• BIST 117.522
  • Altın 161,933
  • Dolar 3,7875
  • Euro 4,6596
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 8 °C
  • Antalya 7 °C
  • Muğla 2 °C
  • Çanakkale 7 °C

Kore şehitlerimize ve gazilerimize ithafen

Kpt. MESUT AZMİ GÖKSOY

Aralık 2017 tarihinde  bir Türk armatörüne ait yine işletmeciliğini de bir diğer Türk armatörünün yaptığı 42 bin DWT bir bulk carrier gemisine Bangladeş’in Citagong Limanı’nda katıldım. Malezya’dan getirilen yükün birkaç gün sonra tahliyesine müteakip Hindistan’a hareket ettik.

2 gün süren yükleme sonunda Çin’in Sarıdeniz’in en batısındaki Jingang Limanı’na doğru yola koyulduk. Gemide ben dahil 15 Türk ve 10 Bangladeşli personel vardı. 24 Aralık’ta Tianjin’e vardık. Immigration tarafından 10 Bangladeşli personele dışarı çıkış izni verildi ve biz Türklere çıkış izni verilmedi. Sebebini sorduğumuzda talimat böyle dediler. Bundan epeyce rahatsız olduk ancak yapacak bir şey yoktu.

Sarıdeniz güneyindeki Weifang Limanı’na hareket ettik. Bir buçuk gün sonra Weifang Liman’ı girişinde seperasyona girdik ve pilot aldık. 17 saatlik kanal seyrinden sonra limana varıp hemen yanaşacaktık ancak pilot aldıktan 3 saat sonra seyir halinde iken birden jeneratörlerden biri arıza yaptı ve makina çökerek gemi otomatik olarak stop etti. Pilota durumu izah ettik baştan çok normal karşıladı fakat 56 dakika sonra bağırıp çağırmaya başladı. Gemiden ayrılırken iki karton sigara verirsek bundan kimseye bahsetmeyeceğini söylemesine rağmen de durumu hemen Liman Başkanlığı’na rapor etti. Bunu yapacağına emindim ancak yine de sigaraları verdim. Rıhtıma yanaştıktan yarım saat sonra acente ile beraber 8 Port State Control Officer’ı gemiye geldi ve her tarafı didik didik ettiler. Kontrol sırasında çekiçle pek çok yere özellikle devrelere ve overflowlara epey zarar vererek fotoğraflarını çektiler. Olayı daha fazla büyütmemek için şikâyetçi olmadık. Bu arada gemiye gelen immigration yine 10 Bangladeşliye çıkış vizesi verirken Türk personelin çıkışını refuse etti. Ertesi sabah acente gemiye gelerek yazılı bir rapor ile geminin tutuklandığını  bildirdi. Yine bu arada geminin Türk güverte lostromosu vücudundaki ağır kaşıntılar nedeniyle doktora gitmek istedi. Acenteye bildirdik ve 1 saat sonra gemiye silahlı resmi elbiseli biri geldi ve lostromoyu doktora götürmek için gemiden aldı. O sırada  lostromo liman cüzdanı ve pasaportunu almayı unuttuğundan  4. kaptan hemen evraklarını kendisine vermek için iskeleden inmeye kalkınca silahlı güvenlik officer 4. kaptanın rıhtıma inmesine izin vermeyip merdivenleri çıkıp evrakları alarak rıhtıma indi ve arabaya binip uzaklaştılar. O sırada yanımda bulunan 3. kaptan bana kusura bakmayın Süvari Bey Türkiye’de eğer elime bir Çinli geçerse yatırıp geberteceğim demesi üzerine ben de kendisine merak etme ben de sana yardım edeceğim dedim. Nedir bu düşmanlık bir turlu anlayamadım. İki saat sonra lostromo gemiye döndü ve çekip gitti. Lostromoya sordum, bana öylesine bir baktı ve bir krem verip geri gönderdi dedi. Bu arada ben yine acente aracılığıyla liman başkanı ile görüşmek istedim ancak gemiden  çıkışıma izin verilmedi. İki gün sonra şirket devreye girip uğraşları sonucunda tutuklama kaldırılıp yola çıkmamıza izin verildi.

Gemiye gelen kılavuz kaptanın 17 saat süren kanal seyri sırasında bizi bir dövmediği kaldı. Nihayet kanaldan çıkıp pilotu bırakarak Kore’nin Kwanyang Limanı’na doğru seyrettik. Kwanyang Limanı varisi kılavuz kaptanlarla 4 saat sonra limana yanaştık. yarım saat sonra immigration gemiye geldi ve aynı Çin’de olduğu gibi 10 Bangladeş personeline dışarı çıkış izni verildi ancak Türk personel ve kaptan pasaportunun süresi bitmesi nedeniyle  kaptan baş mühendis ve 2. kaptan haricinde hiçbir Türk personele çıkış izni verilmedi. Ayni gün acenteyi çağırarak immigration office’e gidip oradaki sorumlu  kişiye bu durumun sebebini sordum bize öyle talimat verildi dediler. Kendilerine somut bir sebep yoksa bu ortak tarihimize zarar veriyor. Busan’daki Türk  mezarlığında yatan şehitlerimizin ruhunu sızlatır, Ayla filmini izlemenizi tavsiye ederim dememin üzerine beni bir güzel oradan sepetlediler. Oradan liman başkanlığına gittim ama değişen bir şey olmadı.

Bu arada aspirin almak için eczaneye uğradık. Türk olduğumu öğrendiklerinde doktordan reçete istediler ve büyük bir moral bozukluğu ile gemiye döndüm. Sabah bizim limana girişimiz sırasında hava kirliliği test edilerek bizim gemiden şüphelenen liman otoritesinden 4 port state control officer gemiye gelip sıkı bir araştırma yaptılar ve bir şey bulamayıp gemiden ayrıldılar. Yükleme operasyonu sırasında  yağan yağmur nedeniyle ambar kapaklarını kapattık. On dakika sonra acente gelip kapakları açmamızı istedi. Rain Letter talep edince peki kapatabilirsiniz dediler. Geminin işletmeciliğini yapan sevgili arkadaşımın kanser nedeniyle yoğun bakıma alındığını duyunca gemiden ayrıldım. Uzun yıllar bu bölgede çalıştım fakat ilk defa böyle muamelelere maruz kalmamıştım ve bunu bütün okuyucularımla paylaşmak istedim.

Bu yazı toplam 17869 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim