Port Finance International Konferansı başladı
14-15 Nisan’da İstanbul İngiltere Konsolosluğu'nda düzenlenecek olan Port Finance International Konferansı dün başladı.
Türkiye’nin küresel ulaşımda jeostratejik konumu dolayısıyla öneminden bahsederek söze başlayan DLH yetkilisi Fatma Ülker Yetkin, değişen taşımacılık haritalarında Türkiye’nin artan rolünü anlattı. En büyük kıyı alanına sahip olmasıyla birlikte Türkiye’nin denize kıyısı olmayan Orta Asya ülkelerinin önemi büyük ölçüde artan Akdeniz’e ulaşımını sağladığını belirtti. Karayolu taşımacılığının öneminin azalıp deniz ve demir yolunun önem kazanmasıyla Doğu-Batı ve Kuzey-Güney ekseninde önemli bir noktada bulunan Türkiye’nin de öneminin arttığı ve dolayısıyla da aktarma limanlarına ihtiyacın arttığını vurgulandı. Yetkin, bu kapsamda yürütülen Çandarlı, Mersin ve Filyos aktarma limanları projesi olduğunu açıkladı. Limanlardan 315 milyon ton taşıma yapılırken bunların sadece 5 milyon teusunun konteynır olduğu ve bu da yükleme boşaltmaya uygun altyapı olmamasından kaynaklandığı belirtilip bu sorunun aktarma limanları ile çözümüne katkıda bulunulacağı açıklandı.
İzmir Limanı'nın kapasitesini aşmış olmasından dolayı Çandarlı Limanı'nın aktarma limanları arasında en acili olduğunu, AB ile gerekli görüşmeler tamamlanır tamamlanmaz ve dalga kıranın inşası bittiğinde yap-işlet-devret modeliyle işleyişe geçeğini açıkladı. Filyos Limanı'nın ise Anadolu pazarlarını Asya, Karadeniz ve Doğu Avrupa pazarlarına açıp Karadeniz trafiğine önemli bir ivme kazandıracağını belirtildi. Mersin Limanı’nın da Orta Asya ve Orta Doğu’ya bir çıkış kapısı gibi işleyip 5 yılda aşamalı olarak 12 bin teu’luk kapasiteye çıkacağının altı çizildi. Bu 3 aktarım limanın tamamlanmasıyla birlikte Türkiye’nin toplam yük kapasitesinin 500 milyon tona ulaşması öngörülüyor. Yat turizminin de önümüzdeki yıllarda yüzde 20 artacağı belirtilerek 750 milyon dolar harcanan altyapı çalışmalarıyla 14.000 demirli yatın 50.000’e çıkması hedefleniyor.
Ehil çalışmalarla kendini ispat eden Türkiye’nin gemi inşa ve tersanecilik sektöründe özel şirket atılımlarının sayılarını arttığı ve kamunun altyapısını bitirip özel sektöre yap-işlet devret modeliyle aktardığı tersane sayısının artacağı belirtildi. Fakat asıl gelişme için kamu-özel sektör işbirliğinin gerekli olduğunun ama bunun için uygun yasanın hala çalışma aşamasında olduğunun altı çizildi. Dünyada yeni normlar oluştuğunu ve piyasaların seyrini kestirmenin çok zorlaştığını vurgulayan Drewry Shipping danışmanı Neil Davidson ise konteynır limanı hacimlerindeki büyük iniş çıkışlar olduğunu ve her ne kadar öngörüde bulunmak zor olsa da iyileşmelerin bölgelere göre değişiklik göstereceğini açıkladı.
Krizden farklı ölçülerde etkilenen bölgelerin kimisinin 2008 verilerine 2013’de kimisinin de 2015 yılında varabileceğini açıkladı. Güney Asya ve Hindistan’ın gücünü korurken Orta Avrupa’nın çok ağır darbe alıp yüzde 35’e varan düşüler yaşadığı bildirilip Güney ve Kuzey Avrupa’da iyileşmenin vakit alacağı belirtildi. Navlun fiyatlarındaki artışın da kapasite artışının yeni gemileri çekmesiyle tekrar düşebileceğinin altı çizildi. GHK yöneticisi Jamie Simpson ise Çin’in dünyanın fabrikası gibi işlediğini ve Türkiye’nin dağıtımda çok önemli rol oynadığını dile getirdi. Simpson, limanların AB fonları ve ulusal fonlar tarafından finanse edildiğini ve bu aşamada en uygun finansman stratejisi ve en uygun yapıyı belirlemek, piyasadaki iştahı ve riski doğru saptamak ve bankalarla erken safhalarda buluşulması gerektiğini belirtti. Tüm bunları yaparken yeni normlara uygun entegre edilmiş bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Hacimlerdeki düşüşün bankaların kararını büyük ölçüde etkilediği ve mevcut ve yeni kredilerin vadelerinde esneklik sağlandığı da açıklandı. HPC Hamburg limanı danışmanı Ranier School ise özelleştirmelerden bahsederek, alt yapı yok, ülke ekonomisine yeterince katkıda bulunamaz gibi kamu itirazları olabileceğini fakat özelleştirmelerle birlikte limanların yeterliliğinin artacağı, fonların daha sağlıklı yönetilebileceği ve hem kamuya hem de özel sektöre daha yararlı olacağını vurguladı.
Diğer nakliye sektörleriyle kıyaslandığında limanların daha az oranda kamu mali olduğunu ve kamu limanlarının da olası bir ulusal strateji kapsamında olduğunu açıkladı. Tekelciliğin ise ihaleyi alan firmanın bir sonraki ihaleye girememesi, komşu terminaller için ihaleye girilememesi gibi bazı kurallarla engellendiği belirtildi TT Club Bölgesel Gelişim Yöneticisi Andrew Huxley limanlarda meydana gelen kazalardan bahsedip, büyük kısmının gerekli önlemlerle engellenebileceğini bildirdi. Kaliteli ekipman alımı ve gerekli kontrollerin dikkatli yapılmasıyla hava koşulları dışındaki hemen bütün sorunları çözebileceğini, hava koşulları problemlerinin de önlemlerle en aza indirebileceğini açıkladı.















Haber ve Fotoğraflar: Kezban Ezgi ARIK - Buse NAZ - Deniz Haber Ajansı































