• BIST 95.852
  • Altın 190,976
  • Dolar 4,6622
  • Euro 5,4311
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 26 °C
  • İzmir 28 °C
  • Antalya 29 °C
  • Muğla 30 °C
  • Çanakkale 20 °C

Abdülhamit, donanmayı çürümeye terk etti

Abdülhamit, donanmayı çürümeye terk etti
Osmanlı döneminin ihmal edilen denizcilik serüveni tarihçiler tarafından araştırılmaya başlandı. TTK'nın organize ettiği Piri Reis Sempozyumu Osmanlı Arşivleri Müzesi'nde başladı.

Osmanlı Devleti için olduğu kadar dünya denizciliği açısından da kilometre taşlarından biri kabul edilen Piri Reis, Türk Tarih Kurumu'nun (TTK) düzenlediği sempozyumda masaya yatırılıyor.

TTK Başkanı Prof. Dr. Metin Hülagü, Abülhamit döneminde donanmanın Haliç'te çürümeye terk edildiği iddialarına, "Evet çürümeye terk edildi, bu doğrudur. Ama şuurlu terk ediştir" cevabını verdi. İngiliz Birmingham Üniversitesi'nden Prof. Dr. Rhoads Murphey de Hülagü'ye destek verdi.

Osmanlı döneminin tarih sayfalarında kalan ve ihmal edilen denizcilik serüveni tarihçiler tarafından araştırılmaya başlandı. TTK'nın organize ettiği Piri Reis Sempozyumu Osmanlı Arşivleri Müzesi'nde başladı. Türkiye ve yurt dışından gelen 102 araştırmacının katıldığı sempozyum, aynı zamanda denizcilik tarihi konusunda uzman kabul edilen isimleri de bir araya getirmesi bakımından önem taşıyor. Çünkü bu anlamda daha önce yapılan bir toplantının ikinci ayağını oluşturan sempozyum, denizcilik araştırmaları anlamında yetersiz kalan girişimlerin çoğalması için önem taşıyor.

'Fora Yelken, Akdeniz ve Gemileri' isimli serginin de açıldığı sempozyumun açılış konuşmasında araştırmacıların karşısına çıkan TTK Başkanı Metin Hülagü, hem Piri Reis dönemine hem de Türk denizcilik tarihine ilişkin çarpıcı tespitlerde bulundu.

600 yıllık Osmanlı tarihinin en başarılı dönemleri olarak kabul gören Yavuz ve Kanuni dönemlerini denizcilerden bağımsız düşünülemeyeceğini ifade eden Hülagü, büyük medeniyetlerin büyük isimlerle birlikte oluştuğunu kaydetti. Hülagü, "Eğer bir Yavuz Sultan Selim dönemi varsa, eğer Kanuni diye bir zirve döneminden bahsedebiliyorsak herhalde bunun böyle olmasında Piri Reislerin ciddi rolü vardır diye düşünüyoruz. Ama Piri Reis gibi bir komutanın sadece askerlikle yetinmediğini, aynı zamanda bir kaşif, bir ilim adamı olduğunu ve döneminin ötesinde açılımlar yaptığını ifade etmek gerekir." şeklinde konuştu.

Hülagü, Türk denizcilik tarihini araştıran araştırmacı sayısının da çok sınırlı olduğunu, bunun semine katılan yerli ve yabancı katılımcı sayısı ile de ortaya çıktığının altını çizdi.

ŞUURLU BİR TERK EDİŞ

Metin Hülagü, Türk denizcilik tarihi için önemli bir dönemi ifade eden II.Abdülhamit dönemine ilişkin de açıklamalar yaptı. Eski bir tartışma olan Abdülhamit döneminde donanmanın ihmal edildiği ve Haliç'te çürümeye terk edildiği iddialarına ilişkin tespitlerde bulunan Hülagü, bilginin doğru fakat yorumların yanlış olduğunu kaydetti. Donanmanın bilinçli bir tercihle çürütüldüğünü anlatan Hülagü, "600 yıllık Osmanlı devletinin en çok konuşulan dönemi Abdülhamit dönemidir. Bunun farklı sebepleri vardır. Hüküm doğrudur ama yorum yanlıştır. Abdülhamit döneminde denizcilik ihmal edilmiştir, donanma Haliç'te çürümeye terk edilmiştir ama şuurlu bir terk ediştir, bilerek yapılmıştır ve öyle yapılması gerektiği için öyle yapılmıştır. Yoksa bir ihanet, gaflet ve donanmayı hakikaten çürütme niyeti yoktur. İhmal edilmiştir, çünkü Abdülhamit dönemi donanmanın işe yaramadığı bir dönemdir. Sınırlarımıza denizle olan münasebetimize, mali yapımıza teknolojik alt yapımıza baktığımızda Abdülhamit döneminde donanmanın ihmal edilmesi gerekmekteydi." değerlendirmesinde bulundu. Hülagü, bunun yerine Padişah Abdülhamit'in bilinçli bir tercih olarak demiryoluna yöneldiğini ifade ederek, "Abdülhamit döneminde demiryollarına önem verilmiştir, çünkü dönem demiryolu dönemidir" dedi.

Seminere katılan özellikle yabancı araştırmacılar da Türk denizcilik tarihine ilişkin tespitlerde bulundu. İngiliz Birmingham Üniversitesi'nden Prof. Dr. Rhoads Murphey, denizcilik tarihine ilişkin araştırmaların azlığından şikayet etti. Seminerlerin bu anlamda iyi bir başlangıç olduğunu anlatan Murphey, Haliç'te donanmanın çürütülmesi yorumlarında Başkan Hülagü ile aynı görüşte olduğunu ifade etti. Murphey, "19. yüzyıldaki Osmanlı bayağı farklı, buharlı gemilere geçiş var. Buharlı gemiler hızlı ama ancak sahillere inebiliyor. Büyük araziler var Anadolu'da. Bu gemiler Osmanlı için yetersiz. Hicaz, Irak, Mezopotamya oralara ulaşmak ancak ve ancak demiryolu ile mümkün. Atatürk de aynı şeyi anladı demiryollarını genişleterek. Çünkü İç Anadolu yani sahil olmayan kısımlar çok geniş." şeklinde konuştu.

Piri Reis de döneminin önde gelen denizcilerinden biriydi. Ancak Kanuni döneminde Umman ve Basra üzerine çıktığı sefer sonrası iç politik hesaplar nedeniyle yargılanmıştı. Devlete itaatsizlik suçlamasıyla idam edilen Piri Reis, çizdiği dünya haritaları ve Kitab-ı Bahriye isimli eserleriyle asırlara meydan okudu.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Süleyman Bal
19 Şubat 2018 Pazartesi 14:32
14:32
12 adanın neden kaybedildiği şimdi daha iyi anlaşılıyor... Abdülhamit'in marifetiymiş...
212.156.43.210
T.C.Müh.Kaptan Refik Akdoğan
05 Ekim 2013 Cumartesi 11:14
Abdülhamit II ve Osmanlı Donanması
Okuduğumuz tarih kitaplarından, Abdülhamit II, Kızıl Sultan,istibdatla idare ettiği ülkesinde yazarları Fizan çöllerine sürgün etmiş,Jurnalla ülkeye korku salmış, Donanmayı onu tahtan indirmesin diye Haliç'e hapsetmiş bir Padişah olarak öğrendik. Bu bilgiler yanlış ya da abartılmış olabilir. Bu konuda doğrusu fazla bir bilgim yok. Ben Abdülhamit II 1909'da tahttan indirildikten sonra 1914'de başlayan Birinci Dünya Savaşında Donanmanın bir varlık gösterememesinin nedenlerini Padişah Abdülhamit II'nin Donanamayı Haliç'e hapsederek onun iş göremez hale gelmesini; İstanbul'a Zonguldak'tan kömür taşıyan ticaret gemilerini Osmanlı Donanaması koruyamadığından, Rus savaş gemileri tarafından çantada keklik gibi avlayıp denize dibine göndermesine bağlamıştım. Rahmetli Kaptan Sait Özege o tarihte Seyhan şilebinde ikinci kaptanıyken Zonguldak'tan yükledikleri kömürü, beş gemi konvoy halinde, İstambul'a doğru, Hamidiye ve bir muhrip refakatinde İstanbul'a seyrederken Rus donanması konvoya saldırıyor ve yapılan savaşta Hamidiye ve muhrip savaşı terkederek İstanbul Boğazına girmeleri sonunda Rus savaş gemişleri beş gemiyi çantada keklik giibi batırmıştır. Rahnetli kaptan Sait Özege bu olayı Deniz dergisinde yayınlamıştır. Ayrıca gene Sarıkamış'a asker götüren üç ticaret gemisine Osmanlı Donanaması refakat etmediğinden gene bu üç gemiyi de içinde binlerle asker ve gemi personelini denizin dibine göndermiştir. Çanakkale savaşlarında Nusrat mayın gemisinden başka Osmanlı savaş gemisi görülmemektedir. Neden Osmanlı Donanaması bütün gücüyle ölüm kalım savaşı vererek Çanakkale'de düşman savaş gemilerine karşı çıkıp onlarla savaşmıyor. Belki de kömürleri yok! Bu olaylar da gösteriyor ki Osmanlı Donanması Haliç'te çürümüş olması nedeniyle yoktur ve bu da Abdülhamit'in Osmanlı Donamasını Haliç'e hapsederek onu iş göremez hale getirmesinden kaynaklanmıştır. Allah selamet versin. www.refikakdogan.com
176.240.125.250
Kaptanıderya
04 Ekim 2013 Cuma 19:51
II.Abdülhamit ve Donanma
Dilerim bu tartışma sonrasında Sayın Osman Öndeş' in de önerdiği gibi Buharlı gemiler ve sonrası dönemdeki Osmanlı donanmasıyla ilgili bir bilimsel çalışma başlatılır ve bugüne kadar kulaktan dolma edindiğimiz bilgilerin yanlışlığı ortaya çıkar. Abdülhamit' e fanatik düzeyde bir hayranlığım yok. Ama 32 yıl gibi uzun bir süre tahtta kalarak imparatorluğun dağılma sürecini geciktirdiği ve birçok önemli başarıya imza attığını biliyoruz.Bu dönemde toprak kaybedilmediği iddia edilir, yanlıştır örneğin Kıbrıs onun döneminde elimizden çıkmıştır. Ama toprak kayıpları daha önceki ve sonraki dönemlere kıyasla çok cüzidir. En çok okul, ve ilk üniversite onun döneminde açılmıştır. Hicaz demiryolu tamamen öz kaynaklarla ve halkın bağışlarıyla borç alınmadan inşa edilmiştir. Adriyatikten Hint Okyanusuna kadar sahili bulunan bir ülkenin hükümdarının donanmayı bilinçli olarak ihmali bahis konusu bile olamaz. Sayın Öndeş çok önemli tesbitlerde bulunuyor. Kısıtlı mali imkanlar birçok projenin kesintiye uğramasına neden olmuştur. Abdülaziz donanmaya borçlanma pahasına ciddi yatırım yapmış ve bir çok buharlı gemi satınalmıştır. Peki bu gemilerin bakım ve idamesi gerektiği gibi yapılabilmiş midir, gelişen teknolojiye ayak uydurabilmiş midir işte incelenmesi gereken husus budur. Her türlü olumsuzluk karşısında Kızıl sultan, müstebit diyerek Abdülhamit' i günah keçisi yapar, konuyu da geçiştiririz anlayışından kurtulmamız lazım. O devrin en modern ve önemli gemisi Hamidiye zırhlısını örnek vermiştim. Bu gemi İngiltere' ye sipariş verilmiş olup orijinal adı Abdülhamit Kruvazör-ü Hümayunudur. 1903 yılında hizmete girmiştir. 1908 yılında Abdülhamit' in tahttan indirilmesiyle birlikte adı Hamidiye' ye dönüştürülmüş ve 1946 yılına kadar hizmet vermiştir. Ayrıca yine o dönemde ABD den alınan Mecidiye zırhlısı da vardır. Bu gemi de uzun yıllar hizmette kalmıştır. Donanmayı Haliç' te atıl tutmak isteyen bir Sultan ne diye bu gemilere yatırım yapsın ki. Bu örnekler bile gerçeklerin bizim bildiklerimizden farklı olduğunu ortaya koymaktadır bence. Sultan 2. Abdülhamit tarihteki yerini almıştır, dönemiyle ilgili gerçekleri ortaya koymak ve ezberleri bozmak tarihçilerin işidir.
82.222.185.164
Osman
04 Ekim 2013 Cuma 12:51
Donanma ayni zamanda ticaret denizciliği için vardır
"Abdülhamid döneminde donanmanın ihmal edilmesi" yargısını kabul etmek mümkün değildir. Hiçbir sahildar devlet, hiçbir döneminde donanmasını birbaşka gerekçeyle gözden çıkartamaz.
Fatih Sultan Mehmed ile başlayarak, Yavuz Sultan Selim'e ve nihayet Kanuni Sultan Suleyman'a kadar olan saltanat yıllarına bakarsak, Tapınak Şövalyeleri veya Saint John Jövalyeleri'ne karşı verilen savaşların temelinde Osmanlı İmparatorluğu'nun ticaret yollarına olan saldırılar yeralmaktadır. Nitekim Kanuni Sultan Süleyman 1522'de Rodos'u böyle bir nedenle kuşatmış ve almıştır.Amiral Turgut Reis'in şehid düştüğü 1565 Malta Muhasarası, yine Tapınak Şövalyeleri'nin Malta'dan Orta Akdeniz'deki Osmanlı ticaret yollarına verdikleri zararlar nedeniyle yapılmış ve maalesef stratejik hatalar sonucu akîm kalmıştır.
Bizden ötelere gidelim; II. Dünya Savaşı'nda ticaret gemileri olmasaydı, hiçnir lojisik malzeme,silahlar, cephaneler,bunker, gıda ve nihayet birliklerin taşınması mümkün olamayacaktı. Ticaret gemilerinden oluşturulan Konvoy'ları Donanma Gemileri korumuştur.Demek ki donanma olmasa, deniz ticaret yollarının güvenliği de olamaz!
Sultan II. Abdülhamid'i donanmaya ihtiyaç kalmadı diye dar bir gerekçeye oturtmak yerine, Sultan Abdülziz döneminde gerek Tersane-i âmire'de inşa ettirilen ve gerekse özellikle İngiltere'de inşa ettirilen ve satın alınan yakaşık 52 harp gemisi ve diğer yardımcı gemiler,yıllar içersinde nasıl idame edilebilirlerdi, teknolojiler değişirken, bu gemiler nasıl Re-construction diyeceğimiz şekilde yenilemeye gideceklerdi, top sistemleri o yıllarda müthiş değişimlere uğradı, neredeyse borda topları dahi baş ,vasat ve kış bataryaları haline dönüştü,bunlar nasıl yapılacaktı? Gemi inşaiyeci arkadaşlar, bunları bizlere ve okurlara çok basit hatlarıyla anlatabilirler. İşte o zaman çok başka tabloyla karşılaşırız.
Nihayet kendi bahriye yaşamından bir örnek vermek isterim; Amerika Deniz Kuvvetleri'mizi de yeniden kurarken, II. dünya Harbi sonrası kalan muhripler,denizaltılar dahil birçok savaş gemisini, hatta römorkörleri bile hibe etti. Ama bizim bu gemilerin büyük onarımlarını yapmamız o yıllarda mümkün olamadığından, denizaltılar, muhripler her iki senede bir Atlantik Okyonosu'nu aştılar. İkmal sisteminin kurulması, modernize edilmesi, yedek parça denilen muazzam bir sahayı karşımıza çıkarttı.
Müttefikler II. Dünya Savaşı'nı çok güçlü ticaret gemileri sayesinde kazanmıştır. Ticaret gemilerinin limanlara olabildiğince az kayıpla ulaşabilmeleri ise (Eskort Savaş Gemileri) yani donanma sayesinde mümkün olabilmiştir.
Ben özetle şunu demek istiyorum; gerek Sultan Abdülaziz ve gerekse Sultan II. Abdülhamid devri donanmaları hakkında tarih kitaplarında yeralan ezberlerde ciddi hatalar vardır.
Hayırlı günler temenni ederim- OSMAN ÖNDEŞ
46.1.15.136
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim