Çeşme'nin yüzü marina ile gülüyor
U.N Ro-Ro, Köstence Hattı'nda seferde
Tuna Nehri'nde gemi trafiği durduruldu
İtalyan kaptana 2 bin 697 yıl hapis istemi
Ege kıyılarında ev fiyatına satılık koylar
ÇOK OKUNANLAR
FOTO GALERİ
YORUMLANANLAR
YORUM HATTI
GAZETE BAŞLIKLARI



Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Onural: Denizcilikte yatırımın tam zamanı
DTO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkan Vekili Bülent Onural, denizcilik sektörüne yatırım yapmak için fırsat dönemi olduğunu belirttti.
17 Haziran 2009 / 00:06

DTO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkan Vekili Bülent Onural, denizcilik sektörüne yatırım yapmak için fırsat dönemi olduğunu belirttti.

Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkan Vekili Bülent Onural, denizcilik sektörüne yatırım yapmak için fırsat dönemi olduğunu belirterek, bu dönemin doğru değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Denizcilik sektörüne girmek için araştırma yapan kurumsallaşmış firmaların ve holdinglerin bu dönemden yararlanmasını öneren Onural, Türkiye'deki armatör sayısının artması gerektiğine dikkat çekti.

Onural, denizcilik sektöründe yeni bir dönemin başladığını belirterek, "Artık yeni hesaplarla eski hesapları bir araya koymamak gerekiyor. Eskiden olanlar eskide kaldı. Kriz ortamındaki zararların tekrardan karlı hesaba döndürülmesi için çaba sarf etmek bence doğru değil. Arada çok büyük farklar oldu. Yeni kazançlarla bunların kapatılması zor. Yeni sayfa açmak gerekiyor. Yatırım yapmak için uygun zaman" dedi.

Son dönemdeki sektöre yaşanan gelişmeleri bizimle paylaşır mısınız?

ONURAL: Son dönemde yatırım yapan, gemi alan firmaları görüyoruz.

Örneğin, İzmir Demir Çelik. Şu anda onların yaptığı yatırımlar kâğıt üzerinde son derece doğru, zamanda karlı ve hesabı tutacak yatırımlardır. Artık yeni hesaplarla eski hesapları bir araya koymamak gerekiyor. Eskiden olanlar eskide kaldı. Kriz ortamındaki zararların tekrardan karlı hesaba döndürülmesi için çaba sarf etmek bence doğru değil. Arada çok büyük farklar oldu. Yeni kazançlarla bunların kapatılması zor. Yeni sayfa açmak gerekiyor.

"Kriz bir anlamda milat niteliği taşıyor" diye değerlendiriyorsunuz.

ONURAL: Kesinlikle. Eskide olan eskide kaldı demek lazım. Bundan sonra yatırımları organize etmek ve doğru planlamak gerekiyor. İmkân varsa da yatırımlara hızlı bir şekilde yönelinmeli. Eğer yatırım yapma imkânınız varsa, yatırım yapmak için en ideal dönem. Cesur davranabilirseniz eğer, önümüzdeki yıllar içinde eski zararları kapatma şansı doğar.

Birçok kişi 2009 yılını 'Kayıp Yıl' olarak düşünürken, anladığım kadarıyla siz öyle düşünmüyorsunuz.

ONURAL: Yeni yatırım yapacaklar için kayıp değil hatta çok önü açık ve karlı bir yıl. Eski yaralarını sarmak için aslında önemli bir fırsat yılı. Armatörler bu konuda ikiye bölünmüş durumda. Kimisi yatırım yapılabileceğini ifade ederken, kimileri ise daha temkinli davranmayı ve bekle gör mantığını uygulamayı tercih ediyor. Yeni oluşacak rakamlarla yatırım yapmak çok daha avantajlı. Bana göre çok da fazla beklemek akıllıca bir süreç değil. Yeni hesaplarla hızlı bir şekilde yol almak lazım.

Navlun piyasasında durum nedir? Geçtiğimiz yıllarda çok hızlı yükselmeler ve sonrasında birden bire tabana vuran rakamlarla karşılaştık. Tabiî ki burada hangi rakamlar doğruydu, bunu da sorgulamak lazım. Şu anda durum nedir ve siz bundan sonraki dönemde neler bekliyorsunuz?

ONURAL: Navlun piyasasında son dönemde hızlı yükseliş var. Tahminlerimizin üzerinde artış yaşıyoruz. Endeks 11 bin seviyesinden 600'e kadar gerilemişti. Şimdi 2 bin 600'lere kadar yükselmiş durumda. 50 bin tonluk dökme yük gemisinin 75 bin dolar kriz öncesi günlük kira bedelleri, Aralık ayında 4 bin dolarlara kadar indi. Şimdi ise 20 bin dolarlar seviyesine yükseldi. Bu hızlı artış kısa süre içinde yaşandı. Eski haline gelmesini beklemek doğru değil ama gene de yılbaşından beri yükseliş hızı hafife alınmamalı.

Arz talep dengesi ama burada hangi rakamlar doğruydu?

ONURAL: Armatörlerin gemi aldıklarında yaptıkları bir hesaplama vardır. Dökme yük gemisi eskiden 10 yıl üzerinden borçlanılır, geminin yaşı ise 20 olarak kabul edilirdi. Geminin bedelinin yüzde 90'ı bankalardan kredi alınarak, 10 yıl içinde de gemi kira bedelleri ile kendisini amorti ederdi. Geri kalan 10 yıllık süreç ise armatörün karı olurdu.

Sonrasında navlun fiyatlarında ciddi bir patlama oldu. Bu dengeye baktığımızda geminin 2 yıl içinde kendisini amorti eder duruma geldiğini gördük. Arkasından kriz patladı. Eski fiyatlarla aldığınız gemi kendisini amorti edemez hale geldi. Bir dönem geminin kendisini amorti etme süreci 20 yıla kadar uzadı. Şimdi ise 5 yıl içinde kendisini amorti ediyor. Bir geminin kendisini 5 yıl içinde amorti edebildiği bir dönem bana göre fırsat dönemidir. Ama tabii burada paranızın olması ve en önemlisi kredi alabiliyor olmanız çok önemli. Dökme yük gemisinde yatırım zamanı. Konteyner gemilerinde durum biraz daha farklı.

Kira bedellerinde artış sürecek mi?

ONURAL: Bence devam edecek. Ama eski rakamları beklemek hayal olur. Zaten o rakamlar yanlıştı. Düzenli ve istikrarlı bir fiyat artışı olmalı.

Aslında bu kriz süreci denizcilik sektöründe taşların yerine oturma süreci olarak da kabul edilebilir mi?

ONURAL: Evet böyle de değerlendirebiliriz.

Türk armatörünün bu kriz sürecindeki durumu nedir?

ONURAL: Türk armatörleri krize kötü yakalandı. Gemilerin fiyatlarının en yüksek olduğu dönemlerde büyük siparişler verdiler. Şu andaki mevcut armatörlerin çoğu zaten zor durumda. Onların tekrar yatırım yapabilmeleri o kadar kolay değil. Bu sektöre girmemiş ama girme hesapları yapan büyük holdingler var. Bugüne kadar denizciliğe girmemiş ama sektörle ilgilenen holdingler açısından son derece fırsatların bol olduğu bir dönem.

Denizci Ülke-Denizci Millet sloganını hayata geçirmek için aslında bir fırsat diyorsunuz.

ONURAL: Kesinlikle. Özellikle kurumsallaşmış ve Holding ölçeğinde olan kurumların bu sektöre ilgileri varsa bu dönem en iyi dönem diyorum. Yeni armatörlerimiz oluşmalı.

Türkiye'nin bu sıkıntısı var.

ONURAL: Evet. Armatör sayımız çok az. Türk denizciliğinin ciddi olarak ele alınması gerekiyor. Kriz ortamından sonra bu sektörde hızlı büyüme yaşanacak.

Her önüne gelenin, 'Cebimde param var hadi yatırım yapayım' mantığıyla bu sektöre girmesi de doğru değil diye düşünüyorum.

Armatörlük, kurumsal düşünülerek yapılabilecek bir iş. Sadece sermaye yetmiyor. Bilgi birikimi ve kadro da gerektiriyor. Uzun soluklu düşünerek bu sektöre girerseniz başarılı olursunuz. Uluslar arası kurallar var. Ve bu kurallar her geçen gün ağırlaşıyor. Uluslararası kurallara hem adapte olmak, hep takip edebilmek, hem de uygulayabilmek çok kolay değil. Ciddi yapılanma gerektiriyor. Denizcilik riskli bir sektör. Bu nedenle güçlü olmanız lazım.

Bu kriz dönemini avantaja dönüştüren ülkeler oldu mu?

ONURAL: Türkiye dünya sıralamasında istenilen noktada değil. Denizcilikte dünya sıralaması artık ülkeler bazında değil şirketler bazında devam ediyor. Yunan şirketleri ile Japon şirketlerine baktığımızda farklı bayraklı. Panama bayraklı gemilerin çoğuna Japon armatörler sahip. Bayrak ve ülke olarak değerlendirmemeliyiz. Öne çıkan Yunanlılar. Yunanlılar deniciliğin eğilimlerini belirliyor. Yunanlılar kriz döneminden yara alarak değil güçlenerek çıktılar. Artık pazardan çok daha fazla pay alabilecekler.

İzmir'deki denizciliğe baktığınızda ne görüyorsunuz?

ONURAL: İzmir'de armatörlük olması gereken seviyenin çok altında… Her geçen günde geriye gidiyor. İzmir’de kurumsal şirketlerin azlığı dikkat çekiyor. Mevcut olanlar da denizcilik sektörüne sıcak bakmıyorlar.

Sermayesi olan İzmirli büyük firmaların denizciliğe çok daha farklı bakmaları ve incelemeleri lazım. Ben bunu da yaptıklarına inanmıyorum. İzmir denilince akla sadece hemen İzmir Limanı geliyor. Bu doğru bir şey değil. O İzmir'in kendi lokal denizciliği. Ama buradan uluslar arası arenaya açılan şirketlerimiz olabilir. Türkiye’nin gelirlerini arttıracak en önemli sektörlerden birisini konuşuyoruz. Asıl yatırımı yapacak olan özel sektördür.

Bülent Onural'dan Yüzer Üniversite Projesi

Yüzer üniversite projeniz vardı. Bu proje ne aşamada?

ONURAL: Konuyu Deniz Ticaret Odası'nda gündeme getirdim. İlgi gösterebilecek birimlere yönelikte yazılar hazırlıyorum. Yolcu gemilerimiz var. Ama bu yolcu gemilerimiz maalesef bir türlü çalıştırılamadı. Türkiye limanları arasında Türkiye Denizcilik İşletmeleri'ne ait daha sonra özel sektörün devraldığı Samsun ve Ankara gemileri var. Bunlar devre dışı kaldı. Yolcu taşımacılığı limanlar arasında rafa kalkıyor gibi görünüyor. Bu gemiler bakımlı. Ciddi masraflar yapılmıştı. Bunları değerlendirmeliyiz. Yüzer üniversiteler yapabilir miyiz? Dünya genelinde ABD, Japonya, İngiltere ve Kanada gibi ülkelerde bunların örnekleri var. Kamaralar, salonlar, alt otopark bölümleri son derece uygun. Ufak düzenlemeler ile uygun hale getirilebilir. Vakıf üniversiteleri buna ilgi gösterebilir. Dünyayı dolaşarak eğitim verilebilir. Bu tarz bir eğitimi almak isteyen yerli ve yabancı birçok öğrenci olacaktır.

Sistem nasıl işleyecek?

ONURAL: Gemi belli limanlarda duracak. O limanın özelliklerine göre de multi aktif eğitim verilebilir. Arkeoloji, sanat tarihi, coğrafya, oşinografi, uluslar arası ilişkiler, fotoğraf ve güzel sanatlar branşlarında bu okulda eğitimi verilebilir. Eğitim almak isteyen kadar öğretim üyesi olarak çalışmak isteyen akademisyenlerinde olacağını düşünüyorum. Bu konuyu çeşitli platformlarda açtığımda olumlu geri dönüşler alıyorum. Projenin İzmir'de hayat bulmasını istiyorum. İzmir'deki vakıf üniversiteleri bu işe sahip çıkmalılar. Bu dönemde gemi fiyatları düşük. Ayrıca çok fazla yatırımda gerektirmiyor. Yatırım için büyük maliyetlere gerek yok. Yatırım kendisini 3 yıl içinde amorti edebilecek. Tabiî ki bedelli eğitim olacak. Ülkemizde öğrenci sayısı da yüksek. Öğrenciyi de bulabileceğini tahmin ediyorum. Yurtdışından da talep olacaktır. Ayrıca bu geminin içinde denizcilik fakültesi açılabilir. Denizcilik sektörü hat safhada personel sıkıntısı yaşıyor. Kriz ortamında bile gemi zabiti bulmak çok zor. Biraz kriz gevşediği anda personel talebinde ciddi artış olacak. İşte asıl o zaman karşımıza personel krizi çıkacak. Denizcilik eğitimi geminin içinde verilir. Staj mecburiyetleri bu eğitim içinde düşünülebilir. Denizcilik bölümleri koymak lazım. Özellikle denizcilik fakültelerinde bugün simülasyon cihazları ile bu hizmet veriliyor. Bu sayede böyle bir eğitim direkt verilebilir. Her şeyi gerçeğiyle yaşayarak öğrenecekler. Gemiler uluslar arası sularda da seyir yaptırılabilir. Bu gemiler ülkemizin de ciddi anlamda tanıtımını yapar. Nitekim sergi gemileri yapıldı. Gittikleri limanlarda Türkiye'yi tanıtmaları sağlanabilir. Eğitimin dışında turizme de hizmet vermiş olur.

Kaynak: Vira Haber

www.DenizHaber.Net

DENİZ HABER TV
ÖZEL HABER
ANKET
ALTIN ÇIPA TÖRENİ HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYOR SUNUZ?
OLUMLU
OLUMSUZ
FİKRİM YOK
RÖPORTAJ