• BIST 90.186
  • Altın 235,564
  • Dolar 6,1028
  • Euro 6,9689
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 30 °C
  • İzmir 33 °C
  • Antalya 30 °C
  • Muğla 32 °C
  • Çanakkale 32 °C

Kabotaj için en iyi örnek: “Römorkör”

Kabotaj için en iyi örnek: “Römorkör”
Sanmar’ın kurucusu Gökçen Seven, “Bugüne kadar diğer yerli firmalarla birlikte 50’nin üstünde römorkör ihraç ettik. ülkeye yaklaşık 500 milyon dolarlık katkımız oldu" dedi.
Kabotaj’ın önemini gösteren en iyi örnek: “Römorkör”Sanmar’ın kurucusu Makine Mühendisi Gökçen Seven, “Bugüne kadar diğer yerli firmalarla birlikte 50’nin üstünde römorkör ihraç ettik. Hem kendi işimizi kendimiz yapmamızdan hem de ihracat olmak üzere ülkeye yaklaşık 500 milyon dolarlık katkımız oldu. Biz römorkör imalatçıları olarak kabotajın hakkını verdiğimize inanıyoruz ve kabotajdan yanayız” dedi. Bugüne kadar Kabotaj hakkımızın iyi kullanılmadığı düşünülse de çok fazla dikkat çekmeyen ve geç başlayan bir sanayi üretimi var ki, kabotajın hakkını verdiği görülüyor. Kabotaj Kanunu öncesi Fransızlar’ın kontrolünde olan römorkör işletmeciliğimiz, bugün dünyanın römorkör üretici ülkelerine römorkör satan sanayi konumuna geldi. 70’li yıllarda limanlarımızın gelişmesiyle başlayan yerli römorkör üretimi bugüne kadar 100’ün üstünde üretim gerçekleştirerek, 50’sini ihraç etmiş bulunuyor. Ülke ekonomisine kazandırdığı döviz ise 500 milyon doların üstünde.     “Biz ve bizim gibi römorkör üretimi yapan yerli firmalar olarak Kabotaj’ın hakkını verdiğimize inanıyorum” diyen Sanmar’ın kurucusu Makine Mühendisi Gökçen Seven, Kabotaj öncesinde ve kabotajın yeni yürürlüğe girdiği dönemlerde römorkör işletmeciliğin Fransızların kontrolünde olduğunu hatırlattı. Cumhuriyetin ilk dönemlerde yeterli limanlarımız olmadığından römorkör işinin yok gibi görüldüğünü söyleyen Seven, şamandıralara bağlanan gemilerin yüklerini Fransızlara ait römorkörlerin çektiği ‘şat’larla taşındığını kaydetti. Kabotaj’ın römorkörcülüğe etkilerini anlatan Gökçen Seven, şunları söyledi: “Römorkörcülükte kabotaj neyi değiştirdi diye bakacak olursak. Yurt dışında inşa edilmiş steamlı (buharlı) römorkörler vardı o zamanlarda. Daha sonra limancılığın gelişmesiyle TDİ ve TCDD birkaç römorkör almıştı. Ama kabotaja uygun römorkör işletmeciliği Tüpraş rafineleriyle başladı. Burada çalışacak römorkörleri ilk defa Türkiye’de yaptılar. Tek makine 1300 beygir gücünde ve teknik olarak oldukça iyiydi. Daha sonra Irak Türkiye petrol boru hattı açıldı. Botaş da bu römorkörleri taklit ederek aynı tipte 4 tane daha yaptırdı. Türk römorkör imalatı böylelikle başlamış oldu. 1970’lere kadar teknik olarak çok fazla bir şey verememiştik. Ereğli Demir Çelik limanı yapıldı ve çift makineli azimuth tipi römorkörlere yöneldi. Botaş’ın yeni römorkörlere ihtiyacı oldu. Benim müşavirliğimde yüksek manevra kabiliyetine sahip yüksek teknolojide bir römorkör inşa ettik. 1979’da Botaş’ın römorkör işlerini yaparken bir tane de kendimize römorkör yapmak istedik. Tüpraş’a yapılan 1300 beygirlik römorköre benzer ilk römorkörümüz olan ‘Sanmar I römorkörünü yaptık ve böylelikle kendine römorkör yapan ilk özel firma olduk. Ardından, Sanmar II ve Sanmar III’ü  yaptık daha sonra ihtiyaç olduğunu gördük ve yurtdışından dizaynını satın alıp çift makineli römorkör imalatına döndük. Ve bugün azimuth yapmaya karar verdik 32 metre 5550 beygirlik ve 70 tonluk çekme gücü olan  azimuthlar yapmaya başladık. Satıldığını gördük, ikisi satıldı inşası yakında bitecek olan dört tane daha satılmış durumda.”Katkımız 500 milyon dolarDenizcilik İdaresi’nin de belli tonajın altındaki gemi ithalatına izin vermemesinin yerli römorkör üreticilerinin gelişerek römorkör ihraç edecek konuma gelmesinde etkili olduğunu söyleyen Gökçen Seven, “Bugüne kadar diğer yerli firmalarla birlikte 50’nin üstünde römorkör ihraç ettik. Hem kendi işimizi kendimiz yapmamızdan hem de ihracat olmak üzere ülkeye yaklaşık 500 milyon dolarlık katkımız oldu. Biz römorkör imalatçıları olarak kabotajın hakkını verdiğimize inanıyoruz ve kabotajdan yanayız” dedi. Tarihi gerçekleri ve Avrupa’daki sistemi bilmeyip biz de kabotajı kaldıralım diyenlere kesinlikle karşı olduğunu dile getiren Seven, Amerika ve Avrupa’da üstü örtülü kabotaja devam edildiğini, kullanmaya niyetli olduktan sonra Türkiye’de de kabotaj işlevinin bitmeyeceğini vurguladı. Avrupa’da destek varÇin’in uzak olması ve Çin’den daha kaliteli römorkör üretmeleri nedeniyle Türkiye’yi cazip hale getirdiğini söyleyen Seven, çok ağır şartları olmasına rağmen, Almanya’ya dahi bir römorkör yaptıklarını, ayrıca İtalya, Fransa ve İspanya gibi römorkör üreten ülkelere dahi römorkör sattıklarını vurguladı. Devletin kendilerine teşvikleri keserken AB’nin gemi inşa eden sanayicileri yüzde 15-25 oranında çeşitli yollardan desteklediğini ifade etti. Römorkör üretiminin gemi üretimi ve pazarından farklı şekilde geliştiğini aktaran Gökçen Seven, LNG veya ham petrol terminalleri oluşuyor, römorköre ihtiyaç doğuyor. İhtiyacın nasıl gelişeceği bilinmediği için römorkör pazarı hakkında net bilgi söyleyemiyoruz. Ülke olarak yıllık 10 tane römorkör satışımız oluyor. İlk beşte olduğumuzu söyleyebiliriz. Römorkörün gelişimi ekonomik gelişmelere bağlı. LNG ve LPG terminalleri yapılıyor, platformlar, limanlar yapılıyor ve ayrıca gemiler her geçen gün daha da büyüyor. Dünyadaki teknolojik gelişime paralel römorkör tipinde de gelişme oluyor. Dünyada öyle büyük enerji platformları var ki burada kullanılacak römorkörlere 5500 beygirlik makineler koyuyoruz. Bunlar liman römorkörü, off shore de kullanılacak römorkörlerin makinesi ise 10 bin beygiri bulunuyor. Boğazlarda eskort römorkörlerine ihtiyaç varKıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri’nin idaresinde yerli firmaların römorkörleri kullanılarak  boğazlarımızdaki emniyet ve güvenliğin artırılacağını savunan Makine Mühendisi Gökçen Seven “İki boğazda da eskort römorkörlere ihtiyacımız var. Zamanında bir havuz yapılmasını, Türkiye’deki römorkör firmalarının römorkörlerinin KEGKİ’nin idaresinde boğazlara dağıtılmasını ve çalıştırılmasını tavsiye ettim. Çok kısa zamanda boğazdaki  emniyeti sağlarsınız. Dünyadaki düzen bu şekilde. Kıyı Emniyeti bu havuzdan payını alacak, geri kalan bu havuza iştirak eden firmalara dağıtılacak. Devletin bu kadar römorkör yatırımı yapmasına gerek yok. İstanbul’a en az 10 tane eskort römorkörü lazım, 10 tane de Çanakkale’ye. Ayrıca Marmara’da da kazalar ve yağ sızdırmalar oluyor. Buralara anında römorkörleri gönderebilirseniz tedbiri sağlarsınız. Bunu devletin parasıyla yapmanın bir anlamı yok. Artık römorkör firmaların sermayesi var ve bunu yapabilecek güçteyiz. Bugün her firmadan birer römorkör alırsınız seneye ikiye katlarsınız, bu olmayacak bir şey değil” dedi. Kaynak:Dünya GazetesiDenizHaber.Com
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim