• BIST 117.134
  • Altın 162,548
  • Dolar 3,7497
  • Euro 4,6557
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 9 °C
  • Antalya 12 °C
  • Muğla 5 °C
  • Çanakkale 8 °C

Zamanın kurma kolu ve Denizcilik

METİN KALKAVAN

Zaman su gibi akıp gidiyor ve geçip giden zamana müdahale edemiyorsunuz. Bizden bir kuşak önceki denizci büyüklerimiz, denize açılmadan önce, ellerini alınlarına siper edip gökyüzüne baktıklarında; “Ayın kaşları çatık, fırtına var” diyorlardı.

 

Yıldızlara bakıp gideceği rotayı tespit ederlerdi yani. Zaman ne çabuk geçiyor; bizden birkaç kuşak öncekiler rotayı böyle çizerken şimdi, teknolojinin baş döndürücü gelişmesiyle her şey parmağınızın ucunda. İşte bu durum Türk denizciliğinin aslında ne kadar meşakkatli bir yoldan buralara geldiğinin de bir göstergesi. Bu vesileyle denizciliğimizi buralara getiren o yürekli insanları da saygıyla anıyoruz.

 

DEĞİŞİM, REKABET VE İNSAN KAYNAĞI

 

Evet, zaman hızla akıp gidiyor. Zaman akıp giderken de her şey hızla değişiyor. Ülkeler ve toplumlar; tarihin kaydedemediği hızda bilimsel ve teknolojik ilerlemeler yaşıyor. Hatta bu ilerlemeler sınır tanımıyor. Ekonomik ve sosyal gelişmeler, akıl almaz siyasal değişiklikler baş döndürücü bir şekilde devam ediyor.

 

Bu yaşlı gezegendeki hızlı değişimi ve rekabeti dünyaca ünlü yazar Stefan Zweig; “”Bizler yeni bir gün doğuşu kızıllığını gördüğümüzü sanıyorduk. Oysa bu kızıllık, yaklaşmakta olan, yangının uzaktan vuran alevleriydi” sözleriyle açıklıyor. Günümüzde bu küresel rekabet ve değişim, hayatın her alanında kendini acımasızca dayatıyor. Özellikle bu değişimden en çok denizcilik sektörü etkileniyor.

 

Burada sadece teknolojik anlamdaki değişimden söz etmiyoruz. Değişen teknolojiye ayak uyduracaksınız ve bu teknolojiyi kullanacak kalifiye eleman ihtiyacınızı da, zamanında kapatacaksınız. Yani teknolojik değişime paralel olarak, insan kaynaklarınıza da bu kapsamda yatırım yapacaksınız.

 

PİRİ REİS ÜNİVERSİTESİ

 

İşte Deniz Ticaret Odamız (İMEAK DTO) tam da bu düşünceden yola çıkarak, Piri Reis Üniversitesi’ni kurmuştur. Aslında bu proje, Odamız’a kayıtlı 7.500 denizcilik şirketinin maddi ve manevi desteğiyle TÜDEV tarafından hayata geçirilmiştir. Bu üniversite, bir ülkede tüm denizcilik camiasının desteği ile kurulması yönünden, dünyada bir “ilk”tir.

 

Piri Reis Üniversitesi, 5 Ekim’de eğitim-öğretim hayatına başlayacak. İngilizce eğitim verecek olan okulumuz, 2009-2010 eğitim öğretim yılı için öngördüğü 174 kişilik kontenjanını tamamıyla doldurarak büyük bir başarıya imza atmıştır. İMEAK DTO olarak gelirlerimizin büyük bir kısmını eğitime ayırmış durumdayız. Denizcilik eğitimindeki öğretim elemanı sıkıntısını gidermek için gerekli çalışmalar yapılmaktadır. Dünyada en büyük istihdam açığı olan sektörlerden biriyiz. Bu üniversite ile Türk denizcilik sektörü, dünyadaki bu açığın kapatılması için de kendi katkısını koymuş olacaktır. Piri Reis Üniversitesi öğrencileri, 5 kıtadan eğitim işbirliğinde bulunulan toplam 51 denizcilik üniversitesinin altyapı imkanlarından ve eğitici kadrosundan da eğitim süresi boyunca istifade edecektir.

 

Tüm Türkiye’yi içeren denizci kökenli öğretim üyesi yetiştirmek için bir AB uluslar arası proje çalışması da başlatılmıştır. Piri Reis Üniversitesi bir denizcilik üniversitesi olarak, dünyanın tanınmış denizcilik örgütleri ve yabancı armatörlük şirketleri ile işbirliği içinde olacak ve danışmanlık yapacaktır. Bu üniversitenin mezunlarını tüm dünya denizciliği tanıyacak. Okulumuz kampüse taşındıktan sonra dünya standartlarındaki tesislerini, Türkiye’de denizcilik eğitimi veren yüksek öğretim kuruluşlarının beraberce kullanabilecekleri, ortaklaşa; lisans, yüksek lisans ve doktora programları düzenleyebilecekleri bir kapasitede planlanmaktadır.

 

EĞİTİME YATIRIM YAPAN KAZANACAK

 

İMEAK DTO, bilginin bu kadar hızlı eskidiği bir çağda, Türk Denizcilik sektörünün geleceğini planlamak zorundadır. Küresel rekabetin bu kadar hoyratça yaşandığı bir ortamda, eğitimin önemi daha da artmıştır. Zira rekabete dayalı yeni dünya düzeninde, eğitime en fazla yatırım yapan ve eğitimli insan gücüne sahip ülkeler avantaj sağlayacaktır. Böylece eğitim, her zaman olduğu gibi insan davranışlarını değiştiren, insanların birbirleriyle ve toplumla ilişkilerini sağlayan bir araç olarak, bu yüzyılda da etkinliğini sürdürecektir.

 

Ufkunuz açık, deniziniz mavi, rüzgarınız kolayına olsun. Allah selamet versin!

 

(*) Bu yazı Deniz Ticaret Odası'nın yayın organı Deniz Ticaret Dergisi'nin Eylül sayısında yayınlanmıştır.

Bu yazı toplam 3006 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Mehmet Serhat
16 Kasım 2009 Pazartesi 00:08
vakif
Anayasa açıkça hiçbir sınıfa, aileye, zümreye ayrım yapılamaz demektedir. bu yasak maddi bir ayrım yasağını da doğurur. maddi ayrımın içeriği zenginliği de kapsar. zenginlik ile sağlanan bu imtiyaz anayasaya açıkça aykırıdır. bunun yanında aynı mesleği kazandıran iki eğitim programının puanları arasında uçurum olması ve bu uçurumlarda insanlar hayatlarını belirlerken başarının önüne paranın geçmesi açıkça bir maddi ayrıma yol açmaktadır. bu ayrım ise anayasanın ayrım yasağına aykırıdır.

sonuç; vakıf üniversiteleri eğitim kalitelerinin yanında bu eğitimi kazanmaya giden yolu para içe açmaktadırlar. eğitimin, hele ki mesleki yaşamı belirleyen üniversite eğitiminin para ile alınıyor olması değil bu para ile alımın parasız öğrenciye karşı bir fark yaratması, parası olanın parası olmayanın önüne geçmesi zannedersem adil değildir.

diyeceğim budur. eğer vakıf üniversitelerinin eğitim kalitesi çok çok yüksek ise bütün devlet üniversitelerini vakfetsinler. ancak bu vakıfların memleketin büyük şirketleriyle, dershane kodomanlarıyla olan organik bağlarının önüne geçsinler. bir yanda rektörünü bile kendisi belirleyen bir okul, diğer yanda seçtiği rektörü bile başa getiremeyen bir okul... ve eşitlik!..
85.108.190.181
?
01 Kasım 2009 Pazar 15:23
?
SİZLEREMİ GÜVENİPTE OLUYACAKLAR BİR KRİZDE O İŞİN HIZLI ZAMANINDA AĞA PAŞA KRİZ GELİNCE KAPIYA KOYUYORSUNUZ SİZİN TABİATINIZDA VAR BU
78.186.202.15
Yilmaz Ucmak
23 Ekim 2009 Cuma 02:49
samimiyet
''gençlerimiz okusun, adam olsun'' diye yanıp tutuşan zengin kişi, eğer gerçekten samimi ise, okul yapmak için harcadığı parayla
deli gibi yatırım yapıp tek bir üniversite açarak, okula girebilen küçük bir azınlığı sevindirmek ve devlet üniversitelerine kıyasla avantajlı mezunlar vermek yerine, yapmak istediği ''yardımı'' adam gibi yapsındır.
önce gidip Türkiyedeki okulları modernize etsin, eğitim kalitesini yükseltsindir. laboratuarı olmayan okula laboratuar kursundur.

hatta, madem kar güdülmeyen bir davranıştır, okul açıp öğrenci bekleyeceğine, kalkınmamış bölgelere ücretsiz kurslar açsındır, eğitimdeki fırsat eşitsizliğine darbe vursun dur.

zira, bir okul yapmak için gerekli parayla, onlarca okul modernize edilip, binlerce öğrenciye hizmet götürülebilir, zaten işadamları verimlilik açısından bunları hepimizden daha iyi hesaplayabilir.

eğitime asıl destek budur, ve böyle işlere imza atan bir çok kişi vardır. ama onların adı, üniversiteleri olmadığı için, tüm toplum tarafından şükranla anılmaz. Kahraman baba mertebelerine ulaşmaz.

ama, yok, ben holdinglerime yönetici, gemilerime adam yetiştireyim, sosyo ekonomik düzeyi yüksek aile çocuklarını bağrıma basayım, aradan sıyrılan yoksul ama zeki öğrencileri kapayım amacı güdülüyorsa,
''milletin gözüne şirin görüneyim'',
''vicdan istimnası yapayım'' ,
''cümle alem beni parmakla göstersin, saygıyla ansın'' gibi karışık duygular besleniyorsa, gerekli bir hadisedir...
85.108.186.34
mustafa yıldız
21 Ekim 2009 Çarşamba 14:12
yatırım
eğitime yatırım yapmak tabiki doğru bir deyiş ancak firmanızda çalışan birçok eleman maaş alamamakta.onların aileleri açken eğitime yatırım yapmak ne kadar doğru en azından sizin için.yatırımlarınızı keşke sadece eğitime yapsaydınızda insanlarım maaşlarını ödemekte zorluk çekmeseydiniz
78.163.221.229
Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim