• BIST 116.841
  • Altın 161,940
  • Dolar 3,7823
  • Euro 4,6622
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 7 °C
  • İzmir 11 °C
  • Antalya 13 °C
  • Muğla 8 °C
  • Çanakkale 9 °C

Belirsizliğin riski

GÖKHAN ESİN

Dünya pürüzsüz değil ama olabilecek olaylarla ilgili işaretler de zaman zaman beliriyor. Bu işaretleri, uyarı olarak değerlendirenler hemen aksiyon alıyor, bunlar riski gören ve alarm düğmesine basanlardır. Bu kişiler genelde "panik yaratanlar" olarak tanımlanır fakat olumsuzluklardan daha az etkilenirler. Bir de işaretlerin dahi yetersiz kaldığı ortamlar vardır…

Belirsizlik ortamı! Alman Fizikçi Heisenberg'in belirsizlik ilkesini hatırlayalım; doğa da belirsizlikler vardır ve belirsizlikler doğanın bir parçasıdır. Belirsizlik ortamlarında risk görülemez. Olaylar "yavaş ama aniden" gerçekleşir. Önceden uyarı yoktur. O nedenle ürkütücüdür. Belirsizlik ortamı, riskli ortamdan tehlikelidir, ama neden?

Risk, sonrasında ne olacağını bilmediğimiz ama tahmin edebildiğimiz bir durumdur. Belirsizlik, sonrasında ne olacağını bilmediğimiz ve tahmin de yapamadığımız durumdur. Örneğin, zar atmak risktir. Muhakkak altı sayıdan biri gelecektir. Ama hangisinin geleceğini bilememek, risk yaratır. Belirsizlikte ise, gelecek hakkında hiçbir fikrimiz yoktur. 

Riskli yatırımlar pek tercih edilmez, denir. Ama birileri tercih ediyor ki ekonomiler ilerlemeye devam ediyor. Riskli ortamlar sıfır toplamlı bir oyun gibidir. Biri kazanırken diğerinin kaybettiği durum, tarafların kazancı ve kaybının toplamı sıfırdır.

​"Risk" İtalyanca’da "risicare" fiilinden gelir ve "cüret etmek" demektir. Bu halde, insanların kaderi değil, seçimidir! Yani, insanoğlu risk kavramını belli bir ölçüde minimize edebilir, çünkü risk sistematiktir, olasılık ile sonucun çarpımıdır. Bağlantı
 
Riskli bir ekonomi örneği...

Risk, bireyleri etkilediği gibi ulusal ekonomiyi, dolayısıyla toplumun bütününü de etkiler. Bireyler maddi risklerden korunmak için sigorta satın alabilir. Bu da sıfır toplamlı bir oyun değil mi? Sigorta şirketleri kar edebildiğine göre, riskten fayda sağlanabiliyor diyebiliriz. Bireyler sigorta zırhı ile korunabiliyor. Peki, ulusal ekonomi? Ulusal ekonomi risklerini nasıl sigortalar? Bunun da pek çok yolu var.

Örneğin, Türkiye gibi yüksek dış finansman ihtiyacı olan bir ülkede yerli para ile döviz ilişkisi büyük ölçüde faiz - risk dengesiyle sağlanıyor. Eğer bu tür bir ekonomide riskler yüksekse (yani cari açık yüksek, dış finansman ihtiyacı yüksek, mali disiplinde sorunlar varsa) o zaman yabancı para çekebilmek için faizlerin yüksek tutulması gereği vardır. Aksi takdirde dış finansman girişi azalır ve kurlar yükselir. Kurlar yükselince riskler yükselir, dış finansman kaynaklarının gelmesi azalacağı gibi içeridekiler de dışarı kaçar ya da kaçmak ister. Bu durum, enflasyonun yükselmesine yol açar… Olumsuzluklar devam eder.

Görüldüğü üzere faiz - risk dengesi ile iyi ya da kötü bir tahmin yapılabiliyor. “İyi ya da kötü” şeklinde yazıyorum çünkü bu ortamlarda yatırımcılar farklı yollar çizebiliyor. Kimileri açısından “risk” kelimesi "fırsat" ile aynı anlamdadır. Yani riski kenara atanlar ödülü de kaybetmiş olur. Bir başkası için "risk" kelimesinin anlamı bambaşka; mesela "kayıptan kaçmak" olabiliyor. Tümüyle zıt iki bakış açısı!

Bir de düşük riskli dönemler vardır. İstikrarlı dönemler. Bu dönemlerde yatırımcılar daha fazla risk almaya başlar. Zaten bu dönemler sonrasında bir çöküntü gelir, çünkü güvenlik önlemlerinin arttığı bir ortamda kişilerin risk alma eğilimi de yükselir. Tıpkı otoyollardaki sürücüler gibi. Arabaların daha güvenli hale gelmesiyle, sürücüler daha büyük riskler almaya başlamadı mı? Aşırı hızlı gitmek gibi.

Görüldüğü üzere yüksek riskli ya da düşük riskli yani istikrarlı ortamlarda insanlar - yatırımcılar o veya bu şekilde hareket edebilmektedir. "Risk" kelimesinden bir piyasa yaratılmıştır, örneğin; sigortacılık. Peki, risk yerine belirsizlik olsaydı sigorta şirketleri ürün satar mıydı? Hiç sanmıyorum.
 
Belirsizlik riskten çok farklıdır!

Riskli ortamdaki stratejileri, belirsizlik ortamında da uygulayabilir miyiz? Hayır! İnsanoğlu acı dahi olsa gerçeği duymak ister. Çünkü belirsizlikten kaçar! Peki neden? Neden insanoğlu belirsizlikten kaçar?

Belirsizlik kavramı riskten farklıdır. Risk bağlı olduğu faktörlerle azaltılabilir. Belirsizlik, bağlı olduğu faktörlerle azaltılamaz. Çünkü belirsizliğin bağlı olduğu bir faktör yoktur! Nobel ödüllü Heisenberg ve Keynes'e göre belirsizlik ortamı, "hesaplanamazlık" demektir. Yani, olayla ilgili cahillik durumu söz konusudur. Bu nedenle, belirsizlik ortamında yol çizilemez. Risk ile belirsizliği şöyle ayırabiliriz. Piyango bileti alırken, hangi piyango biletinin kazanacağını bilemeyiz ama birinin ikramiyeyi vuracağı kesindir. Bu bir risktir. Peki, çekiliş hileli desem, yine de bilet alır mısınız? Çekilişin size çıkma olasılığını risk olarak tanımlayabiliriz. Ama çekiliş üzerine ihtimal hesabı dahi yapılamıyorsa, işte bu belirsizliktir. Bireyler öngörülemeyen olasılıklara sahip riskler yerine, yani belirsizlikler yerine bilinen olasılıklara sahip riskleri almaya yatkındır. Kısacası, riskli ortamlar, belirsiz ortamlara tercih edilir. Çekiliş örneğimiz sadece bilet alan bireyleri ilgilendiriyor. Peki, ulusal ekonomi ne olacak?

Örneğin, FED'in faizleri artıracağı gerçeği gelişmekte olan ekonomilerin para değerlerini düşürüyor. Bu da sıfır toplamlı bir oyun, gelişmekte olan ülkelerden kaçan para ABD'ye gidecektir. Birileri kaybedecek, diğerleri kazanacaktır. Ancak, ülkemizdeki kayıp diğer ülkelere göre daha fazla. Bu durum, ürkek yabancı sermayenin belirsizlik ortamından kaçışıdır. Çünkü ekonomik sıkıntılar sadece para politikaları ile çözülemez. 

Bu bir sonuç. ABD'nin, belirlediği politika ortadadır. Sadece zamanı kesin değildir. Dolayısıyla, buradaki risk bir şekilde minimize edilebilir ya da fırsata çevrilebilir. Ancak, herhangi bir ülkenin ekonomi politikasında ya da ülke siyasetinde bir belirsizlik varsa, yatırımcı acele kaçar.

Özetle, ekonomi riskli olabilir. Bir şekilde yola devam edilir. Bozulan yürüyen merdivenin, sıradan merdivene dönüşmesi gibidir. Belirsizlik içindeki bir ekonomi ise, yürüyen merdivenin yok olması durumudur. Yukarı çıkma olasılığını göremeyiz.

Bu yazı toplam 335114 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim