• BIST 115.882
  • Altın 162,670
  • Dolar 3,7533
  • Euro 4,6568
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 8 °C
  • Antalya 12 °C
  • Muğla 9 °C
  • Çanakkale 8 °C

Ulaştırma Bakanı Akşam'a Konuştu

Ulaştırma Bakanı Akşam'a Konuştu
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım Denizcilik Sektöründe yaptıkları hizmetleri ve iki yıllık icratlarını Akşam Gazetesine değerlendirdi.
ULAŞTIRMA BAKANI AKŞAM'A KONUŞTU(Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım Denizcilik Sektöründe yaptıkları hizmetleri ve iki yıllık icratlarını Akşam Gazetesi köşe yazarı ve DenizHaber Editörü  Recep Canpolat'a değerlendirdi.)KARA LİSTEDEN ÇIKTIK
Deniz araçlarının kullandığı yakıtta ÖTV'nin kaldırılması ve liman ücretlerindeki indirimler ile birlikte ivme kazanan denizcilik sektörü Türkiye'de son 50 yılın en parlak dönemini yaşıyor. Şüphesiz bu atılımlarda en büyük pay ise görevindeki ikinci senesini dolduran Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın.

Türk denizciliğinin uluslararası ölçekte saygınlık kazanmaya başladığını söyleyen Ulaştırma Bakanı'yla denizcilik sektörü üzerine konuştuk.
Altın dönemini yaşıyor

Sayın Yıldırım, iki yıllık görev sürenizde denizlerde arzu ettiğiniz atılım gerçekleştirildi mi?
Öncelikle, 2000 yılı sonunda tüm alanlarda olduğu gibi, denizcilik sektörü de krizle mücadele ediyordu. Navlun fiyatlar dibe vurmuş, denizciliğin, gerek personel, gerekse gemilerin teknik donanımı ve tutulma oranları açısından bayrağımız kara listeye alınmıştı. Tersanelerimiz yeterli iş kapasitesine sahip değildi. Yüksek liman ücretleri yüzünden ticaretimizin olumsuz geliştiği, buna bağlı olarak gemi trafiğinin giderek azaldığı, emniyet açısından Boğazlarda sorunların yaşandığı, beklemelerin arttığı, gemilerin teknik donanım bakımından da çok önemli sorunların söz konusu olduğu bir denizcilik sektörü mevcuttu.

Peki bu tablo nasıl değişti?
Yaptığımız en önemli ve ilk iş insana yatırım oldu. Önce Denizcilik Müsteşarlığı'mızı denizcilerle buluşturduk. Denizcilik Müsteşarlığı ne yazık ki 10 yıldan fazla bir sürede ehil olmayan, denizcilikte geçmişi olmayan, kadrolarla yönetiliyordu. Bu yanlıştan kadroları denizcilerle değiştirirek vazgeçtik. Böylelikle 80'in üzerinde kaptan, baş mühendis, gemi mühendisi, makina mühendisi gibi denizcilikle ilgili geçmişi olan uzmanlar aldık, onları yetiştirdik ve limanlara dağıttık. Bunun sonucu ne oldu? İşte bugün gazetelerde yer aldı. 'Türk Bayrağı, kara listeden çıkma noktasına geldi, Türk Bayrağı gri listeye yaklaştı' deniyor. Göreve başladığımızda Türk gemilerinin tutulma oranı yüzde 19'lardayken bugün bu oran yüzde 4'e geriledi. Bu iki yıldan az bir sürede çok önemli bir gelişmedir. Türk denizciliği uluslararası camiada tekrar saygınlığını kazanmıştır. Tutulma oranımız AB'ye yeni giren ülkelerin ortalamasının bile altındadır.

Türkiye sadece bayrakta iyileşme değil, gemi adamlarının standartları, yeterlilikleri ile ilgili de kara listedeydi. Mayıs 2004'te açıklanan IMO raporuna göre beyaz listede yeralmaktadır. AB'nin finanse ettiği ve birliğe sunulan tüm kamu kurumları projeleri arasında Denizcilik Müsteşarlığı'nın 'Deniz güvenliğinin güçlendirilmesi' projesi en beğenilen ve diğer kurumlara örnek gösterilen proje olmuştur.

Teşvikler halkımıza yansıdı

Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye, bu avantajını ne zaman etkin bir şekilde taşımacılıkta kullanacak?
Denizlerimizde taşımacılığı ne yazık ki etkin kullanamadık. Başta, yakıt çok pahalıydı. Bunun rekabeti etkiliyerek taşımayı caydırması, karayoluna fazla yük bindiriyorudu. Ben bunun sıkıntılarını İDO'da görev yaparken yaşadım. Görevdeki ilk işlerimizden bir tanesi denizde kullanılan akaryakıtın ÖTV'sin sıfırlamak oldu. Bu satış fiyatını yüzde 65 ucuzlattı. Bu son 50 yılda yapılan sessiz bir devrimdi. Bugüne kadar sektöre, 260 trilyon civarında bir teşvik sağladık. Bu teşvikin bir yarısı TDİ ve İDO'ya giderken, diğer yarısını da, balıkçılarımız, yat turizmcilerimiz ve motorcularımız kullanıyor.

Teşvikle birlikte, indirimin biletlere yansıması yolcu sayısını müthiş bir arttırdı. Yakıt indirimi yaparken sektörü de kayıt altına aldık. Yani, denizden yapılan kaçakçılığın önüne geçtiğimizi düşünüyoruz. Şu anda yaklaşık 5 bin tekne kayıt altına alındı, yakıt defterleri tasdik oldu. Deniz taşımacılığının bütün İstanbul, İzmir, İzmit Körfezi, Çanakkale dışında, kabotaj hattındaki bütün sahillerimizde yayılmasını hedefliyoruz. Liman yardımcı hizmetleri ağırlıklı olmak üzere, kılavuzluk ve römorkör hizmetlerinde, fener gibi diğer ücretlerde indirimler yaptık. Bu indirimler iç limanlarda yani kabotaj taşımacılığı yapanlarda yüzde 75-80'lere varıyor.

Liman ücretlerinin indirilmesindeki 'gelir kaybı olur' eleştirilerine ne diyeceksiniz?
Eleştirilerin aksine yararı olduğunu gördük. Daha çok gemi, daha çok turist geldi. Daha çok katma değer sağlandı. 2003'ten itibaren navlun fiyatları müthiş arttı. Şu anda 2003 yılının sonuna göre neredeyse 3 kat daha fazla. Böyle olunca gemi ihtiyacı artmaya başladı. Armatörler daha çok gemi yaptırma yoluna gittiler. Şu an sektör altın yılını yaşıyor. Bu arada, başta Devlet Demir Yolları bünyesindekiler olmak üzere limanlarımızın hepsini özelleştirerek daha etkin kullanılmasını sağlayacağız.

Yat inşasında ileri olsak da büyük gemilerde neden yokuz?
Ne yazık ki tersanelerimizin tamamı Tuzla'da ve ufak tersaneler, büyük gemiler yapamıyoruz. Yeni tersane alanları oluşturmak için iki yıldan beri çalışmaları sürdürüyoruz. Karadeniz bölgesinde bu alanlar belirlendi. Karadeniz Ereğli'sinde tahsis edilen 4 tersanenin inşaatı süratle yapılıyor. Samsun'da bin dönüm yerin ihalesi yapıldı. Trabzon ve Karasu'da yerler belirlendi ve buralar yakında ihale edilecek. Yalova-İzmit bandında yat inşaatı ve küçük tekne yapımı için yer tahsis çalışmaları sürüyor. Aynı çalışmalar Fethiye'de, Milas-Bodrum'da, Akdeniz Bölgesi'nde İskenderun-Mersin'de de devam ediyor. Diğer yandan tersanelerin kapasiteleri de arttırıldı. Tuzla-Aydınlı koyunda bulunan 35-40 tersane 3-4 yıla kadar dolu.

Mevzuatları düzenledik
Yasal düzenlemelerde de önemli adımlar attık. Gemilerin sicile alınması, sicilden çıkarılması konusunda gerekli yasal düzenlemeleri yaptık. Bir gemi yurtdışında mahkeme kararı ile satıldığında onu sicilden çıkarmak zor oluyordu, bu nedenle finans kuruluşları kredi vermekte tereddüt ediyorlardı. Artık böyle bir tereddüt yok. Denizciliğimizin borsaya açılması için önündeki engelleri kaldırdık. En önemlisi Deniz İhtisas Mahkemesi'nin kurulmasını sağladık. Dövizli ipoteğin yolunu açtık. İç hatlarda çalışan balıkçılarla ilgili, deniz yolu taşımacılığı ile ilgili çalışma yapan firmalara uluslararası kurallar gibi kurallar uygulanıyordu. Bunu basitleştirdik. Zorlaştıran değil, kolaylaştıran bir yaklaşımla konuları ele alırsak bu ülkede çözülmeyecek hiçbir problem yok.
Recep CANPOLAT/Akşamhttp://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2005/02/14/yazidizi/yazidizi1.html
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim