• BIST 115.882
  • Altın 162,670
  • Dolar 3,7533
  • Euro 4,6568
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara -3 °C
  • İzmir 7 °C
  • Antalya 11 °C
  • Muğla 7 °C
  • Çanakkale 8 °C

"Türkiye AB'ye üye olmayacak"

"Türkiye AB'ye üye olmayacak"
The Guardian
20-12-2006 01:39THE GUARDIAN:
OLMAYACAK DUAYA KORO HALİNDE AMİN DİYENLER OLSA DA TÜRKİYE AB'YE ÜYE OLMAYACAK
 ANKARA, 18/12(BYE)--- İngiltere'de çıkan The Guardian gazetesinin 18 Aralık 2006 tarihli sayısında, Geoffrey Wheatcroft imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında bir makale yer almıştır. Internet’ten sağlanan makalenin özet çevirisi şöyledir:
 
Gazeteciliğin cazip yanları içinde en tehlikelisi tahminlerde bulunmaktır. Bizim işimizde kahinlik yapanlar genellikle olaylar karşısında aptal durumuna düşmüşlerdir.
 
Bu hatırlatmanın ardından samimiyetle ve güvenle bir şey söylememe izin verin: Türkiye AB'nin üyesi olmayacak. Bu hiçbir zaman katılmayacak anlamında değildir, ancak kısa vadede Birliğin üyesi olmayacak. Tony Blair geçen cuma günü Türkiye'yi ziyaret etti. Blair fantastik demesek de umutsuz Orta Doğu'ya barış getirmeye yönelik son girişiminde şunları söylüyordu: "Türkiye ile katılım sürecine devam etmemiz önemlidir."
 
Benzer sözleri diğer önemli Avrupalılardan da duyacaksınız. Şansölye Angela Merkel Sosyal Demokratlara katıldı ve tam üyeliğin "denemeye değer" olacağını söyledi. Finlandiya Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja "kapının hala açık olduğunu" söylerken, İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bild Türkiye'nin üyeliğini hararetle savunmayı sürdürüyor.
 
Bütün bu olmayacak dualar tam da Türkiye ile AB arasındaki müzakerelerin, Brüksel'in liman ve havaalanlarını Rumlara açmaması nedeniyle Ankara'yı cezalandırmak için askıya alma kararıyla bir darbe daha yediği bir zamana denk geldi. Blair, askıya alma kararının "ciddi bir hata" olduğunu söylerken Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan kararı "kabul edilemez" şeklinde nitelendirdi.
 
Türklerin şimdiye kadar isteseler de istemeseler de kabul etmek zorunda kalacakları daha çok şey olduğunu öğrenmiş olmaları gerekir. Türklerin ayrıca bir engeli aştıklarında Avrupa'nın bir başka engel bulacağını da hissediyor olmaları gerekir.
 
Sonuç olarak Türkiye bir kilisenin hiçbir zaman çalmayacak çanını bekliyor. Bir Fransız diplomatın da söylediği gibi Avrupa, kaybetmek istemediği, ancak aynı zamanda evlenmeyi de arzulamadığı bir metresi olan adama benziyor.
 
Türklerin en vahim hatası, ABD'nin yardımını istemekti.
 
Blair de her zaman olduğu gibi Amerika'nın tarafını tuttu ve Türkiye'nin katılımını stratejik temellere dayandırdı: "Katılım, sadece Türkiye açısından değil, Batı ile Müslüman dünya arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi yönünden de öneme sahiptir." Kapıları kapatmak dünya genelinde Müslümanları uzaklaştıracaktır öte yandan Türkiye'yi dahil etmek ise Batı ile İslam dünyası arasında köprü kurulmasını sağlayacaktır.
 
Türkiye'nin bir "Hıristiyan Kulübünden" dışlanma hassasiyeti oldukça yanlış: Avrupa bugün bir Hıristiyan kulübü değildir ve hatta radikal İslamcılık korkusu da başlıca faktör değildir.
 
Sadede gelirsek sorun kültürel, ekonomik veya dini değil basit biçimde coğrafi. Bu oldukça geç farkına vardığımız bir şey, ancak Türkiye'nin neden uzun bir süre Birliğin üyesi olmayacağını açıklıyor. Bild kararlı bir şekilde, "Türkiye şüphesiz Avrupa'nın bir parçasıdır" derken, bir Fransız siyasetçi konuya bir başka şekilde bakarak "Gerçekten de sınırları Irak'a uzanan bir Avrupa'ya sahip olabilir miyiz?" diyor. Pek çok sıradan Avrupalı bunun cevabını kendilerini yönetenlerden daha iyi biliyor gibi görünüyor.
Kaynak: BYEGM Başbakanlık Basın, Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü Web Sitesi
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim