• BIST 93.003
  • Altın 189,189
  • Dolar 4,8206
  • Euro 5,5954
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 21 °C
  • İzmir 28 °C
  • Antalya 28 °C
  • Muğla 26 °C
  • Çanakkale 27 °C

Kirlilik ve deniz trafiği yunusları öldürüyor

Kirlilik ve deniz trafiği yunusları öldürüyor
Yunuslar; birçok ülkede masallara, hikâyelere konu olmuş, günlük yaşamın ve kültürün içinde yer almıştır. Ancak deniz kirliliği, balık ağları, deniz trafiği yunusların yaşamlarını tehdit ediyor.

Yunuslar; birçok ülkede masallara, hikâyelere konu olmuş, günlük yaşamın ve kültürün içinde yer almıştır. İnsanlarla yunuslar arasındaki güçlü ve yakın dostluktan söz eden pek çok efsane ve öykü bulunur. Yunuslarla ilgili son araştırmalarda, yunusların belirgin bir kişilikleri olduğu, kendilerinin farkında oldukları, gelecek hakkında düşünebildikleri ve başka yunuslardan yeni davranış biçimlerini alabildikleri belirtilmiştir. Besin zincirinin en üst halkalarında yer alan yunuslar, uzun ömürlü canlılardır. Sosyal yaşamları güçlüdür, koloniler halinde yaşarlar.

Buna karşın bugün, birçok yunus türü dünya çapında tehlike altına girmiştir. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye denizlerinde de yunuslar; yaşam alanlarının kaybı, deniz ve ses kirliliği, deniz trafiği, tesadüfi olarak balık ağlarına takılmaları ve kasti öldürme gibi tehditlerle karşı karşıyadır. Aynı zamanda gerek akvaryumlarda tutulan gerekse açık denizlerde yaşayan deniz memelileri, bir çok hastalık sonucunda ölebilmektedir. Yapılan çalışma ve gözlemler; gösteri yunusu olarak havuzlarda tutsak edilen yunusların yaşamlarının doğadaki hemcinslerine göre daha kısa olduğunu gösterir. Hareket yeteneği kısıtlanmış, hemcinsleri ve diğer deniz canlılarıyla iletişimi kesilmiş ve beslenme dengesi bozulmuş yunuslar için beton havuzlar son derece zararlıdır. Balık avcılığı sırasında Karadeniz'de yılda en az 3 bin yunusun tesadüfen ağalara takılarak boğulduğu ve karaya vurduğu tahmin edilmektedir. Ege ve Akdeniz’de de bu türlerin tehlike altında olduğu gözlemlenmektedir.

Türkiye denizlerinde aralarında uzun balina, kaşalot (ispermeçet balinası), grampus, çizgili yunus, siyah yunus, kuvier balinası, yalancı katil balina ve Akdeniz Foku’nun bulunduğu 11 tür deniz memelisi bulunur. Denizlerimizde sıklıkla üç yunus türü (Delphinus delphis, Tursiops truncates ve Phocoena phocoena) görülür.

Türkiye'de 1983 yılından beri tüm deniz memelilerinin avlanması yasaktır. Bu türler, 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu ve ülkemizin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar ile (Barselona ve Bern) koruma altındadır. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yayımlanan Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğ’e göre Türkiye karasularında yunusların avlanması yasaktır. Tırtak türü (Delphinus delphis) Akdeniz’de 2003 yılında, IUCN (Dünya Doğayı Koruma Birliği) tarafından hazırlanan nesli tehlike altında türler listesine girmiştir.

Akdeniz ve özellikle Karadeniz'in kapalı-yarı kapalı konumu, kıyı alanlarındaki insan yoğunluğu ve faaliyetleri yunusları belirgin biçimde tehdit eder. Büyük miktarda kentsel atık, arıtma işlemi yapılmadan denizlere dökülür. Yunuslar deniz ortamındaki besin zincirinin en üst halkalarından birinde yer aldıkları için, biyolojik birikme sonucu kirlilikten ciddi şekilde zarar görürler. Uzun ömürlü canlılar olmaları da bu olumsuz etkiyi artırır. Kirleticilerin yunus ve balinaların üreme ve bağışıklık sistemine uzun süreli zarar verdiği birçok araştırmayla kanıtlanmıştır. Tüm bu tehditlerin bir araya gelerek yarattığı olumsuzluklar, denizlerimizdeki yunus türlerinin neslinin devamı için ciddi bir risk oluşturur.

Akdeniz'in batısıyla kıyaslandığında nispeten bozulmamış durumda olan Ege ve Akdeniz kıyılarımız, hem sahip olduğu denizel biyolojik çeşitlilik, hem de Süveyş Kanalı vasıtasıyla Akdeniz'e gelen İndo-Pasifik kökenli türler bakımından büyük öneme sahiptir. Bu zenginliğe karşın, yunuslar gibi tehdit altında bulunan birçok denizel türle ilgili envanter ve nüfus belirleme çalışmaları bugüne kadar sistemli bir şekilde yapılmamıştır. Sualtı turizminin en faal olduğu bölgelerden biri olan Kaş-Kekova ve Türkiye’nin önemli doğal alanlarından biri olan Dilek Yarımadası Büyük Menderes Deltası Millî Parkı, yunuslarla birlikte koruma altına alınmış birçok denizel tür bakımından zengindir.

WWF Türkiye'nin yürüttüğü, “Çok Yaşasın Yunuslar” Projesi, ülkemizin denizel biyolojik çeşitliğinde çok önemli bir yeri bulunan yunusların Akdeniz ve Ege Denizi’ndeki yaşam alanlarının ve karşı karşıya bulundukları tehditlerin belirlenmesi ile yunusların korunmaları yönünde farkındalık oluşturulmasını amaçlar.

Akdeniz (Kaş-Kekova) ve Ege Denizi’nde (Dilek Yarımadası Milli Parkı) yaşayan yunusların dağılım alanlarının belirlenmesi, yöre halkında doğa ve tür koruma çalışmaları konusunda farkındalık yaratılması ve yunusların neslinin devamına yönelik koruma çalışmalarına veri sağlanması projenin hedefleri arasındadır.

www.DenizHaber.Com.tr

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÇOK OKUNANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Deniz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim