• BIST 78.081
  • Altın 600,73
  • Dolar 2,2445
  • Euro 2,8415
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 6 °C

Osmanlı'da "Zırhlı Savaş Gemileri"

Osmanlı'da "Zırhlı Savaş Gemileri"
Osmanlı İmparatorluğu'nun zırhlı savaş gemileri listesinde, Osmanlı İmparatorluğu'na ait olan ve olması planlanan zırhlılar yer alır.

Osmanlı Donanması'nın Zırhlı Savaş Gemileri

Osmanlı İmparatorluğu'nun zırhlı savaş gemileri listesinde, Osmanlı İmparatorluğu'na ait olan ve olması planlanan zırhlılar yer alır.

Jön Türkler'in 1908 yılında Osmanlı'da güç kazanmasının ardından İttihat ve Terakki cemiyeti iktidara yükseldi; güçlü bir Osmanlı Donanması hazırlamak için planlara başlandı. 1910 yılında yapılan Osmanlı Donanması geçit töreninde ciddi eksiklik açıkça görülmüştü. Girişilen zırhlı gemi inşa çalışmaları Abdül Kadir'de olduğu gibi başarısızlıkla sonuçlanmıştı, bunun için Donanma Cemiyeti kuruldu; yerel bağışlar toplanması yoluyla gemi alımını hedeflemekteydi. Bu çabalara rağmen donanma kötü durumda kaldı. Donanmanın yetersizliği, Birinci Balkan Savaşı'nda kesin olarak görüldü. Bu savaşta Osmanlı Donanması, Yunan Donanması tarafından İmroz ve Mondros Deniz Muharebesi'nde iki defa yenilgiye uğratıldı.

Balkan Savaşları'nın bitmesinin ardından, donanma konusunda Osmanlı İmparatorluğu ile Yunanistan Krallığı arasında bir yarış başladı. Donanmanın yeterli hale gelebilmesi için Donanma Cemiyeti'nin çabaları ile Birleşik Krallık'tan Sultan I. Osman zırhlısı ve beraberinde Reşadiye sınıfı zırhlı savaş gemisinden iki gemi daha sipariş edildi. Fakat Birleşik Krallık, I. Dünya Savaşı'nın tehlikesini sebep göstererek parası verilmiş olan zırhlıya el koydu. Zırhlılardan Sultan I. Osman, HMS Agincourt; Sultan Reşat, HMS Erin adını aldı. Yaptıkları bağışlar ile bu savaş gemilerini merakla bekleyen Osmanlı halkı, gemilere el konulduğunu duyunca öfkelendi. Alman İmparatorluğu, bu olay üzerine SMS Goeben muharebe kruvazörü ile SMS Breaslau hafif kruvazörünü Osmanlı'nın başkenti İstanbul'a 1914 yılında gönderdi, iki savaş gemisi de Osmanlı Donanmasının mülkiyetine geçti. Gemilerin adları Yavuz ve Midilli olarak değiştirildi. Bu olay, birkaç ay sonra Osmanlı İmparatorluğu'nun İttifak Devletleri tarafında I. Dünya Savaşı'na girmesi için oldukça etkili oldu.

I. Dünya Savaşı'nda çok az sayıda Osmanlı zırhlı savaş gemisi aktif oldu. Hala çok kötü durumda olduklarından, neredeyse hepsi de bağlı kaldı. Birçok Osmanlı zırhlı savaş gemisi daha savaşın ilk zamanlarında kullanılamayacak hale geldi. Abdül Kadir 1914'te hurdaya çıkarıldı, Barbaros Hayreddin 1915'te battı. Turgut Reis büyük deniz muharebelerinden kurtuldu ve 1950'lerde hurdaya çıkarıldı. Planlanan üç Reşadiye sınıfı zırhlı savaş gemisinden sadece biri yapılabildi ve ona da Birleşik Krallık tarafından el konuldu. Sultan I. Osman zırhlısı, ilk sipariş eden ülke olan Brezilya'nın parasını ödeyememesi sebebiyle Britanya'da kızakta kalmış ve ardından Osmanlı'ya devredilmiş, ama Ağustos 1914'te I. Dünya Savaşı sebebiyle bu gemiye de el konulmuştu. Osmanlı donanmasının son zırhlısı olan Yavuz ise savaştan hasar almadan kurtulmuş ve 1973 yılında hurdaya çıkarılmıştır.

Abdul Kadir (Savaş Gemisi)
 
Abdül Kadir, Osmanlı'nın ilk pre-dreadnought savaş gemisi olmak üzere planlanmıştı. Osmanlı donanmasında küçük çaplı bir genişleme var iken, 1892 yılında inşa çalışmalarına başlandı. İskelet yapımı sırasında çalışmalar oldukça yavaşladı. 1900'lerin başındaki tek ilerleme iskeletin zırh ile kaplanması olmuştur. Bunun üzerine çalışmalar sonlandırıldı. Çalışmalara 1904 yılında devam edilmesi planlandı, ama iskeletinin blokları kamburlaşma ve sarkmayı önlemek üzere kaydırılmak zorunda kalındı. Sonuçta gemi inşasının artık mümkün olmayacağı düşünüldü. 1914 yılında kızakta parçalanıp hurdaya çıkarıldı.

abdulkadir.jpg

Barbaros Hayreddin ve Turgut Reis

Osmanlı zırhlı savaş gemileri Barbaros Hayreddin ve Turgut Reis, orijinal adıyla ve sırayla Kurfürst Friedrich Wilhelm ve Weissenburg; Alman Brandenburg sınıfı zırhlı savaş gemisi mensubu pre-dreadnought idiler. Okyanusa uygun bu tip savaş gemileri, Alman donanmasında hizmet etmek üzere inşa edilmişti. İlk ikisi Brandenburg ve Wörth pre-dreadnought savaş gemilerinin ardından Kurfürst Friedrich Wilhelm ile Weissenburg savaş gemileri de inşa edildi. Bu iki savaş gemisi, çelik bakımından daha ileri seviyedeydi.

1910 yılında Kurfürst Friedrich Wilhelm ile Weissenburg zırhlıları Osmanlı'ya satıldı ve isimleri sırasıyla Barbaros Hayreddin ile Turgut Reis olarak değiştirildi. İki savaş gemisi Trablusgarp Savaşı'nda nadiren aktif oldu ve genellikle Çanakkale Boğazı'nı herhangi bir İtalyan saldırısına karşı korumak üzere hizmet verdi. Barbaros Hayreddin ile Turgut Reis, Balkan Savaşları'nda oldukça aktif olduysa da Aralık 1912'de ve Ocak 1913'te Yunan donanmasının Çanakkale ablukasına engel olamadı, Trakya'da Osmanlı ordusu'na topçu desteği sağladı. 8 Ağustos 1915 tarihinde -I. Dünya savaşı sırasında- İngiliz denizaltısı, Çanakkale Boğazı'nda Barbaros Hayreddini torpilledi ve birçok mürettebatıyla batırdı.Turgut Reis ise yavaş hızı nedeniyle I. Dünya Savaşı'nda uzun süre hizmet dışı tutuldu. 1924 yılında eğitim için kullanılmaya başlandı, 1956 - 57'de ise parçalandı ve hurdaya çıkarıldı.

sms_kurfuerst_friedrich_wilhelm.jpg

Reşadiye Sınıfı

Almanya'dan SMS Kurfürst Friedrich Wilhelm ve SMS Weissenburg zırhlılarının alınmasının ardından, Osmanlı donanması yeni bir savaş gemisi sınıfına dair planlarına önem verdi ve Reşadiye sınıfı olarak isimlendirilen yeni bir savaş gemisi sınıfı hazırlandı. Reşadiye sınıfı üç savaş gemisinden oluşacaktı; Reşadiye, Reşad-ül Hamid ve Fatih. Planlanan üç gemiden yalnızca biri -Reşadiye- tamamlanabildi. Fakat bu savaş gemisine de I. Dünya Savaşı'na az zaman kala Britanya el koydu, sebep ise Osmanlı'nın bu savaş gemisi ile İttifak Devletleri'ne destek vermesinden korkmaları idi; geminin adı HMS Erin olarak değiştirildi ve Britanya donanmasına katıldı.

Gemilerin siparişi için ayrılan fon Osmanlı halkından gelen bağışlardan oluşuyordu, olay Osmanlı halkında kızgınlığa sebep oldu. Bu olay, Osmanlı Devleti'nin Alman İmparatorluğu ve müttefikleri yanında I. Dünya Savaşı'na katılmasına çok etkili oldu. Sınıfın ikinci gemisi olan Reşad-ül Hamid, 1912 yılında iptal edilmişti. Onun yerine Sultan I. Osman dreadnought'u için çalışmalar başlamıştı. Üçüncü gemi olan Fatih, 1914 yılında inşa halindeyken ABD'ye verildi, ABD ise gemiyi Missisipi ismi ile Yunan donanması'na devretti. 1917 yılında tamamlanması bekleniyordu, tamamlandığında Reşad-ül Hamidden ve Reşadiye savaş gemileriden daha büyük bir gemi olacaktı. Fakat 1914 yılında inşası bitirilemeden kızakta parçalanıp hurdaya çıkarıldı.

I. Dünya Savaşı'nda HMS Erin, 2. Savaş Filosunun 1. Tümenine atandı. Sonra Jutland Muharebesi'nde bulundu. Savaşın ardından, 1919 yılında yedekte bekleyen bayrak gemisi oldu ve 1922 yılında Washington Deniz Antlaşması uyarınca gemi tamamen parçalandı.

hms_erin.jpg

Sultan I. Osman

Sultan I. Osman zırhlısı görev süresi boyunca üç farklı donanmaya geçti ve üç defa isim değişmek zorunda kaldı. İlk olarak Brezilya'nın siparişi ile Rio de Janeiro; 14 Eylül 1911 tarihinde inşa çalışmalarına başlandı, çalışmaları İngiltere'de Armstrong Whitworth şirketi yürütüyordu. İki yıl sonra ancak gövdesine başlanabildi, bunun sebebi de Brezilya'da ekonomik kriz başlamıştı. Bunun üzerine 28 Aralık 1913 tarihinde Osmanlı Devleti'ne gemi devredildi. İsmi de Sultan I. Osman olarak değiştirildi. Geminin denemeleri Ağustos 1914'te bitti, bu arada I. Dünya Savaşı patlak vermiş ama Osmanlı Devleti katılmamıştı. Britanya hükümeti, gemiye el konulmasını uygun gördü, savaşta Osmanlı'nın İttifak Devletleri'ne katılıp Britanya'ya karşı savaşmasından ve gemiyi de bu savaşta kullanılmasından endişe duyulmuştu. Bu arada Reşadiye sınıfından tamamlanmış bir gemiye de el konulmuştu. İki yeni savaş gemisine parası verildiği halde el konulması Osmanlı halkını öfkelendirmiş ve İngiliz karşıtlığı artmıştı. Geminin adı bir kez daha değiştirildi; HMS Agincourt. Savaştan ciddi bir hasar almadan kurtuldu, hizmetine son verildi ve 1924'te hurdaya çıkarıldı.

osman_zirhlisi.jpg

Yavuz Sultan Selim

Orijinal adı SMS Goeben olan Yavuz muharebe kruvazörü, Moltke sınıfı zırhlı savaş gemisi idi. Moltke ve Goeben, sırayla 1908 - 1909 yıllarında ısmarlanmıştı. Osmanlı donanmasına geçmeden önce; Goeben, Alman donanmasının Akdeniz Filosuna bayrak gemisi olarak atandı ve Akdeniz'e geldi. I. Dünya Savaşı başında, Goeben ve ona eşlik eden hafif kruvazör SMS Breaslau takipte olan İngiliz donanmasından kaçma teşebbüsünde bulundu. İttifak Devletleri'nden Avusturya-Macaristan İmparatorluğu donanmasının da yardımı ile iki Alman savaş gemisi 11 Ağustos 1914 tarihinde güvenle İstanbul'a ulaştı. Ardından Osmanlı donanmasına katıldılar. Bunun üzerine SMS Goeben, Yavuz Sultan Selim; SMS Breslau ise Midilli olarak isim değiştirdi. Aynı ayda Britanya hükümeti, Osmanlı'ya teslim edilecek olan iki savaş gemisine el koymuştu ve bu olayın da olması ile Osmanlı halkındaki Alman sempatisi arttı ve İttifak Devletleri yanında I. Dünya Savaşı'na girilmesinde çok etkili oldu. Yavuz Sultan Selim zırhlısı Sivastopol'da konuşlanmış Rus Karadeniz Filosu'na saldırdı. 1918 yılında, Yavuz Sultan Selim zırhlısı Çanakkale boğazı yakınlarında İmroz Deniz Muharebesi'ne katıldı ve üç deniz mayınına çarptı. İngiliz bomba saldırıları altında kıyıya ulaşmayı başardı ve bakım çalışmalarına alındı. 1927 - 1930 arasında gemiye birçok bakım çalışması yapılmıştır. 1936 yılında geminin adı kısaltıldı ve Yavuz oldu. II. Dünya Savaşı sırasında da Türk donanmasında görev yaptı, 1941 yılında uçaksavar sistemleri ile donatıldı. 20 Aralık 1950 tarihinde hizmeti sona erdi, 14 Kasım 1954 tarihinde de Türk Deniz Kuvvetleri tarafından donanma envanterinden düşüldü. 1973 yılında hurdaya çıkarıldı.

yavuz_zirhlisi.jpg

www.DenizHaber.Com.tr

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48-32 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim