• BIST 116.841
  • Altın 161,940
  • Dolar 3,7823
  • Euro 4,6622
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 7 °C
  • İzmir 11 °C
  • Antalya 13 °C
  • Muğla 8 °C
  • Çanakkale 9 °C

"Kaptan, Maestro ve Beyaz Liste" (*)

METİN KALKAVAN
Yazının başlığını okuduğunuzda; “Kaptan tamam da maestronun ‘Beyaz Liste’ ile ne alakası var?” diyeceksiniz. Çok haklısınız, ancak ikisinin arasındaki ortak özellik; ekip ruhunu en üst düzeye çıkarma, sinerji yaratma, doğru zamanlama ve, işini yaparken hata yapmamaktır. Düşünsenize; bütün solukların göğüs kafesinde tutulduğu o birkaç nefeslik kasılma anında, herkesin bakışları maestronun elindeki batona odaklanmıştır. Birazdan orkestra şefi o batonu hafifçe oynatıp beklenen hareketi nihayet yaptığında, sessizliğin egemenliği sona erecek, soluklar özgürleşecek, müzikle birlikte hareket de başlayacaktır.

Bir an için şöyle düşünelim: Ya maestro başlama hareketini hiç yapmazsa, ya şefin elindeki o “çubuk” sallanmazsa? Bu durumda orkestra suskunlukla, donup kalmışlıkla, işlevsizlikle kaskatı kesilirken; salondaki sessizliğin önce şaşkınlık ve merak, ardından huzursuzluk ve öfke dolu bir gürültüye dönüşmesi güçlü olasılıktır. Orkestra şefi orkestrasına başlama komutu verip onu yönetemezse, orkestrayı izleyen kalabalığı da notaların kurallı sesi değil, belirsizliğin gürültüsü yönlendirecektir. Maestronun orkestrayı iyi yönetmesi, orkestranın büyüsü “izleyici”sini içine doğru çekecektir; yani sahne ve salon, hep birlikte güçlü bir koroya dönüşecektir. Maestro, sırtı seyirciye dönükken koroya vereceği sinerjiyle izleyiciyi mutlu edebilecektir. 

Kaptanımız Binali Yıldırım’dır

Geminin maestrosu da kaptanıdır. Geminin bütün sevk ve idaresini kaptan yapar; gemideki tayfanın ekip ruhundan sinerjisine, birlikte iş yapma sanatına kadar kaptan sorumludur. Kaptan limandan demir aldığında çizdiği rota bellidir. İşte kaptanın da, tayfanın da mahareti bundan sonra belli olur. İyi bir kaptan, fırtınalı havayı önceden sezer, gemisini ve mürettebatını riske sokmaz. Fırtınaya yakalandıysa da, gemisini sağ ve salimen limana yanaştırır. Kaptanın sefere devam etme konusunda geniş yetkileri olmakla birlikte, her fırtınada kaçıp demire yatması hoş karşılanmaz. İyi bir kaptanın yapacağı yegâne şey; geminin yapısına uygun bir rota çizip fırtınanın etkisinden en az şekilde etkilenmesini sağlamaktır. Her fırtına insanı ustalığa biraz daha yaklaştırır, denize saygıyı pekiştirir. Bizim sektörün kaptanı da Ulaştırma Bakanımız Sn.Binali Yıldırım olmuştur.

Türk denizciliğinin iki beyaz sayfası

Bunları niçin mi anlattık? Türk denizcilik sektörü uluslararası arenada göğsümüzü kabartacak gelişmeler yaşıyor. Uluslararası sularda seyreden Türk denizcilik sektörünün gemisi, deneyimli mürettebatıyla Türk denizcilik sektöründe yeni ve beyaz bir sayfa açılmasına sebep olmuştur. Hem de iki beyaz sayfa... Birinci sayfa, yıllardır hak etmediğimiz “kara liste”den kurtulup, bembeyaz bir sayfa açılmasıdır. İkinci beyaz sayfamızı ise Türk Loydu’nun ismi süslemektedir. Türk Loydu, uluslararası alanda gösterdiği performans ile bizim haklı gururumuz olmuştur.

Sektör-İdare işbirliği

2002 Kasım ayında AK Parti hükümeti başa geldiğinde bu konu önümüzde duruyordu. Cengiz Kaptanoğlu milletvekili olurken, ben de Oda Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildim. 6 yıl geçti. Öyle bir uğraş verildi ki, inanılmazı başardık. Bu başarıda birçok insanın emeği var. Başta Başbakanımız R.Tayyip Erdoğan olmak üzere, Ulaştırma Bakanımız Binali Yıldırım’a, eski Denizcilik şimdiki Turizm ve Kültür Müsteşarımız İsmet Yılmaz’a, Denizcilik Müsteşarımız Hasan Naiboğlu’na, bürokratlarımız dahil olmak üzere bütün ekibe teşekkür ediyoruz. Başarıyı, “Sektör-İdare” işbirliğinin yarattığı ortak sinerji getirmiştir.
 
Paris MoU nezdinde lobi faaliyetleri
 
İMEAK DTO olarak, uluslararası sularda seyreden geminin tayfaları içinde bizler de vardık. Yurtdışında takım halinde önemli lobi faaliyetleri yürüttük. Üniversitelerimiz ve bilimadamlarımızın çabalarını takdir etmeden geçemeyiz. İTÜ Gemi İnşa ve Deniz Bilimleri Fakültesi’ne, Türk Loydu’nun eski Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr.Yücel Odabaşı’na ve şimdiki başkan Doç.Dr.Mustafa İnsel’e Paris MOU’yu sallayacak bilimsel çalışmalar yaptırdık. Bu çalışmalarla Paris MOU’nun tabanını salladık. Çalışmalar sonucunda gördük ki, örneğin geçmiş 5-6 yılda kaza bazında yapılan istatistiklerde Kara Liste’deki Türkiye olarak biz, Beyaz Liste’deki İngiltere’den ve diğer birçok ülkeden iyi durumdayız. Türk Bayrağı basit eksikler yüzünden Kara Liste’ye alınmıştı, ama Beyaz Liste’deki ülkelerin birçoğunun kaza rakamları bizimkinin üstündeydi. Kara Liste’de bulundukça da, gemilerimiz PSC’lerde daha fazla kontrole maruz kalıyordu. Örneğin; PRESTIGE tankerinin ülke bayrağı Beyaz Liste’de olduğu için son 3 yıldır hiç PSC’ye tabi tutulmamıştı. Fransa sahillerini ne hale getirdiğini gördük. Bu başarıda Bakanımız Binali Yıldırım başta olmak üzere, bütün ekibin büyük katkısı bulunmaktadır. İdare ve kadrolara aldığı denizci kökenli kişiler sayesinde kontrollerimizi burada yapmaya başladık.
 
İMEAK DTO ve Armatörler Birliği olarak tek bir gün popülizm yapmadık ve eksiklerimizi gidermek için çaba gösterdik. Bu durumun sadece haklı olmakla çözülmediğini gördük. Bir armatörümüzün gemisi Malta Bayrağı’nda iken yapılan uygulama ile Türk Bayrağı’ndaki diğer gemisine yapılan uygulamanın farkını da anlattık Paris MOU yetkililerine. Önemli lobi faaliyetleri yürüttük. Uluslararası ilişkilerde lobiciliğin önemini gördük. Geçen yıl Gri Liste’deydik, bu yıl Beyaz Liste’deyiz. Hedeflenenden önce Beyaz Liste’ye geçtik. Böylece AB PSC’lerinde hedef olmaktan çıktığımız için bunun getireceği daha az kontrole tabi oluş ve kazandıracağı zamanın parasal anlamda katkısı da büyük olacaktır. Bütün denizcilik camiası olarak bir orkestra inceliğinde, ortak çalışma yürüttük. 

Türk Denizcilik Sektörünün soluğunun sıkışıp kaldığı yer göğüs kafesiydi. Hükümet, İdare ve sektör işbirliğiyle elimize batonumuzu alıp, orkestranın karşısına geçtik ve bu resitali başlattık. Bu başarı kadar, başarının devam ettirilmesi de son derece önemli. Şimdi uluslararası sularda seyreden gemimiz sağlam, tayfalarımız tecrübeli, dümen de doğru ellerde. Bu başarıların artarak devam edeceğinden kimsenin kuşkusu olmasın. 

Ufkunuz açık, pruvanız neta, rüzgarınız kolayına olsun. Allah selamet versin!..
 
(*) Bu yazı Deniz Ticaret Odası'nın yayın organı Deniz Ticaret Dergisi'nin Temmuz sayısında yayınlanmıştır
Bu yazı toplam 4469 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Kaptan Refik Akdoğan
28 Eylül 2009 Pazartesi 15:29
Gemilerimizin beyaz listeye geçmesi
Sayın Metin Kalkavan Beyin gemilerimizin beyaz listeye geçmeleri konusunda yaptıkları çalışmanın çok önemli olduğunu bilmenin yanında beyaz listede kalmak için sivil denizcilik okullarımızın eğitimlerinin çok önemli olduğunu vurgulamadan geçmek mümkün değildir.Her zaman söylediğim gibi işin başı eğitimdir.Elbette yetkililer konu ile yakından ilgilenerek gerekli takipleri yapmalıdırlar. Batılıların yalnız denizde değil birçok konularda Türklere karşı ön yargılı olduklarını biliyoruz. Allah yardımcımız olsun.
78.174.171.12
Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim