• BIST 96.455
  • Altın 222,078
  • Dolar 5,6626
  • Euro 6,5275
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 23 °C
  • Antalya 25 °C
  • Muğla 23 °C
  • Çanakkale 20 °C

Bilinçsiz balık üreticileri halk sağlığını tehdit ediyor

Bilinçsiz balık üreticileri halk sağlığını tehdit ediyor
Çukurova Üniversiteli Bilim İnsanları bilinçsiz üreticiler tarafından tedavi amacıyla balıklara verilen bazı kimyasal maddelerin insan sağlığına verebileceği tehlikelere karşı uyarıda bulundu.

 Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Cengizler üreticileri uyararak ilaç kullanımı durumunda uygulanması gereken formülü açıkladı. Prof. Dr. Cengizler organik balık üretimi konusunda da üreticilerin teşvik edilmesini istedi.

“Bilinçsiz üreticiler halk sağlığını tehdit ediyor…” Bu açıklama Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Cengizler’e ait. Balık üretim çiftliklerinde hastalıklara karşı bilinçsizce kullanılan antibiyotiklerin insan sağlığını riske soktuğuna dikkat çeken Prof. Dr. Cengizler, “Kullanılan bu antibiyotikler balıklardan atılmadan sunulursa, kimyasallar tüketiciye geçebilir. Bu da halk sağlığı açısından önemli riskler doğurur.” dedi

“Her Önüne Gelen İstediği İlacı İstediği Şekilde Kullanamaz.”

Prof. Dr. Cengizler balığı üretirken rastgele ilaç kullanılmaması gerektiğine de dikkati çekerek,  Türkiye’de ruhsatlı 35 adet balık preparatı, yani kullanılabilecek ilaç türü olmasına karşın ülkemizde buna uyulmadığını bildirdi. Prof. Dr. İbrahim Cengizler, “Maalesef bazı bilinçsiz üretici yanında Su Ürünleri Mühendisi de çalıştırmayarak kendi başına bir şeyler yapmaya çalışıyor. Bir su kaynağı bulmuş ruhsatını almış devam ediyor; halk sağlığını tehdit edecek boyutta yasak olan ilaçları kullanıyor. İşte bu ilaçlar eğer balıktan yeteri kadar atılmamış ise bu kalıntılar insan sağlığını tehdit edebilir.” dedi.

“Bölgemizde İlaç Kullanımı Çok Yaygın.”

Üretimde hastalık çıktığı zaman ilaç kullanımının kaçınılmaz olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Cengizler bunun bilinçsiz ve rastgele yapılmasının tehlikeli boyutlara varabileceğini belirterek şunları kaydetti;

 “İlaçlar bilinçli kullanılmazsa balıkta hastalık yapan bakteri ve mikroorganizmaların direnç kazanmasına neden olur. İnsanı da, balığı da hastalandıran bakteri ve mikroorganizmalarda direnç kazandığı takdirde hastalık çok zor tedavi edilir. Yani hem balık hem de insan sağlığını tehlikeye atmış olursunuz. Bu nedenle anti bakteriyel ilaçlar çok bilinçli kullanılmalı.”

“Antibiyotik Balıktan En Az 20 Günde Atılıyor.”

“Anti bakteriyel ilaçların balıklardan ne kadar surede atıldığıyla ilgili bir araştırma yapılmış. Denizde levreklerde anti bakteriyel olarak oksıtetrasıklın adını verdiğimiz bir ilaç kullanılmış. Bu kas dokusundan 20 günde, deri dokudan ise 30 günde atılabilmiş ve ancak izin verilen düzeyin altına inebilmiş. Demek ki levrekte bir ilaç kullanıldığında en az 20 gün beklemek gerekiyor. Bizim yaptığımız bir araştırmamız var burada tatlı su işletmemizde yaptık. Tatlı su çipurası üretiyoruz.  Tatlı su çipurasında oksıtetrasıklını bizde kullandık. Burada da benzer sonuçlar aldık, yani en az 20 gün beklenmesi konusunda  bilgi elde ettik.

“Bekleme Süresinden Önce Balık Tüketiciye Sunulmamalı.”

“Balıklar değişken sıcaklıklı canlılar. Su sıcaklığına bağlı olarak metabolizma hızı değişiyor. Bunun için ilaç uygulandıktan sonra bir formülümüz var. 500’ü su sıcaklığına böleceğiz. Örneğin 25 derecelik bir su sıcaklığını 500’e böldüğünüzde 20 çıkar. O kadar gün bekleyeceksiniz. Birçok üretici bu çok basit yöntemi bilmiyor. Su sıcaklığı 20 derece 500’e bölelim 25 çıkar,  25 gün bekleyecek üretici. Sonra tüketiciye öyle sunacak balığı.”

“İlaç Kalıntısı Ancak Laboratuvar Ortamında Anlaşılır.”

Kullanılan ilaçların balıklara yemle karıştırılarak verildiğini hatırlatan Prof. Dr. İbrahim Cengizler bu ilaçların yüzde 20 ila 30’unun balığın vücuduna alınabildiğini, geri kalan yüzde 70-80’lık bir oranın ise doğaya zarar verdiğini söyledi. Bu ilaçların çevrede yok olmadığını belirten Prof. Dr. Cengizler, organik balıkçılığın desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Cengizler, ”Bu ilacı doğada yok edemezsiniz. Ve en önemlisi tüketici balıkta kalıntı olduğunu anlayamaz ancak laboratuvar imkânları ile anlaşılır. Bu nedenle diyoruz ki mümkün olduğu kadar ilaç kullanmayın.” ifadesini kullandı.

Deniz Haber Ajansı

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
çinakop
26 Şubat 2015 Perşembe 09:32
09:32
neyin kültür balıkçılığı, kıyılardan 3 mil açığa kadar olan kara denizin birleştiği alanlarımıza olta balıkçılık dışında tüm balık avlamanın yasaklanmasını. yine kültür balıkçılğında tamamen 3 mil alan dışından kaldırılmasını. kültür balıkçılığında balıklara verilen ilaçlı yemler aç kalan kafes balıklarını aç olduklarından anında tüketmekte.mg mg verdiğinizde balık bir anda anlamamakta. sonra bu balıklar büyüyor siz insanlara servis yapmaktasınız. nekadar bir ilaçlı yemle bu kafeste yaşayan balıklar anında ne oluyor büyüme safhasına geliyor. yine kafesteki balıkların dışkıları nereye gidiyor, sahilde kurulan balık çifliklerin yakın mesafede olan 3 mil aşağıdakı deniz dibine çökmekte. deniz dibinde kıyılardaki yeni üremiş organik balıklar ne yapıyor yani bebe yavrularımız, yetişkin yavrularımız bunları yem diye bilmeden yutmakta, sonrada yavaş yavaş zehirlenerek ölmekte. bu bebelerin anaları doğurmadan oksijeni kaybolan kıyı şeridinde bebeleri karnında ölmekteler. tutuğunuz balıklar sizlere vitamin olarak değil zehir olarak dönmekte. durdurun bizlere yapılan denizin oksijenini katleden katliyamcılardan. siz insanlar hastanelere yeni doğurmakta olan anaların bebekleriniz ölmekte ölmekte, zehirlenmekte, sakat doğmakatalar. sonrada oksijene muhtaç olarak yaşamaktasınız..gitmedinizmi hiç hastanelere bakmadınızımı ..
81.214.71.174
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim