• BIST 88.735
  • Altın 229,442
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 28 °C
  • İzmir 32 °C
  • Antalya 28 °C
  • Muğla 28 °C
  • Çanakkale 30 °C

Beyşehir'de adalar karayla birleşti

Beyşehir'de adalar karayla birleşti
Konya'nın can damarlarından biri olan Beyşehir Gölü kuruyor. İrili ufaklı 10 ada, son yıllarda gölün su seviyesinin düşmesi nedeniyle ada özelliğini yitirdi.
Konya'nın can damarlarından biri olan Beyşehir Gölü SOS veriyor. Gölün su seviyesi gün geçtikçe düşüyor. Yeşildağ beldesinin Belediye Başkanı Yüksel Ergun, Beyşehir Gölü'nün batısındaki birçok adanın suların çekilmesi nedeniyle ada özelliğini yitirdiğini, etrafında oluşan bataklık ve sazlıkların çeşitli hastalıklara adeta davetiye çıkaran sivrisineklerin yuvası haline geldiğini söyledi. Milli park olarak 1993 yılında koruma altına alınan göldeki birçok adanın son 15-20 yıl içinde su seviyesinin düşmesine bağlı olarak özelliklerini yitirdiğini belirten Ergun, ''Gölde yer alan değişik büyüklükteki Karapür, Domuz, Karabulak, Payamlı, Yaprak, Memişin, Kuzukırıldı ve Kedili adaları ile Karaada ve Kızılada'nın etrafındaki sular çekildi. Bu alanlar, artık büyük ve küçükbaş hayvanların otladığı yerler oldu'' dedi. Yeşildağ kıyısına yakın 10 adanın etrafının su yerine sazlık ve bataklıklarla büründüğüne dikkati çeken Ergun, şöyle konuştu: ''Ne yazık ki, gölümüzle birlikte son yıllarda cennet değerindeki adalarımız da kaybolup gidiyor. Yıllar önce mesire, kamp alanı ve plaj olarak kullanılan, tarım yapılan bu adalar, göl sularının çekilmesiyle özelliklerini yitirerek sivrisinek üreten ve çeşitli hastalıklara davetiye çıkaran yerler haline geldi. Benzer görüntüler gölün diğer kıyılarında da oluşmaya başladı. Yeşildağ çevresindeki Hacıakif Adası ve diğer adaların akıbetinin de diğerleri gibi olmaması için bir an önce gerekli önlemler alınmalı.'' 'GÖLDEN TARIMSAL AMAÇLI SU ÇEKİMİ AZALTILMALI' Ergun, adaların özelliğini yitirmesinin, son yıllarda tarımsal amaçlı su çekilmesinin artması, gölü besleyen su kaynaklarının sayısının azalması, kuraklık, buharlaşma, göl etrafına çok sayıda gölet yapılması gibi nedenlerden kaynaklandığını bildirdi. Milli park statüsü verilerek koruma altında alınan Türkiye'nin en büyük tatlı su gölüne yeterince sahip çıkılamadığını vurgulayan Ergun, şöyle devam etti: ''Gölü kurtaracağı söylenen bazı projeler var ama onların da çözüme yüzde 100 katkı sağlayacağına inanmıyorum. Gembos sularının gelmesi ile Konya Ovaları Sulama ve Mavi Tünel projelerinin bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor. Böylece gölden tarımsal amaçlı su çekimi azaltılabilir. Beyşehir Gölü, bir sulama barajı değil, bir değer olarak görülmelidir. Özellikle gölün Isparta kıyısındaki tarımsal alanlara, belki de Konya Ovası'na Çarşamba kanalı vasıtasıyla verilen suyun 10-15 katı su veriliyor. Bu da özellikle yaz aylarında Beyşehir Gölü'ndeki suyu iyice azaltıyor. Gölümüzün su seviyesinin daha fazla düşmemesi için tarımsal amaçlı su kullanımını azaltmaktan başka çare yok gibi görünüyor. Tarımsal su kullanımında göl suları yerine, damla sulama yöntemleri ve alternatif su kaynaklarını hayata geçirmeliyiz.'' Ergun, Yeşildağ çevresindeki adalara çocukluk yıllarında arkadaşlarıyla lastik tekerleklerle gittiklerini ve 1,5-2 metre derinliğe sahip kıyılarda oltayla iri sazanlar avladıklarını anlatarak, şimdi o günleri sadece özlemle andıklarını söyledi.DenizHaber.Com
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim