• BIST 75.764
  • Altın 127,791
  • Dolar 3,3775
  • Euro 3,6436
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 9 °C
  • Antalya 15 °C
  • Muğla 8 °C
  • Çanakkale 6 °C

FETÖ sadece bir terör örgütü müdür?

RECEP CANPOLAT

Fethullah Gülen'in başını çektiği ve 15 Temmuz kirli darbe girişimine kadar olan sürede kamuoyunda 'Gülen Cemaati' olarak bilinen ve bugün FETÖ kısaltmasıyla Fethullahçı Terör Örgütü ismiyle devlet tarafından 'Kırmızı Kitap'a kaydedilen yapı, Türkiye'yi hem sosyal, hem de ekonomik olarak 50 yıl geriye götürdü.

Devlet tarafından isimlendirilen dünyadaki tek terör örgütü olan FETÖ yapılanması, 15 Temmuz gecesine kadar ülkede dokunmadığı insan, örgütlenmediği kuruluş, yönlendirmediği siyasi iktidar kalmamışken, bu örgütün 'Hormonlu Bir Şekilde Büyüyüp, Gelişmesi' AKP iktidarına nasip oldu.

Sadece AKP iktidarı ile değil, geçmiş siyasi iktidarların da bu yapının büyümesinde günahı olduğu su götürmez bir gerçek.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakan olduğu dönemde "Ey Pensilvanya" diyerek kutsadığı, dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ABD'de ziyareti, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Kestane Kampı'ndaki tatili, bu yapının devleti ne hale getirdiğinin en büyük fotoğrafı olarak önümüze çıkıyor.

Bu ülkede Cumhurbaşkanı, Başbakan, ve Bakanlar Kurulu'nun, bugün terör örgütü lideri olarak nitelediği Fethullah Gülen'le aynı kadraja girmek için birbirlerini ezdiği günleri düşünürken, acı bir gülümsemenin, yüzümüzde oluşmasına maalesef engelleyemiyoruz.

Kim ne derse desin, bu hain ve kirli yapının, hormonlu bir şekilde büyümesine katkı sağlayan ve ülkeye ihanet etmesine neden olan en büyük günah, AKP'nin ilk 10 yıllık iktidarıdır.

Bugün en azılı FETÖ DÜŞMANI olarak televizyonlarda boy gösteren Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek'in, bu kirli yapının büyümesinde en büyük aktör konumundadır. Melih Gökçek'in parsel parsel verdiği arsaların üzerine kondurulan okullara Nevin Gökçek'in ismini vermeleri, Melih-FETÖ ilişkisini net bir şekilde ortaya koyuyor.

GÜLEN, LOYALALI IGNATIYOS'A RAHMET OKUTTU

Gelelim esas konumuza...

Fethullah Gülen'in başını çektiği HAİN YAPILANMAYI sadece terör örgütü olarak kriminal bir gözle bakmak, büyük bir hataya neden olur.

Türkiye'nin en çok satan gazetesini yayımlayan, Türkiye'nin en büyük sağlık kuruluşlarını elinde bulunduran, Türkiye'nin en büyük eğitim kurumlarını kontrol eden, Türkiye'nin Ordusunu ele geçiren, Türkiye'nin Sivil Toplum Örgütlerini yöneten, Türkiye'nin ilk 100'ünde bulunan şirketler kanalıyla para aklayan bu yapı, sadece bir terör örgütü değil, aynı zamanda bir istihbarat, bir kontragerilla ve bir misyonerlik örgütü olduğu gerçeğini unutulmamalı...

Bir devlet, bir terör örgütü ile bir bölgede mücadele eder. Ancak bu örgüt, dünyanın her bölgesinde, her kıtasında, her şehrinde olduğunu göze aldığınız zaman, mücadelenin ne kadar zor ve çetin olduğunu söylememize gerek yok diye düşünüyorum.

İspanyol Loyalalı Ignatiyos'a rahmet okutan Fethullah Gülen'in bu yapılanmayı hayata geçirmesi ve yandaşlarıyla devlete sızarak ele geçirmesi, tarihin yeniden tekerrür ettiğinin en bariz örneğidir.

17-25 Aralık operasyonlarından sonra devlet içinden ayıklanmaya başlanılan ve 15 Temmuz darbe girişimi sonrası tümden devletin kılcal damarlarından temizlenmeye çalışılan FETÖ yapılanması, her gün yeni bir KHK ile listeler halinde ya sokağa, yada Silivri'ye gönderiliyor. Ancak darbe girişiminden 4 ay geçmesine rağmen, hala kökünün temizlendiğini kimse söylemiyor veya söyleyemiyor.

Ancak şunu da belirtmekte fayda var. Bu yapının içinde bulunan fakat bu yapıyı 15 Temmuz gecesi gören, masumların da hukukunun korunması gerekir. Siyasi iktidarın bu toptancı anlayışın sakatlığını bilmesine rağmen, toptancı icraatı hayata geçirmesi, bir çok masum insanın vebalini üstünde taşımasına neden olurken, BAKAR KÖR bir şekilde çevresinde çöreklenmiş FETÖ'cüleri görmemesi veya görmek istememesi, BU CİZVİT PAPAZLARININ devletin başına yeniden bela olacağının en büyük göstergesidir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Ne istediniz de vermedik' dediği bu yapı, 15. Yüzyılda dünyanın başına bela olan Cizvitlere uygulanan ve Papa XIV. Clement söylediği fetva gibi, siyasi iktidarın bu kirli yapının 'TÜM HAKLARINI ELİNDEN ALIYORUZ' demesi, tarihin yeniden tekerrür etmesine neden oluyor.

YANCI FETÖCÜLER NEDEN KORUNUYOR?

TUSKON Genel Kurulu'nda Rıza Nur Meral'in 2014 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik "Yakında kimlerin inlerde yaşadığını herkes görecek. Siyaset para biriktirme yeri değildir" sözünü alkışlayan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın damadı Ömer Faruk Kavurmacı "FETÖCÜ" diye cezaevine yollanırken, Rıza Nur Meral'i ayakta alkışlayan Ortadoğu'cuların Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanında boy göstermesi, FETÖ mücadelesinin samimiyetini gözler önüne seriyor.

Bugün devletin gücünü hoyratça kullanan siyasi iktidar, her yıl 50 milyon dolar dış mihraklı bu kirli yapıya bağış yapan işadamını kollarken, Ümraniye'de 300 milyon liraya (100 milyon dolar) Samanyolu Televizyonu'nun dev tesislerini inşa eden yancısına ise milyar dolarlık ihale vermeye devam ediyor.

AKP Hükümeti, Kanun Hükmünde Kararname ile TBMM'de çalışan boyacı, kapıcı, odacıyı FETÖ Örgütüne üye olmaktan dolayı işten atarken, 15 Temmuz Darbe Girişimi'nin siyasi sivil ayağını ortaya çıkarmaktan imtina ediyor.

İktidar, TOBB kanalıyla Ankara Ticaret Odası Başkanı Salih Bezci'yi FETÖ destekçisi veya FETÖ'nun Adamı diye istifa ettirirken, bizzat Fethullah Gülen tarafından aday olarak desteklenen sektör odalarına Başkan Adayı olanlara dokunulmaması, kafalarda soru işareti oluşmasına neden oluyor. Hatta FETÖ'nün adayı olarak ortaya çıkan şahısın, FETÖ derneklerinin kurucusu ve örgütün ikinci adamı İlhan İşbilen ve sektör imamı ile FETÖ Şirketlerinde ortak olduğu bilinmesine rağmen, iktidar tarafından kollanılması şaşkınlıkla karşılanıyor. Ayrıca kendini AKP'nin yanında saklamaya çalışan kripto FETÖCÜLER ise rahatsız olduğu isimleri, FETÖCÜ diye ihbar etmeyi de ihmal etmiyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım'ın çevresine çöreklenmiş onlarca kripto FETÖ'cü gününü gün ederken, ülkesine ihanet edenleri ortaya çıkarmaya çalışanlar ise sindirilmeye çalışılıyor.

Bu ülke bizim ve bu ülkeyi savunmaya ve bu ülkede yaşamaya devam edeceğiz. Sırça köşklerde kripto FETÖ'cüler ile aşık atanlar, elbet bir gün hesap verecek.

Bizim gibi insanların, bu ülkeden başka gideceğimiz, ne bir barınağımız, ne bir sığınağımız var.

Allah (c.c.) selamet versin...

Bu yazı toplam 25779 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
sadet
17 Kasım 2016 Perşembe 13:36
13:36
Binali Yıldırımı niye ayırdınız anlamadım ,açıklarmısınız?
176.239.91.237
Hüseyin Kpt
16 Kasım 2016 Çarşamba 04:44
04:44
Feto !.... Arkasında kim var? Büyük resmi görmek lazım
203.88.94.214
Tayyar Gülümser
12 Kasım 2016 Cumartesi 09:17
09:17
Recep bey siz denizcilik alanında fetöcülerden arındığımızı düşünüyormusunuz?
188.119.21.10
Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim