• BIST 93.616
  • Altın 208,990
  • Dolar 5,3413
  • Euro 6,0898
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 6 °C
  • İzmir 10 °C
  • Antalya 11 °C
  • Muğla 9 °C
  • Çanakkale 7 °C

Kalkavan: "Doğru diktatörlükle de yapılır"

Kalkavan: "Doğru diktatörlükle de yapılır"
İMEAK DTO Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan, MLC 2006 sözleşmesine Türkiye’nin de taraf olması gerektiğini “Türk denizciliği için daha iyi olan ne ise onu diktatötörlükle de olsa yapmalıyız” sözleriyle açıkladı.
İMEAK Deniz Ticaret Odası Temmuz Ayı Olağan Meclis Toplantısı, 20 Ağustos 2013 tarihinde yürürlüğe girecek olan ve 40 ülke tarafından onaylanan MLC 2006 Sözleşmesi gündemiyle geçti. Toplantıya Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Deniz ve İçsular Düzenleme Genel Müdürü Cemalettin Şevli, Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürü Hızır Reis Deniz, İstanbul Liman Başkanı H. Gani Aygün, Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanı Dz. Kd. Albay Mehmet Karabacak, Gemi İnşa Sanayicileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kıran ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.
 
İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan, denizcilikte yeni düzenlemeler getirecek ve sektörü baştan aşağı etkileyecek uygulamalar hakkında yaptığı konuşmada  MLC 2006 sözleşmesine taraf olunması gerektiğini belirterek “Deniz Ticaret Odası kanunla kurulmuş, seçilmiştir. Bazı şeylerde referandum yapmaz, diktatörlük yapar doğru olan için. Doğru olanı da budur. Ülke adına Deniz Ticaret Odası olarak daha iyiyi nasıl yaparız diye çalışılmalıdır. DTO bu sözleşmenin kesinlikle imzalanmasını talep ediyor" dedi.
 
Dünya yapıyorsa sen de yapacaksın
 
Sözleşmenin imzalanmasını Türk denizciliğinin faydasına olduğu için istediklerinin altını çizen Kalkavan şöyle devam etti : ”Biz niye MLC 2006’ya taraf olunsun istiyoruz? Çünkü imzalanmazsa dünyanın her hangi bir yerinde gemilerimize alıkonulabilir. Eğer imzalarsak muafiyet hakkımız olur. Ayrıca çalışanların şartlarının iyileştirilmesi gerekli. Bunun kaçar tarafı yok. Dünyada yapılıyorsa sen de yapacaksın. Otuz küsür yaşındaki gemi bugün bir armatöre ne kazandırabilir?. Ama bunu farklı şekilde değerlendirebiliriz. Hurda teşviği uygulamasına gidilebilir.  Böylelikle yeni koster filosuna da geçilmiş olur” 
 
 
DTO Türk Denizciliği için en iyisini yapar
 
Teknolojinin geldiği noktada artık bazı uygulamaların zorunlu hale geldiğini ifade eden Metin Kalkavan, “Yıllar önce biz köprü üstü tuvalet yaptık. Üstelik camlıydı oturduğun yerden her yer görülebilecek.  One man sertifika için biz bunu yaptık. MLC’de de yine en iyisini yapacağız. Kimi gemiler yenilemeye imkan vermiyor. Bu konuda da dediğim gibi hurda teşviği devreye girecek” şeklinde konuştu.
 
Kalkavan, bazı üyelerin MLC 2006’ya dahil olunmaması görüşünde olmaları üzerine de “Bulgaristan, Rusya gibi ülkelerin imzaladığı bir sözleşmeyi bizim onaylamamamız olur mu? Kanunun verdiği yetkilerle Deniz Ticaret Odası görevini yapıyor. 20 Ağustos’tan sonra Türk bayraklı gemileri büyük tehlike bekliyor. Herkes yapıyorsa sende yapacaksın. Çalışanlar İngilizce öğrenecek, kurslar eğitimler verilecek, gerekli şartlar neyse bunlar sağlanacak. DTO Türk denizciliği için en iyisi neyse onu yapacak” diye konuştu.
 
Birileri düğmeye mi bastı anlamıyorum
 
IMEAK Deniz Ticaret Odası Meclis Başkanı Cengiz Kaptanoğlu ise son günlerde Denizcilik gündemine bomba gibi düşen , İTÜ DF mezuniyet töreninde Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’a yapılan protestoları hatırlattı. 1 Temmuz günü gerçekleştirilen mezuniyet töreninde, veliler törenin başlama saatinden daha geç başlaması nedeniyle fakülte yönetimine ve Bakan Yıldırım’a alkışlı protesto gerçekleştirmişlerdi.
Konuya ilişkin olarak medyada yer alan haberlere değinen Kaptanoğlu, "Orada yapılanların bakanımızla veya hükumetle hiçbir ilgisi yok. Birileri düğmeye mi basıyor anlamıyorum. Bırakın insanlar erken gelsinler, birlikte vakit geçirip kaynaşsınlar. Bakanımız olaylar karşısında son derece sağ duyulu bir yaklaşım sergilemiş. Gerekli cevabı vermiştir" dedi.
 
DTO’da yeni komisyonlar kuruldu
 
Ayrıca bu ayki meclis toplantısında Deniz Ticaret Odası bünyesinde 30 adet komisyon kurulması yönünde talep geldiğini ifade eden Kaptanoğlu, kurulan komisyonlar ve komisyon üyelerinin isimlerini üyeler ile paylaştı.
Deniz Ticaret Odası tarafından oluşturulan komisyonlar  şöyle; Çevre Komisyonu, Basın ve Toplum İlişkileri Komisyonu, Eğitim ve İstihdam Komisyonu, AB ve Dışilişkiler Komisyonu, Mevzuat Komisyonu, AR-GE ve Gelişim Komisyonu, Finansman ve Kaynak Oluşturma Komisyonu, Deniz Kültürü Geliştirme ve Amatör Denizcilik Komisyonu, Kıyıya Yapıları Komisyonu.
 
DTO Meclis Toplantısından kareler...
 
kalkavan1.jpg
 
kalkavan2.jpg
 
kalkavan3.jpg
 
kaptanoglu.jpg
 
sevli1.20130705113502.jpg
 
sevli2.20130705113514.jpg
 
sevli3.20130705113529.jpg
 
sevli4.20130705113544.jpg
 
temmuz1.jpg
 
temmuz3.jpg
 
temmuz4.jpg
 
temmuz5.jpg
 
temmuz6.jpg
 
temmuz7.jpg
 
temmuz8.jpg
 
temmuz9.jpg
 
temmuz10.jpg
 
temmuz11.jpg
 
temmuz12.jpg
 
temmuz13.jpg
 
temmuz14.jpg
 
temmuz16.jpg
 
temmuz18.jpg
 
 
Haber ve Fotoğraflar: Cevat Zorba / Deniz haber Ajansı
 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
T.C.Müh.Kaptan Refik Akdoğan
06 Temmuz 2013 Cumartesi 16:27
Diktatörler
Hitler ve Musoloni diktatördü. Ülkelerine iyilikleri olmuş ama sonra ülkelerini felakete sürüklemişlerdir. Adnan Menderes seçimle başa geldiği halde hareketlerinde diktatörce hareket ettiğinden, ben milli iradeyim diye bir vehme kapıldığından ülkeyi darbe gibi felakete sürüklemiştir.Kararlar her iki rejimde doğru ya yanlış olabilir. Önemli olan demokrasi içinde, çeşitli toplumların duyarlılıklarına, düşüncelerine, değerlerine önem vererek ülkeyi sulh ve sükun içinde idare edilmesidir. Allah Kur'an'da bozgunculuk yapmayın diyor. Kurtuluş Kur'an'dadır. www.refikakdogan.com
24.133.110.255
Erdal Gedikoğlu
06 Temmuz 2013 Cumartesi 12:37
"Doğru" diktatörlükle YAPIL(A)MAZ
Her ne kadar, yukarıdaki haberin ana ekseni, Başkan'ın ettiği "doğru dikatatörlükle de yapılır" türü ara ifade olmasa da, Başkan'ın bu sözü, tam anlamı ile, "talihsizlik" olmuş.
"Dikatatörlük", (dikte etme alakalı olarak) adı üzerinde, doğru (ve olmazsa olmaz olan "meşru") bir yönetim/yönetme için şart olan "denetim" ve "istişare" kavramlarını dışlayan bir yönetme biçimidir. O anlamda, isabeti "kendinden menkul" olmak dışında bir çaresi de yoktur diktatörlüğün. Yani, diktatörlükte iş, bir nevi şansa kalmıştır.
Söz'deki niyet, müspet olsa da, taşıdığı risk, alınamayacak ölçüde büyük bir risk olduğu için, külliyen yanlıştır, hatalıdır.
Saygılarımla.
92.45.249.225
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim