• BIST 101.559
  • Altın 201,708
  • Dolar 4,8444
  • Euro 5,6702
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 27 °C
  • İzmir 28 °C
  • Antalya 30 °C
  • Muğla 30 °C
  • Çanakkale 23 °C

SULİM Başkanı Abbas Kolçalar “Devlet özel sektörle işbirliği yapmalı”

SULİM Başkanı Abbas Kolçalar  “Devlet özel sektörle işbirliği yapmalı”
SULİM Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Abbas Kolçalar, Sualtı ve Liman İnşaatı Sektörü’nün devlet tarafından hak ettiği şekilde bilinmediğini, bu durumun da mevzuatların hazırlanması sırasında sektöre ciddi sıkıntılar yarattığını söyledi.

Sualtı ve Liman İnşaatı Sektörü’nün devlet tarafından hak ettiği şekilde bilinmediğini, bu durumun da mevzuatların hazırlanması sırasında sektöre ciddi sıkıntılar yarattığını söyleyen ÜÇEL Denizcilik ve Ticaret A.Ş. ile SULİM Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Abbas Kolçalar, bu konuda devletin özel sektörle işbirliği yapması gerektiğine dikkat çekiyor.

“Devletimizin sektörümüze kulak vermesi lâzım”

Türk Denizcilik Sektörü’nün gerek tersanecilik ve gerekse lojistik anlamda ciddi atılımlara imza attığını kaydeden Kolçalar, bu başarıların ve kazanımların sürekliliğinin, ancak bu başarıları mümkün kılan tesisleri korumakla ve geliştirmekle sağlanabileceğini vurguluyor.7 Deniz’in haberine göre  Kolçalar, Sualtı ve Liman İnşaatı Sektörü’nün tam da bu hayatî noktada hizmet verdiğine dikkat çekerek, “Yıllık ciro ve istihdam kapasitesi itibariyle armatörlük firmaları ve tersanelerle mukayese edildiğinde oldukça küçük olan sektörümüzün taleplerini yetkililere duyurabilmekte ciddi güçlükler yaşıyoruz. Bizim için en hayati öneme sahip olan barınma yeri tahsisi talebimiz dahi henüz karşılanabilmiş değil” şeklinde konuştu.üçel

“Barınma yeri talebi ticarî değil, hayatîdir”

Denizcilik sektörü için çok değerli hizmetler gerçekleştiren tarama gemileri, yüksek kapasiteli yüzer vinçler, dökü dubaları gibi kıymetli deniz araçlarının hava ve dolayısıyla deniz tehdidine açık hâlde bırakıldığını ve kaybedilmesi riskinin çok yüksek olduğunu belirten Abbas Kolçalar, “Özellikle son yıllarda önemi daha da açık şekilde görülen iş sağlığı ve güvenliği açısından bakıldığında, sektörümüzün barınma yeri talebi ticarî değil, hayatî bir taleptir” diyerek konunun önemini vurguladı.

“SULİM bu sektörün sesidir”

Barınma yeri mevzuunun sektördeki tüm firmaların ortak derdi olduğunu belirten Kolçalar “SULİM Kooperatifi bu ortak derde çözüm arayan firmaların bir araya gelmesiyle 2009 yılında kuruldu. Şu anda üyemiz olan 15 firmanın toplam yıllık cirosu 3 milyar lira, çalışan sayısı; sabit bin 146, yan sanayi ve taşeron yaklaşık 2 bin 500, toplamda yaklaşık 3 bin 650 kişi, deniz ve kara araçlarının toplam sayısı bin 557’dir. Bugün geldiğimiz nokta itibariyle devletimizle, sağlıklı ve verimli olduğuna inandığımız bir diyaloğun oluştuğunu ve sorunlarımızın kısa ve orta vadede çözüme kavuşturulacağını düşünüyoruz” diyor. Bu noktada sektör firmalarına da bir çağrıda bulunan Kolçalar, “NACE kodu itibariyle meslek komitemize üye olan firma sayısı 139. Bu firmaların 84’ü İstanbul merkezli olmasına rağmen sadece 15’i kooperatifimize üye. Sesimizin daha gür çıkabilmesi ve sorunlarımızın daha erken çözümlenmesinin ancak birlikten doğacak kuvvetle mümkün olacağını hatırlatarak tüm sektör firmalarını kooperatif çatımız altında birleşmeye davet ediyorum” dedi.üçel tarama

“Bütün büyük projelerde üyelerimizin emeği ve imzası var”

İstanbul-İzmir Otoyolu’nun en önemli kısmı olan İzmit Köprü Geçişi, Marmaray, 3. Boğaz Köprüsü, Kıbrıs Su Temin Projesi gibi kamuoyu tarafından yakından takip edilen pek çok dünya çapında takdir gören projede Kooperatif üyelerinin aktif görev aldıklarını ve üstlendikleri her işten alınlarının akıyla çıktıklarını dile getiren Kolçalar “Gerçekleştirdiklerimizle gurur duyuyoruz. Bu projeler büyük Türkiye’nin vizyonudur, vitrin yüzüdür. Bunları gerçekleştirmeyi başarmış kadroların ve deniz araçlarının idamesi için hem fizikî hem idarî tüm konuların, devlet ve özel sektör işbirliğiyle formülize edilmesi gerekir” dedi.üçel römorkör

“Kabotaj Kanunu kırmızı çizgimizdir”

Sektör için en az barınma yeri kadar hayatî bir başka konunun ise kabotaj kanununun belli projelerde ihlâl edilmesi olduğunu dile getiren Kolçalar, projelerin daha hızlı bitirilebilmesi adına kabotaj kanuna aykırı olarak yabancı bayraklı ve yabancı firmalara ait deniz araçlarının çalıştırıldığını, bunun sektör firmalarının ticarî faaliyetlerini ciddi şekilde etkilediğini belirtti. “Kabotaj Kanunu bizim kırmızı çizgimizdir. Bu kanunun belli nedenlerle genişletilmesi, her ne kadar kısa vadede zaten yoğun şekilde hizmet veren sektörümüz firmalarını tehdit etmiyorsa da orta ve uzun vadede firmalarımızın ticarî potansiyellerine zarar verecektir. Bugün ülkemiz, gerek tersaneler ve gerekse bilgi birikimi olarak yurtdışından gelecek her türlü deniz aracını az zamanda kendi kaynaklarıyla yapacak kabiliyettedir. Yeter ki düzgün bir planlama olsun” diyen Abbas Kolçalar, büyük projelerin devlet ve özel sektör tarafından ortaklaşa planlanması hâlinde hem tersanelerin, hem de deniz inşaatçılarının yarar sağlayacağının altını çizdi.

“Prosedürler can yakıyor”

Sualtı ve liman inşaatı sektörünün, devlet tarafından hak ettiği şekilde bilinmediğini, bu durumun da mevzuatların hazırlanması sırasında sektöre ciddi sıkıntılar yaratacak kuralların oluşturulmasına sebep olduğunu vurgulayan Abbas Kolçalar “Dökü ve yedekli sefer konularındaki mevzuat sektörümüzü yakından ilgilendiriyorken, bu mevzuatların hazırlanması sırasında mevcut durumu, ihtiyaçları ve riskleri yeterince anlatamadık” dedi.

 “Mevzuatı biz teklif edelim, devletimiz kesinleştirsin”

Mevzuatların hazırlanmasında devletle özel sektörün mutlaka akıl ortaklığı yapması gerektiğini ifade eden Kolçalar, “Mevzuatların amacı bir faaliyetin güvenli, takip edilebilir ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlayacak kural ve düzenlemeler meydana getirmek olmalıdır. Bunun mümkün olması için de mevzuatın hazırlanması aşamasında mutlaka mevzuatın ilgilendiği faaliyetle iştigâl edenlerin fikirlerine başvurulmalı ki sorunlar doğru analiz edilsin, kural ve düzenlemeler de bu sorunları ortadan kaldırsın. İşi yapacaklar olarak mevzuat içeriğini biz teklif edelim, nihaî mevzuatı yine devletimiz oluştursun” dedi.üçel havuz

“Eski DLH’nin özelleştirilmesiyle ilgileniyoruz, ancak…”

Devletin Liman İnşaat Sektörü’ndeki tek firması olan eski adıyla DLH’nin (yeni adıyla UDHB Denizdibi Tarama Başmühendisliği) özelleştirilmesi düşüncesi ortaya çıkarsa buna kayıtsız kalmayacaklarını belirten Abbas Kolçalar, “DLH bugün itibariyle elinde 49 adet deniz aracı olan Samsun, İstanbul ve İzmir’de kendi limanları olan bir kurum. Bu kurumun özelleştirilmesi düşüncesi varsa, bu özelleştirmede önceliğin, kurumun kuruluş amacıyla aynı sektördeki firmalara ya da tüzel kişilere verilmesi gerekir. Özelleştirme olması hâlinde ilgileneceğimizi belirtmek isteriz. Ancak, özelleştirme sadece ekipmanı sektöre verip, araziyi TOKİ’ye ya da daha rantabl olacağını düşündükleri başka sektörlere verecek şekilde yapılacaksa, bu sadece bizim değil, Türkiye’mizin kaybı olur. DLH’nin, eğer özelleştirilecekse, amacına uygun şekilde özelleştirilmesi gerekir” diyerek sözlerini tamamladı. 

Makine Mühendisi olan Abbas Kolçalar, denizciliğe gönül vermiş bir denizci. Yakın zamanda ise Makine Mühendisleri Odası’ndan “40’ıncı Onur Yılı” plaketini aldı.

Kaynak: 7Deniz.Net

Deniz Haber Ajansı

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
ibrahim
09 Şubat 2016 Salı 10:06
10:06
Röportaj 7deniz dergisinindir, keske kaynağı belirtseydiniz
95.8.188.215
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim