• BIST 102.410
  • Altın 186,954
  • Dolar 4,4877
  • Euro 5,2816
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 24 °C
  • Antalya 30 °C
  • Muğla 19 °C
  • Çanakkale 20 °C

"Müzakerelerde kriz olmaz"

"Müzakerelerde kriz olmaz"
AB Temsilcisi Hans Jörg Kretschmer, Türkiye'nin yıl sonundan önce limanlarını Rum uçak ve gemilerine açmaması halinde büyük bir krizin yaşanacağını sanmadığını söyledi.
Avrupa Birliği'nin Ankara temsilcisi Hans Jörg Kretschmer, Türkiye'nin yıl sonundan önce limanlarını Rum uçak ve gemilerine açmaması halinde büyük bir krizin yaşanacağını sanmadığını söyledi.Birliğin genişlemeden sorumlu yetkilisi Olli Rehn daha önce bu yüzden Türkiye'nin üyelik yolunda tren kazasına uğrayabileceğini söylemişti. Türkiye limanlarını açmak için Avrupa Birliği'nin Kıbrıslı Tüklere tecridi kaldırmasını şart koşuyor. BBC'nin sorularını yanıtlayan Avrupa Komisyonu Temsilcisi Kretschmer, AB'nin Kıbrıslı Türklere verdiği sözü tutmadığı eleştirileri konusunda "AB Bakanlar Konseyi'nin Kıbrıslı Türklere verdiği söz, bir siyasi taahüütten ibaret. Hukuki geçerliliği yok. Oysa Türkiye'nin ek protokolün gereğini yapması, müzakerelerin başlaması için önkoşuldu" dedi. BBC: Kıbrısla ilgili çıkmaz nasıl aşılacak?Kretschmer: Bu aşamada bir çıkmazdan söz etmek için çok erken. İlgili taraflar, başta Finlandiya dönem başkanlığı, Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafı, AB Konseyi'nin Aralık'taki toplantısından önce Türkiye'nin limanlarını açmasını sağlayabilecek bir çözüm için aktif şekilde çaba harcıyor. Böyle bir çözüm tüm tarafların çıkarınadır. Fakat, ummuyoruz ama o zamana kadar böyle bir çözüm bulunmasa bile çok büyük bir kriz olacağı gibi bir karamsarlık içinde değilim. Türkiye'nin üyelik sürecini durdurmak ne Ankara'nın ne de Avrupa Birliği'nin yararına olur. Günün sonunda tarafların, yani Türkiye ve Avrupa Birliği'nin 25 üyesinin büyük bir kriz çıkmasını önlemek için elinden gelen çabayı göstereceğini umuyorum.BBC: Yani böyle bir durumda görüşmelerin kopmayacağını mı söylüyorsunuz?Kretschmer: Eğer Türkiye limanlarını açmamış olursa, kuşkusuz Avrupa Birliği'nin ne tür bir tepki göstereceği önem kazanacak. Bu tepki çok farklı şekillerde olabilir. Böyle bir durumda üyelik sürecinin tamamen ya da uzun bir süre askıya alınmamasını umuyorum. Çünkü bu süreç hem Türkiye'nin hem de Avrupa Birliği'nin yararına.BBC: Sizce Brüksel'den arka arkaya gelen uyarı ve talepler Türk kamuoyunda Avrupa Birliği karşıtı havayı güçlendirdirmiyor mu? Seçimler öncesinde hükümetin özellikle Kıbrıs konusunda adım atması mümkün mü?Kretschmer: Avrupa Birliği açısından bakınca ortada şöyle bir durum var: Müzakerelerin başlatılması için Ankara Anlaşması'nın ek protokolünün imzalanması ve bunun uygulanması bir önkoşuldu. Biz müzakereleri açtık. Türkiye'nin de normalde görüşmelerin başlamasından önce yerine getirmesi gereken yükümlülükleri konusunda adım atmasını bekliyoruz. Avrupa Birliği'nden gelen açıklamalar da konunun ciddiyetini vurgulamaktan ibaret. Böyle görülmeli. Kuşkusuz hem Avrupa Birliği'nde hem Türkiye'de kamuoyu çok önemli. Ancak durum az önce tanımladığım gibiyse kamuoyunun süreci yönlendirmesine izin veremezsiniz. Bununla birlikte Kıbrıs konusuyla ilgili herhangi birşeyde çok hassas olan Türkiye kamuoyunun sonunda AB'nin ve Avrupa Komisyonu'nun, Türkiye'nin üyelik sürecini ilerletme konusunda çok ciddi olduğunu ve Türkiye'ye yardım etmeye çalıştığını anlayacağını ve AB karşıtı havanın yumuşayacağını umuyoruz. Şimdi Avrupa Birliği'ne karşı olumsuz bir yaklaşımın olduğunun farkındayız. Çok zor bir durumdayız. Ama bu durum, sorunu çözme çabalarımızı engellemeyecek.BBC: Siz de söylediniz Türkiye kamuoyunun Kıbrıs konusunda hassasiyetleri var. Türk siyasetçiler, Avrupa Birliği'ni Kıbrıs konusunda, Kıbrıs Türklerin tecridinin kaldırılması konusunda verdiği sözleri tutmamakla suçluyor.Kretschmer: Avrupa Birliği Bakanlar Konseyi'nin Nisan 2004'ten sonra Kıbrıslı Türklere yönelik tecridin hafifletilmesi niyetini beyan ettiği doğru. Bunun ardından Avrupa Komisyonu, iki tüzük sundu. Bunlardan biri Ada'nın Kuzey kısmının dünyanın geri kalan kısmıyla doğrudan ticaret yapmasına imkan verebilecek tüzüktü. Diğeri de Kıbrıslı Türklere mali yardım yapılmasını öngören tüzük. Yardım tüzüğü onaylandı, doğrudan ticaret tüzüğü ise hala onaylanmadı. Bu bir gerçek. Ama şunu da vurgulamak istiyorum ki Avrupa Birliği Konseyi'nin Kıbrıslı Türklere tecridin kalkması için yardımcı olunacağı yolundaki açıklaması siyasi bir taahhüt, siyasi bir karardı. Bu yüzden hukuki bir değeri yok. Oysa protokolün imzalanması ve onaylanması, müzakerelerin başlaması için bir önkoşuldu. Bu yüzden iki konu birbiriyle kıyaslanamaz. Ama bu, bizim Kıbrıslı Türklerin tecridinin hafifletilmesinin siyasi önemini bilmediğimiz anlamına gelmez. Bunun için çaba harcıyoruz. BBC: Siz sürekli Türkiye'de ordu-hükümet ilişkileri ve askerin siyasi yaşamdaki rolü üzerine de açıklamalar yapıyorsunuz. Herşeyin bir anda değişmesini beklemek ne kadar gerçekçi?Kretschmer: Biz bunun bir gecede değişmesini beklemiyoruz. Bu Türkiye'nin üyeliğine kadar tamamlanması gereken bir süreç. Demokrasinin bir gereği olarak sivil otoritenin askerin üzerinde olması ve Türkiye'nin bu süre içinde bunu sağlaması gerekiyor. Bu siyasi kriterlerin önemli bir koşulu, Türkiye'yi askerin diğer Avrupa ülkelerindeki gibi bir role sahip olduğu gerçek bir demokrasiye dönüştürmenin şartı. Bu gelenekleri yüzünden Türkiye için kolay olmayan bir durum. Değişim olacak ama zaman alacak. BBC: Ve son soru... İfade özgürlüğünün önünde engel oluşturduğunu söylediğiniz 301'inci maddede Avrupa Komisyonu ilerleme raporunun yayımlanacağı 8 Kasım'a kadar bir değişiklik yapılabileceğini düşünüyor musunuz?Kretschmer: İlerleme raporuna kadar bu biraz zor olur. Çünkü raporun yayımlanmasına üç haftalık bir zaman kaldı. Ancak yıl sonundan önce 301'nci maddede değişiklik yapılması olasılığının olduğuna inanıyorum. Türk hükümetinden bu maddenin değiştirilmesi gerektiğine ilişkin cesaret verici sinyaller alıyoruz.Kaynak:BBCDenizHaber.Com
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim