• BIST 94.541
  • Altın 194,542
  • Dolar 4,7355
  • Euro 5,5009
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 14 °C
  • İzmir 21 °C
  • Antalya 21 °C
  • Muğla 17 °C
  • Çanakkale 17 °C

Piyasalar yine 'YELLEN'di

HARUN ŞİŞMANYAZICI

I-GİRİŞ ,

Bilindiği ve daha önce yayınlanan bir yazımda da  dile getirdiğim üzere Fed’in son Eylül ayı toplantı tutanakları açıklandıktan sonra Fed’in Manşet Faizi Aralık ayına hatta Mart ayına kadar artırmayacağı şeklinde bir kanı oluşarak USD piyasalarda değer kaybetmiştir. Yine bu yazımın son bölümünde tarafımdan aşağıdaki açıklama yapılmıştır.

‘’PEKİ FED NE YAPACAKTIR?

 FED üyeleri arasında  faiz artırımı yapma niyetinde olanların oranı  son küresel ekonomik olaylar ve ABD verilerinden sonra %60 a düşmüştür. Ancak son Eylül tutanakları okunduğunda FED ‘in Aralık ayına  hatta Mart ayına kadar faizleri artırmayacağı ve gerek Amerikan gerekse Küresel Ekonomideki gelişmeleri takip edeceği ihtimali artmaktadır.  Nitekim piyasada oluşan algıda bu yönde  olup bunu geçtiğimiz 2-3 gün içinde fiyatlamıştır.

Biz bu hususu  yazılarımızda yaklaşık 1 ay önce belirterek FED in en az 6 ay için faiz artırımı yapmayacağını vurgulayarak piyasaları rahatlatması gerektiğini ,yapmamasının kendi ekonomisini de ters yönde etkileyebileceğini belirtmiştik. Nitekim son veriler böyle gerçekleşti. Ancak FED artırma ihtimalini de sözünü ettiğim balonların oluşmaması için gündemde tutmaya devam edecektir.’’

Bu ön görüm aynen tutmuş, ancak Aralık ayında faiz artırımı ihtimali ağırlık kazanmış ve  FED ‘in dış piyasadaki gelişmeleri dikkate alma politikası devam etmekle birlikte, daha önceki söylemlerinde dile getirdikleri Çin ve diğer belli başlı ekonomilerdeki bozulmaların ve güçlü doların  Amerikan ekonomisini etkileme endişesi zayıflayarak, buna ve güçlü USD ye rağmen yapılan ihracat dikkate alınarak bu endişeye daha düşük vurgu yapılmış yada çok fazla üstünde durulmamıştır. (Üreticiler yüksek dolara bağışıklık kazanmışlardır)

Dikkat edilirse her Fed beyanatından sonra Amerikan Doları ya yükselmekte yada düşmektedir. Aslında Fed’in hedeflediği 2 husus bulunmaktadır. İstihdamı maksimum seviyeye çıkarmak ve fiyat istikrarını sağlamak bu cümleden olmak üzere  uzun vadede hedeflediği enflasyon oranını %2 lere taşımak ancak ekonominin daha fazla ısınmasına da müsaade etmemektir. Çünkü %2 ye kadar olan fiyat artışları ekonomiyi canlandırmaya katkı sağlarken ,bundan daha yukarı çıkması OECD kriterlerine göre Gelişmiş Ekonomiler için enflasyon olarak değerlendirilmektedir. Buda çok uygun bir durum değildir.

Fakat bu hedefleri gerçekleştirirken Fed içerdeki durumu incelemekte, dış ekonomik etkenleri gözlemekte ve buna göre mevcut politikalarına ilave bazı açıklamalarda bulunmaktadır. Buda piyasalarda olumlu ya da olumsuz olarak algılanarak fiyatlanmaktadır.

Yine FED  daha önceki yazımızda da sözü edildiği veçhile hem tekrar bir durgunluk içine düşmekten korkmakta ve bu nedenle mevcut politikayı uygulamaya devam etmekte ,ancak manşet faizi 0-0.25 bandında tutması da bazı ekonomistlerce ekonomiye fayda vermek şöyle dursun zarar verdiği iddia edilerek, eleştirilmektedir.

 Yani Fed hem içerde balonlar yaratmak istememekte   bu nedenle hala faizi artıracağı hususunda piyasada bir algı oluşturmakta, ancak güçlü dolar, göreceli olarak azalan ihracat rakamlarından  ve küresel ekonomideki dalgalanmalardan etkilenmemek için şimdilik faiz artırımını sürekli ertelemektedir.

Bunu FED BALIK TUTUYOR şeklinde tanımlayabiliriz. Yani zaman zaman oltayı sararak gel gel yapmakta sonra tekrar serbest bırakmaktadır.  Eylül ayı açıklaması FED’in faiz artırımı yapmayacağı şeklinde yorumlanmış ve USD değer kaybetmiş , daha sonra Madam Yellen’ın  Eylül sonuna doğru Ekimde konuşma yapabilirim faizler artabilir yorumu ile USD değer kazanmış , Ekim başında Eylül toplantısı zabıtlarının yayınlanması ile  Aralık ayına kadar faiz artırımı olmayacağı algısı ile USD değer kaybetmiş, ve en son 28 Ekim de  Federal Open Market Comittee FOMC ‘nin 27-28 Ekim toplantısı sonrası  Başkan Yardımcısı William C. Dudley’ın yaptığı basın açıklamasında faiz artırımının Aralık ayına kadar yapılmayacağı ancak belli hususların gerçekleşmesine vabeste olarak  Aralık ayında yapılmasının düşünülebileceği  hususundaki beyanatı yeniden USD nin yabancı paralar karşısında değer kazanmasına neden olmuştur. Buradaki önemli husus ne Dudley nede Fisher bu konuda kesin bir taahhütte bulunmamış, gelecek günlerdeki verilere ve gelişmelere bakarak buna karar vereceklerini beyan etmiştir. Bu anlamda da Ekim verilerinin nispi iyileşmesinin dışında FED’in daha önceki tavırlarında aman aman bir değişiklik olmamıştır. Ancak piyasa bunu bu sefer  Aralık ayında faiz artırımının olma ihtimalinin yüksek olmasına göre fiyatlamıştır. Bizde de içerde USD ,TL karşısında değer kazanmıştır. 1 Kasımda AK Partinin İktidara gelmesi ile 2 Kasımda  Usd Tl karşısında değer kaybetmiş, 3 Kasımda iç ve dış etkenler ile yeniden USD değer kazanmış ve 4 Kasımda bu değer artışı Yellen’in konuşması ile hiç gerek olmamasına ve daha önce fiyatlanmış olmasına rağmen  çok ufak da olsa yeniden gerçekleşmiştir.

Dikkat edilirse kısa süre içerisinde sürekli farklı piyasa okumaları ile USD fiyatlanmakta buda bizim gibi dış kaynağa ihtiyaç duyan ülkelerde müspet ve menfi etkiler yaratmaktadır. Bizim daha önceki yazımızdan  sonra ABD de ne olmuştur  da FED birdenbire böyle bir açıklama ihtiyacı duymuştur. Aslında Fed bu beyanatlarına esas teşkil eden gelişmeleri  açıklamış olsa da, bunlar ile 23 Ekimde açıklanan Markit Öncü  İmalat Sanayi Satın Alma Yöneticileri İndeksi  sonuçları arasında yakın bir ilişki gözlenmektedir. Bu yazımızda bu durum açıklanmaya çalışılmaktadır.

II-FOMC ‘NIN 27-28 EKİM TOPLANTISI İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI

Fed Başkan Yardımcısı ve Newyork Federal Reserve Bankası Başkanı William Dudley  aldıkları karar ve buna esas teşkil eden değerlendirmeleri ile ilgili olarak aşağıdaki açıklamayı yapmıştır. Bazı ekonomistler Fed in bu yaptığı açıklamaya itiraz ederek dünyada ve özellikle ABD de ekonomistlerin ikiye ayrıldığını bir bölümünün FED’in faiz artırımı yapacağını beklediklerini  bir kısmının ise bunu düşünmediğini, bu hale gelinmesinin uygun olmadığını aslında FED ‘in faiz artırımı konusunda tüm ekonomistlerce bilinebilir ve kestirilebilir bir politikasının ve hesaplama şeklinin olması gerektiğini ileri sürmüştür. Dudley ise buna itiraz ederek bu politikayı belirleyecek kesin bir formül olmadığını, belirlenen hedefler ve bunların ne kadar gerçekleştiği tespit edilerek ve küresel ekonomideki durum dikkate alınarak bu politikaların belirlendiğini izhar etmiştir. 

Dudley’in açıklamaları aşağıdaki gibi olmuştur;

‘’Geçtiğimiz aylar içinde hane halkı harcamaları ve iş dünyası sabit sermaye yatırımları sıkı bir şekilde artmıştır. Ekonomi mutedil bir şekilde büyümektedir.  Hane halkı harcamaları Ekim ayında daha önceki aylardaki artışa ilave olarak yükselmiştir.  Ancak bununla birlikte net ihracat artışı yumuşak seviyede kalmıştır.

İstihdam yaratma imkanları hala mevcut olmakla birlikte artış hızı yavaşlamaktadır. Dolayısı ile işsizlik oranı sabit kalmıştır. Bununla birlikte ;istihdam piyasası indikatörleri iş gücü kaynaklarının düşük oranda utilize edilmesi durumunun bu yılın başından beri azaldığını ortaya koymaktadır.

Enflasyon ekonominin uzun dönem hedeflerinin altında seyretmektedir. Bu  kısmen enerji fiyatları ve enerji dışı emtia fiyatlarındaki düşmeden kaynaklanmaktadır. Piyasa esaslı enflasyon nispeten düşük seyrederken, ankete dayalı uzun dönem enflasyon beklentileri stable yani istikrarlı olmaktadır.*

*Yazarın notu: Bilindiği üzere Fed enflasyon tahminlerini istatistiki bencmark modellemeleri ile değil , Piyasa bazlı (yani piyasadaki fiyatlar dikkate alınmak sureti ile )ve anket esaslı(yani anket ile gelecek enflasyon tahminleri tespit edilmeye çalışılmakta ve bunun için bu konudaki fikirleri için akademisyen ekonomistlere, ticari bankaların ekonomistlerine ve tüketicilere sorular  sorulmakta, alınan cevaplar değerlendirilmektedir)olarak yapmakta bu iki veriyi kullanarak gelecek enflasyon tahminlerini yapmaktadır.

Komitenin hedeflediği iki önemli husus bulunmaktadır; maksimum istihdamı yaratmak ve fiyat istikrarını sağlamak. Komite uygun politikalar ile ekonomik faaliyetlerin mutedil  bir şekilde artacağını beklemektedir. İstihdam Piyasası Komitenin hedeflediği noktaya doğru seyretmektedir.

Komiteye göre ekonomik faaliyetler ve istihdam seviyesi ile ilgili beklentiler bakımından risk neredeyse dengededir. Burada önemli bir problem görülmemektedir. Ancak enflasyon yakın dönem bakımından neredeyse son olarak görülen  en düşük seviyesine çok yakın olarak seyretmektedir. Bununla birlikte Komite orta vadede istihdamdaki ilave artış ve enerji  ve diğer emtia fiyatlarındaki düşüşün geçici etkisinin ortadan kalkması ile enflasyonun tedricen hedeflenen %2 seviyesine doğru yükseleceğini beklemektedir.

Maksimum istihdam ve fiyat istikrarı ile ilgili hedeflere ulaşmak konusundaki mevcut gelişmeyi desteklemek üzere ,komite manşet faizi(Başka deyişle Federal Fonlar ile ilgili faiz oranını –gecelik faiz oranlarını) 0-0.25 bandında tutmaya ve artırmamaya karar vermiştir. Komite 1 e karşı 9 oy ile bu artışı şimdi yapmayıp , durum ve gelişmelere göre gelecek toplantılarında bunu  yapmanın daha uygun olacağına karar vermiştir. Bu karara sadece  FOMC  üyesi Jeffry M. Lacker karşı koymuştur.

Komite enflasyonun %2 lere çıkması ve istihdamın artması ile ilgili  olarak gerçekleşen mevcut durumu ve bu konudaki beklentileri (tahminleri)değerlendirerek gelecek toplantıda  faiz artırımı yapıp yapmayacağına karar verecektir. Komite bu değerlendirmede   istihdam piyasası şartlarının ölçülmesi, enflasyon baskısı ve beklentileri , finansal ve uluslararası piyasalardaki gelişmeler dahil olmak üzere çok kapsamlı gelişmeleri dikkate alacaktır. (H.Ş yorumu ;Bu konuda  önemli olan piyasalara yansıdığı gibi FED Dış piyasalardaki gelişmeleri artık dikkate almayacağız dememekte, ancak burada  daha sonra açıklayacağımız üzere bu gelişmelerin Amerikan ekonomisi üzerindeki olumsuz etkileri  konusundaki kaygılarımız eskisi gibi değil demektedir. )

Komite eğer istihdamda ilave iyileşme olursa ve enflasyonun orta vadede  %2 lere doğru hareket edeceği yani yükseleceği hususunda bir kanaat hasıl olursa ,Federal  Fon Faizlerinin yani manşet faiz oranın artırılmasının uygun olacağını belirtmiştir. Bu nedenle komite şimdilik mevcut politikasının devamına karar vermiştir. Komite  oldukça büyük oranda uzun dönemli bonoları elinde tutarak genişlemeye yardımcı olan  finansal  koşulları sağlamaya devam etmektedir.

Komite bu politikasından vazgeçmeye karar verdiği zaman uzun dönem istihdam hedeflerine ve enflasyonun % 2 ye çıkması gerçekleşmiş olacaktır.

Yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında daha önceki söylemlere göre biraz daha iyimser bir vurgu yapılmıştır. Ancak daha önceki söylemlerde işsizlik artıyor ekonomi büyümüyor gibi bir durum yoktu. Yine İşsizlik oranı düşmekte ancak düşüş hızı yavaşlamaktaydı ,neredeyse Amerika’nın istihdam piyasası tam istihdam seviyesine yaklaşmaktadır. Ekonomi 1 ci çeyrek hariç (kötü kış şartları nedeni ile )yine büyümekteydi. Çıktı fiyatları ilk defa Eylül de ayında artmamıştır, ondan önce çıktı fiyatlarında böyle bir durum  bulunmamakta ancak girdi fiyatları düşmekteydi. Bu veriler ışığında  bizim değerlendirmemize göre  yeni oluşan yegane durum içeride hane halkı harcamalarının ve sabit yatırımların  artması olmuştur. Diğer taraftan ihracat ile ilgili yeni siparişlerde de mutedil bir iyileşme görülmüştür. Ancak bunlar özellikle içeride Sanayi Mallarının çıktı fiyatlarında keskin rekabet nedeni ile yapılan ayarlamadan kaynaklanmıştır. Bu hem satışları canlandırmış hem de hane halkının elinde harcayacak ilave fon oluşmasına neden olmuştur. Tabiatı ile bu talep artışı imalat sanayinde üretim artışına neden olmuştur.

  Yoksa bu kısa sürede ne ABD de nede dünya da bu gelişmeyi sağlayacak bir ekonomik politika değişikliği ve tüketicilerin harcama modellerinde yapısal bir durum değişikliği olmamıştır.

Fakat burada ilginç olan FED’in açıklamaları ile Markit ABD  Ekim ayı Öncü İmalat Sanayi Satın Alma Yöneticileri  Endeksi(PMI) ve değerlendirmesi  ile yakın bir korelasyon olmasıdır. Buda bizde Fed kararlarını bu verilere göre mi veriyor şeklide bir düşünce oluşturmuştur. Bu savımızı desteklemek üzere  23 Ekim 2015 de yayınlanan Markit  Ekim ayı öncü İmalat Sanayi Satın Alma Yöneticileri Index değerleri ve yapılan survey /inceleme sonuçları aşağıdaki bölümde taktim edilmiştir. Burada belirtilenler ile FED ‘in açıklamaları arasında bir paralellik olduğu kolayca teşhis edilebilecektir.  Ayrıca bu vesile ile bu öncü endeks ile  2 Kasım 2015 tarihinde yayınlanan nihai indeks değerleri arasında çok ufak  farklar olduğu ve nihai PMI verilerinin biraz daha iyi gerçekleştiği  aşağıda belirtilmiştir. Fakat daha önemlisi 4 Kasım 2015 14:45 de yayınlanan Hizmet sektörü ve Bileşik PMI verileri ,ABD de geçen ayların aksine hizmet sektöründeki genişlemenin kötüleştiğini ortaya koymuştur. Bu nedenle bu survey’e de burada ayrı bir yer verilmiştir.

III- Markit  ABD EKİM  Ayı Öncü İmalat Sanayi Satın alma Yöneticileri İndeksi Sonuçları (İmalat Sanayi PMI)

Anahtar Unsurlar;

1-Mayıs ayından beri iş imkanlarında en keskin iyileşmenin görüldüğü ay olmuştur.

2-Ekim ayı boyunca yeni siparişlerde ve üretimde hızlı bir artış olmuştur.

3-Girdi maliyetleri Ekim ayında Eylül ayı gibi düşmüştür.

Mevsimsel Ayarlaması yapılmış ABD İmalat Sanayi Satın Alma Yöneticileri Öncü Index’i (PMI) Ekim ayında son 5 ayın en üst noktasına çıkmıştır. Kısaca Eylül ayındaki 53.1 den 54.0 ‘a yükselmiştir. Taktir edileceği üzere bu son okuma baz puan 50’nin oldukça üstünde bir değer olup, ABD de İmalat Sanayi Faaliyetlerinin iyi olduğuna ve genişlediğine işaret etmektedir. Yine bu son değer Mayıs ayından beri imalat sanayinde işlerin en hızlı bir şekilde yukarı yönlü bir ivme kazandığını ortaya koymuştur. Taktir edileceği üzere bu değerlendirmeler, bizimde önceki raporlarımızda belirttiğimiz Eylül ayı verilerine göre oldukça olumlu bir gelişme olmuştur. Ekim ayı verileri  üretim seviyesinde hızlı bir şekilde artış olduğunu ortaya koymaktadır. Üretimdeki bu son yükselme Mart ayından beri görülen en hızlı artış olmuştur. Böylece üretimdeki artış  yeniden kriz sonrası ortalama artış seviyesine gelmiştir.(Bu durumda FED açıklamasında dile getirilmiştir.)

Talepteki artış özellikle  iç piyasadan gelmiş ve bunda da rekabetçi fiyatlama politikasının etkisi olmuştur. (Bu hususta FED açıklamasında hane halkı tüketiminde ilave artış gerçekleşti şeklinde beyan edilmiştir.) Hatırlanacağı üzere Eylül ayında çıktı fiyatları uzun süreden sonra ilk defa artmamıştır

Diğer taraftan bu olumlu gelişmelerden farklı olarak ,küresel  ekonomideki belirsizlikler ve düşük enerji sektörü imalat sanayindeki büyümeyi frenleyen  ve onun olumlu enerjisini zayıflatan negatif unsurlar olmuştur.

ABD ‘li sanayicilerin  aldığı yeni siparişler Ekim ayında önemli ölçüde artmıştır. Hatırlanacağı üzere Eylül ayında yeni siparişlerin artış hızı düşmüştü. Bu son artış 7 ayın en fazla artışı olmuştur.

İhracat satışları yeni iş imkanlarına sınırlı ölçüde katkı sağlamasına rağmen ,dışarıdan gelen siparişlerdeki son artış Şubat ayından beri en hızlı artış olmuştur. Bu USD deki artışa rağmen böyle gerçekleşmiştir.

(İşte bu nedenle Fed ,Çin ve diğer ülkelerdeki negatif ekonomik gelişmelerin  ve güçlü doların ABD ekonomisini olmuşuz yönde etkileyeceği endişesin den uzaklaşmıştır)

Satışlardaki ve üretimdeki artışlar doğal olarak yeni istihdam yaratma imkanlarında Eylül ayında görülen 27 ayın en düşük seviyesine göre bir iyileşme yaratmış ve istihdam yaratma hızı artmaya başlamıştır. Sanayiciler maaş ödeme sayısında Temmuz ayından beri en hızlı artışın görüldüğünü belirtmişlerdir. Fakat buna rağmen işçi istihdam etme artışı hala kriz sonrası ortalamanın altında seyretmektedir. Ekim ayında hala istihdam yaratma imkanı mevcut olup ,bunun hızı Eylül ayına göre daha iyi olsa da kriz sonrası yakalanan ortalamanın altındadır.( FED de beyanatında buna vurgu yapmakta ,bu nedenle istihdamda ilave bir iyileşmeyi gözlemleyeceğini izhar etmekte, ancak bu konuda bir endişeye sahip olmadıklarını ,bu bakımdan zuhur edecek bir riskin zayıf olduğuna (dengede olduğuna)dikkat çekmektedir.)

Sanayiciler  stok tutma ve girdi satın alma konusunda Ekim  ayında da ihtiyatlı davranma politikalarını değiştirmemişlerdir. Bu cümleden olmak üzere üretimi tamamlanmış mal stokları 3.cü aydır azalmaya devam etmiştir. Ekim ayı ile ilgili olarak yapılan bu son araştırma imalat sanayi şirketlerinin son iki yıldır en fazla satın alma faaliyetlerinde bulunduklarını ortaya koymuştur. Fakat söz konusu şirketlerin üretim  öncesi envanterleri çok az artmıştır

Ekim ayı öncü verileri şirketlerin ortalama maliyet yükünde yine hafif bir düşme olduğunu ortaya koymuştur. (Buda FED beyanatına yansımıştır)

Hatırlanacağı üzere Eylül ayında da girdi maliyetleri düşmüştü. Bu durum  USD nin diğer yabancı paralar karşısında değer kazanması ile ham madde fiyatları daha doğrusu mal oluş bedelinin ,özellikle çelik ürünü fiyatlarının  düşmesinden kaynaklanmaktadır. Bununla birlikte bu son anket yada araştırma fabrika çıkış fiyatlarında bir değişme olmadığını ortaya koymuştur. (Eylül ayında da böyleydi) Buda hane halkının harcamaları tetiklemiştir.

 Yeni işler ile ilgili yoğun rekabet ve girdi fiyatlarındaki düşüşler ,sanayicileri çıktı fiyatları hususunda rekabetçi bir politika izlemeye sevk etmiş ve ürünlerin fabrika çıkış  fiyatları sabit kalmıştır.

Markit Baş Ekonomisti Chris Williamson’un yorum ve analizi

Ekim ayı imalat sanayi öncü PMI verileri 4.cü çeyreğe başlarken Amerikan ekonomisi İmalat Sanayinde daha güçlü bir büyümenin olduğunu ortaya koymuştur.

4.cü çeyreğe olumlu olarak başlama ,3 .cü çeyrekteki yavaşlamadan sonra ekonominin yükselme hızını yeniden artırabilir, bu beklentiyi güçlendirmek üzere son PMI anketi yıllık GSYIH artışının %2.2 olacağını ortaya koymuştur.

İhracat satışlarındaki hızlı artış özellikle iyi bir haber olup, ABD ekonomisinin güçlü USD  ve Çin’in yavaş büyümesinden olumsuz yönde etkileneceği hususundaki korku ve endişeleri ortadan kaldırmaya yardım edecektir.  

Mal üretim sektöründeki bu iyi durum ,yeni istihdam yaratma hususunda muhtemelen olumlu sonuçlar yaratmış olup buda sanayicilerin işlerdeki bu mevcut olumlu yükselmenin sürdürülebilir olduğu hususundaki güvenlerin artmasından kaynaklanmıştır.

Bununla birlikte ,bu güvenin derecesini azaltan negatif hususlarda hala devam etmektedir. Bu cümleden olmak üzere güçlü USD ve zayıf ihracat ,ve enerji sektöründeki mevcut kötüleşme ve aşağı yönlü hareket  iş dünyasındaki olumlu  havanın ve yeni istihdam kazanımlarının  bu yılın önceki dönemlerinde gerçekleştirilen düzeye göre zayıf kalmasına neden olmuştur.

Taktir edileceği ve yukarıdaki açıklamalarımızdan anlaşılacağı üzere 23 Ekimde yayınlanan bu yorum ve değerlendirmeler, 28 Ekim 2015 de FED Başkan yardımcısı Dudley’in  27-28 Ekim toplantısı sonrası yaptığı açıklama  ile birebir örtüşmektedir.

Daha da ötesinde daha önceki yazımda belirttiğim üzere Markit Baş Ekonomisti Chris Williamson Eylül ayı yorumunda FED in Aralık ayına kadar hiçbir faiz artırımı yapmamasını ve piyasadaki gelişmeleri takip etmesini ve ona göre kararlarını vermelerin talep etmişti. Bizde tüm diğerleri gibi aynı şekilde değerlendirme yapmıştık. Nitekim FED  Aralık ayına kadar faiz artırımı yapmayacağını söz konusu toplantıda beyan etmiştir.

Bilindiği üzere 1 Kasım seçimleri sonucunda AK Parti tek başına hükümet kurma imkanını elde etmiş ve USD /TL paritesi bizim de daha önce belirttiğimiz gibi 2.7659 lere kadar gerilemiştir .Fakat daha sonra Türkiye de  Enflasyonun  Ekimde % 1.55 artarak,  %1.35 olan beklentinin üstüne  ve Yıllık TUFE’nin de  Ekimde % 7.58 çıktığının açıklanması, üstüne üstlük ABD Nihai İmalat Sanayi Verilerinin 2 Kasımda açıklanması ve bu verilerin iyi olması sonucu ,Aralık ayında faiz artırımı ihtimalinin güçlenmesi ile USD yeniden TL karşısında değer kazanarak 3 Kasımda 1 USD =2.8493 TL ye yükselmiştir.

2 Kasımda yayınlanan  Ekim ayı ABD Nihai PMI verileri Öncü PMI verilerine göre nispeten biraz daha iyi olarak gerçekleşmiştir. 4 Kasımda ise hem ABD Hizmet Sektörü PMI sonuçları yayınlanmış ve bu veriler aşağıda açıklanacağı üzere kötü gelmiştir. Aynı gün 4 Kasımda Madam Yellen ABD Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesinde  bir konuşma yapmış  ve bu konuşmasında Dudley ‘in 28 Kasım açıklamasından daha düşük bir tonda ‘’verilerin iyi gelmesi halinde Aralıkta bir faiz artışının canlı bir ihtimal ancak kesin olmadığını’’ belirtmiştir. Hatta daha ötesinde Aralık ayında faiz artışı yapılacağı hususunda kesin bir karar verilmediğini belirterek, ekonomik verilerde  enflasyonda ve istihdam piyasasında daha fazla gelişmeye neden olacak kadar iyileşmenin görülmesi halinde faiz artırımının canlı bir ihtimal olduğunu  vurgulamıştır.

 Bunun anlamı bazı ekonomistlerce Yellen’ın aslında hiçbir şey konuşmadığı şeklinde yorumlanmıştır. Buda doğru bir değerlendirmedir .  Yukarıda açıklanan  Dudley’in 28 Ekim konuşması ile bu konuşma mukayese edildiğinde Yellen  Aralık ayında faiz artırımı yapılması hususunda daha zayıf bir tonda konuşmuştur. Buna rağmen ABD de hisse senedi fiyatları düşmüş ve bazı ülkelerde USD yerel  para birimleri karşısında değer kazanmıştır. Bizde de bu 1 usd =2.8638 tl olarak fiyatlanmıştır. Yani 0,0145 gibi bir artış olmuştur. Oysaki 3 Kasımdaki yükselme  2.7659 dan 2.8493 e olmuştur. 0,0834 olmuştur. Dikkat edilirse  Dudley’in konuşmasını piyasalar daha fazla fiyatlamışlardır.

Yellen’in Dudleyi düşük tonda tekrar etmesine rağmen daha önce fiyatlanan bir hususun çok az da olsa neden yeniden fiyatlandığını analiz etmesi gerekmektedir. Asıl önemli olan budur. Bunun nedeni  ABD de sermaye piyasalarının aşırı değerlenmesidir.  Bu tüm gelişmiş ekonomiler için geçerlidir. Gerek tahvil piyasaları (Almanya ve ABD hariç)ve sermaye piyasalarında hisseler aşırı değerlenmiş olup yatırımcılar bunun farkındadırlar ve ABD de bu yatırımcıların büyük bir bölümü  belli yöntemler ile bu riske karşı kendilerini son 3-4 aydır korumaya başlamışlardır. Bunu da daha önceki yazılarımda  2016 ve 2017 de gelişmiş ülkelerin sermaye piyasalarında bir kriz beklendiği şeklindeki açıklamalarım ile belirtmiştim.

 Bu  nedenle her an düşecek ve normalleşecek bir sermaye piyasası kaygısı ile en ufak bir faiz artırımı haberi ile söz konusu bu   oyuncular buna hemen reaksiyon vermekte ve ellerini boşaltmaktadırlar.  Yada spekülatörler bunu kısa dönemli spekülatif enstrüman olarak görmektedirler. Zaten FED ‘in bu faiz artırım sopasını sürekli gündemde tutmasının nedeni bu balon olma ihtimalini kontrol etmek maksadı iledir.

IV-2 . Kasım 2015 de yayınlanan Ekim ayı ABD Nihai İmalat Sanayi PMI sonuçları ise aşağıdaki gibi gerçekleşmiştir.

Anahtar Unsurlar

1-İmalat Sanayi PMI’ı 6 ayın en yüksek seviyesine çıkmıştır

2-Üretim ve yeni siparişler Mart ayından beri en hızlı bir şekilde artmıştır.

3-Girdi fiyatları Ekim ayında en keskin şekilde azalmıştır.

Ekim verileri  ABD İmalat Sanayi performansında 1 puanlık mutedil bir artışı ortaya koymuştur. Buda üretim, yeni siparişler ve istihdam seviyesinde daha hızlı artış ile meydana gelmiştir.

PMI İndeksinin 54.1 e çıkması Nisan ayından beri bir bütün olarak iş imkanlarında keskin bir iyileşme ve yükselmeye işaret etmektedir. Daha da ötesinde bu son veri AĞUSTOS ayında görülen 22 ayın en düşük seviyesinden yeniden yukarı yönlü bir momentumun yakalandığını ortaya koymaktadır.

İmalat sanayi üretimi Ekim ayında artmış ve bu son 7 ayın en hızlı artışı olmuştur.

Buda bu son araştırmanın yapıldığı dönemde ABD imalat Sanayinde yeni iş imkanlarında nispeten kuvvetli bir geri dönüşün yani iyileşmenin yaşandığını ispatlamaktadır.

Yeni ihracat satışları sadece çok mutedil bir şekilde artmıştır. Anket ve yapılan çalışma güçlü doların etkilerinin devam ettiğini ve bunun ihracatı ters yönde etkilediğini  ortaya koymuştur. Bununa birlikte dışarıdan gelen yeni işlerdeki bu son artış geçmişteki 4 ayın 3 cü ve 2014 Eylül ayından beri görülen en hızlı artışı olmuştur.

Daha fazla iş yükü işletme kapasiteleri üzerinde baskı yaratmış ve Ekim ayında tüm imalat sektöründe bitmemiş iş miktarlarında ilave bir artışa sebep olmuştur. Buda Eylül ayında görülen 27 ayın en düşük istihdam artış seviyesinden olumlu yönde geri dönüşe katkı sağlamıştır.

Bu yeni iş seviyesindeki artışa ve istihdam yaratma seviyesindeki olumlu geri dönüşe rağmen imalatçılar  mamul madde stoklarını hususunda temkinli davranmaya devam etmişlerdir.

Üreticiler Ekim ayında da girdi fiyatlarının düşmesinden nasiplenmişler ,özellikle bu düşme Çelik ve diğer metallerde olmuştur. Bu son ankete göre ortalama maliyet yükündeki düşme Mart ayından bu yana en hızlı düşüş olmuştur. Bununla birlikte İmalatçılar fabrika çıkış ücretlerinde, son 3 yılın ikinci en düşük enflasyon oranının yaşanması nedeni ile, sadece çok ufak bir artış yapmışlardır.(Teşhis edileceği üzere öncü endeks açıklama ve verilerine göre bu durum farklılık arz etmektedir. Orada sabit kaldığından söz edilmekteydi)

Markit Baş Ekonomisti Chris Williamson’nun Yorum ve Değerlendirmesi;

Ekim ayında ABD de İmalat Sanayinde görülen güçlü büyüme 3 .cü çeyrekte gerçekleşen iki yılın en düşük düzeyindeki artış oranına sahip büyümeye şahit olan sektöre ümit verici ve teşvik edici bir gelişme  olmuştur.

Fabrika üretim artışı hızlanarak yıllık olarak %4 oranında artmıştır. Firmalar yeni iş siparişlerinin Mart ayından beri aylık olarak  en hızlı arttığı bir dönemi yaşamışlardır. İhracat artışı da aynı şekilde canlanmıştır. Firmalar kendilerini güçlü doların olumsuz etkilerine adapte etmeyi başarmışlardır. Böylece Eylül ayındaki yavaşlamadan sonra istihdam yaratma imkanı artmıştır.

FED’İN  3 CÜ ÇEYREK EKONOMİK YAVAŞLAMASININ ŞİDDETLENİP ŞİDDETLENMEYECEĞİNİ TESPİT ETMEK İÇİN MEVCUT DURUMU SIKI BİR ŞEKİLDE KONTROL ETMESİ İLE BİRLİKTE  ,İMALAT SANAYİNDEKİ BU OLUMLU GELİŞME ,FOMC’NIN ARALIK AYI TOPLANTISINDA POLİTİKA YAPICILARININ FAİZİN YÜKSELMESİNİ ONAYLAMA İHTİMALİNİ ARTIRMAKTADIR.

BUNUNLA BİRLİKTE ENFLASYONİST BASKILAR HALA ÇOK ZAYIF  OLUP,  ENFLASYONDAKİ YAVAŞLAMA 4. CÜ ÇEYREĞE  GİRİŞTE DE ÖZELLİKLE DAHA BÜYÜK HİZMET SEKTÖRLERİNDE DEVAM ETMEKTEDİR.

POLİTİKA BEKLENTİSİ KESİN OLMAYIP, EKONOMİNİN HENÜZ MANŞET FAİZ ORANININ ARTIRILMASINA İHTİYAÇ DUYUP DUYMADIĞI HUSUSUNDAKİ TARTIŞMA ŞÜPHESİZ YOĞUN BİR ŞEKİLDE DEVAM EDECEKTİR.

V-Markit ABD Ekim Ayı Nihai Servis Sektörü ve Bileşik PMI Sonuçları ;

Aşağıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere geçtiğimiz aylarda gerçekleşenden farklı olarak hizmet sektörü iş imkanlarında ve üretim miktarında Ekim ayında kötüleşme gözlenmiştir. Bu kötüleşmeyi telafi eden ise geçmiş aylarda gerçekleşenin tersine bu sefer İmalat Sanayi olmuştur.

ABD Hizmet Sektörü Faaliyetleri 4 ayın en düşük seviyesi olarak mutedil bir şekilde genişleme göstermiştir. Bu son survey’in tespit ettiği anahtar unsurlar aşağıda belirtilmiştir.

Anahtar Unsurlar;

-İş miktarında ve yeni siparişlerde daha gevşek bir genişleme görülmüştür.

-Bu sektördeki istihdam artışı son 8 ayın en düşük seviyesinde gerçekleşmiştir.

-İş dünyasındaki güven tarihsel olarak zayıf kalmıştır.

Son Ekim ayı verileri  Hizmet Sektöründe büyüme hızında hafif bir kaybın olduğunu ortaya koymuştur. Yeni siparişlerdeki daha zayıf büyüme iş hacmindeki daha yavaş bir artışa katkı sağlamıştır.

Zayıf müşteri talepleri 1 yıl sonrası için büyüme beklentileri bakımından ,piyasanın geleceğe olumlu bakma konusundaki güvenlerini son 3 yılın en düşük seviyesine yakın bir noktaya düşürmüştür. Kısaca iş dünyasının gelecek ile ilgili güvenleri tarihi bir düşüş yaşamıştır. Bu nedenle de, hizmet üreticileri yeni istihdam bakımından çok tedbirli ve temkinli davranmışlardır. Bu durum istihdam seviyesindeki artışı Şubat ayından beri en düşük seviyeye düşürmüştür.(Dikkat edilirse ABD de servis sektöründe işler geçmiş aylarda olduğu gibi iyi gitmemektedir. Burada bir tehlike belirmeye başlamıştır)

Bununla birlikte enflasyonist baskılar nispi olarak yumuşak seyretmiştir. Girdi fiyatları daha ılımlı bir şekilde artarken çıktı fiyatları ,yani hizmet ücretleri sadece çok çok hafif olarak artmıştır. Sezonsal  olarak ayarlanmış Markit ABD Hizmet Faaliyetleri PMI ‘ı Eylül ayındaki 55.1 den 54.8 ‘e düşmüştür. Böylece bu konudaki ortalama değeri olan 55.8’in altına inmiştir.

Buna rağmen zuhur eden genişleme(hala 50 baz puanın üstünde olup bu genişleme yada iş imkanlarında artışa tekabül etmektedir)çoklukla ekonomik şartlardaki genel iyileşme ve yeni müşterilerin kazanılması ile gerçekleşmiştir.

Markit ABD Composite(Bileşik )  PMI  Üretim İndeksi  Eylül ayında görülen son 3 ayın en düşük okuması olan 55 puan seviyesinde kalmıştır. Fakat hala 50’nin üstündedir.

İmalat Sanayi Üretim İndeksinin  54.5 puandan 55.6 puana yükselmesi hizmet sektörü büyümesinde görülen yavaşlamayı, başka bir deyişle 55.1 puandan 54.8’e düşmeyi telafi etmiştir.

Buna rağmen gerek hizmet gerekse imalat sanayi iş hacminde  ve istihdam seviyesinde mutedil bir artışın devam etmesi  FED Politika yapıcılarının bu yıl sona ermeden faiz  artırımı yapma ihtimalini hala canlı tutmaktadır.  Bununla birlikte anket sonuçları uzun bir süredir enflasyonist bir  baskının  olmadığını  ortaya koymakta ve bu nedenle faiz artırımı ve sıkı finansal politika uygulama konusunda aceleci olmayı gerektirmemektedir. Bu yüzden de biraz daha sabırlı davranıp Kasım PMI verilerinin sonuçlarını beklemek ve bunları değerlendirmek yararlı olacaktır.

V-SONUÇ;

Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere ABD de özellikle İmalat sanayi sonuçları Ağustos ve Eylül ayına göre hatta genel ifade ile 3 .cü çeyreğe göre gayet iyi seyretmektedir. Ancak bu durum tüm problemlerin tamamı ile halledildiği anlamına da gelmemektedir. Enflasyon hala çok düşük seviyelerdedir.  FED  manşet faizi artırma ihtimalini sıcak tuttukça dolar değer kazanmakta buda girdi maliyetlerini içeride düşürmektedir. Her ne kadar bu durum ihracatı ters yönde etkilese de imalat maliyeti yükünü azaltmaktadır. Buda enflasyonu  aşağı yönlü baskılamaktadır. Buda faizleri artırmak için acele etmeye gerek olmayan bir durum yaratmaktadır.

İstihdam konusu enflasyona göre çok daha iyi durumdadır. Amaçlanan hedefe ulaşmak bakımından pek bir problem şimdilik görülmemektedir. Hedeflenen mutedil büyümede yakalanacak gibidir. Fakat artış hızı mutedildir. Daha da kötüsü hizmet sektörü geçtiğimiz ayların tersine kötüleşmeye ve istihdam yaratma bakımından zayıf kalmaya başlamıştır. Enerji sektörü kötü bir dönem geçirmektedir.

İşte tüm bu hususların bir ortalamasını yaptığımızda ABD de ekonomi ve iş dünyasındaki, istihdam piyasasındaki genel şartlar iyi olmakla beraber,  tüm bu olumlu gelişmelere  rağmen Aralık ayında FED in kesin faiz artırımı yapacağını düşünmemiz için vakit çok erkendir. Beklememiz gereken ABD de açıklanacak tarım dışı  istihdam seviyesi, enflasyon tahminleri  ve Kasım ayı öncü ve kesin İmalat Sanayi ve Servis Sektörü PMI verileri olacaktır. Eğer bu verilerde olumlu gelirse ve dış dünyada da ciddi bir kırılma yaşanmaz ise FED in Aralık ayında bir cüzzi faiz artırıma gitmesi ağırlık kazanacaktır.

Buda ÇALIŞMAYA VE PİYASALARI SÜREKLİ TAKİP ALTINDA TUTMAYA DEVAM ETMEMİZ GEREKTİĞİ ANLAMINI TAŞIMAKTADIR. TÜM BUNLARIN DIŞINDA BİR METEOROLOJİK, JEOLOJİK, JEOPOLİTİK BİR RİSK YADA OLUŞUM, DİĞERLERİNİ DİKKATE ALARAK YADA ALMAYARAK TÜM SENERYOYU DEĞİŞTİREBİLECEKTİR. SÖYLEYEBİLECEĞİMİZ YEGANE KESİN ŞEY BUGUN İÇİN ABD EKONOMİSİNDE ŞİMDİLİK İŞLERİN NİSPETEN YOLUNDA GİTTİĞİ, ANCAK SERVİS SEKTÖRÜ VE ENFLASYONUN SEYRİNİN, HATTA GELECEK KIŞ ŞARTLARININ EKONOMİ ÜZERİNDEKİ OLUMSUZ ETKİLERİNİN  TAKİP EDİLMESİ GEREKTİĞİDİR. AYRICA ŞU AN İÇİN ARALIK AYINDA FAİZ ARTIRIMINA GİDİLECEĞİ HUSUSUNDA KESİN BİR TAAHHÜT VE DURUM MEVCUT DEĞİLDİR. PİYASA SADECE TAHMİN VE OLASILIKLARI FİYATLAMAKTADIR. HATTA BUNU KANIMCA AŞIRI VE SUNİ OLARAK PİYATLAMAKTADIR.

Bu yazı toplam 316083 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim