• BIST 94.082
  • Altın 190,182
  • Dolar 4,7932
  • Euro 5,6125
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 23 °C
  • İzmir 29 °C
  • Antalya 34 °C
  • Muğla 26 °C
  • Çanakkale 27 °C

27 ölümlü tekne faciası davasında korkunç ifadeler

27 ölümlü tekne faciası davasında korkunç ifadeler
2014 Kasım ayında 27 göçmenin ölümü 9'unun da kaybolmasıyla sonuçlanan tekne faciasıyla ilgili açılan davanın görülmesine başlandı. Sanıklar hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve 350'şer yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Rumeli Feneri açıklarında Kasım ayında meydana gelen ve 13’ü çocuk 27 göçmenin ölümü 9’unun da kaybolması ile sonuçlanan tekne faciası ile ilgili olarak biri firari 4 sanık hakkında açılan davanın ilk duruşması yapıldı. Tutuklı sanıklardan Doğan Odacıoğlu verdiği ifadede, "Olayı televizyondan öğrendim. Sabahleyin uyanıp Kerem'in evine gidip ona, ‘katliam yaptığımızı’ söyledim" dedi.

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu sanıklar Serkan Uyar, Kerem Senayi Çakan ve Doğan Odacıoğlu ile avukatları hazır bulundu. Müştekilerin katılmadığı duruşmada, kimlik tespitinin ardından ilk olarak sanıklardan Doğan Odacıoğlu’nun sorgusu yapıldı. Tekneyi diğer sanıklar Kerem Senayi Çakan ve Serkan Uyar’ın aldığını belirten Odacıoğlu, “Neden bana 1.000 TL verip tekneyi benim üzerime yaptıklarını bilmiyorum. Kendilerine bu hususta bir şey sormadım. Bu sanıkların önceden tekne ile gezi yaptıklarına dair bir bilgim yoktur. Kendilerine güvenirim, bu nedenle sözlerine itimat etmiş olabilirim" dedi.

‘KATLİAM YAPTIK’

Kerem Çakan’ın kendisine göçmen kaçakçılığı yapacağına dair bir şey söylemediğini savunan Doğan Odacıoğlu, “Kerem ile beraber Riva’ya teknenin yanına gittik. Serkan tekneye bakım yaptırıyordu. Jandarma ifademde göçmenlerin gelip tekneye bindikleri sırada orada olduğum yazılıdır, böyle bir şey söz konusu değildir. Ben göçmenlerin tekneye bindiklerini görmedim, ancak Kerem ile beraber sahilde bira içtiğimiz sırada tekneyi açıkta gördüm. Kerem birisi ile telefonla konuştu ancak ne konuştuklarını bilmiyorum. Biz sahilde iken teknenin batışını görmedik. Sonra televizyondan öğrendim. Tekne benim üzerime kayıtlı olduğu için sabahleyin gidip teslim oldum. Sabahleyin uyanıp Kerem'in evine gidip ona, ‘katliam yaptığımızı’ söyledim. Buradan Serkan’ın yanına gidip arabayı kiralama şirketine bıraktığımız doğrudur. Apo olarak bilinen ve adının Murtaza Haşimi olduğunu Jandarma’da öğrendiğim kişiyi görmedim" dedi. Sanıklardan Kerem Senayi Çakan’ın çocukluk arkadaşı, Doğan Odacıoğlu’nu da bir yıldır tanıdığını söyleyen tutuklu sanıklardan Serkan Uyar sorgusunda şunları anlattı:

‘KEREM’E ‘BU TEKNE İLE GİDİLMEZ’ DEDİM’

“Kerem Çakan bana bir arkadaşı için tekne aradığını söyledi, gemilerde çalıştığım için yardımcı olmamı istedi. Tekneyi Cem ve Apo isimli şahıslar için arıyordu. Onlar da akrabalarını gezdireceklermiş. İnternette olaya konu tekneyi buldum. Kerem ile beraber satıcının yanına gittik. Komisyonuyla birlikte tekneyi 27 bin liraya aldı. 1.000 TL ben, 1.000 TL de Kerem komisyon aldı. Teknenin bakımını yaptım. Kerem Cem’i aradı, tekneyi alıp Riva’ya gittik. Teknenin bakımını yaptım, akşama doğru göçmenler geldi. Ben ve Doğan sahilde bira içiyorduk. Kerem’in bizi götürmesini bekliyorduk. Göçmenler kendileri tekneye bindiler. Onlara yabancı uyruklu bir şahıs rehberlik ediyordu. Cem’de GPS cihazı gördük. Cem telefonla konuşup Romanya lafı ettiğinden ben Kerem’e ve Doğan’a ‘bu tekne ile gidilmez’ diye söyledim. Biz oradayken tekneye bindiler ve hiç durmadan gittiler. Sonrasında biz sahile gittik. Göçmen kaçakçılığı yapmadım"

Kerem Senayi Çakan ise ifadesinde şunları söyledi: “Sanıklardan Doğan ve Serkan’ı 25 yıldır tanırım. Cem ve Apo’yu geçen yaz başı tanıdım. Ben göçmen kaçakçılığı olduğunu bilmiyordum. Olaydan 20-25 gün önce Cem ve Apo yanıma geldiler, gezinti teknesi aradıklarını söylediler. Ben de Serkan’a söyledim. Serkan internette tekneyi buldu. Apo Doğan’a ‘tekneyi 1-2 aylığına senin üzerine yapalım’ dedi, Doğan da kabul etti. Ancak Doğan’ın başka bir şeyden haberi yok. Serkan teknenin tamire ihtiyacı olduğunu belirterek, tamiri 500-600 lira karşılığında kendisinin yapabileceğini söyledi. Apo 1.000 TL verdi, Serkan ile parça ve yağları aldık. Limanda Cem ile buluştuk, yanında yabancı uyruklu bir şahıs vardı. Teknenin bakımını yapmak için Poyrazköy’e gittik. Ertesi gün Riva’ya gittik. Serkan Cem’in Romanya ile konuştuğunu söyleyip, ‘bunlar bir şeyler yapacaklar’ dedi. Bunun üzerine Cem’i sıkıştırıp sorduk. O da Apo’nun akrabalarının geldiğini, onları açıkta bir tekneye bırakacağını, başka bir şey olmadığını söyledi. Doğan kızdı, ‘neden daha önce söylemedin’ dedi. Doğan, ‘satışı yarın benim üzerimden alacaksın’ dedi, Cem de kabul etti. Ben ve Doğan oradan ayrıldık. Akşama doğru Serkan’ı almak için gittik. Serkan bize, ‘oradan çıkarken büyük bir minibüs geldi, çok kalabalıktı. Akraba işine benzemiyor’ dedi. 

Baktığımızda tekneyi denize açılmış giderken gördük. Cem’i aradım, bize yalan söylediğini, teknenin çok kalabalık olduğunu, geri gelmesi gerektiğini söyledim. Geri dönmesi için ısrar ettim. Dönemeyeceğini belirtti. Tekrar aradım, ikna oldu tekne geri döndü. 10 dakika sonra manevra yapıp tekrar açığa gitti. Yine Cem’i aradım, ancak telefonu açmadı, meşguldü. Sonra tekne gözden kayboldu, biz de oradan ayrıldık. Sonra Cem beni aradı, motorun stop ettiğini söyledi. Kendisine niye dönmedin diye sorduğumda, ‘bildiğin gibi değil, Apo engelliyor’ dedi. 2-3 dakika sonra Cem tekrar aradı, ‘akü bitti, marş basmıyor, koordinatları sahil güvenliğe söyleyin’ dedi. Ben de Apo’yu arayıp koordinatları sahil güvenliğe vermesi gerektiğini söyledim. Olay bu şekilde gerçekleşmiştir" 

Müvekkillerinin sorgularının ardından söz alan sanık avukatları, müvekkillerinin tahliyesini istediler. Mahkeme, suçun vasfı ve adli kontrol yöntemlerinin yeterli olmayacağı gerekçesi ile tahliye taleplerini reddederek her üç sanığın da tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Mahkeme, hakkında tutuklama maksatlı yakalama kararı bulunan firari sanık Murtaza Haşimi hakkındaki bu kararın devamına hükmederek duruşmayı erteledi.

İDDİANAMEDEN

Rumeli Feneri açıklarında 3 Kasım 2014 tarihinde meydana gelen ve 13’ü çocuk 27 kişinin hayatını kaybettiği tekne faciasına ile ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Kerem Senayi Çakan, Doğan Odacıoğlu ve Serkan Uyar hakkında, “Olası kastla çocukların ölümüne sebebiyet vermek" suçundan 13’er kez ağırlaştırılmış müebbet, “Göçmen Kaçakçılığı" ve “Olası kastla adam öldürme" suçlarından da 284 yıldan 362 yıla kadar değişen hapis cezası ile cezalandırılmaları isteniyor. İddianamede, Apo ve Abdullah Şeker olarak bilinen Afgan asıllı firari sanık Murtaza Haşimi’nin, göçmen kaçakçığılının organizatörü olduğu, olayı ihbar ettikten sonra kaçtığı belirtiliyor. İddianamede, tekneyi kullanan Cem Gök’ün teknenin batması ile birlikte göçmenlerle beraber hayatını kaybettiği için hakkında takipsizlik kararı verildiği belirtildi.

Deniz Haber Ajansı

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim