• BIST 93.043
  • Altın 193,340
  • Dolar 4,7189
  • Euro 5,4759
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 25 °C
  • Antalya 24 °C
  • Muğla 20 °C
  • Çanakkale 22 °C

Türkiye'nin başarısı tesadüf değildir

METİN KALKAVAN

TÜRKİYE’NİN YAT İNŞADAKİ BAŞARISI TESADÜF DEĞİLDİR

Türk tersaneciliğinin 700 yılı aşkın bir geçmişi bulunmaktadır. Türk gemi ve yat inşa sektörü gerek adet gerekse tonaj olarak dünyanın belli başlı üreticileri arasında yer almaktadır. Sektörde faaliyet gösteren firmalarımızca  işletilen tersanelerde kimyasal tankerler, dökme yük gemileri, genel kargo gemileri, mega yatlar başta olmak üzere çok çeşitlilik ve ölçekte gemi ve yat türleri inşa edilmektedir. Gemi ve yat sektörü sadece ulaşım ve taşımacılık sektörüne, döviz girişine, istihdam artışına destek sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda inşasında  kullanılan binlerce malzeme ile yan sanayiye de katma değer yaratmaktadır.

Son 10 yılda Türk denizcilik sektörü, küresel ölçekte çok önemli bir oyuncu haline gelmiştir. Türkiye’nin gemi inşa alanında dünya dördüncülüğü, yat sektöründe ise dünya üçüncülüğünü yakalamış olması tesadüf değildir. Dile kolay tam 700 yıldır bu topraklarda deniz taşıtları yapılmaktadır. Özellikle  Türk tersanelerinde inşa edilen yatlar, dünyada en çok tercih edilen yatlar arasındadır. Kalite tesadüf değildir.

Özellikle yat dizaynı ve üretiminde dünyada tercih edilen ülke konumunda gelmiş bulunmaktayız. Malta Şahini dünyanın hayranlıkla izlediği bir yattır. Bu yat Türk tersanelerinde, Türk mühendisleri ve Türk işçileri tarafından yapılmıştır. Bundan daha büyük bir gurur olabilir mi? Bu başarılarımızın yanında, uluslararası tanıtım ayağında bazı eksiklerimiz olduğunu görüyoruz. Deniz Ticaret Odası olarak sektörümüzün yurt içi ve yut dışında tanıtılması konusunda önemli adımlar atmış bulunuyoruz. Bu adımlardan ilki; Türk denizcilik eğitiminin tanıtımını yapmak üzere tercih dönemlerinde hazırlayıp dağıttığımız özel ektir. Bu ek için bütün özel okullarda dağıtım desteğini esirgemeyen Özel Okullar Derneği’ne de bu vesile ile çok teşekkür ediyoruz. İkinci çalışmamız ise; küresel oyuncuların bir araya geldiği Hamburg SMM fuarı için özel olarak hazırlanıp dağıtılan Deniz Ticaret Dergisi’dir ki, bu da sektörümüzün tanıtımına katkı sağlamıştır. Deniz Ticaret Odası olarak, denizcilik sektörünün yurt dışında  tanıtımını yapmak  üzere önemli bulduğumuz fuarlarda ve organizasyonlarda özel yayınlarla sektörümüzü desteklemeye devam edeceğiz. Türkiye deniz turizmi konusunda, coğrafik olarak çok avantajlı bir konuma sahiptir. Bu avantajları çok doğru kullanmamız gerekmektedir.

Yat ve tekne imalat sanayi çok büyük oranda katma değere sahip, istihdam sağlayabilen,  ihracat oranı yüksek bir sektördür. Yat ve tekne endüstrisi, gerek içeriği ve kapsamı, gerekse uyguladığı teknoloji açısından gemi inşa sanayinden farklıdır. Gemi inşa sanayi için büyük yatırımlar, uzun süre ve deniz kenarında büyük yerlere ihtiyaç duyularken, yat ve tekne imalat sanayi daha küçük yerlerde faaliyet gösterebilmektedir. Bu sektörün büyük yatırımlar gerektirmemesine rağmen, katma değeri çok daha yüksektir. Türkiye, sahip olduğu kıyıları, yat turizm olanakları, kültür ve tarih zenginliği ile özellikle mega yatlar için önemli bir uluslararası Pazar imkanı sağlamaktadır.

Dünyanın en cazip turistik ve tarihi noktalarından biri olan İstanbul Ataköy ve Zeytinburnu’ndaki yapımı planlanan yeni tesisler ve limanlara ayrıca tüm Türkiye’de planlanan yatırımlarla mega yat bağlama imkanları artacaktır. Böylece ileriye dönük olarak ülkemizin mega-yat turizm gelirlerinin artması sağlanacak, bu yatırımlar ülkemiz için bir kazanç ve prestij kaynağı olacaktır. Ülkemiz yat ve tekne endüstrisinin genel olarak sahip olduğu üstünlükleri başlıklar halinde özetlersek; uzun bir tarihi geçmişe sahip gemi ve tekne inşa sanayi, ustalık ve kalifiye işçilik, eğitimli işgücü, esnek çalışma saatleri, kalite ve uluslararası standartlara sahip üretim, uygun maliyet ve işçilik ücretleri, kalite ve yeterli yan sanayi, uygun tedarik koşulları, ülkemizin sahip olduğu yeterli teknolojik ve bilişim alt yapısı, Uzakdoğu ülkelerine göre ülkemizin uluslararası pazara yakınlığı, ülkemizin sahip olduğu deniz ve tay turizm kapasitesi, uygun iklim ve çevre şartları, ikili beşeri ilişkiler, işte bütün bunlar Türkiye’yi çok avantajlı bir  noktaya getirmektedir. Türkiye özellikle süper yat (30 m ve üstü) inşasında 2007 yılından itibaren istikrarlı bir yükseliş ile 2010 yılı teslim edilen adet ve uzunluk verilerine göre dünya üçüncüsü konumundadır.

Ülkemiz  özellikle süper ve mega yatlar sektöründe bir marka  haline gelmiş olup 2008 yılı sonunda uzunluk bazında süper yat dünya siparişlerinden yüzde 8’lik pay alırken, 2010 yılı sonu itibariyle bu oranı yüzde 18’e çıkarmıştır.  Yat sektörümüzün bu başarısının giderek artacağından hiç bir kuşkumuz yoktur. Krize rağmen dünyada yat siparişlerinde aldığımız pay giderek artmaktadır. Bundan sonra da artacağında kimsenin kuşkusu olmasın.

Pruvanız neta, rüzgarınız kolayına, denizleriniz sakin olsun. Allah selamet versin...

Bu yazı toplam 18834 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
bünyamin kahraman
10 Ocak 2013 Perşembe 09:31
işler ve işçiler
sizce tersanelerde calısmalar ne durumda işler durgun mu yoksa idare eder durumda mı sektor 4 yılı aşkın zamandır nasıl bir süreç verdi isçiler maddi manevi zarar gördümü tersaneler daha canlı bir hale gelir mi
5.47.131.32
Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim