri göz ardı edilmek suretiyle sistematik hata yapılmıştır.   Bu sistematik hatanın mimarı, destekçileri koltuk değnekleri hep birlikte ne acıdır ki benim karşımda bana karşı savaş açmış durumdalar. Bundan üzülsem mi gurur mu duysam bilemiyorum ama galiba daha fazla üzülüyorum. İnsanları yıpratmaya çalışmaktan yarar umanlara da yine Galileo’nun ünlü sözünü hatırlatmak istiyorum: “Fakat gene de dünya dönüyor”.
“Gelin hep birlikte üretelim”Kılavuzluk sisteminin Türkiye’de birtakım  kısır tartışmalarla anılır olmasının kendisinde büyük rahatsızlık yarattığına değinen İstikbal; şöyle devam etti:“Görüldü ki hiçbir yanlış işin sürdürülebilirliği yok. Bizler denizciliğin en deneyimli kadrolarıyız ve mesleğimiz gereği her gün işin içerisinde tazeleme yapıyoruz. Bu bilgi ve deneyimlerimizi yapacağımız çalışmalarla yoğurup üretime dönüştürelim. Ben polemiklerle zamanımın ve enerjimin kaybolmasını istemiyorum. Enerjimi mümkün olduğunca hem Türk Denizciliğine, hem de Dünya denizciliğine yararlı olacak çalışmalara ayırmak istiyorum. Bunu da yapmaya çalışıyorum. Lütfen artık herkes enerjisini üretime yönlendirsin. Üretemiyorsa en azından üreteni kötülemesin, onu frenlemeye çalışmasın. Bizim camiamızı bulandırıp bu suda balık avlamak isteyen fırsatçıların tekerleğini yağlamayalım. Onların tekerindeki yağ bizim tekerimizdeki çomaktır. “ “Denizci derneklerde genel anlamda bir zafiyet dönemi yaşanıyor”Türkiye’de denizcilikle ilgili sivil toplum kuruluşlarında bir süredir zafiyet görülmekte olduğuna değinen İstikbal; üniversiteli kesimin önderliğindeki sivil toplum kuruluşlarının aktif, üretken; ülke denizciliğine katkıda bulunan, çözümler üreten ve yol gösteren niteliğinde büyük azalma olduğunu kaydetti.Bunun  yanında denizcilik medyasında olumlu gelişmeler görüldüğüne değinen İstikbal; haftalık gazete yayıncılığında ve dergicilikte sağlanan nisbeten ciddi yayıncılığın henüz tam anlamıyla internet yayıncılığına taşınamadığını vurguladı. İnternet ortamında ciddi, dürüst ve tarafsız yayın yapanın ayakta kalacağına inandığını belirten İstikbal; "Burada da su akacak yatağını bulacaktır" dedi.Bu dönemde İTÜ Denizcilik Fakültesi gibi önemli kurumlara da büyük görev düştüğüne değinen İstikbal; “Buralarda güzel ve gururlandırıcı çalışmalar yapılıyor. Ben gittim ve yerminde gördüm, hakikaten de çok gururlandım. Bu çalışmaları daha fazla denizcilik sektörü ile paylaşmak ve daha fazla işlevsel hale getirmek gerekiyor” dedi.
“Kasaba politikacısının devri artık kapandı”Günümüzde artık Denizcilik İdaresinde radikal değişimler olduğuna değinen İstikbal; şöyle devam etti:“Artık bilgiye değer veren, onu dünyanın neresinde olursa olsun gidip bulan bir İdaremiz var. Buradaki değerli arkadaşlarımız artık her konuyu araştırıyorlar, dış toplantılara katılıyorlar, orada bilgi ve deneyimlerini arttırıyorlar. Dolayısıyla artık devir değişti. Kasaba politikacısı devri, demagoji devri artık kapandı. Artık  doğru bilgi, doğru deneyim ve doğru yorum devri vardır ve Türk Denizciliğinin ve Türkiye’nin bu çok önemli bir kazancıdır. Uluslar arası alanda başarının da anahtarı budur: Doğru bilgi, doğru yorum. Çünkü bilgi tek başına bir anlam ifade etmez. Eğer siz o bilgiyi yorumlayabilecek düzeyde değilseniz bilginin hamalı olursunuz. Bu anlamda ülkemizin İdare yönünden şanslı bir dönem geçirdiğini düşünüyorum. Denizcilik sektörümüzün tüm birimleriyle bu anlamda uyum içerisinde olması ise bir başka meseledir ve umut ediyorum ki; yanlışı ayıklayarak, doğruya prim vererek üretim anlayışının tüm sektöre yayılması sağlanacaktır.”DenizHaber.Com Özel
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim