• BIST 89.825
  • Altın 192,861
  • Dolar 4,8356
  • Euro 5,6667
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 31 °C
  • İzmir 31 °C
  • Antalya 32 °C
  • Muğla 34 °C
  • Çanakkale 33 °C

Boğaziçinin kuğuları: Şehir Hatları

Boğaziçinin kuğuları: Şehir Hatları
Şirketi Hayriye'den TDİ'ye İstanbul'un eskimeyen motifi hep Şehir Hatları Vapurları oldu. Bu vapurlarda herkesin farklı bir nostaljisi vardır.
On dokuzuncu yüzyılın ilkyarısında İstanbul önemli bir liman merkeziyken Boğaziçi'nde ulaşım SultanAbdülmecit dönemine kadar kayıklarla yapılıyordu. Deniz taşımacılığını gününkoşullarına uydurmak amacıyla Padişah Abdülmecit döneminde, yeni bir ulaştırmaişletmesini Hazinei Hassa Vapurları İdaresi adıyla hizmete koydu. Bu kuruluş,1843 ylında Osmanlı'ya yarar sağlayan anlamına gelen Fevaidi Osmaniye adınıaldı.                FevaidiOsmaniye Şirketi'nin yeniden yapılanması ile Köprü, Kadıköy, Adalar arasındavapurların dumanları gözükmeye başladı. Artık Türk vapurlarının uluslar arasıkurallara uygun, düzgün seferlere başlaması sağlanmıştı. Hazinei Hassa Vapurlarıİdaresi'nden yirmi vapur devralan Fevaidi Osmaniye "Civar" anlamına gelen "SevahiliMütecavire" hattında Üsküdar; Kadıköy ve Adalar'a, "yakın sahiller" anlamınagelen "Sevahili Karibe" hattında İzmit, Gemlik, Te-kirdağ, Bandırma veGelibolu'ya; "uzak sahiller" anlamına gelen "Sevahili Baide" hattında daSelanik, İzmir, Varna, Samsun ve Trabzon'a seferler düzenleniyordu.                Boğaziçi'ndeilk açılan hat Üsküdar Hattıydı. Boğaziçi'nin diğer iskelelerinde yabancılaratanınan imtiyazdan yararlanan biri İngiliz diğeri Rus olmak üzere iki yabancıbandıralı geminin 1849 yılında yolcu taşımaya başlaması, Fevaidi Osmaniyeidaresi'nin Hümapervaz vapuru ile yabancı bandıralı gemiler arasında rekabetinbaşlamasını sağladı. Bu rekabet 1851 yılına kadar sürdü ve Şirketi Hayriye'ninkurulması ile Osmanlı'nın lehine sonuçlandı.                 25 yıl süreyleBoğaziçi'ne gemi işletme hakkı ile kurulmuş olan Şirketi Hayriye'nin ilkgemileri; İstinye, Mirgün, Sarı-yer, Anadolu adlarını taşıyordu. Daha sonra,Rumeli, Tarabya, Göksu, Beylerbeyi, Tophane ve Beşiktaş adlı altı gemi 1854yılında sefere kondu. 1864 yılında filo 16 gemiden oluşuyordu ve 1 gemi deLondra'da inşa halindeydi. Adalar ve Kadıköy'e işleyen gemiler Fevaidi Osmaniyetarafından işletiliyordu. Boğaz'da çalışan Şirketi Hayriye gemileri-nin büyükrağbet görmesi nedeniyle, Şirke-ti Hayriye'den üç gemi satın alarak Adalar -Kadıköy, hattında işletmeye başladı.                1870 yılındaŞirketi Hayriye'nin yeni inşa ettirdiği Azimet, Rahat ve Selamet adlı üç gemidenRahat'ı Fevaidi Osmaniye satın aldı. Bu kuruluşun unvanı aynı yıl şirketinunvanı İdarei Aziziye olarak değiştirildi ve bu yeni kuruluş, Adalar'la Kadıköyvapur seferlerini 1878 yılına kadar devam ettirdi. Yine 1870 yılında ŞirketiHayriye tarafından Üsküdar - Kabataş arasında araba vapuru çalıştırma fikrinindoğmasıyla, dünyada ilk kez makineli olarak 26 Suhulet ve 27 Sahilbent arabavapurları yandan çarklı olarak inşa ettirildi.                1878'de İdareiAziziye'nin kaldırılma-sıyla kurulan İdarei Mahsusa faaliyette iken, Galata ileHaydarpaşa arasında vapur  seferleri yapmak üzere Anadolu Şimendiferleri'ne deyetki verilmişti. Üsküdar ile Beşiktaş'ı ve Haydarpaşa'yı bağlamak üzere ŞirketiHayriye, Anadolu Şimendiferleri ile İdarei Mahsusa arasında beş yıllık biranlaşma imzalandı.                İdarei Mahsusa1901 yılında biletleri kartona basılı şekle getirdi. 1902 yılında ilk kezpervaneli gemi in-şasına başlandı. 47 Tarzınevin ve 48 Dil-niş'in inşaettirilerek Boğaz'da sefer yapmaya başladı. Dört yıl sonra da İngiltere'den çiftpervaneli gemi-ler (59 Kamer ve 60 Rağbet) getirildi. Şirketin unvanı OsmanlıSeyri Sefain İdaresi oldu. Seyri Sefain İdaresi, özellikle İstanbul ve Kadıköykıyılarının ulaştırması önemli gördüğünden, Birinci Dünya Savaşı'ndan önceFransa'ya sipariş ettiği Moda, Burgaz ve Kadıköy ge-milerini bu hattaçalıştırdı.                TürkiyeCumhuriyetinin kurulmasıyla şirket yeniden re-organize edildi ve  1923 yılında597 sayılı yasayla Osmanlı Seyri Sefain İdaresi, Türkiye Seyri Sefain İdaresiunvanını aldı. Bu idare, Anadolu Demiryolları İdare-si'yle birlikte, köprüyebağlanan ahşap is-keleden Haydarpaşa - Kadıköy arasında yolcu taşımasını, Halep,Basra, Bağdat ge-mileriyle sağlamaya çalışırken, İngiliz şir-ketinden Kınalıada,Maltepe, Pendik gemi-lerini satın almış ve 1927 yılında Fransa'ya sipariş ettiğiHeybeliada, Kalamış gemile-rini bir yıl sonra yurda getirerek sefere koymuştu.Pendik ile Köprü ve Yeşilköy arasında-ki sahil taşıması ile Adaları kapsıyordu.                1933 yılındaidare  üç bölüme ayrılarak, Akay Denizyolları, Fabrika ve Ha-vuzlar Müdürlükleriolarak faaliyetlerini sürdürdü. Bu günkü Şehirhatları İşletmesininfaaliyetlerini sürdüren Akay İdaresince Suvat ve Ülev vapurları Almanya'yasipariş etmiş ve Şirketi Hayriye'den de 69 ve 70 numaralı gemileri satın almış,gemilere Göztepe ve Erenköy adları verilmiş, ayrıca Bağdat, Basra ve Halepgemileri de Anadolu Demiryolları idaresin-den satın alınmıştı.                1938'de kurulanDenizbank zamanında Suvat ve Ülev gemileri yurda getirildi ve Banka, denizsanayinin kurulması için faaliyete geçeceği sıralarda 1939 yılında faa-liyetineson verildi.                1939'da ku-rulanbu işletme zamanında Haliç Şirketi, İstanbul Belediyesi'nden devralındı ve Suvatvapuru 1943 yılında açılan İzmit Körfez hattına verildi.                 1944 yılındaDevlet Denizyolları Umum Müdürlüğü devler limanlarını da kapsayan yeni birorganizasyona giderek "Devlet Denizyolları ve Limanları Umum müdürlüğü" kuruldu.Aynı yıl Şirketi Hayriye'nin imtiyaz hakkı bittiği için  filosundaki vapurlar vemal varlığı Devlet Denizyolları ve Limanları İşletmesi Genel Müdürlüğü ŞehirHatları Müdürlüğü'ne devredildi. 15 Ocak 1945 günü Şirket-i Hayriye, fiilenortadan kaldırılmış oldu. Vapurların bacalarındaki numaralar kaldırılarak,yerine beyaz bir kuşak üzerine Denizyolları'nın ay-yıldızlı, çift çapalı armasımonte edildi. Vapur numaraları da büyük bir plakanın üzerine yazılarak, kaptanköşklerinin iki yanına yerleştirildi. 1951 yılında Denizcilik Bankası T.A.Ş.kurularak, Türkiye'de, iç ve dış sularda ulaşım hizmetleri ve devletin tersane,havuz ve benzeri kuruluşların İşletmesi hep bu kuruluşa bağlandı. Özel arabaüretiminin yurtiçinde başlamasıyla, kent içindeki yolculuklarda motorlu araçkullanımı artmış ve buna bağlı olarak araba vapuru gereksinimi de artmıştı.                1959'daSirkeci- Kadıköy araba vapuru hattı açıldı. 1966 yılında Sirkeci- Kadıköy hattıyerini Sirkeci- Harem'e bıraktı ve bunlara İstinye- Paşabahçe hattı eklendi.Özel araçlar daha çok Üsküdar- Kabataş arasındaki seferleri kullanırken, ağırtaşıtlar Sirkeci -Harem bağlantısını kullanıyordu. Saatlerce süren Adalar veYalova seferlerinde geçirilen süreleri kısaltmak için harekete geçen işletme,büyük ve rahat üç vapurun siparişini birden verdi. 1952 yılında İstanbul'a gelenbu vapurlarla Adalar ve Yalova'ya ekspres seferler yapılmaya başlandı. Bu ikivapurun dışarıdan satın alınmasına karşılık, yakın hatlarda çalışacak, daha azyolcu alan, daha küçük vapurların inşasına İstinye Tersanesi'nde başlandı. "KöyTipi" denen bu vapurların ilk ikisi 1956 ve 1958'de hizmete girdi. Bunlar çiftuskurlu, çift motorluydu. Daha sonraki yıllarda yine bu köy tipi serisinden üçvapur Hasköy Tersanesi'nde yapıldı.                Bunlardan ikisigörülen ihtiyaç üzerine İzmit Körfezi'ne gönderildi. Kadıköy ile çevresininkalabalıklaşmaya başlaması, buna karşılık filodaki vapurların bir hayli eskimişolması, zaman zaman işletmeyi zor durumlarda bırakıyordu. Hemen dokuz vapurunsiparişi verildi. İlk üçü1960'ta, diğer altısı 1961'de İstanbul'a gelen buvapurlar İskoçya'nın Glasgow tersanelerinde inşa edilmişti. Şirket-i Hayriye'ninde birçok vapurunu inşa eden bu eski tersane, dünyanın en büyük ve en güvenilirgemi inşa merkezlerinden biri olarak tanınıyordu.                                     İngiltere'den getirilen bu dokuz vapurdan sonra, ikisi İstinyeTersanesi'nde, üçü de Camialtı Tersanesi'nde inşa edilen beş vapur daha filoyaeklendi. Bu vapurlar çift uskurluydular ve göze çarpan özellikleri, anadireklerinin bacaların üzerinde yer alması, yani bacadan direkli olmasıydı.Biçim olarak İngiltere'den getirilen dokuz vapuru andırıyorlardı. Bu dönemdeİstanbul içi deniz hatlarında çeşitli nedenlerle kullanılmayan on altı iskeleylebirlikte toplam seksen üç iskele ile iki tane bağlama iskelesi bulunmaktaydı. Buiskelelerin yirmi altısı Boğaziçi'nde, sadece altısı Haliç'te kalmıştı. Bir anBoğaziçi'nin içi burkuldu. Bu iskelelerin önceki hallerini görmüş, sonra herbirinin yapımlarım tek tek izlemişti. Buralara yanaşan ve bugün adları çoktanunutulmuş o vefakar vapurların gelişlerini, zaman içinde yaşlanmalarını vesessizce ölüme doğru yapılan o son yolculukların en yakın tanığıydı. Bu sonyolculukta, iskelelerin nasıl iç çektiklerini, bir daha asla göremeyecekleridostlarının hazin sessizliğini yalnızca kendisi duymuştu. Ve yaşam devamediyordu umarsızca...                1980'lerdeDenizcilik Bankası Şehir Hatları İşletmesi'nin elinde yetmiş dört vapurubulunuyordu. Bunlardan elli dokuzu yolcu vapuru, geri kalanı da araba vapuruydu.Bu yıllarda İstanbul, artık dünyanın en kalabalık on şehrinden biriydi. Kırsalkesimden gelenlerin sayısı gün geçtikçe önlenemez bir şekilde artmış, yeniyerleşim alanları oluşmaya başlamış, iş bağlantıları yüzünden dünyanın hertarafından gelenlerle birlikte tam bir metropol olmuştu. Yolcu vapurlarının kırktanesi, araba vapurlarının da on bir tanesi aktif olarak çalışabilmekteydi. 1983yılında Denizcilik Bankası T.A.O., yönetimsel değişikliğe uğradı. Ana kurumununvanı Türkiye Denizcilik Kurumu (TÜDEK) olarak değişti. Ertesi yıl tekrardeğişerek, Türkiye Denizcilik İşletmeleri ve Türkiye Gemi Sanayi A.Ş. adıyla ikiiktisadi devlet teşekkülü haline geldi. Yeni organizasyon içinde TürkiyeDenizcilik İşletmeleri Genel Müdürlüğü, 1985 yılından itibaren, gençleştirmeprojesi içinde kırk dört adet, değişik kapasiteli yolcu ve araba vapuru siparişiverilerek ekonomik ve teknolojik ömrünü dolduran kömürle çalışan vapurları dakadro dışı bırakmaya başladı.                1990 yılıiçinde tamamlanan bu projeyle Şehir Hatları İşletmesi filosu geçen beş yıl-lıkdönem içinde büyük ölçüde yenilendi. Ayrıca, gemi sayısındaki artışla yenihatlar açılarak hizmet alanları da yaygınlaştırıldı. İşletme bugün 22 ayrı hatta50 yolcu ve 25 arabalı olmak üzere toplam 75 vapurluk bir filo ile 46 iskeleyegünde yaklaşık 1200 sefer yaparak ortalama 200 bin kişi taşımaktadır. Değişikbir ifade ile bir yılda ortalama 75 milyon İstanbulluyu Asya ile Avrupa arasındataşımaktadır.                 İstanbuldenince ilk akla gelen simgeler Camiler, Kız Kulesi ile Şehirhatları Vapurlarıve İskeleleridir. İşte bu tarihi süreçte Şehirhatları vapurları tarihi İstanbulkentinin vazgeçilmez ve eskimeyen motifleri olmuştur.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim