• BIST 96.400
  • Altın 144,467
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 19 °C
  • Antalya 15 °C
  • Muğla 13 °C
  • Çanakkale 20 °C

İhanetin Başkenti: Pensilvanya!

JURNAL

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek “"Anayasanın 138. Maddesi (Yargı ve Mahkemelerin Bağımsızlığı) bu memlekette ölmüştür" dedi. Yürütme Hükümetin elinde. Meclis çoğunluğu ile birlikte Yasama da Hükümetin inisiyatifinde olduğuna göre, Yargı erkide bu maddenin ölümü ile Yürütme’nin emrine girmiş oldu.

Yaşasın Demokrasi, Yaşasın Cumhuriyet. Yerin dibine batsın Hukuk…

17 Aralık 2013 tarihinden itibaren Türkiye’nin fotoğrafı bu şekilde. Bu fotoğrafın kadrajını çizen ise Ak Parti Hükümeti, daha doğrusu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan…

Yolsuzluk operasyonu oluyor, operasyonu yapan savcıdan dosya alınıyor.  Bununla yetinmeyenler, savcılar hakkında soruşturma açtırıyor. Savcının emri ile kolluk gücü görevini üslenen polisler, yolsuzluk ve rüşvetin kahramanlarını gözaltına alıyor, İddia sahiplerini gözaltına alan polis şefleri ve memurları görevden alınıp tayin ediliyor.

Sabah operasyon yapan polisler, öğleden sonra haritadan yer beğeniyor.

Savcı ve polisi görevden alan siyasi irade, boş durmuyor ve “Dış Güçler” martavalını okumaya devam ediyor.

&           &          &

Dün Fethullah Gülen’e balkonlarda sevgi ve muhabbetlerini göstererek, Pensilvanya’yı kutsayan siyasi irade, bugün Pensilvanya’yı “Fitne ve İhanetin Başkenti”, orada ikamet eden Fethullah Gülen’i ise “Vatan Haini” ilan ediyor.

Pensilvanya boş duruyor mu? Kesinlikle hayır… Fethullah Gülen ise, siyasi iradenin başı olan Recep Tayyip Erdoğan’ı “Firavun, Nemrut ve Tiran”lıkla suçluyor.

Başbakan Erdoğan’ın akil danesi Yalçın Akdoğan Gülen cemaatine çakma eylemine devam ederken, Türkiye, Sabah, Yeni Şafak, Takvim, Akşam ve Star Gazeteleri koro halinde, Yolsuzluk ve Rüşvet iddialarını AK-lamak için dezerformasyonu sürdürüyor.

“Dış Güçler-ABD Büyükelçisi Operasyonu” manşetinden ekmek çıkmayacağını anlayan, embed gazeteler, “Paralel Yapı” sütlaçından ekmek banmaya devam ediyor.

Yeni ve Gıcır İçişleri Bakanı, embedleri yanına alarak TRT’ye çıkarma yapıyor ve Cemaatin Bankası, Bank Asya’nın “Operasyon öncesi dolar stoku yaparak 2 milyar dolar kazanç sağladı” diyerek, ekonomi (!) konularında da fikir sahibi olduğu mesajını halkımızın beğenisine sunuyor.

2 milyar dolar kazanç sağlayacak 10 milyar TL’lik bir bankanın, 17 Aralık 2013 tarihinde yapılan Yolsuzluk ve Rüşvet operasyonu öncesi 30 milyar dolarlık bir bütçe ayırması gerektiğini ise hiç kimse dile getirmiyor/getiremiyor.

Bu olaylar olurken, Cumhurbaşkanı ne yapıyor?

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, gençlik yıllarında Londra’dan ev arkadaşı olan Anlı-Şanlı Gazeteci Fehmi Koru’yu Fethullah Gülen’e aracı olarak gönderiyor.

Erdoğan-Gülen ile Cemaat-AK Parti kavgasında, aracılığa soyunan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in, “138. Madde Öldü” sözüne, sadece rahmet okuyor.

&           &          &

Yukarıda zikrettiğim izlenimler, kamuoyu algısının bir yansıması olarak önümüzde duruyor.

28 Şubat’ı aratmayan medya, yolsuzluk ve rüşvet iddialarını kapatan siyasi irade, küs-barış oynayan devletin başı ve bunların yemeyen Türkiye vatandaşı…

Bu algı ile sevgiyle kalın…

rusvet_mesrulasti.jpg

Bu yazı toplam 5386 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
ah
13 Ocak 2014 Pazartesi 12:50
uzman
yemem abi, 3600'üm bile alındı...
95.9.45.153
T.C.MÜh.Kaptan Refik Akdoğan
10 Ocak 2014 Cuma 18:14
Din ile devlet işleri
Ben de din adamlarımızın Muhteşem Kur'an'ı bize ve dünyaya anlatarak dinimizin dünyaya yayılmasını beklerken onlar dünya işlerini her şeyin üstünde tutarak asıl görevlerini unuttuklarını görmek çok vahim sonuçlar verebilir. Diğer yandan yasama, yürütme ve yargının da birbirinden ayrı işler olduğunu da unutmak o da vahim sonuçlar verebilir. Hepimizin demokrasiyi unutmadan kendi işimize bakması en doğru yoldur. Din adamlarımız Kur'an'da buyrulduğu üzere bize yalnız Kur'an'ı anlatarak o muhteşem kitabı iyi anlamamızı sağlayarak, dünya nimetlerine boyun eğmemeyi, hep ahiret için çalışmamızı, hep birlikte çalışarak dinimizi dünyaya yaymaya çalışmalıyız. Şu anda dünya bunu bizden bekliyor. Buna karşın din adamlarımızın siyasetle uğraşması, Müslümanların mal, mülk, şan şöhret, mevki para pul peşinde koşmaları, siyasetle uğraşmaları çok büyük bir yanlış olmaktadır. Din adamı sişyasetle uğraşacaksa aslanlar gibi din görevini bırakarak partisini kurar ve buna göre hareket eder. Bizim buradan durum böyle görünüyor. Son olaylar için din adamlarımızın hiç konuşmamaları gene büyük yanlış oluyor. Kur'an'da 55/3 de "İNSANI YARATTI" diye buyurduktan sonra 55/4 de "ONA BEYANI(DÜŞÜNÜP İFADE ETMEYİ)ÖĞRETTİ." diye Büyük Allah buyurduğuna göre İslam alimleri , bilginleri, ülema ve sadece Ramazan ayında konuşan profesörler bu konularda neden konuşmuyorlar. Yoksa onlar yukarıda saydığımız dünya nimetlerinin içine dalmış da çıkamıyorlar mı? Eğer öyleyse halimiz gerçekten toz dumandır. Sen bizi terk etme ya Rabbim. www.refikakdogan.com
46.197.149.173
Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim