• BIST 74.497
  • Altın 596,67
  • Dolar 2,2820
  • Euro 2,8765
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 21 °C

Struma gemisi, 69 yıldır Şile açıklarında

Struma gemisi, 69 yıldır Şile açıklarında
1942’de Nazilerden kaçan Yahudileri Filistin’e götürmek için İstanbul Limanı’na gelen ve siyasi nedenlerle götürüldüğü Karadeniz’de Sovyet Denizaltısı’nın batırdığı Struma gemisi, 69 yıldır Şile açıklarında yatıyor.

Struma gemisi, 69 yıldır Şile açıklarında

1942’de Nazilerden kaçan Yahudileri Filistin’e götürmek için İstanbul Limanı’na gelen ve siyasi nedenlerle götürüldüğü Karadeniz’de Sovyet Denizaltısı’nın batırdığı Struma gemisi, 69 yıldır Şile açıklarında yatıyor.

Şile kıyılarına vuran cesetleri toplayan ve kurtulan tek kişi David Stoliar’la ilgilenen balıkçı İsmail Aslan facianın yıldönümünde yaşananları anlattı. Derinliklerinde yüzlerce savaş ve ticaret batığını barındıran Türkiye’de 2. Dünya Savaşı sırasında yaşanan Struma trajedisinin üzerinden 69 yıl geçti. Nazilerin Yahudilere uyguladığı soykırımdan kaçmak isteyen 773 Yahudi mülteci, 12 Aralık 1941’de Romanya’nın Köstence Limanı’ndan Struma gemisiyle Filistin’e doğru yola çıkmıştı. Nazilerin ölüm kamplarında can vermemek için Struma’ya binen Yahudiler, kurtarma salı bile olmayan ahırları kamaraya dönüştürülen gemiyi kurtuluş görmüştü. 14 Aralık’ta geldiği Sarayburnu açıklarında 69 gün bekletilen gemi, 24 Şubat’ta götürüldüğü Şile açıklarında Sovyet SC 213 tarafından torpillenerek batırıldı. Gemiden sadece 16 yaşındaki David Stoliar ve ikinci kaptan Ivanof Dikof bir tahta kirişe tutunarak kurtuldular. İkili sabaha kadar birbirlerini tokatlayarak donmamaya çalışırken, Dikof suya düşünce umutları tükenen Stoliar, cebindeki çakıyla bileklerini kesmek istedi. Parmakları donan Stoliar çakıyı açamadı ama ölmek üzereyken 12 kürekli Türk kurtarma kayığı tarafından bulundu. Şile’ye çıkartılan Stoliar hayata döndürüldü. 2 gün Şile’de gözetim altında tutulan Stoliar, balıkçılara ve kendisini kurtaran kürekçilere yaşadıklarını detaylarıyla anlattı. O günlerde Stoliar’la ilgilenen balıkçılardan olan İsmail Aslan, 24 Şubat’taki trajedinin yıldönümünde yaşadıklarını anlattı.

“Cesetleri görünce gemi battığını anladık”

69 yıl önceki trajedinin son tanığı İsmail Aslan(88), “Geminin battığını cesetler çıkana kadar bilmiyorduk. Sabah saatlerinde Feneraltı mevkiine bir tahta salın üzerinde 5 ceset geldi. Ne olduğunu anlayamadık ve kıyıya yakın bir mezarlığa gömdük. Ayazma Plajı’na gelen çok sayıda cesette yakındaki kumsala gömüldü. Ertesi gün kahvede otururken hangi geminin battığını merak ediyor, balıkçılarla aramızda konuşuyorduk. Ölenler sivil olduğu için yolcu gemisi olduğunu anlamıştık. Kürekçilerin 1 kişiyi kurtardığını öğrenip aşağı indiğimizde, benim yaşlarda bir adamın battaniyelere sarılı sobanın başında oturduğunu gördüm. Dilimizi bilmediği için konuşamadık ama gözlerindeki mutluluğu gördüm. Hepimize gülerek bakıyor ve ısınmaya çalışıyordu. Çay verdik ve O’na yakın davrandık. O’na kendimi Siyam İsmail olarak tanıttım. Jandarma ertesi gün gelerek genç adamı Üsküdar’a götürdü” dedi.

Şile’ye 59 yıl sonra ziyaret

Stoliar’ın 2001’de kendisini ziyarete geldiğini söyleyen balıkçı İsmail Aslan,“10 yıl önce barakama bir kadın ile yaşlı bir adam geldi. Kadın Türkçe biliyordu. Adam bana Struma’dan kurtulan David Stoliar olduğunu söyleyince çok şaşırdım. Bana sarıldı ve ellerimi tuttu. 1 saat barakamda kaldılar. Kadın, David’in kitap yazdığını bendende bahsedeceğini ve para istemeyeceğime dair kağıt imzalamamı istediler. Bende imzaladım. Giderken hayatını Şilelilere borçlu olduğunu söyledi” diye konuştu. Stoliar’ın kendisini kurtaran kürekçilerin bağlı olduğu şimdiki Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne dönüşen Umumiye Müdürlüğü Can Kurtarma İstasyonu’na da gittiği ve denizcilerle 1-2 saat vakit geçirdiği öğrenildi. Emekli kıyı emniyeti kaptanı Mustafa Taşlı, “Stoliar kendisini kurtaran 6 kürekli kayığı görmek istedi. Bizde koruduğumuz 5 kürekliyi gösterdik. Yaşamdan umudu kestiğinde kayıktakilerin el uzattığını söyledi. Almanlardan kaçmak için gemiye bindiklerini ama ölüme yakalandıklarını belirtti” dedi. Taşlı, “Stoliar, ‘Sabaha karşı öleceğini düşündüğü anda suya vuran kürek sesleriyle kurtulduğunu anladığını’ söyledi. Karnını doyuran, giysi veren ve ısıtan Şilelileri hiç unutmayacağını defalarca dile getirdi” diye konuştu.

“Balıkçı Siyam İsmail’den başka iz yok”

Şileli Sabri Kayacık ise, Struma faciasında ölenler için bir anıtın bile olmadığını mezarlarının belli olmadığını vurguladı. Kayacık, “Büyüklerimiz 40-50 cesedi çıktığı yere yakın olan ve kumu yumuşak olduğu için kolay kazılan Ayazma Plajı’nın üzerindeki alana gömüldüklerini anlatırdı. Bazı cesetler ise Feneraltı’na gömülmüş. Kimse ilgilenmediği için ne yazık ki Şile’de Balıkçı İsmail dışında Struma’dan iz kalmadı” dedi.

Struma’yı batıran SC 213 Köstence’de battı

Öte yandan Köstence’den yola çıkan gemiyi bin 118 metreden attığı tek torpidoyla batıran Sovyetlerin gözde denizaltısı SC 213’ünde bir mayına çarparak battığı belirlendi. Trajediden 2 yıl sonra Struma’nın çıktığı Köstence Limanı’na giderken bir deniz mayınına çarpan denizaltının 43 personeliyle battığı öğrenildi.

Kaynak: Gökhan Karakaş - Milliyet Gazetesi

www.DenizHaber.Com.tr

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
T.C.Müh.Kaptan Refik Akdoğan
21 Şubat 2014 Cuma 17:46
Struma
Sayın Mısra Afacan önce soyadım Erdoğan değil Akdoğan dır. O zaman iktidar olan İsmet İnönü çok doğru bir karar alarak trakya da yığılmış milyonlarca asker Türk gencinin yaşamını ve Türkiye'nin Alman orduları tarafından işgal edilerek harap olmasını kurtarmıştır. Suçlu olan gemi kaptanıdır. Senin Karadeniz de ne işin var? Marmara da yoluna devam etseydi ya da Karadeniz e çıkarken gemiyi Boğazda karaya verseydi ya da makine dairesinde yangın çıkarsdaydı Struma daki göçmenlerin hiçbiri yaşamlarını yitirmezdi. Romanın etkisinde kalarak yanlış yorumlar yapmayın.Tek suçlu gemi kaptanıdır. Kaptan Karadeniz de bir sürü tehlike muvcut olduğunu bildiği halde Karadeniz e çıkmayı istemesini anlamak mümkün değildir. Bu açıköa intihardı. Allah günahlarını affetsin. www.refikakdogan.com
46.197.149.173
mısra afacan
20 Şubat 2014 Perşembe 21:03
Struma gemisi değil ÖLÜ MEZARI
çetin egemen bey bakın ne olursa olsun o dönemin şartlarıyla aynı değiliz. evet Erdoğan sessiz kaldı. eğer kalmasaydı adamı diğer siyaset adamları batırmaya çalışacaktı . ayrıca bu olay zamanında 15 milyon insan bile yoktu Türkiye de bu konu hakkında konuşmadan önce lütfen bilgi edinin. ayrıca Kaptan Refik Erdoğan bey doğru söylüyorsunuz fakat yanlış bilgi sunuyorsunuz. 741 değil 769 kişi önce şunu düzeltelim ayrıca bu olay 2. dünya savaşında yaşanmış olsada nedense türk halkına türk öğrencilerine konu hakkında küçücük bir bilgi bile verilmiyor. ne olursa olsun Yahudi veya Hristiyan hepimizi tek bir kişi yarattı o da Allah. insanlara bu şekilde bir eziyetle öldürmek vicdansızlık canilik nasıl olur da bir insanoğlu başka birisine bunu yapabilir. ayrıca bu olay da tek sovyetler değil Türkiye İngiltere ispanya ve almanya gibi ülkelerde suç ortağı türkiye bu olayı engelleye bilirdi ayrıca orada ölen insanlar olsun veya istanbula gelen aileleleri hepsi bizim atalarımız. bu olay olduğunda 15 milyonduk şimdi 70 milyon. ayrıca şimdiki tıp gelişimimizi de einstein ve atatürke borçluyuz o kitapta anlatılan hikaye haricinde herşey doğru ve ispatlar devlette var ama açıklanmıyor
88.236.153.13
T.C.Müh.Kaptan Refik Akdoğan
08 Şubat 2014 Cumartesi 10:59
STRUMA olayı
Sayın Tuncer Erdiman, Eğer geminin kaptanı Karadeniz yerine Marmara'ya çıksaydı, ya da Karadenize çıkarken gemiyi Boğaz da bir yere oturtsaydı,(örneğin Bebek ya da Paşabahçe sığlıkları gibi) ya da makine dairesinde yangın çıkarsdaydı 741 kişiden kimsenin burnu bile kanamazdı. Unutmayınız, çok üstün teknolojiye sahip Alman Yıldırım Orduları Trakya da sınırlarımıza dayanmış, Trakya'da en geri harp teknolojisine sahip 2,5 milyon Türk askeri yığılmış vaziyette savaş çıksaydı ne olurdu? (ne olurdu biliyormusunuz? Türkiyedeki bütün Yahudiler toplanır Auswis kampında yanmaya gönderilirdi) Bir de İsrail'in şu anda Filistinlilere ne yaptıkllarını düşünün. O zamanın hükümeti çok doğru bir karar almıştır. 2,5 milyon Türk genci ve Tüürk Yahudileri ölümden kurtarılmıştır. Bütün kusur kaptandadır. Bu böyle biline. Romanın etkisinde kalarak yanlış yargılara varmayınız. Allah yardımcımız olsun. www.refikakdogan.com
46.197.149.173
tuncer erdiman
07 Şubat 2014 Cuma 14:44
bunu savunmakmı....
yazıklar olsun.insanlık bumudur o zamanki hükümetin yaptığının doğru olduğunu nasıl savunabilirsin.o geminin içindeki sende ve senin ailende olabilirdi.içinde küçücük çocukların ve kadınların olduğu ve 69 gün açlık ve sefalet içinde bekleten insanların insan bile olduklarından kuşku duyarım.bunu haklı çıkarmak için bile politize edebiliyorsunuz,sizede yazıklar olsun.
89.106.20.18
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48-32 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim