• BIST 94.082
  • Altın 189,916
  • Dolar 4,7932
  • Euro 5,6125
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 30 °C
  • İzmir 33 °C
  • Antalya 37 °C
  • Muğla 34 °C
  • Çanakkale 32 °C

Amforalar tarihe ışık tutuyor

Amforalar tarihe ışık tutuyor
Tarih boyunca deniz ticaret yollarının vazgeçilmezlerinden olan amforalar, şimdi sakladıkları birçok ipucuyla tarihe ışık tutuyor.
AMFORALAR TARİHE IŞIK TUTUYORTarih boyunca deniz ticaret yollarının vazgeçilmezlerinden olan amforalar, şimdi sakladıkları birçok ipucuyla tarihe ışık tutuyor. Yetkililer, amforaların yerlerinden oynatılmaması gerektiğini, çünkü hepsinin, batıkların yerini gösteren bir işaret olduğunu söylüyor.

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi kurucusu ve sualtı arkeoloğu Oğuz Alpözen, amforaların tarihi dönemlerle ilgili birçok bilgiyi günümüze taşıyan hazineler olduğunu ve suyun altında kazı yapılmadığı sürece, yerlerinde durmaları gerektiğini bildirdi. Alpözen, amforaların deniz ticaretinde önemli bir materyal olduğuna işaret ederek, "Ticaret gemilerinde yükü taşıyan amforalar bugün tarihi batığın yerini gösteren tek işarettir ve yerlerinde kalmaları gerekir" dedi. Teknelerle yük taşımacılığının başlamasından itibaren binlerce yıl boyunca, amforaların her türlü taşımacılık işinde kullanıldığına işaret eden Oğuz Alpözen, iki kulplu çömlekler olan amforaların başta zeytinyağı, buğday, kurutulmuş et, şarap gibi birçok ürünün nakliyatında kullanıldığını anlattı.

AMFORALARIN DİLİ
Amforaların ait olduğu döneme ait birçok bilgiyle de yüklü olduğunu kaydeden Alpözen, şöyle konuştu: "Sualtı arkeolojisinde amforaların dili çok önemlidir. Amforanın şekline bakarak, onun hangi limana ait olduğunu, tarihini bilebiliyoruz. O döneme ait ekonomik, sosyal, kültürel özellikleri, günlük yaşama ait birçok bilgiyi amforalardan öğrenebiliyoruz."

5 BİN BATIK VAR
Amforaların, günümüzün kola şişeleri gibi, üretildiği yeri ve tarihi anlayabileceğimiz ipuçlarını barındırdığını söyleyen Alpözen, sözlerine şöyle devam etti: "Amforanın şekline bakıp onun Rodos, Mindos, Mende ya da İstanköy'e ait olduğunu söyleyebiliriz. Hatta amforalardan o dönemdeki enflasyonla ilgili bilgilere bile ulaşabiliyoruz. Örneğin 20 litre şarap alan Rodos amforası 500 yılda 12 litreye düşmüş. Taşınan yükün 500 yılda 8 litre azalması, bize o dönemdeki enflasyon oranını gösteriyor." Oğuz Alpözen, amforaların kazı yapılmadıkça mutlaka suyun altında kalması gerektiğini belirterek, onların batıkların yerini gösteren tek işaret olduğunu ifade etti. Alpözen, amforalar denizden çıkarılacak olsa, batık gemilerin yerinin sonsuza dek kaybolacağına dikkat çekti. Amforaların yaklaşık 5 bin yıllık süreçte deniz ticaretinin vazgeçilmezi olduklarını anlatan Alpözen, "Her yıl ortalama bin geminin fırtına ve benzeri sebeplerle battığını düşünürsek, bu hesaba göre, Türkiye kıyılarında 5 bin batık gemi bulunmakta ve bunlarda da yüz binlerce amfora tarihi dönemlerine ait bilgileri saklamaktadır" dedi. Bugüne kadar Türkiye kıyılarında keşfedilen batık sayısının 100'ün üzerinde olduğunu, ancak beş binden fazlasının keşfedilmeyi beklediğini anlatan Alpözen, şöyle konuştu: "Sualtındaki batıkların kazılması tıpkı ören yerlerinin kazılması gibi bir olay. Uzun yıllar alıyor. Üstelik bu kazılar suyun altında yapıldığı için işler daha da zorlaşıyor."

ENVANTERİ ÇIKARTILMALI
Alpözen, ayrıca batıklar için yapılabilecek en iyi şeyin, amforaları yerinde bırakmak ve envanterlerini çıkarmak olduğunu ifade etti: "Böylece kayıt altına alınabilir ve korunmaları kolaylaşır. Envanteri ve kaydı yapılmış batıkların bulunduğu bölgeler zaten yasak alanlardır, dalış ancak özel izinle yapılır." Batıkların kazısı, konservasyonu ve sergilenmesinin de en az batık çıkarmak kadar zor ve çok uzun süreç olduğunu kaydeden Alpözen Türkiye'de kazısı yapılmış batık sayısının ancak 4-5 olduğunu bildirdi.
(Kaynak: SABAH Gazetesi)
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim