• BIST 117.134
  • Altın 162,548
  • Dolar 3,7497
  • Euro 4,6557
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 9 °C
  • Antalya 12 °C
  • Muğla 5 °C
  • Çanakkale 8 °C

Abe bu ne ekonomi, Abenomics

HARUN ŞİŞMANYAZICI

Malumunuz olduğu veçhile son 2.5 yıldır ekonomi çevreleri Japon Başbakanı Shınzo ABE’Yİ ve onun ekonomi politikası olan ABENOMICS’i konuşmaktadır. Ülke başbakanı yada başkanının ismi ile ekonomi politikasının bir arada kullanılması yeni bir husus olmayıp REAGAN  ve CLİNTON içinde aynı benzer ifadeler Reaganomıcs ve Clıntonomıcs olarak kullanılmıştır. Bu yazımızda ABE’nin Ekonomi Politikası derinliğine incelenerek bazı temel çıkarımlar yapılmaya çalışılacaktır.

I-ABE ÖNCESİ JAPON EKONOMİSİ

 Bilindiği üzere Japon ekonomisi  20 YY ‘ın başında  Asya Kıtasının sayılı ekonomik ve siyasi gücü haline gelmiş ve 1904-1905 Rus-Japon Savaşının kazanılması Japonya’nın iktisadi ve askeri olarak bir dünya gücü haline gelmesine yol açmıştır. Ancak artan nüfusa rağmen dar bir alana sıkışmış Japonya ,ham  maddeler bakımından  doğal kaynakların yetersizliği nedeni ile  dış dünyaya açılma ihtiyacı duymuştur. II Dünya Savaşı öncesi Japonya’nın bölgedeki yayılmacı siyasetinin arkasındaki en önemli amil bu olmuştur. Amaç gelişen Japon sanayine düzenli ve sürekli ham madde sağlanmasıydı.

 Pasifik bölgesine hakim olmak bakımından Amerikan ve Batılı ülkelerin menfaatleriyle çatışmanın yol açtığı II Dünya Savaşından Japonya‘nın yenilgi ile çıkması ülke ekonomisinin tahrip olmasına yol açmış tüm alt yapı ve üretim tesisleri yerle bir olmuştur. Japonya hızla toplanarak savaştan yenik çıkan bir ülkenin onur kırıklığını ekonomik alanda güçlenerek telafi etmek azmi ve geleneksel kültürünün sağladığı avantajlar ile hızla  iktisaden büyümeye ve gelişmeye başlamıştır. Japonya  Anayasasının güçlü bir ordu oluşturmasına engel olması ulusal güvenliği ihmal etmeden ekonomik alanda güçlenmeye ve bu konuda yoğunlaşmaya itmiştir. Hükümetin ve bürokrasinin iş dünyası ile yakın teması ve iş birliği sanayileşme çabalarının başlangıcında oluşturulan ‘’Zaıbetsu’’ ve ‘’ Keıretsu’’ larla  kilit sanayiler desteklenerek istikrarlı bir ekonomik gelişme sağlanmıştır.( Bu öncelikli sektörler  içinde  deniz taşımacılığı ve gemi inşa sanayi  de yer almıştır. )

İç pazardaki düşük tüketim eğilimleri ve tasarruf meylinin yüksekliği  Japon firmalarını ihracata yöneltmiştir.

Japon gelenek ve kültürü Japon mucizesinin arkasındaki en önemli unsur olmuştur. Bu özellikler aşağıda belirtilmiştir.

-Konfüçyus felsefesi gereği aşırı lüks yaşamamak, fazla israf yapmamak ve tasarruf yapmak. Bu şekilde sağlanan yüksek tasarruf oranı mali sektörün yatırımlara finansman desteği sağlamasını kolaylaştırmış ve uzun dönemde Japon Finans kuruluşlarının güçlenmesinde ve Japonya’nın okyanus aşırı yatırımlar yapmasında önemli olmuştur.

-Çok çalışma hasleti, dini inançları gereği ne kadar çok çalışırlar ise öbür dünyada huzura kavuşacakları inancı  

-İyi bir aile yapısı, kadının kocaya ne kadar iyi hizmet ederse  öbür dünyada o kadar rahat edeceği inancı erkeği evinde huzura kavuşturmakta ve bu erkek egemen toplumda çalışan erkek iş gücünün  evde huzuru sağlanmakta ve verimliliği artmaktadır.

-Firmalardaki personel devir hızının düşüklüğü. Bir işe giren kişinin emekli olana kadar o iş yerinde çalışması hatta çocuğunun da o iş yerinde işe başlaması.

-Batı yönetim modelinden farklı olarak bireysel sorumluluk ve görev tanımından farklı olarak grup sorumluğunun mevcudiyeti ve bir zincirin tüm halkalarının birbirlerinden sorumlu olması yöntemi  uygulanmaktadır. Böylece ferdi başarı ve sorumluluktan çok grup sorumluluğu öne çıkmakta firma ölçeğinde hattı sorumluluk ve başarı hedefinden sathı sorumluluk ve başarı noktasına alan genişletilmektedir.

-Birey olarak iç denetim ve vicdan mekanizmasının gelişmişliği.

-Yaratıcı zeka, konsantrasyon kabiliyeti, konuşmaktan çok dinleme alışkanlığı

-Başlangıçtaki düşük ücretler.

-Japonya’nın batıdaki teknolojiyi almak için yurt dışına yolladığı (burslu, eğitim maksadı ile vb)çok sayıda elaman/öğrenci.

-Özellikle araştırma ve geliştirmeye yönelik , yenilikler (ınnovatıon)yaratma amacına matuf iyi bir eğitim sistemi ve iyi eğitilmiş kadrolar.

-Özel Sektör ve Devlet/Bürokrası iş birliği ,devlet eliyle girişimci ve özel sektör yaratılması

-MİLLİYETÇİLİK ANLAYIŞI VE VATAN SEVGİSİDİR. ‘’ÖNCE ÜLKEM, SONRA ŞİRKETİM, SONRA AİLEM, SONRA BEN ‘’felsefesi Japonya’yı, Japonya yapan ilkelerdir.

‘’Öncelikli Sektörler Sistemi’’ile ekonomik kalkınmanın itici gücünü oluşturarak burada da diğer hususlar meyanında deniz ticaret sektörüne tüm veçheleri ile ağırlık verilerek, ekonomik kalkınmanın itici gücünü oluşturacak ‘’motor’’ endüstrilere öncelik  verilmiş ve demir/çelik sanayi üzerinde yoğunlaşılmıştır. Böylece diğer sektörlere girdi sağlayacak sanayi alt yapısı tesis edilmiştir.

Metalurji ve Kimya Sanayi alanında yapılan yatırımların dolaylı etkileri kısa sürede görülerek elektronik ve tüketim malları üretiminde  hızlı bir gelişme kaydedilmiştir.

Böylece Japonya ekonomisi 1950’lerden 1973 yılında görülen 1.ci Petrol Krizine kadar 1962 ve 1965 yıllarındaki kısa süreli durgunluk dönemi hariç 25 yıl boyunca yıllık %11 büyümüştür. Sonuç olarak Japonya 1970 li yılların başında  yeniden eski ekonomik gücüne kavuşmuştur.(Bkz Japon Kalkınma Modeli Haluk ESEN)

Daha sonra ise ABD’nin de bastırmaları ile Japonya da sendikal haklar ve işçi hakları gelişmeye, yıllık izin süreleri kullanılmaya ve Japonlar seyahat etmeye  ve kendi dünyalarının dışında farklı bir dünya ve yaşama modeli olduğunu algılamaya başlamışlardır. Giderek maaşlarda artmaya başlamıştır. Daha doğrusu Batı  zorla Japonya ‘yı  bir kültürel değişime uğratmaya ve yaşam biçimini  değiştirmeye çalışmıştır. (İşin ilginci geçmişte ve ilk başlarda  nispeten Batıya göre düşük ücret , diğer hususlar meyanında Japon kalkınması için etken olurken, şimdi yaklaşık 20 yıldır devam eden deflasyon dan çıkmak  ve %2 lık enflasyon hedefine ulaşmak için  ücretlerdeki artış çare olarak görülmektedir.) 

Japonya da hızla ağır sanayi hamlesinden sanayi ötesi toplum olmaya geçmeye başlamış ve ağır sanayi yatırımlarını Asya’nın emeğin ucuz olduğu ülkelerine kaydırırken kendi içinde innovatif üretime geçmiştir.

 Ancak zamanla nüfus yaşlanmaya başlamış, doğurganlık oranı düşmüş, bakılması gereken yaşlı nüfus artarak ekonomi üzerinde yük yaratmaya başlamış, sosyal güvenlik harcamaları artmış ,geleneksel iç tüketim zayıflığı ve tasarruf oranının yüksekliği bu sefer handikap olmaya başlamıştır.

 Çünkü bölgedeki diğer Asya ülkeleri Japonya kalkınmasını taklit ederek  nispi olarak ucuz iş gücü ve zengin doğal kaynakları ile ihracat bakımından JAPONYA ile rekabet etmeye başlamışlardır.

Örneğin gemi inşa sanayinde olduğu gibi zaman için de gemi inşa da Japonya üst sıralardan, Çin ve G.Kore’nin ardından  3. cülüğe düşmüştür. Daha da önemlisi üretim miktarı 2013 yılında Çin’e göre 11.3 Milyon GT düşük olmuştur.(Çin 25.903.000 Gt, Japonya 14.588.000 Gt gemi üretimi yapmıştır)

 Varlık fiyatları balonunun görüldüğü 1990’lardan beri Japonya bir ‘’Kaybetme Dönemine’’girmiştir. GSYH artışı yavaşlamış ülke işsizliği önleme ve işsizlik oranını düşürmede zorlanmaya başlamıştır.

Japon Hükümeti KDV yi 1997 yılında %3 den %5 yükseltmiş ve bu ekonomiyi daha da kötüleştirmiştir. Daha sonraki bölümlerde görüleceği üzere bu tüketim vergilerinin artırılması her dönem Japonya’nın başına bela olmuştur. Hükümetin 1997 yılında satış vergilerini artırması bütçeyi denkleştirmek nedeni ile uyguladığı Maliye Politikası gereği olmuştur. Ancak hükümet gelirleri 4.5 Trilyon Yen azalmıştır. Bunun nedeni de halkın tüketimlerini kısması olmuştur. Japon halkı bu vergi artışlarına çok hassas olup büyük reaksiyonlar vermektedir. Aynı durum 2012 ve  2014 yıllarında  da görülmüştür.

1996 yılında GSYH artışında %3 büyüme ile rekor kıran ülke ,vergi artışından sonra 5 yıl ‘’ 0’’ ın altında büyümüş yani küçülmüştür.

Küresel ekonomik resesyon süresince Japonya Gerçek GSYH ‘sı %0.7 kayba uğramıştır.2009 da ise durum daha da kötüleşerek %5.2 lik bir küçülme ortaya çıkmıştır. Oysaki dünya GSYH sı 2008 de %3.1 artmış 2009 da ise %0.7 kayba uğramıştır. 2008 yılı ile 2009 yılı mukayese edildiğinde ;2009 yılında ihracat 2008 yılındaki 746.5 Milyar usd den 2009 yılında 545.3 Milyar usd ye düşerek %27 azalmıştır.

2013 yılına kadar Japonya’nın Nominal GSYH sı aynı seviyede kalmıştır.  Ancak Nikkei 225 Sermaye Piyasası Indeksi 3 .cü tepe noktasını görmüştür.

harun_1.jpg

1996-2013 yılları arası Japon GSYH’sındaki gelişme yukarıda gösterilmiştir.

2012 yılında Yoshıhıko Noda  hükümeti tüketici vergisini 2015 e kadar %5 den %10 a kadar artırması hususundaki bir kararnameyi meclisten geçirmiş ve halkın büyük tepkisini kazanmıştır. Bunun sonucu olarak ta bu vergi artışına muhalif 50 den fazla milletvekili partiden istifa etmiştir. Bu tüketici vergisi problemi görüleceği üzere bir kez daha karşımıza çıkmaktadır. Aslında bir çok ekonomiste göre Noda nın bu kararı ekonomik krizden çıkmak için gerekli bir uygulama olmasına rağmen  kamu oyundan bu tepkiyi görmüştür. Noda bu artırımı bütçe denkliği ve sağlık ve sosyal güvenlik harcamalarını karşılamak için yapmak istemiştir. Bu politikası da doğru olmakla beraber , kamu oyu ve halkın çoğunluğu bu uygulamayı tasvip etmemiştir.

Ancak Noda ya muhalefet sadece bununla kalmamış Noda Tsunami ve deprem nedeni ile zarar gören 50 tane Nükleer reaktörden ikisini enerji açığı nedeni ile çalıştırma  talimatı vermiş fakat buna da halktan büyük bir reaksiyon gelmiştir. Noda’nın prestij kaybının diğer bir nedeni de ihtilaflı adaların halli hususundaki meseleyi Çin ile müzakere sitili ve buradaki başarısızlığı olmuştur.

Noda doğru ancak acı reçeteleri uygulamayı seçmiş ve kısa dönemli sıkıntı sonrası uzun dönemli daha dengeli ve sürdürülebilir büyümeyi gerçekleştirmeyi amaçlamış ancak halk bunu tasvip etmemiştir.

Sonuç itibari ile 26 Aralık 2012 de yapılan seçimlerde ABE halkın hoşlanacağı vaatler ile seçimi kazanarak ikinci kez iktidara gelmiştir.

II-JAPONYA’DA SHINZO ABE DÖNEMİ  

Bilindiği üzere Abe Eylül 2006 da seçimleri kazanarak, Japonya ‘nın savaş sonrası en genç lideri olarak 2006-2007 yılları arasında Japonya Başbakanlığı görevini yürütmüş ve  sağlık problemleri nedeni ile 12.Eylül 2007 de  istifa etmiştir. Yerine Yasuo Fukoda geçmiştir. Daha sonra ise 26 Aralık 2012 seçimlerinde ikinci kez Başbakan olarak görevi devralmıştır.

Abe iktidara çok farklı söylemler ile gelmiştir. Abe’nin iktisadi ve siyasi politikaları Meiji  Döneminin iktisadi ve siyasi politikaları ile çok örtüşmektedir. Bu nedenle ABE politikalarına bizdeki Yeni Osmanlıcılık gibi Yeni Meiji’lik demek pek yanlış olmayacaktır.

Meiji dönemi yada Meiji Çağı olarak bilinen dönem Japonya da 8 Eylül 1868 den 30 Temmuz 1912 ye kadar devam etmiştir. Bu dönem Japon İmparatorluğunun ilk dönemi olarak ta bilinmektedir.

Bu dönemde Japon toplumu izole edilmiş ,feodal bir toplum olmaktan modern bir topluma dönüşmüştür. Bu dönemde önemli değişiklikler Sosyal yapıda, iç politikada ,ekonomide, askeri ve dış ilişkilerde olmuştur.

Abe programı aynı Meiji programına benzemektedir. Bu iki politikanın özü ve kesiştiği noktalar ÜLKEYİ ZENGİNLEŞTİRMEK VE ASKERİ AÇIDAN GÜÇLENDİRMEKTİR.

Bu cümleden olmak üzere ABE’nin politikasının altında yatan amaç, Çin’in bölgede hem ekonomik hem de iktisaden güçlenmesinin yarattığı tehdide ve aynı  zamanda bölgedeki diğer potansiyel tehditlere karşı güçlü bir savunma gücü yaratarak caydırıcılık sağlamak ve bölgede bu bakımdan eski gücüne sahip olmaktır.  

Bu nedenle ABE’nin destekçileri ABENOMICS ile Meiji hanedanının uyguladığı program ile paralellik  görmektedirler.

Kısaca ABENOMICS  MALİYE ve PARA Politikalarından ve İktisadi Büyüme Stratejilerinden ve yapısal reformlardan oluşmaktadır. Yanı ABE programı Quantatıve ve Qualıtatıve Easıng politikalarını yani hep parasal genişleme ve iyileştirme politikalarını hem de yapısal reformları içermekte ve Bütçe açığını azaltma ,kamu borçlarını düşürme ve  vergi reformu gibi Maliye Politikalarını da kapsamaktadır Bu nedenle de AB nın genişlemeci politikalarından ayrışmaktadır. ABE ekonomi politikası AB Politikalarına göre çok daha kapsamlıdır.

Bu cümleden olmak üzere bu ekonomi politikasının ana unsurları aşağıda belirtilmiştir;

-Özel sektör yatırımlarını teşvik etmek

-Yıllık olarak enflasyonu %2 lerde tutmak

-Aşırı değerlenen Yen de aşağı yönlü düzeltmeler yapmak

-Faiz leri düşürmek ve (-)faiz oranı tesis etmek

-Radikal parasal genişleme sağlamak ;Japon Merkez Bankası  tarafından serbest piyasa işlemleri ile (Open Market Operatıon)tahvil alımları vasıtası ile piyasanın fonlanması .

-Merkez Bankası Yasasının Revizesi

-Kamu yatırımlarını artırmak

Ancak Resesyon-deflasyon-resesyon sarmalı içine giren Japonya da Mali disiplin sağlanamaz ise yada sağlanacağı hususu inandırıcı olmaz ise Japonya’nın iflas algısı artacak ve buda piyasa için iyi olmayacaktı. Bu nedenle vergiler önemli olup ABE kamu harcamalarını finanse etmek için kurumsal vergileri azaltırken, tüketici vergilerini artırmayı planlamıştır.(Dikkat edilirse yeniden karşımıza Tüketici vergisi çıkmaktadır.)

- Parasal Harcamaları GSYH nın %2’ sine kadar yükseltmek ve 2013 de açığın GSYH nın 11.5 una kadar yükseltilmesi   

ABE Politikalarını oluşturan 3 temel unsurdan  ikisi iktidara gelişinin hemen ilk haftalarında uygulamaya konmuştur. 10.3 Trilyon Yuan’lık teşvik uygulaması ilan edilmiş, ve Merkez Bankasına Haruhiko Kuroda tayin edilerek parasal genişleme ile enflasyonun %2’lere yükseltilmesi istenmiştir.

Artık bundan sonra Japon Ekonomisine parasal genişleme taraftarı olan ve bunu mas ve şok artışlar ile sağlamayı düşünen KURODA yön vermeye başlamıştır.

harun_2.jpg

Yukarıdaki Grafikten de görüleceği üzere ABE iktidara geldiğinde deflasyon yaşanmaktaydı.

4 Nisan 2013 de BOJ yani Japon Merkez Bankası yılda 60-70 Trilyon Yuan değerinde tahvil alımı yapacağını ilan etmiştir.(Daha sonra bu 80 Trilyon Yuna yani 724 Milyar usd ye yükseltilmiştir)(Kuroda 17 Mart2105  de yaptığı son basın toplantısında bu parasal genişlemeye aynen devam edeceğini ancak geçici ilave uygulamalarda bulunmayacağını ,tüketici fiyat endeksi yükselmekle beraber petrol fiyatlarındaki düşmenin bu iyileşmeyi ters yönde etkilediğini enflasyonun eksiye doğru indiğini, önümüzdeki günlerde’’ o’’ ın da altına inebileceğini, ancak orta ve uzun vadede enflasyonun yükseleceğini bununda istihdam artışı ve ücret artışları ile sağlanacağını ekonominin bu bakımdan iyi yolda olduğunu belirtmiştir. 19 Mart da ise Yen deki düşmeyi kur savaşı olarak mütalaa etmenin doğru olmadığını vurgulamıştır.)

Yapısal reformların ise uygulaması daha fazla zaman almakla beraber ,ABE bu konuda çabuk davranarak JAPONYA’nın Trans-Pasıfıc Partnership(TPP)içinde yer almasını sağlamıştır. Diğer yapısal politikalar tarımsal reform ve Pirinç üretiminin kontrolü, eğitim politikası , bölgesel gelir farklılıklarının azaltılması ,sosyal ve istihdam politikalarının revizesi vb dir.

Abenomıcs Japonya’da hemen çeşitli finansal piyasalarda etkisini göstermeye başlamıştır. 2013 Şubat ayına kadar uygulanan politikalar sonucunda Japon Yen’i dramatik ölçüde değer kaybetmiş ve Sermaye Piyasası Indeksi TOPIX %22 artmıştır. İşsizlik oranı 2012’nin son çeyreğindeki %4.0 dan 2013 ün ilk çeyreğinde %3.7 e düşmüştür. Mayıs 2013 e kadar borsa %55 artmıştır.

ABE’nin söz konusu genişlemeci politikaları uygulaması ile Bütçe açıkları çift haneli rakamları zorlamaya başlamış, kamu borç stoku yada yükü GSYH nın 2.5 katını aşmış ancak 2014ün ilk çeyreğinde ekonomi %1.6 büyümüştür.  Bu artışın nedeni tüketim harcamalarındaki artış olmuştur.

harun_3.jpg

         2012-2015 YILLARI ARASINDA JAPON GSYH ARTIŞ VE AZALIŞLARI

Böylece ABE nin Güven İndeksi %70 e yükselmiştir. Nıhon Keızai Shımbun ekonomi gazetesi anketinde halkın %74 ü bu ekonomi politikaları ile üzün süre devam eden resesyondan çıkacaklarını umduklarını belirtmişlerdir. Ücretler ve tüketici hassasiyeti yada değerlendirmesi bakımından durum bu kadar parlak olmamıştır. Kyoda 2014 Ocak ayında yaptığı ankette ,cevap verenlerin %73ü bu ekonomi politikalarının kendi yaşamları bakımından kişisel olarak olumlu etkilerini hissetmediklerini ,sadece %28 i ise bu iktisadi politikaların maaşlarında ve iktisadi refahlarında artışa yol açacağına inandıklarını belirtmişlerdir. %70 i ise muhtemel bir tüketici vergisi sonrası tüketim ve harcamalarını kısacaklarını beyan etmişlerdir.

Bu büyüme sonrası ekonomide toparlanma olduğunu düşünen ABE Bütçe açıkları ve büyük kamu borç stokunu da dikkate alarak ve aynı zamanda borç rasyosunu yarıya indirme hususundaki seçim vaadini de hatırda tutarak Nisan 2014 de Satış Vergisini %5 den %8 çıkarmıştır.

Bu artış olur olmaz, önemli parasal genişlemeye rağmen iç talep ve tüketim azalmaya başlamış ve ekonomi yeniden küçülmeye ve resesyon riski ile karşılaşmaya başlamış ve ikinci çeyrekte bunu yaşamıştır. Çünkü ekonomi yıllık iki çeyrek üst üste küçülmüştür.

 Fakat daha da kötüsü fiyatlar yükselmeye başlamış ve 2014 başında % 1.5 olan enflasyon Nisanda %3.4 daha sonraki ay ise  %3.7 artmıştır. Ondan sonrada her ay aşağı düşerek 2015 Ocağında 2.4 e inmiştir.  

Böylece Japon ekonomisi resesyonda iken bir de 3 çü çeyrekte %3.2 gibi bir enflasyon oranı ile karşı karşıya kalarak slumpflatıon dönemine girmiştir. Ekonomi küçülürken fiyatların artması durumunu yaşamaya başlamıştır. (Bunu Stagflatıon ile karıştırmamak icap etmektedir.)

Zayıf Yen’inin sonucu olarak Abenomıcs Politikası ithal maliyetlerini artırmıştır. Bunun içinde Japonya’nın dışarıdan ithal etmek zorunda olduğu ve direk halkın tüketimini ve refahını ilgilendiren Yiyecek, yakıt ve diğer doğal kaynaklar ve ham maddeler  bulunmaktaydı  .Düşük Yen İthal girdi maliyetlerini artırarak Maliyet enflasyonu ile içeride fiyatların artmasına neden olmuştur. Bununla birlikte ABE Hükümeti bunun geçici olduğunu ve düşük Yen’in ihracatı artırarak içeride gelir düzeyini artıracağını beyan etmiştir.

Söz konusu politikalar uygulamaya konurken ,ABE Hükümeti bazı özel yapısal reformlar hususunda bölünmüşlükler ve ayrılıklar yaşamaya başlamıştır. Bazı kabine üyeleri daha düşük kurumsal  vergilerden yana olurken diğerleri tüketici yada satış vergilerini artırırken büyük firmaların vergilerinin düşürülmesine karşı çıkmışlardır. Bu tepki halktan da gelmiş ve  asıl önemli kriz Satış vergisinin ikinci dilimi olan % 2 lık artışın Kasım 2015 de yapılıp yapılmaması hususunda odaklanmıştır. ABE bunu ertelemek istemiş fakat güven oyu tazelemek için erken seçime giderek, 14 Aralık 2014 tarihinde 63 Milyar Yuan’a (500 Mil usd ‘nin üstünde)  mal olan ve ilk defa halkın %52.7 sinin sandığa gittiği  bir seçim ile koalisyon yaparak yeniden iktidara gelmiştir.  ABE ‘nin Liberal Demokrat Partisi (LDP)Parlementoda 3 sandalye kaybetmesine rağmen 291 sandalye elde etmiştir. Komeito ile birlikte kurmuş olduğu Koalisyon ile 475 sandalyenin 326sını elde etmişlerdir. Böylece Senatonun onayı olmadan kanun çıkarmak için 2/3 çoğunluğu elde etmişlerdir.

ABE’nin seçim vaatleri  ABENOMICS politikası  üzerine tesis edilmiştir. Seçim sloganı ise ’’EKONOMİK DAR BOĞAZDAN ÇIKMAK  VE EKONOMİK İYİLEŞME DIŞINDA BAŞKA HİÇ BİR YOL YOKTUR’’ olmuştur. Bunun vasıtaları olarak ta aşağıdaki hususları vaat etmiştir;

-Maaşların yükseltilmesi, Satış vergisinin ertelenmesi, Yen’in değerinin düşük tutulması, agresif parasal genişleme, borsada artışın sağlanması  büyük bütçe açıkları pahasına parasal harcamaların yapılması ,deregulasyon  politikalarını uygulanarak piyasaya kamu müdahalelerinin azaltılması, enflasyon yaratılması, ve uzun dönem sağlıklı ve sürdürülebilir bir ekonomik büyümeyi sağlamak üzere -henüz çok azı gerçekleştirilen-yapısal reformları devreye sokmak olmuştur. Bunun stratejisi ve gücü olarak ise Japonya’nın dünyanın en önemli yenilik (innovasyon )yapabilme kabiliyetine sahip ülke olmasına bağlamışlardır.

Aralık 2014 seçim sonuçları ve bunun 2012 seçimleri ile mukayesesi aşağıda gösterilmiştir.

harun_4.jpg

Fakat ne olursa olsun ABE nin 1 ci dönemi başarılı olmamış ve tüketici vergisi uygulamaları ekonomiyi resesyona sokmuş aşırı genişleme ve Yen’in değerini düşürme politikaları ise fiyat artışlarına yol açmıştır. IMF verdiği beyanatlarında söz konusu tüketici vergisi uygulamasının Japonya ‘yı 2013 de yakaladığı yıllık  %2.5 luk büyüme seviyesinden  2014 de %1.4 e düşüreceğini beyan etmiştir.(IMF verilerine göre JAPONYA büyümesi 2013 de %1.6 2014 de ise% 0.1 olmuştur)

Abe’nin yeni iktidarında hala eski ekonomi politikalarında ısrarcı olması ekonomi çevrelerinde ‘’ABE’NİN İLK ATIŞI KARAVANA OLDU, HEDEFİ TUTURAMADI, ANCAK ATIŞA DEVAM  ‘’metaforu ile ifade edilmiştir.

Shinzo ABE göreve gelir gelmez acil teşvik paketini kabul etmiştir. 3.5 Trilyon Yen (29.1 Milyar usd lik)bu teşvik paketi ekonominin resesyondan çıkartılmasına matuf bir eylem olmuştur.( Dikkat edilirse 3 yıl önce göreve geldiğinde ,ekonomi politikası içindeki farklı enstrümanlardan en önemli 3 tanesinden biri olarak 10.3 Trilyonluk bir genişlemeyi ilan etmişti. Nisan 2014 de buna 5.5 Trilyon Yen lik bir ilave olmuştur. )

Hükümet bu acil teşvik paketi ile 2015-2016 döneminde GSYH yı %0.7 artırmayı planlamıştır. Yani küçülmeden büyümeye geçilecektir. Morgen Satanley den Robert Feldman’a göre bu teşvik uygulaması miktar olarak daha küçük olmakla beraber daha hedefe odaklı bir program olmaktadır.

Abe’nin ekonomiyi düzlüğe çıkarmak için kullandığı 3 temel araç yada yöntemin bir bütün olarak kullanılmasının, özellikle değeri düşen Yen nedeni ile gerçek satın alma güçleri ve gelirleri azalan hane halkının ve küçük işletmelerin durumlarında ve yaşam standartlarında olumlu sonuçlar hasıl edeceği düşünülmektedir. Mr  Akira Amari ‘’How Ebenomıcs Wıll Shape The  Economy ‘’konulu seminerde   gerçek maaş artışlarının enflasyonun üstünde olacağını  ve ekonomik gelişmenin ülkenin tüm kesim ve bölgelerinde nasıl gerçekleşeceğini izah etmiştir. Amari’ye  göre kurumsal vergilerin düşürülmesi yatırımları artıracak, yatırımların artması istihdama olumlu katkı sağlayacak ve  Japonya’nın kazanç gücünün bölgeselleşeceğini ve bu politikanın sosyal ve istihdam ve önemli kilit sektörlerde  deregulasyon politikaları ile destekleneceğini vurgulamıştır. İstihdam politikalarındaki revizasyon ile firmaların geçici ve düşük fiyatla işçi çalıştırmaktan kadrolu uzun dönemli istihdama geçmelerinin  sağlanması hedeflenmiştir. Hane halkına yakıt sübvansiyonu ve bazı temel alış veriş faturaları bakımından destek sağlanması program içinde yer almıştır.

Abe’nin ekonomi politikalarının ekonomik büyümenin artırılması üzerindeki etkileri bakımından diğer amacı Japon Merkez Bankasının gevşek para politikası uygulamaları ile kombine edilmek üzere mali teşvikler ve yapısal reformların ülke çapında uygulamaya konulması ile ihmal edilmiş bölgeler dahil olmak üzere ülke çapında bir kalkınmanın sağlanması olmaktadır. Şimdilik bu teşvik tedbirlerinden çoklukla Tokyo yararlansa da ,ilave 600 Milyar Yuan’lık teşvikler Lokal ekonomilerin canlandırılması için harcanacaktır. Kalan 1.7 Trılyon Yuan LDP nin geleneksel özelliği olan Kamu Tarafından yapılan yatırımlara ve işlere yani kamu harcamalarına gidecektir.  Bunlar alt yapı yatırımları ve Tsunami nedeni ile hasar gören nükleer tesislerin yeniden inşası ile ilgili kamu harcamaları olacaktır. Bu kamu harcamaları söz konusu ekonomi politikasının mimarlarına göre ekonomik büyüme için hane halkını  ve küçük işletmeleri canlandırmadan  daha büyük katkı sağlayacaktır. Çünkü hane halkı ve küçük işletmeler verilen yardımları harcayarak talebe dönüştürmek yerine tasarruf ederek piyasada bir talep ve canlanma yaratmadan bu fonların piyasadan çekilmesine yol açmaktadır. Her ne kadar tasarruf edilen mevduat ile yatırım için kaynak yaratılsa da burada önemli olan tüketim harcamaları olmaktadır. Bu eğilim ve tüketici davranış modeli nedeniyle söz konusu teşviklerin etkisi hükümetin beklentisinden daha düşük olacaktır. İşte bu nedenle ABE ekonomi kurmayları kamu harcama ve yatırımlarına daha fazla önem vermektedirler. Ancak işler pekte bu teorik yaklaşımda olduğu gibi olmamıştır.  Bu teşvik parasının ekonomiye girişi İnşaat sektöründeki iş gücü eksikliği nedeni ile gerekli sonucu vermemiştir.

IMF ın geçtiğimiz aylardaki tespitlerine göre; planlanan kamu harcamaları ve faaliyetleri ve bunların Japon ekonomisindeki büyümeye katkısı ve etkinliği zaman içinde azalmıştır.

 ASIL(PRIMARY) AÇIĞIN(BORÇLAR İLE İLGİLİ FAİZ ÖDEMELERİ DIŞINDAKİ ANA BORÇ MİKTARI),BORÇ TAKSİDİ ÖDEMELERİ DIŞINDA yarıya düşürülmesi yani 2010 daki %6.6 seviyesinden  2015 de %3.2 ye düşürülmesi ABE nin 2012 de iktidara geldiğindeki vaadi olup, bu yardım ve parasal genişlemenin bu hedefin tutturulmasına yardımcı olacağı belirtilmiştir.(Kısaca bütçe açığı ve tahvil satışları ,borç ödemeleri dışında Japonya’nın 2015-2016 Mali yılı GSYH sının %3.2 si olarak hesaplanmış ve hedeflenmiştir)

Bilindiği üzere OECD Genel Sekreteri Angel Gurrıa 2013 yılında büyük borç stokunun Japonya’nın en büyük problemi olduğunu ve söz konusu genişleme politikaları ile bu problemin artan şekilde devam edeceğini vurgulamıştır. Ancak bilindiği  ve yukarıda açıklandığı üzere ABE BÜTÇEDEKİ ASIL AÇIĞIN ,BORÇ ÖDEMELERİ DIŞINDA 2010 DAKİ  GSYH ya oranı olan %6.6 dan 2016 Martın da son bulacak olan mali yılın bitimine kadar %3.2 ye düşürülmesini planlamaktaydı. İşte asıl önemli çelişkide burada yatmaktadır. ABE  ekonomiyi canlandırmayı ve canlanan ekonomi ile elde edilecek artan satış vergileri ile bu açığı indirmeyi planlamaktadır. Bu ise yukarıdan da görüleceği üzere her defasında tersine  bir durum yaratmıştır.   Bu nedenledir ki satış vergisinin son dilim artışı 18 ay ötelenerek 2015 Ekiminden 2017 Nisan ayına ertelenmiştir. Buda ABE yi istediği ekonomik programları uygulamak bakımında cephanesiz bırakacaktır. Bazı analistler buna ilave olarak, Politik sınırlamaların ABE ekonomisinin 3 cü enstrümanı olan Etkin olmayan tarım alanı, Sağlık , İstihdam Piyasası ve Eğitim konusundaki reformların gerçekleşmesinde ABE yi zorlayabileceğini belirtmişlerdir.

11 Ocak 2015 tarihinde Japon Hükümeti büyümeyi sürdürebilmek için Nisan 2015 den başlayarak 2016 Mart ayı sonuna kadar devam edecek olan mali yılı için rekor bir bütçe rakamı teklif etmiştir.

96.3 Trilyon Yen(813 Miyar Usd) olan bu draft(taslak) bütçe  kabine tarafından kabul edilmiştir. ABE koalisyonunun  Kendi kontrollerindeki Parlamentonun da bunu kabul edeceği umulmaktadır.

Bu bütçe yapılırken petrol fiyatlarının ortalama  usd 69 per barıl, Dünya GSYH artışını n %3.6 ,gerçek değerler ile ihracatın %5.2 ,ithalatın ise ılımlı bir artış ile  % 3.9 büyüyeceği dikkate alınmıştır.

Abe dünyanın en büyük kamu borç stokunu düşürmeyi planlarken, bu hazırladığı 3.cü mali yıl bütçesi olmuştur. Abe’nin bu bütçede en büyük problemi giderek yaşlanan Japon halkının sağlık ve sosyal yardım giderleri ve ABE politikası gereği   geliştirilmek istenen Japon ordusu ve bunun harcamaları olmaktadır.

Hal böyle olmakla beraber bu bütçede harcamalar kısılmakta ve yukarıda da açıklandığı üzere ekonomik genişlemenin ve iyileşmenin devlete sağlayacağı vergi gelirleri artışı ile borçlanma ihtiyacının düşeceği ve devletin tahvil satışlarının ve borçlanmasının 4.4 Trilyon düşürülerek 36.9 Triyon Yen’e indirilebileceği düşünülmektedir.

Taslak bütçe tahminlerinde vergi gelirlerinin  4.5 Trilyon Yen den 54.5 Trilyon Yen’e yükseleceği hesaplanmıştır. Buda doğal olarak borçlanma ihtiyacını düşürmektedir. Borç gelecek mali yıl içinde bütçenin %38 ini finanse edecektir. Bu ise 2014 yılındaki %43 den daha düşük olacaktır.

Sosyal Güvenlik ve Sağlık harcamaları 1 Trilyon Yen artırılarak 31.5 Trilyon Yen’e çıkmıştır.

Abe ekonomi politikasının en önemli unsurlarından biri de yukarıda açıklandığı üzere parasal genişleme ve sermayeye ulaşma imkanlarının kolaylaştırılması olmaktadır. Bu yıllık 724 Milyar usd dir(Bazı kaynaklarda 680 Milyar usd). Bu parasal genişlemeyi ABD uygulayarak   geçtiğimiz yıllar içinde Ağustos 2007 den günümüze kadar varlık alımı ile piyasaya 4.5 Trilyon sunmuştur.

İngiltere’deki bu parasal genişleme 375 Milyar Sterlin düzeyindedir.  5 Mart 2015 de yapılan beyanatta bunun aynen devam ettirileceği belirtilmiştir. AB de ise bilindiği üzere parasal genişleme paketi 1 Trilyon 140 Milyar Euro olup dün Marıo Draghi’nin beyanatına göre bu uygulama ayda 60 Milyarlık alımlar ile 9 Mart’ta başlayacaktır.

III-ABE EKONOMİ POLİTİKALARININ 2015 OCAK VE ŞUBAT AYINDA GÖRÜLEN SONUÇLARI  

Ocak ayında Japon İmalat Sanayi PMI ‘I 52.20 olmuştur. Bilindiği üzere bu İndex de 50 nin üstü genişleme ve artış demektir.  Abe’nin ilk döneminde yaptığı uygulamalar ile 2014 Ocak ayında yani iktidara geldikten 1 yıl sonra bu İndex 56.20 ile tüm zamanların en yüksek noktasına ulaşmıştı.

Şubat ayında ise söz konusu İndex 51.60 ya inerek Ocak 2015 e göre gerilemiştir. Bu nispi bir gerileme gibi algılansa da İmalat Sanayinde sürdürülebilir mutedil yeni siparişlerdeki artışlar paralelinde üretim artışı devam etmiştir. Japon İmalat Sanayi üreticilerinin üretim artışı Şubat ayında birbirini takip eden 7 ayda artmaya devam etmiştir. Ancak son okuma uzun dönem ortalamasının üstünde olmuştur.

Yen /USD Paritesindeki düşüş yani Yen’in değer kaybı girdi fiyatlarını artırmıştır.

 Bununla beraber bu durum ihracat da ters bir etki ile Japonya’nın ihracatının artmasına neden olmuştur. Dışarıdan gelen siparişler Aralık 2013 den beri en hızlı noktaya ulaşmıştır. Bunda da Yen’in değer kaybı önemli rol oynamıştır. (Özellikle G.KORE ve ÇİN ‘e yapılan ihracat bakımından )

 Siparişlerde ılımlı bir artış olsa da ,İlave personel alımları satış vergisinin artırıldığı Nisan 2014 tarihinden itibaren en hızlı yükselmeyi göstermiştir.

 Fakat yeni personel alımlarının artmasına rağmen istihdam artışı bir önceki aya göre yavaşlamıştır. Bunun da nedeni nihai tüketici ve ara malı üreticilerinin personel sayılarını düşürmelerinden kaynaklanmıştır.

İmalat Sanayi Pmı’ında Şubat ayında nispi bir gerileme olsa da ,bu Japonya ekonomisi için şimdilik  bir tehlike anlamını taşımamaktadır. Çünkü ikinci ABE döneminin etkileri zamanla görülecektir. Şimdilik negatif bir değerlendirme için vakit erkendir. İmalat Sanayi PMI’ındaki gelişim aşağıda belirtilmiştir.(Kaynak Markit Manufacturıng PMI 4 Mart 2015)

harun_5.jpg

Servis Sektöründe ise durum İmalat Sanayi sektörüne göre kötüdür. Bu sektördeki Busıness Activity Index 51.3 den 48.5 a düşmüştür. Buda Japon Hizmet Üreticilerinin yada sağlayıcılarının işlerinin kötü gittiğine işaret etmektedir. Bu 2.8 lik düşme çok fazla görülmese de Nisan 2014 de Satış Vergisinin artırılmasından sonra görülen ortalama düşüşün üstünde olmuştur

Ancak yukarıda belirtilen İmalat Sanayi İndeksindeki 50 nin üstündeki değer ile Compozite İndex yani Bileşik İndex Şubat da Ocak ayındaki gibi 50 .0 olarak gerçekleşerek değişiklik olmamıştır.

Şubat ayında Servis Sektörüne gelen yeni siparişler de yavaşlama görülmüştür. Bu konudaki artış oranı en düşük seviyelere gerilemiştir. Bununla birlikte yukarıda belirtildiği üzere emtia üreticilerine gelen siparişler birbirini takip eden 9 aydır artmaktadır. Ancak Şubat ayındaki artış şimdiye kadar olan artışın en düşüğü olmuştur. Buda yeni siparişler bakımından durgunluğa çok yakın bir dönemim eşiğinde olunduğuna işaret etmektedir.

Şubat ayında Japon Servis Sektöründe bitirilmemiş işlerin miktarında değişiklik olmamıştır. Oysaki 2015 Ocak ayında bitirilmemiş işler 2013 Mayıs ayından beri en yüksek noktaya ulaşmıştı. Fakat bunun tersine aşağıdaki tablodan görüleceği üzere kapasite kullanımındaki artış Japon Emtia üreticilerine olan yeni taleplerin artığına işaret etmektedir.

Servis Sektöründe düşük talep doğal olarak bu alandaki istihdam miktarını 2014 Haziran ayından beri ilk defa düşürmüştür.

Japon Servis Sektöründe bu talep düşüşüne rağmen Japonya Servis Sektörleri gelecek yıllarda bu alanda işlerin artacağını düşünmekte olup iş dünyasının güven indeksi 2014 Eylül ayından beri en yüksek seviyeye çıkmıştır.

Firmaları bu olumlu düşünceye sevk eden, daha yüksek bir istihdam artışı ve yeni işlerdeki artış beklentisi olmuştur.

Japon Ekonomisinin son durumunu ortaya koyan bazı değerler aşağıda  tablo halinde belirtilmiştir.

 

Japan Business

Last

Previous

Highest

Lowest

Unit

 

Business Confidence

12.00

13.00

53.00

-58.00

 

[+]

Manufacturing PMI

51.60

52.20

56.20

29.60

 

[+]

Industrial Production

-2.60

0.10

33.10

-38.60

percent

[+]

Industrial Production Mom

4.00

0.80

6.80

-16.50

percent

[+]

Manufacturing Production

0.30

-3.70

29.34

-37.18

percent

[+]

Capacity Utilization

101.80

99.80

137.50

69.30

Index Points

[+]

Leading Economic Index

105.60

103.70

113.60

76.80

Index Points

[+]

New Orders

974.73

846.18

1624.17

693.64

JPY Billion

[+]

Machinery Orders

8.30

1.30

25.50

-19.50

percent

[+]

Changes in Inventories

-1939.50

952.70

6571.30

-6423.40

JPY Billion

[+]

Bankruptcies

721.00

686.00

1965.00

6.00

Companies

[+]

Corporate Profits

18065.09

13965.10

18065.09

43.24

JPY Billion

[+]

Coincident Index

110.70

109.20

117.20

78.40

 

[+]

Economy Watchers Survey

45.60

45.20

57.90

15.90

 

[+]

Car Registrations

207635.00

198408.00

585449.00

83044.00

Cars

[+]

Mining Production

-5.60

-1.80

15.40

-16.10

percent

[+]

Services Pmi

48.50

51.30

55.30

46.40

Index Points

[+]

Small Business Sentiment

1.00

-1.00

46.00

-60.00

 

[+]

Kaynak; Markit Japan Services PMI 4.Mart 2015

6 Mart 2015 İstanbul

 

Bu yazı toplam 448452 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Ümit
12 Nisan 2015 Pazar 14:24
14:24
Hocam emeklerinize sağlık yine döktürmüşsünüz
88.247.110.208
Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim