• BIST 101.090
  • Altın 200,828
  • Dolar 4,7878
  • Euro 5,6116
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 28 °C
  • İzmir 27 °C
  • Antalya 27 °C
  • Muğla 28 °C
  • Çanakkale 27 °C

Ümitlerinin son bulduğu sığınmacı mezarlığı: Mozambik Kanalı

Ümitlerinin son bulduğu sığınmacı mezarlığı: Mozambik Kanalı
Doğu Afrika'da yer alan Mozambik Kanalı, bölgede Avrupa toprağı sayılan Mayotte'a ulaşmaya çalışan binlerce sığınmacıya mezar olmasından dolayı "Minyatür Akdeniz" olarak adlandırılıyor

Geçtiğimiz yıl Avrupa'ya gitmeyi amaçlayan binlerce sığınmacı Akdeniz'de can verirken, Afrika'nın doğusundaki Mozambik Kanalı da Avrupa ümitlerinin son bulduğu bir diğer "sığınmacı mezarı" olarak dikkatleri çekiyor. 

Mozambik Kanalı, Afrika'nın doğusunda Fransa toprağı olan Mayotte Adası'na ulaşmaya çalışan on binlerce Afrikalı'ya mezar olmaya devam ediyor. Her yıl, komşu Komorlar'a bağlı Anjouan Adası'ndan binlerce kişi, 2011 yılında Fransa'nın 101. coğrafi bölgesi statüsüne kavuşan ve 2014'te Avrupa Birliği'ne (AB) katılan Mayotte'a ulaşmaya çalışıyor.

İki bölge arasındaki sığınmacı akımı, 1995'te Fransa'nın o dönemki başbakanı Eric Balladur'un Komorlu vatandaşlara vize uygulamasıyla başladı ve Mayotte'un Fransa ve AB'ye dahil olmasıyla daha ciddi bir düzeye ulaştı.

Yerel halklar tarafından "ölüm kanalı" olarak adlandırılan 70 kilometrelik su güzergahını aşmaya çalışan sığınmacılar, Akdeniz ve Ege Denizi üzerinden Avrupa'ya geçmeye çalışan sığınmacılar gibi kayık, balıkçı teknesi ve şişme bot kullanıyorlar. 

On binlerce ölü

Mayotte'a ulaşmaya çalışan binlerce sığınmacıya mezar olmasından dolayı "minyatür Akdeniz" olarak da adlandırılan kanaldaki insani krizin önüne geçilmesi, konuyla ilgilenebilecek herhangi bir otorite olmaması dolayısıyla imkansız hale geliyor. 

Ayrıca, bölgedeki sığınmacı geçişinin yoğunluğu konusunda da net rakamlara ulaşmak mümkün olmuyor. Mayotte Emniyeti'nin verilerine göre yalnızca 2014 yılında, 12 bin 879 göçmeni taşıyan 597 tekne sınırda güvenlik güçleri tarafından geri çevrildi. 

Mayotte'da yaşamını sürdüren sığınmacı sayısı hakkındaki rakamlar da Fransız yetkililer tarafından güncellenmiyor. Fransa Ulusal Meclisi'nin 2009'da yayımladığı raporda, adada toplam nüfusun üçte birine denk gelen 60 bine yakın sığınmacının yaşadığı belirtiliyor. Fakat geçtiğimiz yıl yapılan tahminlerde, bu sayının özellikle adada gerçekleşen tüm doğumların yüzde 70'inin sığınmacı kadınlar tarafından yapıldığı göz önünde bulundurularak, 100 bine yaklaştığı ifade ediliyor.

Denizde yaşanan ölümlerle ilgili tek resmi belge niteliğindeki Fransız Senatosu'nun 2012 yılından kalma raporunda ise 7 bin ile 10 bin arasında sığınmacının bölgede hayatını kaybettiği iddia ediliyor. AA'ya açıklamada bulunan Fransa Göçmelere Destek ve Bilgilendirme Grubu (GISTI)  Genel Sekreteri Marie Duflo ise bu sayının çok daha yüksek olduğunu savundu.

Öne sürülen sayıların sadece Mayotte'a ait sularda yaşanan vakalara göre ortaya atıldığını dikkati çeken Duflo, "Tekneler, Fransız polisinden kaçmak için daha uzun ve riskli bir yol seçiyor. 1995'ten beri ölü sayısının 50 bine ulaştığı tahmin ediliyor" değerlendirmesinde bulundu. 

Fransa ve uluslararası kamuoyunun ihmali

Komorlar ve Mayotte arasındaki sığınmacı akımı Akdeniz'dekinden daha eski ve ölümcül olmasına karşın ne Fransa ne de dünya genelinde yeterince ilgi görmüyor. Geçtiğimiz kasım ayında Malta'da düzenlenen AB-Afrika Göç Zirvesi'nde Mayotte konusu gündeme dahi alınmamıştı. 

Binlerce kayıp veren bölge halklarının kendilerini ifade etmek için yeterli imkanı olmadığını belirten Duflo, "Ölenler genelde Komorlar veya Madagaskar'dan geliyor ve bu iki ülke de uluslararası arenada son derece güçsüz" şeklinde konuştu.

Fransa'nın bölgede ciddi bir ekonomik çıkarı olmadığı için konuyu görmezden geldiğine vurgu yapan Duflo, "Mayotte uzak ve tanınmayan bir ada olduğu için Fransa durumu görmezden geliyor ve karikatürize ediyor. Diğer ülkeler ise buradaki dramın yeterince farkında olmadığı gibi aynı zamanda konuyu Fransa'nın halletmesi gereken bir iş olarak görüyor" dedi.

Ortak komisyon

Fransız yetkililer, bölgedeki insani dramı daha çok kaçak göçe karşı mücadele ve Komorlar'la işbirliği çerçevesinde ele alıyor. AA'ya konuşan Fransa Dışişleri Bakanlığı'ndan diplomatik kaynaklar, Fransa ile Komorlar'ın Haziran 2013 ayında ortak bir komisyon kurduğunu ve bu komisyonun "adalar arasındaki hareketi kolaylaştırmak ve deniz güvenliğini sağlamak" amacı taşıdığını belirtti. 

Komisyon, aynı zamanda "iki taraf için kabul edilebilir çözümler sunma, insan kaçakçıları ve göçmenlerin sıkıntılarından faydalananlar ile mücadele etme" amacı taşıyor. 

Fransa'nın Komorlar'la Dostluk ve İşbirliği Anlaşması imzaladığına da dikkati çeken diplomatik kaynaklar, "Fransa, denizde yaşanan trajedilere son verme konusunda kararlı" ifadesini kullandı. 

Olağanüstü hal sığınmacılara karşı kullanılıyor

Paris'te 13 Kasım 2015'te yaşanan terör saldırılarından sonra Anayurt Fransa'nın (France Metropolitaine) tamamında olağanüstü hal ilan edilirken Mayotte Valiliği de ada genelinde sığınmacı akımına karşı olağanüstü hali devreye soktu. Mayotte'da 24 Kasım 2015'ten beri geçerli olan olağanüstü hal, Fransa'nın aksine terör tehdidi yerine sığınmacı akımını engellemek için kullanılıyor.

Olağanüstü hal kapsamında Fransız Donanması'na ait bir devriye gemisi Mayotte açıklarına getirilirken Fransa Hava Kuvvetleri'ne ait Hint Okyanusu'nun güneyinde görev alan uçakların da bölgeye yönlendirilmesi bekleniyor. 

Olağanüstü hal önlemlerinin göçmenlere karşı kullanılması özellikle mülteci haklarını koruma örgütlerinin tepkisine neden oldu. Göçmenlere destek amacı taşıyan derneklerden Cimade yaptığı yazılı açıklamada, "sağlık ve maddi sebeplerle göç eden kişilerin DAEŞ katilleriyle bir tutulduğu" yorumunda bulundu. 

Bölge yetkililerine olağanüstü hali bitirme çağrısında bulunulan açıklamada, "Fransız yetkililerin sert sınır kontrolü politikası, sadece Mayotte'daki durumun iyileştirilmesine yönelik hiçbir girişimde bulunulmadığı gerçeğini saklamaya yarıyor" ifadesi kullanıldı. 

Deniz Haber Ajansı

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim