• BIST 93.003
  • Altın 189,205
  • Dolar 4,8206
  • Euro 5,5954
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 28 °C
  • İzmir 29 °C
  • Antalya 28 °C
  • Muğla 29 °C
  • Çanakkale 29 °C

Haliç'deki sandallar artık rağbet görmüyor

Haliç'deki sandallar artık rağbet görmüyor
Haliç'in iki yakasındaki Karaköy-Eminönü arasında bir zamanlar yüzlerce yolcuya hizmet veren sandallar, otobüs, tramvay ve vapurların devreye girmesiyle artık son demlerini yaşıyor.

Haliç'in iki yakasındaki Karaköy-Eminönü arasında bir zamanlar yüzlerce yolcuya hizmet veren sandallar, otobüs, tramvay ve vapurların devreye girmesiyle artık son demlerini yaşıyor.

Osmanlı döneminin güzide deniz taşıtları sandallar, artık rağbet görmüyor. Onlarca sandaldan artık geriye 2 tane kaldı. 55 yıldır bu işi yaptığını söyleyen Mustafa kaptan, eskileri düşündükçe hüzünleniyor ve, "Ya bu sandalı satacağım, ya da bununla batacağım." diyor.

Karaköy sahilinde Haliç'in sakin sularını izlerken bir sandal yanaşıyor kıyıya. İçinden önce bir yolcu iniyor, sonra 56 yaşındaki Bayram Kulaber. Bayram kaptanın kıyıya yanaştırdığı sandalın halatını ise 68 yaşındaki Mustafa Demirtaş bağlıyor. Bayram ve Mustafa kaptan emektar sandalların son varisleri. Bayram kaptan yolcuları indiriyor ve her sefer arasında olduğu gibi çay içme faslı başlıyor. Havadan sudan sohbetler…

Çaylar yudumlanıyor. Sohbet kesildiğinde Mustafa kaptan bir ara dalıp gidiyor uzaklara. Gözler Haliç'in derin sularını izliyor. Belli ki eskiye özlem var. Kalabalık günlerin hasretini çekiyor kaptan. 130 sandaldan geriye iki tane kalmış. Bu işi yapanların kimi emekli olup köyüne dönmüş; kimisi ise kazandığı paralarla yolcu tekneleri satın alarak bu işi bırakmışlar.

YOLCULAR 2 LİRAYA TAŞINIYOR

Bir zamanlar küreklerle, yelkenlerle çalışan sandallar şimdilerde motor gücüyle hareket ediyor. Kaptanlar taşıma ücreti olarak kişi başına 2 lira alıyor. Dolmuş gibi çalışan bu sandallar iki ya da üç yolcu olmadan karşıya geçmiyorlar. Hava güneşliyse işler biraz olsun açılıyor; kapalıysa motoru çalıştıramıyorlar bile. Sandallar çoğunlukla nostalji için kullanılıyor. Otobüsler, tramvay, vapur, boğaz turu yapan tekneler, deniz taksinin çoğalması Mustafa ve Bayram kaptanın işlerini epeyce etkilemişe benziyor. İşler o kadar azalmış ki geriye kalan iki sandaldan biri de satılık. “Denizleri sevmesem, denizde yaşayabilir miyim?” diyen Mustafa kaptan önce hüzünleniyor sonra havayı dağıtmak için patlatıyor espriyi: “Ya bu sandalı satacağım, ya da bununla batacağım…”

Her cümlesinde özlem var Mustafa kaptanın. Eskileri özlüyor. Perşembe Pazarı'nı anlatıyor. Kayıkçıların şen şakrak olduğu dönemlere atıfta bulunuyor ve şöyle devam ediyor: “Bu sandallar devamlı yolcu taşırdı. Kadıköy'e giderlerdi, Kartal'a giderlerdi, kürekle, yelkenle yük götürürlerdi. Burada oteller vardı, dedelerimiz, amcalarımız burada kaldılar, lokantalar vardı. Köyden gelince millet burada eğlenirdi. Neşe güzeldi, kimse kalmadı şimdi. Üzülüyorum eskiyi düşününce. Eski insanlar burada otururlardı. Onların konuşmaları, sohbetleri bambaşkaydı. Emekli olanlar köye gitti. Diğerleri ise tekne satın alıp başka işler yapmaya başladı.”

135 SANDALDAN GERİYE 2 KANE KALDI

55 yıl olmuş Mustafa kaptan bu işe başlayalı. 12 yaşından beri bu işle uğraşıyor. Bir zamanlar sahilde 135 sandalın hizmet verdiğini anlatıyor. Bir zamanlar yolcuların taleplerini yetiştiremeyen Mustafa kaptan şimdilerde yolcu bulamamaktan yakınıyor. Hava iyi olunca işlerin açıldığını söyleyen kaptan insanların nostalji yapmak isteyenlerin sandallara bindiğini kaydediyor. Mustafa kaptan işlerin azalmasını ise yolcu vapurlarının artmasına bağlıyor.

Mustafa kaptan ile sıkı bir dostluğu var Bayram kaptanın. “Eskiden çok kalabalıktık buralarda ama şimdi iki kişi kaldık.” diyor Bayram kaptan. 40 yıldır kayıkçılık işiyle uğraştığını anlatan Bayram kaptan, sözü Haliç'in eski günlerine getiriyor ve şöyle sürdürüyor cümlelerini: “Buralar çok pis kokuyordu, lağım akıyordu. Burası çok pislikti. Kokudan duramazdık sahilde, şimdi temizlendi, çok güzel oldu, başardılar sonunda.”

Bayram kaptan, yolcuları 2 liraya taşıdıklarını söylüyor. Mesaiye ise 08.00'da başlayıp, akşam 18.00'de bitirdiklerini söylüyor. “Eskiden beri alıştık denizlere” diyor Bayram kaptan. Son kayıkçılardan Bayram kaptan artık teknolojiye direnemediklerini ve maddi olarak bu işin kendilerini tatmin etmediğini dile getiriyor.

www.DenizHaber.Com.tr

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim