• BIST 89.898
  • Altın 193,587
  • Dolar 4,8448
  • Euro 5,6556
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 26 °C
  • Antalya 27 °C
  • Muğla 21 °C
  • Çanakkale 21 °C

Batık geminin benzeri Antalya'da

Batık geminin benzeri Antalya'da
Dünyanın en eski açık deniz teknesi 'Uluburun'un batığında gerçekleştirilen bulgulara göre inşa edilen "Uluburun 2" adlı 3 bin 400 yıllık gemi Alanya'ya geldi.
Dünyanın en eski açık deniz teknesi 'Uluburun'un batığında gerçekleştirilen bilimsel araştırmalarda elde edilen bulgulardan hareketle inşa edilen "Uluburun 2" adlı 3 bin 400 yıllık gemi Alanya'ya geldi. Günümüzden 3 bin 400 yıl önce Kaş İlçesi Uluburun açıklarında battıktan asırlar sonra bulunarak 20. yüzyılın ilk 10 buluşu arasına giren ve şu an orijinali Bodrum Müzesi'nde sergilenmekte olan dünyanın en eski batığının bire bir benzeri, 360 Derece Tarih Araştırmaları Grubu tarafından İzmir Urla'da inşa edildi. İnşa edildikten sonra ilk seferini orijinalinin son seferini gerçekleştirdiği Kıbrıs'a gerçekleştirdi ve Girne Limanı'na demir attı. 2 gün Girne'de kalan tarihi gemi 18 saatlik yolculuğun ardından bugün Alanya'ya geldi. Alanya Limanı'na çekici gemi vasıtasıyla yanaşan tarihi gemi, geçtiğimiz aylarda batarak 4 kişinin ölümüne neden Paradica adlı tekneye bağlandı. 19 mürettebatı bulunan gemi, Alanya'ya 7 mürettebat ile geldi. Alanya Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu tarafından karşılanan gemi mürettebatı, yarın tekrar yola çıkacak. Aralarında Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Hayat Erkanal'ın da bulunduğu gemi mürettebatı, uzun ve zahmetli bir yolculuk geçirdiklerini söyledi. Hayat Erkanal, Kıbrıs'tan ayrıldıktan sonra kendilerini çekmesi için gönderilen motorlu teknenin arıza yaptığını, söyleyerek, "Baktık olacak gibi değil, bizi çekmesi için gönderilen gemiyi biz çekmeye başladık. Açıklarda 5 metreye varan dev dalgalar vardı. Ancak tarihi gemimiz o kadar sağlamdı ki, dev dalgalara rağmen motorlu tekneyi çektik" dedi. Amaçlarının 3 bin 400 yıl önce kayalara çarparak batan Uluburun'un yarım kalan Doğu Akdeniz seferini tamamlamak olduğunu söyleyen Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Hayat Erkanal, "Yolculuğumuz bir süre daha devam edecek" diye konuştu. Arkeolog ve teknenin proje sorumlusu Osman Erkurt da, batığın Uluburun'da bulunduğunu ve o nedenle de teknenin ismini 'Uluburun' koyduklarını söyleyerek, "Arkeologları, akademisyenlerin ve teknik ressamların bulunduğu 30 kişiden oluşan '360 Derece Tarih Araştırmaları Grubu' ile birlikte günümüzün modern cihazlarını kullanmadan, o günün imkanlarıyla tam sekiz ayda bu gemiyi inşa ettik. Uluburun'la 10 gündür denizdeyiz. Bir hayli zorlu bir yolculuk oluyor. Çünkü, teknik şartlarla boğuşmamız gerekiyor. Motor yok ve başka imkansızlıklar da var. Yanımızda getirdiğimiz refakatçi teknede bazı teknik arızalar oldu. Motoru bozulunca 18 saat 5 metre boyunda dalgalarla boğuşarak refakatçi tekneyi çektik. Bu da inşa edilen teknenin sapasağlam olduğunu gösteriyor" dedi.

YILDIZ VE GÜNEŞE BAKARAK YÖNLERİNİ TAYİN EDİYORLAR
Bundan 3 bin 400 yıl önce şarap ve zeytinyağı taşıyan ticaret gemileri Ege ve Akdeniz'den Batı'ya doğru yola çıktıklarında ne yönlerini gösterecek bir cihazları vardı ne de rüzgarın hızını biliyorlardı. İlkel şartlarda yıldızları ve güneşi kullanarak yollarını buldular ve gerekirse günlerce rüzgar bekleyerek gitmek istedikleri yerlere ulaştılar. Tabii ki birçoğu ters esen rüzgar ve keskin Ege kayalıkları yüzünden battı. Bu teknelerin en eskisi olarak kabul edilen Uluburun batığı, 13 yıl önce George Bass başkanlığındaki ekip tarafından Kaş açıklarında saklandığı derinlikte bulundu. Ahşap teknenin tahtaları binlerce yıla dayanamamıştı ama içinde taşıdığı amfora ve diğer dayanıklı malzemeler sayesinde batığın sırları bir bir çözüldü. Bu gizemli teknenin nasıl yapıldığını anlamak isteyen bilim adamları çılgın bir projeyi hayata geçirdi. Aralarında arkeologların, akademisyenlerin ve teknik ressamların bulunduğu 30 kişiden oluşan "360 Derece Tarih Araştırmaları Grubu", günümüzün modern cihazlarını kullanmadan, o günün imkanlarıyla tam 8 ayda Uluburun 2'yi inşa etmeyi başardılar. Bununla da yetinmediler ve 3 bin 400 yıl önce yaşayan denizcilerin nasıl yolculuk ettiklerini görmek istediler. Sadece rüzgar, yıldızlar ve sabırla Urla'dan yola çıkıp önce Çanakkale'ye ve ardından İstanbul'a geldiler. Ancak grup üyeleri bununla yetinmedi ve aynı olanakları kullanarak, geminin binlerce yıl önce ulaşmak için çıktığı yolculuğu tamamlamak üzere Doğu Akdeniz'e yelken açtı. İlk adres Kıbrıs oldu. Ardından ise Alanya'ya geldiler.

ÇİVİ YERİNE ZIVANA
Dünyanın bilinen en eski batığı Uluburun'u yeniden hayata döndüren 360 Derece Tarih Araştırmaları Grubu, yelkenliyi inşa ederken her şeyin orijinaline uygun olmasına titizlik gösterdi. Öyle ki, yelkenlide tek bir çakılı çivi bile yok. Tahtaları birleştirmek için 3 bin 400 yıl öncesinin gemi inşa tekniğini kullanarak kabuk ve kavela-zıvana tekniği ile hazırlanan Uluburun II, deneysel arkeolojiye de ışık tutacak. Teksas Üniversitesi öncülüğünde ve Dokuz Eylül Üniversitesi himayesinde çalışmalarını yürüten grubun proje sorumlusu arkeolog Osman Erkut, "Amacımız Tunç Çağı denizcilik ve deniz seyir bilgilerini günümüz yöntemleriyle karşılaştırmak. Ayrıca Türk ve dünya kamuoyunun dikkatini, bilim adamları ve kurumları aracılığı ile Anadolu tarihi ve Türk denizciliğine dikkat çekmek istiyoruz" dedi. Uluburun II, Doğu Akdeniz'i kapsayan antik rotasında Kaş, Anamur, Girne, Mersin, Suriye, Lübnan, İsrail, Mısır, Girit ve Bodrum'daki limanları ziyaret edecek. Antik yelkenli daha sonra 9 ay boyunca Almanya'da bulunan Bochum Bergbau Müzesi'nde sergilenecek. (İHA)
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim