• BIST 102.372
  • Altın 202,027
  • Dolar 4,8415
  • Euro 5,6803
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 24 °C
  • İzmir 26 °C
  • Antalya 29 °C
  • Muğla 28 °C
  • Çanakkale 21 °C

Limanları açmanın hukuksal anlamı

Limanları açmanın hukuksal anlamı
AB Konseyi Hukuk Bürosu, Türkiye’nin Kıbrıs deklarasyonunu inceledi. Türkiye’nin liman ve havaalanlarını Rumlar’a açmasının Türkiye için ne anlama geleceğini yorumladı.
LİMANLARI AÇMANIN HUKUKSAL ANLAMIAB Konseyi Hukuk Bürosu, Türkiye’nin Kıbrıs deklarasyonunu inceledi. Türkiye’nin liman ve havaalanlarını Rumlar’a açmasının Türkiye için ne anlama geleceğini yorumladı.3 Ekim müzakerelerinin başlaması için Türkiye’nin Rumları tanıması gerektiği yolundaki bir hukuk kuralının bulunmadığını vurgulayan Büro, ancak müzakerelerin başlaması ile "fiilen" tanıma olacağını savundu.

ŞU AŞAMADA TANIMAYA GEREK YOK AMA...

AB Konseyi Hukuk Bürosu’nun raporunda, Türkiye’nin Kıbrıs deklarasyonuna ilişkin olarak hazırladığı raporda, Türkiye’nin liman ve havaalanlarını Rumlara açması ve Kıbrıs Rum Kesimi’ni tanıması gibi konular hukuk açısından değerlendiriliyor. Raporda Türkiye’nin Rum gemi ve uçaklarının engellemeyeceği savunulurken Türkiye’nin şu aşamada Rum Kesimini tanıması gerekmediği görüşü dile getiriliyor.

AB’nin bir karşı deklarasyon ile Türkiye’nin deklarasyonunun "tek taraflı" bir niteliği olduğunu, Ek Protokolün bir parçası olmadığını açık bir biçimde dile getirilmesi tavsiye edilen raporun diğer bazı unsurları şöyle:

*Türkiye’nin yaptığı deklarasyon, Türkiye tarafından Protokole atılan imzayı hukuken gerçeksiz kılmıyor. Protokolün 4’üncü paragrafı, Türkiye’nin Protokolü uygulama niyeti olduğunu gösteriyor.

*Türkiye’nin "Kıbrıs Cumhuriyeti"ni(Rum Kesimi) tanımama politikasının pratikte Protokolün uygulamasını engelleyip engellemediği AB tarafından kontrol edilmeli.

*Adalet Divanı’nın kararlarına göre, malları taşıyan bir ulaştırma aracına engel konulamaz. Eğer Türk makamları sadece Rum malları için önlem alırsa, bu üye devletler arasında ayrımcılık oluşturur.

*Türkiye’nin hukuki yükümlülükleri, Protokol’de açık bir biçimde belirtiliyor, bu nedenle uygulaması, Türk yetkililerinin Rum gemi ve uçakları konusundaki tavırlarını değiştirmesine yol açmalı.

*AB’nin, karşı deklarasyonunda Türkiye’nin yükümlülükleri ayrım yapmadan uygulayacağını beklediğini belirtmesi uygun olur.

*Üyelik müzakerelerinin Türkiye ile AB üyeleri arasında yapılacağı için müzakerelerin açılması ile Türkiye fiilen Rum Kesimi’ni tanımış olacak.

*Müzakerelerin sona ermesi, Türkiye’nin AB’ye katılımına yol açacağı için "Kıbrıs Cumhuriyeti"nin Türkiye tarafından hukuken tanınması sonucunu da doğurur.

*Müzakerelerin açılması için hukuken tanıma olmasını gerektiren bir hukuk kuralı yok. Mesele politik. Müzakerelerin birinci gününde hukuken bir tanıma olmasını şart koşup koşmama kararı, AB üyesi 25 ülkeye aittir.

*"Kıbrıs Cumhuriyeti"nin hukuken tanınmaması Protokol’ün imzasının hukuki gerçekliliğini sorgulamıyor. Türkiye’nin, hukuken tanıma olmazsa bile Protokol’ün tüm yükümlülüklerini uygulaması gerekecek ve uygulayabilecek.

*Türkiye, tanımadığını teyit ederek BM Güvenlik Konseyi kararlarına uymuyor ve AB’nin politikasına uygun olmayan bir politikayı izliyor. Bu nedenle yaptığı deklarasyon yanıtsız kalamaz.
Kaynak:CNNTURKDenizHaber.Com
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim